2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Georgia O' Keeffe'nın sanatında renk, ışık ve imge(Işık Üniversitesi, 2011-06-20) Özalp, Feyza; Akdeniz, Halil; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıÇiçekleri ele aldığı resimleriyle ünlü Georgia Totto O'Keeffe Amerikan motiflerinde soyutlamaya giderek Amerikan Modem sanatının gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 20. yüzyıl başlarında Avrupa avangardım Amerika'ya getiren fotoğrafçı Alfred Stieglitz O'Keeffe'yi New York sanat dünyasına tanıttı. O'Keeffe'nin sanatı çiçekleri, kayaları, deniz kabuklarını, kemikleri, hayvan iskeletlerini ve manzarayı etkili soyut imgeleri haline dönüştürdüğü soyutlama ve temsilin sentezidir. Canlı paleti, close up tekniğini temel alarak yaptığı ölü doğalar, ve imgeleri Amerikan sanatının ikonografisi haline gelmekle kalmamış, onun uluslararası imzası haline de gelmiştir. Sanat kariyerinin ilk başlarında özgür ruhlu O'Keeffe 'erkek sanatçı' kavramı ile mücadele vermek zorunda kalmıştır. Bazen zamana direnen, bazen anlık çiçek imgeleri ciddi tartışmalara sebep olmuş, Freudyen yaklaşımlardan kaçmayı başaramamıştır.Yayın 2000 sonrası çağdaş Türk sanatında siyasetin izleri(Işık Üniversitesi, 2019-01-02) Özalp, Feyza; Akdeniz, Halil; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora ProgramıBu araştırma, 2000 sonrası Türk Sanatı’nda siyasetin izini sürerek güncel siyasi iklimin Türk sanat ortamındaki etkilerini inceler. Toplumu biçimlendirmede başat bir rol oynayan sanatçıların sanat ortamına katkıları ve siyasi söylemlerin sanatları üzerinde etkisi tartışılacaktır. 2000 sonrasında eleştirilmeye ya da onaylanmaya tamamen duyarsız, her alanı kapsayan bir değişim yaşamımızın gerçeği olmuş durumdadır. Tüm dünyadaki bu hızlı değişim Türkiye’de de paralel yansımalar gösterir. Türkiye’yi 2000’lere hazırlayan faktörler arasında küresel etkenlerin yanı sıra, 1980 Darbesi, Darbe’nin etkileri ve 90’ların toplumsal meseleleridir. Bu nedenle, çalışmada bu dönemlerin ruhuna değinilecektir. Bu dönemlerin estetik odakları üzerinde de kısaca durulması gereklidir. 2000 sonrası sanatsal üretim anlayışı üzerine bazı saptamalar yapabilmek için dönemin estetik algısını çözümlemek gereklidir. Bu niyetle, Nicolas Bourriaud’nun İlişkisel Estetik kavramı ve Jacques Rancière’in görüşleri üzerinde durulacaktır. Çağdaş sanat pratiklerini sarmalayan eleştirel söylemlerin bir bölümü yapıtların siyasi dili üzerinedir. Ülkelerde demokrasinin sağlıkla yürütülmesi de bu siyasi dili şekillendirir. Bu nedenle çalışmada Sanatsal özgürlük savunulması gereken temel bir ilkedir düşüncesiyle yola çıkılarak ifade özgürlüğü ve sansür meseleleri de incelenecektir.












