3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Institution-building on shop-floor employees’ representation with reference to international norms and representative industrial democracy: a first attempt to model dual-channel representation in Turkey(Birleşik Metal İş Sendikası, 2022-10-24) Dereli, Toker; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Şen Taşbaşı, Aslı; Çağlı Kaynak, ElifThis article explores the feasibility of setting up a shopfloor social dialogue mechanism in Turkey based on the synthesis of EU Directive (2002/14/EC), the German works council model and various dimensions of Turkish labour law and practice. Evaluating the outputs of the questionnaire conducted between the years 2015-2016 and addressed to selected samples of representatives of labour unions and employers’ organizations as well as to officials of the Turkish Ministry of Labour and Social Security, the article proposes two alternatives for a dual-channel representation system: namely, the establishment of works councils to co-exist with unions and the election of employee representatives. Since the majority of Turkey’s workplaces are currently unrepresented by unions, it is assumed that either option may serve the objectives of adapting Turkish labour relations to international standards and locating representative industrial democracy at the core of work life.Yayın İş-aile yaşamında dengeyi bulma çabaları: Ülke incelemeleri(T. C. Sosyal Güvenlik Kurumu, 2018) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Çağlı Kaynak, ElifÇalışma hayatındaki bireylerin aile yapısının bütünlüğünün korunmasına yönelik uygulanan iş-aile yaşam dengesi politikaları ele alınmaktadır. Bu çerçevede çalışma hayatındaki aile bireyleri ve kadına yönelik sosyal politikaların kapsamı ve bu politikalara duyulan ihtiyacın sebepleri ortaya konulduktan sonra, iş-aile yaşam dengesi uygulamalarına yer verilmiştir. İş-aile yaşam dengesinin korunmasına yönelik politikalar, Almanya, İsveç, Yunanistan ve Türkiye gibi farklı refah seviyesindeki ülkeler açısından değerlendirilmiştir. Türkiye’nin AB ‘ye üyelik sürecinde tam üyeliğinin bir ön koşulu olarak emek piyasasında iş aile yaşamı dengesini sağlayan yasal mevzuatın yeniden düzenlenmesi gündeme gelmiştir. Bu çerçevede yürürlüğe giren politika ve uygulamalar pratikte de etkin hale gelmeleri kolay olmamıştır. Türkiye’de iş-aile yaşam dengesi hususunda hali hazırda uygulanan politikaların geleneksel muhafazakâr aile yapısını korumaya yöneldiği görülmekte bu durum kadınların istihdamı, çocuk bakımı ve aile izinleri konusunda çalışmada incelenen diğer ülkelere nazaran Türkiye’nin geride kalmış olduğunu ortaya koymaktadır.Yayın Türkiye’de genç yetişkin kadınların işgücü durumuna yönelik bir inceleme(Birleşik Metal İş Sendikası, 2022-10-24) Görkey, Selda; Çağlı Kaynak, ElifGençlikten yetişkinliğe geçiş aşamasında olan bireylerin oluşturduğu genç yetişkinler, genellikle işgücüne yeni katılmış ya da katılmak üzere olduklarından birtakım sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunlar cinsiyet bazında incelendiğinde, kadınların bu süreçte daha fazla güçlükle karşılaştığı görülür. Genç yetişkin kadınlar, öncelikle kadın işgücünün karşılaştığı hane içi sorumluluklar nedeniyle kadın istihdamının ikincil olarak görülmesi problemiyle yüzleşmektedir. Bu durumun da etkisiyle, doğurganlık çağında olan genç yetişkin kadınların sıklıkla çocuk sahibi olma ile işgücünde bulunma arasında tercih yapmaları gerekmektedir. Türkiye’de kadın işgücüne ait problemler ve genç işgücünün karşılaştıkları problemlerin kronikleşerek ileri yaş gruplarına yansıması, işgücünde genç yetişkin kadınların ayrı bir grup olarak incelenmesini önemli hale getirmektedir. Türkiye’de, 25-34 yaş grubundaki genç yetişkin kadınlara ilk kez yönelerek, bu grubun işgücü durumunu makro açıdan araştırmayı amaçlayan çalışma, konuya ilişkin bir durum tespiti yapmayı ve politika önerilerinde bulunmayı hedeflemektedir. Türkiye’de genç yetişkin kadınlarda işgücüne katılım ve istihdam oranları erkeklere göre daha düşük, işsizlik oranı ise daha yüksektir. Yarı-zamanlı çalışanlar içinde, özellikle 30-34 yaş grubunda, kadınların oranı erkeklere göre çok daha yüksek olup; aradaki fark giderek artmaktadır. İstihdamın sektörel dağılımı, genç yetişkin kadınların oldukça büyük bir kısmının hizmetler sektöründe istihdam edildiğini; eğitim düzeyinin incelenmesi ise işgücünde aktif genç yetişkin kadınların yarısından fazlasının yükseköğretim mezunu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, genç yetişkin kadınların erkeklere kıyasla daha nitelikli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma ile son olarak, genç yetişkin kadınlara yönelik bakım yükünü azaltarak işgücüne katılımı arttırmayı ve işsizliği azaltmayı hedefleyen çeşitli politikalar önerilmiştir.












