2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Uluslararası çalışma örgütü’nün (ILO’nun) Türkiye’de endüstri ilişkilerinin gelişmesine etkileri (uluslararası sendika özgürlüğü normları açısından eleştirel bir yaklaşım)(İstanbul Üniversitesi, 2019-12-31) Dereli, TokerSon on yıllar içinde çeşitli yasa taslaklarının tartışılmasını ve paydaşlar arasında sürekli sosyal diyalogçabalarını takiben yasa koyucu yeni 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu’nu 7 Kasım 1912tarihinde yasalaştırmıştır. Türk çalışma hukukunu ILO sözleşmeleri ile uyumlu hale getirmeyi ve uygulamadakarşılaşılan çeşitli sorunları çözmeyi amaçlayan yeni yasa bazı olumlu düzenlemeler dışında aynı zamandabazı boşluk ve çelişkili hükümler de içermektedir; örneğin işçinin sendika karşıtı ayrımcılık eylemlerine karşıkorunmasını düzenleyen hükümlerin yetersizliği, sendikaların toplu sözleşme yetkisi kazanabilmeleri içinaranan çift kriterin muhafaza edilmesi, yaşamsal hizmetler kavramına girmeyen bazı sektörlerde grev hakkıüzerindeki kısıtlamaların ve grev ertelemelerinin devam ettirilmesi gibi eleştiri konusu bazı düzenlemelerin,yasanın çıkışından bu yana yapılan bazı değişmelere rağmen kısmen de olsa hala devam ettirilmesi buolumsuzluklardan bazılarıdır. Bu durumda olumlu yönlerine rağmen, mevcut yasaya ulusal ve uluslararasıforumlarda yönetilecek eleştirilerin devam etme olasılığı vardır. Kısmen yazarın ILO’nun denetim organındahükümet sözcüsü sıfatiyle edindiği deneyimlerine dayanan bu makalede yasanın getirdiği temel bazıdeğişmeler özet niteliğinde genel bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.Yayın 6356 Sayılı yeni sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunu: Genel bir değerlendirme(Birleşik Metal İş Sendikası, 2013-01-01) Dereli, TokerSon 10 yıl içinde çeşitli yasa taslaklarının tartışılmasını ve paydaşlar arasında sürekli sosyal diyalog çabalarını takiben yasa koyucu yeni 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu'nu nihayet yasalaştırmış bulunmaktadır. Türk çalışma hukukunu ILO sözleşmeleri ile uyumlu hale getirmeyi ve uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunları çözmeyi amaçlayan yeni yasa bazı olumlu düzenlemeler dışında aynı zamanda boşluk ve sakıncalı hükümler de içermektedir; örneğin işçinin sendika karşıtı ayrımcılık eylemlerine karşı korunmasını düzenleyen belirsiz hüküm, sendikaların toplu sözleşme yetkisi kazanabilmeleri için aranan çift kriterin muhafaza edilmesi, yaşamsal hizmetler kavramına girmeyen bazı sektörlerde grev hakkı üzerindeki kısıtlamaların ve grev ertelemelerinin devam ettirilmesi gibi. Olumlu yönlerine rağmen yeni yasaya ulusal ve uluslararası forumlarda yönetilecek eleştirilerin devam etme olasılığı vardır. Bu makalede yeni yasanın getirdiği temel bazı değişmeler genel bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.












