Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Uluslararası asbest ticareti, iş sağlığı ve Türkiye
    (Birleşik Metal İş Sendikası, 2017-01-01) Taşbaşı, Aslı; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Sabah, Selen
    Asbest, geride bıraktığımız yüzyılda, düşük maliyetli, dayanıklı ve kolay işlenebilir bir mineral olması nedeniyle endüstride en yaygın kullanılan ara madde olmuştur. Bu özellikleri itibariyle iktisadi rasyonalite ile tutarlı gibi gözüken asbest kullanımının, insan sağlığı üzerinde orta ve uzun vadede yol açtığı onarılamaz hasara dayalı negatif dışsallık, aslında toplumların katlanmayı göze alamayacağı kadar büyüktür. Bu çalışma, dünya üzerinde birçok ülke tarafından yasaklanan veya en azından sınırlandırılan asbest kullanımı meselesine temel olarak iki perspektiften yaklaşmaktadır. Öncelikle, uluslararası iktisat perspektifinden, krizotil asbestin uluslararası ticaretinde tehlikeli kimyasal sınıflandırmasına dahil edilmemiş olması, mevcut düzenlemelerin gerçekte yetersiz ve biçimsel kaldığını göstermektedir. Diğer taraftan, iş sağlığı perspektifinden bakıldığında, asbeste maruziyetin insan sağlığı üzerindeki sonuçlarının gecikmeli ortaya çıkıyor olması yasak ve sınırlamalara rağmen meselenin daha uzun yıllar işçiler açısından gündemde kalacağını göstermektedir. Bu çıkarımlar ışığında Türkiye, hem tehlikeli kimyasalların sınır ötesi ticaretini düzenleyen Rotterdam Sözleşmesi’ne taraf olması; hem de asbest saçılışının en yoğun gerçekleştiği gemi söküm ve kentsel dönüşüme bağlı bina yıkım işlemlerinin yapıldığı bir ülke olması itibariyle ele alınması gereken bir araştırma nesnesi özelliği taşımaktadır.
  • Yayın
    İş-aile yaşamında dengeyi bulma çabaları: Ülke incelemeleri
    (T. C. Sosyal Güvenlik Kurumu, 2018) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Çağlı Kaynak, Elif
    Çalışma hayatındaki bireylerin aile yapısının bütünlüğünün korunmasına yönelik uygulanan iş-aile yaşam dengesi politikaları ele alınmaktadır. Bu çerçevede çalışma hayatındaki aile bireyleri ve kadına yönelik sosyal politikaların kapsamı ve bu politikalara duyulan ihtiyacın sebepleri ortaya konulduktan sonra, iş-aile yaşam dengesi uygulamalarına yer verilmiştir. İş-aile yaşam dengesinin korunmasına yönelik politikalar, Almanya, İsveç, Yunanistan ve Türkiye gibi farklı refah seviyesindeki ülkeler açısından değerlendirilmiştir. Türkiye’nin AB ‘ye üyelik sürecinde tam üyeliğinin bir ön koşulu olarak emek piyasasında iş aile yaşamı dengesini sağlayan yasal mevzuatın yeniden düzenlenmesi gündeme gelmiştir. Bu çerçevede yürürlüğe giren politika ve uygulamalar pratikte de etkin hale gelmeleri kolay olmamıştır. Türkiye’de iş-aile yaşam dengesi hususunda hali hazırda uygulanan politikaların geleneksel muhafazakâr aile yapısını korumaya yöneldiği görülmekte bu durum kadınların istihdamı, çocuk bakımı ve aile izinleri konusunda çalışmada incelenen diğer ülkelere nazaran Türkiye’nin geride kalmış olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yayın
    Uluslararası Çalışma Örgütü ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Genel değerlendirme
    (2013) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    Uluslararası Çalışma Örgütü (UÇÖ) Uzmanlar Komitesi'nin Türk Çalışma Hukuku'na yönelik süregelen eleştirileri olanaklar ölçüsünde bertaraf etmeye yönelik değişiklikleri gerçekleştirerek yasalaştırılmıştır. Üçlü danışma kurulu mekanizması yoluyla gerekli kararlar alınmış UÇÖ sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmiş "6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu" adını almıştır. Ülkemizin çıkarları açısından kuşkusuz çeşitli yararlar sağlayacak olan yasa, öncelikli olarak ülkemizin çalışan ve endüstri ilişkileri sisteminin çağdaşlaşması açısından önemlidir. Bu çalışmada yasa, hem UÇÖ'nün kuruluş felsefesine ve amaçlarına uygunluğu, hem de tartışmaya açık noktaları bakımından genel bir değerlendirme ile ele alınmıştır.
