Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Digital banking during the COVID-19 era in Turkiye
    (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2023-31-12) Oğuz, Ahmet Bünyan; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    The Covid-19 pandemic which began in early 2020 in Wuhan, China and spread around the world, created a serious impact on personal and business life for all. While individuals tried to protect themselves from the pandemic and continue their lives, businesses also tried to cope with the change in individual consumer behaviour. This study analyses the digital banking usage trends in Türkiye, focusing on the Covid-19 pandemic period, between January 2020 and June 2022, under the precautions imposed by the government such as lock-downs, curfews and public access limitations to businesses, using available quarterly transaction and usage data on virtual credit cards, mail order and phone payments, contactless cards, domestic credit cards, number of credit and bank cards, digital banking, internet banking and mobile banking. Research findings suggest that while internet and digital banking usage increased, significant changes have been observed in contactless card, virtual credit card transactions indicating a shift in user preference in banking during the pandemic period either voluntarily or with the effects of the restrictions and intention to realize their transactions distancing themselves from the crowds. Further research analysing whether this shift is permanent or not is recommended.
  • Yayın
    Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine bağlılık beyanları ile uygulamaların beyanlarla uyumu
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Zeybek Arslanboğa, Sinem; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    Bu araştırmada, seçili beş (Borusan, Odeabank, Anadolu Hayat Emeklilik, Garanti BBVA, Tüpraş) ulusal ve küresel ölçekli şirketin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri doğrultusunda yürüttükleri çalışmalar incelenmiştir. Ele alınan şirketlerin sürdürülebilirlik raporları incelenerek, pazarlama ve marka yönetimi faaliyetlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri ile ilişkisi irdelenmiştir. Araştırmada yer alan şirketlerin kurumsal internet sitelerinde yayınladıkları bilgilere ek olarak, sosyal medya ve diğer kanallarda yürütülen çalışmaları incelenmiş ve söz konusu şirketlerdeki mavi ve beyaz yakalı (kadın-erkek) 50 çalışanın katıldığı 16 sorudan oluşan bir anket düzenlenerek anket sonuçları analiz edilmiştir. Anket katılımcıları kartopu örnekleme yöntemi benimsenerek farklı sektörlerde çalışanlardan oluşacak şekilde seçilmiş ve benzer nitelikteki bireylerin yanıtlarına başvurulmuştur. Katılımcıların ankete verdikleri yanıtlar analiz edildiğinde; çalışma hayatındaki bireylerin kadın ve erkeklere yönelik toplumda kabul görmüş geleneksel yargı ve rolleri (kadınların evcimen, erkeklerin ise para kazanmakla sorumlu olması gibi) benimsemediği görülmüştür. Ayrıca, çalıştıkları şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eylem ve yatırımların olduğunu beyan eden katılımcıların, bahsedilen konuların etkisine dair yeterli farkındalığının olmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Yayın
    Understanding AI adoption at organizations: literature review of TOE framework
    (Suat Teker, 2025-07-30) Dönmez, Sena; Tuncay Çelikel, Aslı; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Develi, Evrim İldem
    Purpose- In the contemporary business landscape, we are witnessing the rapid development of Artificial Intelligence (AI), which is fundamentally reshaping organizational practices. These developments mark what can be described as the "Era of AI", a significant milestone in technological history. While AI offers benefits, it also presents critical challenges, particularly concerning its adoption and the adaptation processes within organizations. Despite the swift evolution of AI technologies, research on their practical applications in organizational settings remains scarce and underdeveloped. This gap highlights a promising area for further exploration. In alignment with the literature, it can be argued that organizations with higher AI adoption rates tend to achieve better innovation outcomes, which suggests a need to revisit and potentially expand the Technology-Organization-Environment (TOE) paradigm. Originally developed to explain technological adoption/embracement, the TOE framework may not capture the complexities introduced by AI. This study aims to explore whether an expanded TOE paradigm is necessary to better address the contemporary dynamics of AI adoption. Methodology- This research investigates the historical development and consolidation of AI within organizations, using the TOE paradigm as a foundational theoretical look. The study examines whether the existing TOE model sufficiently explains AI adoption or whether it requires augmentation to remain relevant in the age of generative AI. Findings- Literature review findings indicate that the traditional TOE framework exhibits limitations when applied to AI adoption. To address these gaps, another study was found in the literature that proposes the inclusion of a human factor—transforming the TOE into a TOEH (Technology-Organization-Environment-Human) model. In our research we would like to integrate critical thinking (CT) skills under Human Factor, as organizations increasingly seek employees who can critically assess and effectively utilize outputs from generative AI (GenAI) tools. The ability to make intelligent and ethical decisions in the context of AI is now a vital competency. Conclusion- The proposed TOEH framework offers a more well-rounded approach to discovering AI adoption within organizations. By incorporating the human element, particularly critical thinking skills, organizations can better prepare to embrace AI in an ethical, effective, and innovative manner.
  • Yayın
    Yerel yönetimlerde sosyal sorumluluk projesi uygulaması olarak sosyal hayata katılım engelsiz yaşam
    (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi, 2012-01) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Yüksel, Elçin
    Sosyal sorumluluk kavramı sosyal dayanışmanın gelişiminin bir göstergesi, kurum imajı açısından son derece olumlu bir kavram, aynı zamanda uzmanlık gerektiren stratejik bir iletişim aracıdır. Çalışmada başarılı bir sosyal sorumluluk projesinde uygulamanın kurama olan gerekliliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda, sosyal sorumluluk kavramının teorik altyapısı incelenerek, gerek uygulamada uyulması gereken ölçütler gerekse projeyi uygulayan Belediye'nin3 ihtiyaca yönelik olarak hayata geçirdiği sosyal sorumluluğun sürdürülebilirliği, yaygınlaştırılması ve yaptığı katkı irdelenmiştir. Çalışmada sosyal sorumluluk kavramına ve dezavantajlı grupların tanıtılmasına yer verilmiştir. Yerel yönetimlerde sosyal sorumluluk projelerinin taşıması gereken özelliklere değinilmiştir. Sosyal sorumluluk örnek uygulaması ‘Biz Gönüllüyüz Biz Öğretiriz’ projesi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Genel sonuçlar özetlenmiştir.