Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Zorunlu denetim firması ve denetçi rotasyonu üzerine bir değerlendirme: literatür incelemesi
    (PressAcademia, 2023-02-01) Polat, Levent; Eyüpgiller, Sait Saygın
    Amaç- Bu çalışmanın amacı, zorunlu denetim firması ve denetçi rotasyonunun denetim kalitesi ve denetçi bağımsızlığı üzerindeki etkilerini literatür araştırmasına dayanarak incelemektir. Yöntem- Bu çalışma dış denetim firmalarındaki denetçi rotasyonları üzerine bir literatür taraması yapmaktadır. Bulgular- Literatür incelemesi sonucunda, birinci aşamada, zorunlu denetim firması ve denetçi rotasyonunun denetim kalitesi ve denetçi bağımsızlığına yansıyan olumlu yanları tespit edilmiştir. Bunlar arasında, bir müşterinin aynı denetim firması ve denetçi tarafından uzunca süre denetlenmesinin yakınlığı artırabileceği, buna bağlı olarak mesleki şüpheciliğin azalabileceği ve zorunlu rotasyon ile yetersiz denetim prosedürleri önüne geçileceği gözlemlenmiştir. Ayrıca, denetçilerin bağımsızlığına dair finansal bilgi kullanıcıları algısını olumlu yönde etkilediği, rotasyonun, yeni bir bakış açısı getirerek, sürekli tekrara dayalı işlerin neden olduğu olayları doğru değerlendirmeme riski ile hata riskini azalttığı, denetim sektöründe olumlu yönde bir rekabet oluşturacağı ve böylece dört büyükler dışındaki denetim firmaları için bir alan yaratabilceği de vurgulanmıştır. Diğer taraftan, rotasyonun olumsuz yanları da literatürde göze çarpmaktadır. Rotasyon sonrasında yeni denetçinin tecrübesizliği nedeniyle, işletmenin organizasyon yapısının, işleyişinin ve maruz kaldığı risklerinin anlaşılmasının uzun zaman alabileceği ve bunun maliyetleri artırabileceği vurgulanırken; uzun süre içerisinde oluşmuş denetim bilgilerinin rotasyon sonrası yok olması durumunda denetimin etkinliğinin ve verimliliğinin azalabileceği de dikkat çekici bir diğer tespittir. Bunların dışında, planlanan rotasyon tarihi yaklaştığında, özellikle son yılda gerekli özen gösterilemeyebileceği böylece zorunlu rotasyonun denetim kalitesini olumsuz yönde etkileyebileceği,müşteri işletme için denetim dışı hizmetleri sunacak denetim firmasının azlığı, yeni denetçilerin daha önce yapılmış denetim çalışmalarına yüksek güven duymaları ve böylece çalışmalarında yeterli düzeyde titiz davranamama olasılığı da diğer bulgular arasındadır. Sonuç- Literatürde yer alan araştırmalar, zorunlu rotasyonun bağımsızlık ve kaliteye etkileri bakımından olumlu ve olumsuz sonuçlar yanında bir etkisinin olmadığı yönünde farklı sonuçlar ortaya koymaktadırlar. Dolayısıyla, zorunlu rotasyonun gerek uygulanacak rotasyon süresi açısından gerekse bağımsızlık ve kaliteye etkisi olup olmadığı yönünde literatürde ortak bir bulguya varılamadığı anlaşılmaktadır. Bu konuda yapılacak saha araştırmaları özellikle nitel araştırmalar yoluyla, nicel ampirik çalışmaların ortaya koyduğu sonuçların, uluslararası denetim ağları (Big Four, diğer uluslararası firmalar) ve ulusal düzeyde faaliyette bulunan denetim kuruluşlarının rotasyondan etkilenme düzeyi ve nedenleri bakımından karşılaştırılması, geçiş süresi sonrası önceki denetim firmasına dönüş oranının ve nedenlerinin deneyimli bağımsız denetim sektörü temsilcileriyle yapılacak derinlemesine görüşmeler yardımıyla açıklanmaya çalışılması/serimlenmesi önemli olacaktır. Böylece, halihazırdaki mevzuatın denetimde bağımsızlık ve denetim hizmeti kalitesi bakımından ideal (arzu edilen) mevzuat düzenlemesi olup olmadığı, yapılabilecek düzenlemelerle denetim kuruluşları, denetlenen kuruluşlar ve sermaye piyasası güveni konusunda gelişme sağlanıp sağlanamayacağı hususunda karar verilebilmesine yardımcı olacaktır.
