5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Duygu düzenleme stratejileri ve sürücü öfke ifadeleri: cinsiyetin düzenleyici rolü(Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü, 2020-06-10) Güngör, Atakan; Tütenkan, Mert; Solmazer, Gaye; Tekeş, BurcuBu çalışmanın amacı duygu düzenleme stratejilerinden bilişsel yeniden değerlendirme ve bastırmanın sürücü öfke ifadeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Ayrıca, bu ilişkilerde cinsiyetin düzenleyici rolü de incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini ehliyet sahibi ve en az bir yıldır aktif olarak araç kullanan, 18-63 yaş aralığında bulunan, 325 (132 kadın, 193 erkek) katılımcı oluşturmuştur. Çalışmada, Duygu Düzenleme Anketi (DDA) ve Sürücü Öfke İfadesi Envanteri (SÖİE) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, bilişsel yeniden değerlendirmenin uyum sağlayıcı/yapıcı ifade ile pozitif yönde ilişkili olduğu, bastırmanın ise bu ifade ile negatif yönde ilişkili olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Bilişsel yeniden değerlendirme ile öfke ifade indeksi (sözle, bedenle, araçla ifade) arasındaki ilişkide cinsiyetin düzenleyici rolü marjinal olarak anlamlıdır. Anlamlı olmamasına rağmen, kadınlarda bilişsel yeniden değerlendirme arttıkça öfke ifade indeksinin azaldığına ilişkin bir eğilim olduğu, erkeklerde ise böyle bir eğilim olmadığı görülmüştür. Ayrıca bastırma ile öfke ifade indeksi arasındaki ilişkide cinsiyetin düzenleyici etkisinin anlamlılık eğilimi vardır. Erkek sürücülerde bastırmanın öfke ifade indeksiyle (sözle, bedenle, araçla ifade) pozitif yönde ilişkili olduğu fakat kadınlarda böyle bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Araştırmanın güçlü yönleri, sınırlılıkları ve katkıları ilgili alanyazın ışığında tartışılmıştır.Yayın Kişilik özellikleri ve risk algısının motosiklet kullanım tarzı ile ilişkisi(Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021-03-31) Alavcı, Tansu; Gümüş, Gizem; Tekin, M. Ehil; Tekeş, Burcu; Üzümcüoğlu, YeşimMotosiklet sürücülerinin kişilik özellikleri ve risk algıları ile motosiklet kullanım tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanan bu çalışma alanyazındaki ilk araştırma niteliğini taşımaktadır. Çalışmanın örneklemini 17-58 yaş aralığındaki motosiklet ehliyeti olan 201 erkek katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada Temel Kişilik Özellikleri Envanteri, Risk Algısı Ölçeği ve Motosiklet Kullanım Tarzı Ölçeği kullanılmıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre, hız ihlali kişilik özelliklerinin alt boyutlarından olan duygusal tutarsızlık ve olumsuz değerlik ile pozitif yönde ilişkiliyken; risk algısı ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Dışadönüklük ile motor kontrol hataları arasında pozitif yönde ilişki olduğu bulunmuştur. Uyumluluk ve duygusal tutarsızlık boyutlarının motor kontrol hataları ile negatif yönde ilişkili olduğu bulgulanmıştır. Sorumluluk ve risk algısının akrobasi ile arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Olumsuz değerlik ile trafik hataları boyutu arasında pozitif yönde ilişki olduğu bulgulanmıştır. Bu çalışma risk algısının, kişilik özellikleri ile birlikte incelendiğinde de motosiklet kullanım tarzı ile ilişki olduğunu göstermektedir. Bulgular doğrultusunda kişilik özellikleri arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurularak ehliyet kursu eğitimleri için farklı yöntemler geliştirilmesi ve yol güvenliğine olumlu katkı sağlaması amaçlanmaktadır.Yayın Psikolojik semptomların trafikte heyecan arama ile ilişkisinin incelenmesi(Türker ÖZKAN, 2020-10-31) Gümüş, Gizem; Öztürk, İbrahim; Tekeş, BurcuDünya genelinde trafik psikolojisi kapsamında ele alınan çalışmalar trafik kazalarında insan faktörünün en önemli etken olduğunu göstermektedir (Sümer ve Özkan, 2002; Şehirli, 2000; Türkoğlu ve Eldoğan, 2002). Trafikte riskli olan kişilik özelliklerinin, sürücülük tarzlarının ve psikolojik belirtilerin bu bağlamda ele alınması trafik güvenliği için önem arz etmektedir. Bu çalışmada psikolojik belirtiler ile trafikte olumsuz çıktılarla ilişkisi olan trafikte heyecan arama değişkeninin ilişkisi araştırılmıştır. Araştırmaya 70’i kadın ve 