  • Yayın
    Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine bağlılık beyanları ile uygulamaların beyanlarla uyumu
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Zeybek Arslanboğa, Sinem; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    Bu araştırmada, seçili beş (Borusan, Odeabank, Anadolu Hayat Emeklilik, Garanti BBVA, Tüpraş) ulusal ve küresel ölçekli şirketin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri doğrultusunda yürüttükleri çalışmalar incelenmiştir. Ele alınan şirketlerin sürdürülebilirlik raporları incelenerek, pazarlama ve marka yönetimi faaliyetlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri ile ilişkisi irdelenmiştir. Araştırmada yer alan şirketlerin kurumsal internet sitelerinde yayınladıkları bilgilere ek olarak, sosyal medya ve diğer kanallarda yürütülen çalışmaları incelenmiş ve söz konusu şirketlerdeki mavi ve beyaz yakalı (kadın-erkek) 50 çalışanın katıldığı 16 sorudan oluşan bir anket düzenlenerek anket sonuçları analiz edilmiştir. Anket katılımcıları kartopu örnekleme yöntemi benimsenerek farklı sektörlerde çalışanlardan oluşacak şekilde seçilmiş ve benzer nitelikteki bireylerin yanıtlarına başvurulmuştur. Katılımcıların ankete verdikleri yanıtlar analiz edildiğinde; çalışma hayatındaki bireylerin kadın ve erkeklere yönelik toplumda kabul görmüş geleneksel yargı ve rolleri (kadınların evcimen, erkeklerin ise para kazanmakla sorumlu olması gibi) benimsemediği görülmüştür. Ayrıca, çalıştıkları şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eylem ve yatırımların olduğunu beyan eden katılımcıların, bahsedilen konuların etkisine dair yeterli farkındalığının olmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Yayın
    Finans sektöründe dijital dönüşüm uygulamaları ve dolandırıcılık tespiti
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2024-10-31) Aktay, Habibe; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    Teknolojik inovasyonlarda yaşanan gelişmeler ışığında rekabet şartları küresel düzeyde değişmiştir. Bu değişim ve dönüşümlerden finans sektörü de nasibini almıştır. Artan rekabet ile şirketlerin sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmeleri, müşteri memnuniyeti sağlamaları ve pazar paylarını arttırmalarının yolu tüm iş süreçlerini dijitalleştirmelerinden geçmektedir. Dolayısıyla örgütlerin manuel olarak yürüttükleri tüm iş sistemlerini bilişim sistem ve teknolojilerine entegre etmeleri gerekmektedir. Bu sayede örgütsel hedeflere ulaşma noktasında daha etkili ve verimli bir yol tercih edilmiş olacaktır. Tüm bunların sistem güvenliğinin sağlanarak yapılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı mevcut literatür incelenerek finans sektöründe dijitalleşme olgusuna değinme ve dolandırıcılık tespitinde kullanılacak strateji ve algoritmalar hakkında uygulayıcılara ve teorisyenlere faydalı olacak kurumsal alt yapı ve içgörü sağlamaktır. Araştırma kapsamında finansal hizmetlerde dijital dönüşümü sağlayan kavramların temel unsurları ve bileşenleri verilmiş olup, dolandırıcılık tespitinde kullanılan algoritmalar incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda dijitalleşmenin finansal ve örgütsel süreçleri büyük oranda iyileştirdiği fakat dijital sistemlerin siber saldırıları da olanaklı kıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolandırıcılık tespitinde veri madenciliği ve makine öğrenmesi algoritmalarının faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Makine öğrenmesi algoritmaları arasında Sinir Ağları(Neural Networks), Rastgele Orman(Random Forest), Destek Vektör Makineleri(Support Vector Machines (SVM)) ve Gradyan Güçlendirme Ağaçları (Gradient Boosting Trees) algoritmalarının her biri doğruluk ve performans kriterleri açısından değerlendirildiklerinde yüksek performans gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Dolandırıcılık tespitinde algoritmalar ve farkındalık stratejilerinin uygulanmasının kurumlar lehine olduğu sonucu çıkarılmıştır.
  • Yayın
    Yerel yönetimlerde sosyal sorumluluk projesi uygulaması olarak sosyal hayata katılım engelsiz yaşam
    (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi, 2012-01) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Yüksel, Elçin
    Sosyal sorumluluk kavramı sosyal dayanışmanın gelişiminin bir göstergesi, kurum imajı açısından son derece olumlu bir kavram, aynı zamanda uzmanlık gerektiren stratejik bir iletişim aracıdır. Çalışmada başarılı bir sosyal sorumluluk projesinde uygulamanın kurama olan gerekliliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda, sosyal sorumluluk kavramının teorik altyapısı incelenerek, gerek uygulamada uyulması gereken ölçütler gerekse projeyi uygulayan Belediye'nin3 ihtiyaca yönelik olarak hayata geçirdiği sosyal sorumluluğun sürdürülebilirliği, yaygınlaştırılması ve yaptığı katkı irdelenmiştir. Çalışmada sosyal sorumluluk kavramına ve dezavantajlı grupların tanıtılmasına yer verilmiştir. Yerel yönetimlerde sosyal sorumluluk projelerinin taşıması gereken özelliklere değinilmiştir. Sosyal sorumluluk örnek uygulaması ‘Biz Gönüllüyüz Biz Öğretiriz’ projesi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Genel sonuçlar özetlenmiştir.