3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Psychometric properties of the pathological buying screener: reliability and validity study(Kare Publishing, 2021-06) Dikbaş, Ganime Tuba; Acartürk, Ceren; Akyunus, MirayObjective: The Pathological Buying Screener (PBS) is a self-report scale used to evaluate compulsive buying behavior. The aim of this study was to assess the validity and reliability of a Turkish version of the PBS in a nonclinical sample. Method: A total of 457 adult participants aged 18-64 years were enrolled in this study. Internal consistency, test-retest reliability and structure, concurrent and criterion-related predictive validity analyses were conducted to ensure reliability and validity for use of the scale with a Turkish population. As part of the validity study, all of the participants were asked to complete a battery of self-report scales: the Compulsive Buying Scale, the Brief Symptom Inventory, the Rosenberg Self-Esteem Scale, the Barratt Impulsiveness Scale-Short Form, and the PBS. In order to examine the test-retest reliability, 75 participants were asked to complete the questionnaire once again 2 weeks after the first administration. Results: The results of this study revealed that the PBS had good internal consistency and test-retest reliability. The findings supported concurrent and criterion-related predictive validity, and a 2-factor structure, consistent with the original form. Conclusion: The Turkish version of the PBS is a valid and reliable measurement tool that will add to understanding of pathological buying behavior.Yayın The mediator role of negative cognitive emotion regulation strategies between interpersonal problems and borderline personality beliefs(Springer, 2021-09) Akyunus, Miray; Gençöz, Tülin; Karaköse Çelik, SelinInterpersonal difficulties and emotion regulation are the core characteristics of borderline personality disorders (BPD). However, how emotion regulation strategies contribute to the association between interpersonal problems and borderline personality symptomatology have not been highlighted within cognitive theory. The current study aims to examine the mediator role of cognitive emotion regulation strategies between interpersonal problems and borderline personality beliefs. The study consisted of 648 (381 women and 267 male) people from Turkey. In addition to Socio-Demographic Form, Cognitive Emotion Regulation Questionnaire (CERQ), Inventory of Interpersonal Problems Circumplex Scales (IIP-32), and Borderline Personality Belief Subscale (BPBS) were used to collect data from participants. Results showed that negative cognitive emotion regulation strategies, particularly catastrophizing, blaming-others and self-blame, mediated interpersonal problems, and borderline personality beliefs. Since the current study used thought-based assessment, the findings provide enlightening information to understand the underlying cognitive processes of the borderline personality pattern, and promising clinical implications to improve intervention programs within cognitive therapy approaches.Yayın Algılanan ebeveyn reddi ve borderline kişilik inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve öfkenin aracı rolü: cinsiyet temelli sıralı aracı etki modeli(İstanbul University Press, 2025-07-29) Önürme, Güneş Beyza; Akyunus, Miray; Ünver, BuketBilişsel kurama göre borderline kişilik bozuklukluğu, kökeni çocukluk çağı deneyimlerine dayanan kendine özgü işlevsiz inançlar ile karakterizedir. Çaresizlik, güvensizlik ve terkedilme korkusunu merkezine alan bu inançlar, yoğun öfke tepkileri ve davranışlarda aşırılıklar gibi belirtilere neden olmaktadır. Çocuklukta ebeveynden algılanan red, ilerleyen yıllarda reddedilme duyarlılığının gelişmesine, bu duyarlılık ise kişiler arası ilişkilerde algılanan red deneyimlerinde artışa yol açabilmektedir. Tekrarlayan reddedilme algısı hayal kırıklığı, acı ve öfke gibi tepkileri şiddetlendirebilir. Yıkıcı duygusal ve davranışsal tepkilerin ilişkilere verdiği zarar ise mevcut işlevsiz inançları pekiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, çocuklukta algılanan ebeveyn reddi ile borderline kişilik bozukluğu inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracı etkisinin sınanmasıdır. Araştırma Türkiye toplumu örnekleminden 18-72 yaş arası 550 katılımcı ile yürütülmüştür. Sosyodemografik ve Kişisel Bilgi Formu, Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kısa Form, Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği-Sürekli Öfke alt ölçeği ve Kişilik İnanç Ölçeği/Kısa Formu-Borderline Kişilik Bozukluğu alt ölçeği aracılığıyla çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma bulguları hem anneden hem de babadan algılanan reddin, reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracılığıyla borderline kişilik bozukluğu inançlarını yordadığını göstermiştir. Ayrıca kadınlarda hem anneden hem de babadan algılanan reddin önce reddedilme duyarlılığını, ardından sürekli öfkeyi artırarak, borderline kişilik bozukluğu işlevsiz inançlarının gelişiminde rol oynadığını ortaya koymuştur. Erkeklerde ise, algılanan anne ve baba reddinin, reddedilme duyarlılığı ve borderline kişilik bozukluğu inançları ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu, ancak mevcut çalışmada önerilen sıralı aracı etki mekanizmasının yordayıcı gücünün olmadığı görülmüştür. Bu çalışma borderline kişilik özelliklerinin ve bilişsel işleyişinin cinsiyet temelli farklılıklarının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bulgular, kadınlarda işleyen mekanizmayı açıklamakla birlikte, erkeklerde alternatif modellerin test edilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.