78’i erkek olmak üzere 19-65 yaşları arasında toplam 148 sürücü katılmıştır (Ort. = 29.43, SS = 10.21). Çalışmada Kısa Semptom Envanteri, Trafikte Heyecan Arama Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analiz sonuçlarına göre anksiyete sakin sürücülük tarzı ile negatif, hız yönelimli sürücülük ile ise pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Ayrıca kadın sürücüler daha sakin sürücülük tarzı rapor ederken erkekler ise daha hız yönelimli ve araçtan güç alan sürücülük tarzına sahip olduklarını raporlamışlardır. Bulgularının tartışılmasında psikolojik semptomların ve trafikte heyecan aramanın ilişkisi göz önünde bulundurulup sürücü davranışlarını değerlendirirken dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Yayın Özgeci bir perspektiften otostopa yönelik tutumların incelenmesi(Türker ÖZKAN, 2020-04-30) Temel, İrem Ece; Tekeş, BurcuSürücüler, araçlarına otostopçu alarak bireyleri gitmek istedikleri yere ücretsiz olarak taşımakta olduğu için otostopçu alma davranışı, özgeci davranışın getirileri arasında sayılabilmektedir. Mevcut çalışmada, sürücülerin otostopçu kabul etme ve otostop çekme davranışlarının, otostopa dair tutumlar ve özgecilik ile arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan ilk araştırmada sürücülerin otostopçu kabul etmeleri Şile-İstanbul yolunda gözlem aracılığı ile incelenmiştir. İlk çalışmanın örneklemini, gözlem boyunca belirlenen yoldan geçen 508 araç oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular, bu araçlardan sadece 19 erkek sürücünün, sadece kadın araştırmacıları almak için durduğunu göstermektedir. Takip eden çalışmada, 132 erkek ve 94 kadın olmak üzere toplam 226 kişilik ayrı bir örneklemden Özgecilik Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu ve otostopa yönelik açık uçlu soruları içeren bir anket formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Bulgular, sürücülerin özgecilik düzeyi arttıkça daha fazla otostopçu aldıklarını göstermektedir. Katılımcılara sunulan açık uçlu sorular ile yapılan içerik analizi sonucunda, sürücülerin otostopçu kabul etmelerinin en büyük sebebinin otostopçunun kendi yardımlarına ihtiyacı olduğunu düşünmeleri olduğu, kabul etmemelerinin en büyük sebebinin ise zarar görmekten korkma olduğu görülmüştür. Ayrıca otostopçu kabul ettiklerinde yaşadıkları en baskın duyguların öncelikle tedirginlik ve güvensizlik, sonrasında ise mutluluk olduğu görülmektedir. Bulgular ilgili alan yazın çerçevesinde tartışılmıştır.Yayın Is ingroup favoritism contingent on the expectation of reciprocity from ingroup members?: The case of reputation manipulation(Springer, 2021-12) Koloğlugil, Serhat; Tekeş, Burcu; Koloğlugil, SerhatWe use a game of cooperation with minimal groups to test whether ingroup favoritism can be explained by the expectation of reciprocity from ingroup members. To do this, we first manipulate participants’ level expected cooperation from ingroup and outgroup partners by letting them play the game with different partners having different (high or low) cooperative reputations. We then analyze how these expectations affect ingroup bias in the game across different reputation conditions. We find that even if subjects expect the same level of cooperation from ingroup and outgroup partners with high reputation, they still cooperate more with the former than the latter. This contradicts the reciprocity hypothesis in the literature which explains intergroup discrimination solely in reference to differential reciprocal expectations. But, against ingroup and outgroup partners with low cooperative reputation, subjects’ level of cooperation almost exactly parallel their reciprocal expectations. This result is in line with the reciprocity hypothesis. We explain these findings by arguing that both reciprocal expectations and social identity play their parts in the emergence of ingroup favoritism, but that their relative strengths may depend on the interaction with other contextual factors. We also argue in favor of further experimental research as to how reciprocity and social identity interact with such third factors as partner’s reputation in different games of social exchange.