  • Yayın
    Türk vergi sisteminde dijital dönüşümde önemli bir dönem: 2017-2021
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-04-10) Eyüpgiller, Sait Saygın
    Dijitalleşme 2020’li yıllarda hayatımızın temel kolaylaştırıcılarından birini oluşturmaktadır. Bu makalenin amacı, ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğunda öncü bir rol oynayan Türk vergi idaresi (GİB)’nin 2017-2021 döneminde teknolojik sistemleri yaygınlaştırmak ve geliştirmek suretiyle kaydettiği role genel bir bakış sunmaktır. Bu çalışmanın yaklaşımı, GİB ve Vergi Denetleme Kurulu’nun bu dönemde yürürlüğe koyduğu yeni yazılımlar ve araçları tespit ederek ve inceleyerek bu girişimlerin başarılarını ve diğer yandan bu araçlara muhasebe meslek mensuplarının Türkiye’de bu maliyetli ve karmaşık süreç ve uygulamalardaki artışa yönelik bakış açısı ve tepkilerini akademik saha araştırmaları ışığında belirlemek yönünde olmuştur. Ulaşılan bulgular, başarılı dijital dönüşümün vergi idaresinin başarılı ancak parçalı uygulamalarından daha fazlasına, mükellefleri ve meslek mensuplarını dijitalleşmenin maliyetlerine ve mahremiyeti zedeleyici etkilerine karşı ikna edici bütünleşik bir devlet stratejisine ihtiyaç duyduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yayın
    Endüstri 4.0'ın izinde vergi yönetiminde yeni paradigma: vergi yönetimi
    (PressAcademia, 2023-02-01) Eyüpgiller, Sait Saygın
    Amaç- Vergi idaresi 2000’li yıllarda küresel olarak Endüstri 4.0’ın izinde kağıt esaslı ve kısmen manüel süreçlerden dijitalleşmekte ve idarenin ve devletin mükelleflerle daha fazla bilgi paylaşımı ve ileri analitik araçların kullanımıyla bütünleşmektedir. Çalışmanın amacı Türk vergi sisteminin e- dönüşümü projesinin OECD Vergi Dairesi 3.0 projesi kriterlerine göre değerlendirme projesinin başlatılması ve daha ileri ve yerleşik dönüşüm sistemleri olan ülkelerle karşılaştırılmasıdır. Yöntem- OECD Vergi İdaresi 3.0 araştırma projesinin sistematik yöntemi kullanılarak vergi idarelerinin dijital dönüşümünün altı yapı taşı (Dijital vergi kimliği, mükellefle temas noktaları, veri yönetimi ve standartlar , mevzuat yönetimi ve uygulamalar, yeni yetkinlik setleri ve yönetişim çerçeveleri) ve 13 belirleyici özelliği üzerinden yapılmış olan çalışmaların Türk vergi sisteminin dönüşüm projesinin olgunluk seviyesinin değerlenmesine yönelik olarak daha yerleşik ve gelişmiş sistemi bulunan ülkelerin çalışmaları ele alınması ve Türkiye’ye özgü bir metodoloji önerisi yapılmasıdır. Bulgular- Vergi idarelerinin dönüşümü yönetiminde acil bir değişim ihtiyacı mevcut istikrarsız durumun yönetilmesini gitgide güçleştirmektedir. OECD projesinin ele aldığı dijital dönüşüm yol haritası çıkarmış olan 48 ülkenin bazılarının Türkiye’den daha olgunluk düzeyi yüksek (yerleşik) dijitalleşmiş sistemlere sahip olduğunu göstermektedir. Ancak 2010’lu yıllarda başlamış olan sistemimizin özellikle son beş yıl içinde hızlı gelişim içinde olduğu gözlemlenmiştir. Türk Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi sisteminin dijitalleşmesinde ciddi adımlar atmış, sistemin sektörler bazında geliştirilmesi ve e-belge sisteminin kapsamının genişletilmesinin yanısıra Türkiye Dijital Vergi Dairesi gibi avangard projeler uygulamayı planlamaktadır. Sonuç- Çalışmamız vergi idaresinin mükellef ve meslek mensuplarının sisteme gönüllü uyumunu sağlayarak daha iyi performans kaydedebileceğini ortaya koymaktadır. Dijital dönüşümün entegre yaklaşımlarla devlet ve vergi idaresinin müşterek sistemler geliştirmelerini gerektirdiği sonucuna ulaşmaktadır. Türk vergi idaresinin geleceğin vergi idaresinin gerek durduğu temel yetkinlikleri geliştirmesi ve dönüşümün taraflara olan maliyetlerini gözönüne alması gerekmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığının, Türk dijital dönüşüm olgunluk düzeyini geliştirebilmek için, yeni sistemin kapsamını genişletmek ve çeşitlendirmekten ziyade, sistemi yeni stratejilerle geliştirerek devlet ve özel sektör ihtiyaç ve çıkarlarını bütünleşik bir dijital sistem içinde uyumlaştırması gerekmektedir.
  • Yayın
    Calculation of control value and Turkish financial markets
    (Pressacademia, 2015-06-04) Eyüpgiller, Sait Saygın; İlseven, Nebil
    The question of Control Share Premium, more widely referred to as the "control premium" in the literature on corporate valuations is treated as a curious area of study by the academic and professional circles. This paper addresses the question of CSP primarily from a conceptual point of view. We point out, here, that, 1) corporate value drivers, summarized a "private benefits of control," that currently are evident and internal to the acquired businesses are the main determinant of the value of the CSP; 2) CSP is indeed relevant in Turkish financial markets; and, 3) The most meaningful approach to calculate control premiums in Turkish financial markets, as in other regions, would be to employ DCF methodology on the "set of private benefits" that are identified in the target company to be acquired based on its on corporate and sectoral merits. Another conclusion is that as CPS has a certain impact on the valuation of overall equity value of a firm, it has a significant impact on the position of minority shareholders with respect to the minority protection rights in the target company.