İnsani sermayeye kritik yatırım: erken çocukluk eğitimi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Birey ve toplumun gelişmesinde eğitimin önemi çok eski zamanlardan itibaren bilinmektedir. Ancak erken çocukluk döneminin değeri son yıllarda kavranmaya başlamıştır. Özellikle tıp alanındaki yeni bulgular bu döneme verilen önemin artışında etkili olmuştur. Erken çocukluk embriyo halindeyken başlamakta ve sekiz yaşına kadar devam etmektedir. Bu dönemde en kritik aşama beynin gelişimidir. Başta zihinsel ve fiziksel olmak üzere sosyal, duygusal ve dille alakalı gelişimlerin ana kısımları erken çocukluk döneminde başlamaktadır. Bu nedenle erken çocukluk döneminde yapılan müdahalelerin getirisi yüksek olmaktadır. Yeterince müdahalede bulunulmadığı veya niteliksiz müdahale yapıldığında risk artmakta ve gelecekteki yatırımların da maliyeti bununla beraber yükselmektedir. Çalışmalar bu dönemdeki müdahalelerin –özellikle erken çocukluk eğitiminin– bireysel ve toplumsal getirisinin yüksek olduğunu göstermektedir. Elverişsiz koşullarda yaşayan çocuklara yönelik müdahalelerin bireysel ve toplumsal getirisi çok daha yüksek olmaktadır. Yeterli müdahalede bulunulmadığı zaman ekonomik ve toplumsal eşitsizlik artmaktadır. Sonuç olarak da toplumsal sorunlar büyümektedir. Türkiye son yıllarda erken çocukluk hizmetlerinde önemli adımlar atmıştır. Ancak bunlar yeterli değildir. Türkiye’de okullaşma oranı (3-5 yaş) benzer sosyoekonomik koşullara sahip ülkelere kıyasla düşüktür. Türkiye gibi orta-yüksek gelir grubunda olan ülkelerde okullaşma oranı yüzde 60 civarındayken Türkiye’de bu oran yüzde 40’a yaklaşmıştır. Bu oran dünya ve İktisadi Kalkınma ve İş Birliği Teşkilatı (OECD) ortalamasından düşüktür. Erken çocukluk müdahaleleri insani sermayeye yapılan yatırımdır. Doğal olarak hükümetler ve politika yapıcılar ülkenin gelişimi açısından öncelikler belirlemek zorundadır. Türkiye’nin üyesi olduğu OECD ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi kuruluşlar üyelerini bu alanda yatırım yapmaya teşvik etmektedir. Ülkeler kendi ekonomik durumlarına, toplumsal ve siyasi örgütlenmelerine göre değişik finansman modelleri uygulamaktadır. Bununla beraber kamunun payı ve rehberliği önemli bir yer tutmaktadır. 2023 Eğitim Vizyonu’na göre erken çocukluk eğitiminin kapsamını genişletici adımlar atılacaktır. Ancak bunlar Türkiye’nin ana hedeflerine ulaşması için yeterli olmayabilir. Bu nedenle erken çocukluk eğitimi için daha fazla kaynak ayırmak gereklidir.












