2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Auteur teori bağlamında Reha Erdem sineması(Işık Üniversitesi, 2023-04-11) Aydın, Doğukan; Şeylan, Seher; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans ProgramıFransız film endüstrilerinin gelişimleri ile birlikte günümüze kadar uzanan sinema, Yeni Dalga Fransız sinemasının da doğmasına neden olmaktadır. Yeni Dalga Fransız sineması içinden bir teori olarak ortaya çıkan Auteur teori ile de sinema düşünmeye ve toplumdan bireye doğru uzandığı da görülmektedir. Başta Bazin olmak üzere Truffaut, Godard ve Resnais gibi sinemacılar toplum karşısında öteki kalan bireye değinirlerken düşündüren, sorgulatan bir sinema dilini oluşturmaktalardır. Dolayasıyla Auteur teori ile Fransa da yeniden doğan sinema, bu yenilikçi anlayış ile de Auteur sinema ve yönetmenlerini ortaya çıkarmaktadır. Dünya da gelişimine devam eden Auteur sinema Türkiye de Yeni Dönem Türkiye sinemasının oluşturmaktadır. Reha Erdem, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Semih Kaplanoğlu ve Derviş Zaim, Yeni Dönem Türkiye sinemasının Auteur yönetmenlerinden bazılarıdır. Yönetmenlerin filmlerine bakıldığında Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi olan A Ay, zaman ve mekan kavramlarının film hikayesinin bütününü temsil ettiğini görürüz. Kaç Para Kaç filminde yönetmen bu kez imge üzerinden filmin hikayesini oluşturur. Korkuyorum Anne filminde ana hikaye kısmını kimlik kavramı üzerinde oluşur. Beş Vakit filmde ise hikaye zaman ve mekan kavramları ile yol alır. Yönetmenin Hayat Var filminde de ana hikaye kısmını aidiyet kavramının oluşturduğu görülmektedir. Yönetmenin Kosmos filminde ise hikaye zaman ve mekan kavramları sağlanmaktadır. Jin filminde de ana hikaye aidiyet kavramı ile sağlanır. Koca Dünya filminin ana hikayesi ise zaman ve mekan kavramları oluşturmaktadır. Yönetmenin son uzun metrajlı yapımı olan Seni Buldum Ya filminde ise ana kavramı kimlik oluşturmaktadır. Öte yandan Nuri Bilge Ceylan’ın taşra üçlemesi, Zeki Demirkubuz’un karanlık üzerine öyküler üçlemesi, Semih Kaplanoğlu’un Yusuf üçlemesi, Derviş Zaim’in geleneksel Türk el sanatları üçlemesi ve Yeşim Ustaoğlu’nun filmleri ile yönetmenlerin sinema dillerini, daha çok bireysel konular ve zaman, mekan, kimlik, imge, aidiyet unsurları oluşturur. Buradan yola çıkarak çalışmada yapısal çözümleme yöntemi ile Reha Erdem’in yönetmenliğini yaptığı filmlerde ki zaman, mekan, kimlik, imge ve aidiyet unsurları incelenecektir.Yayın Yeni Türkiye Sinemasında “Sınıf Mücadelesi”(Işık Üniversitesi, 2023-04-11) Yaşayancan, Çağrı; Şeylan, Seher; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans ProgramıSinema, doğduğu ilk günden itibaren tüm sanat dallarını içinde barından ve toplumsal olaylardan beslenen bir sanat dalı ve kitlesel iletişim aracı olmuştur. Sinemanın doğuşunu başlatan ilk gösterim, Lumiere kardeşlerin çekmiş olduğu günlük hayattan kesitleri anlatan görüntülerdi ve bu gösterim 28 Aralık 1895 yılında Paris’te bir kafede yapılmıştır. Birçok akım ve teoremden beslenen yönetmenler, insanlık tarihinin en büyük sorunların birisi olan sınıf mücadelesine de eserlerinde yer vermiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan toplumsal yıkımlar yönetmenleri toplumların yaşadığı güncel sorunları ele almaya itmiştir. Sergei Mikhailovich Eisenstein, Fritz Lang gibi yönetmenler sınıf mücadelesini ele alan eserlerin ilk örneklerini vererek farklı anlatım tarzlarıyla onlardan sonra gelen kuşaklara öncülük etmişlerdir. Günümüzde ise Bong Joon-Ho ve Galler Gaztelu Urrutia sınıf mücadelesine değinen yönetmenler arasında yer almaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrası tüm dünya ülkeleri gibi toparlanma sürecine giren Türkiye, 1960 yılına kadar sinemada pek varlık gösterememiştir. Darbe sonrası değişen hayatla birlikte toplumsal konulara yönelen yönetmenler, sınıf mücadelesini ele alan filmler çekmişlerdir. 1964 yılında Ertem Göreç’in çekmiş olduğu “Karanlıkta Uyuyanlar” adlı film Türkiye Sineması’nda sınıf mücadelesine değinen ilk filmlerden bir tanesi olmuştur. 1980’lerde ise Türkiye yeniden büyük bir darbe ile karşılaşmış ve çok yıpratıcı bir süreç başlamıştır. 1990’larda Eurimages’in Yeni Dönem Türkiye Sineması’na desteği ile Türkiye’de sinema yeniden canlanmış, Nuri Bilge Ceylan, Derviş Zaim ve Zeki Demirkubuz gibi yönetmenler bağımsız sanat filmlerine yönelmişlerdir. Toplumsal eleştiri, cinsiyet ve kültürel kimlik gibi temalar Türk filmlerinde daha belirgin hale gelmeye başlamıştır. Buradan da yola çıkarak Marksist Kuram bağlamında Emin Alper, Tolga Karaçelik ve Seren Yüce’nin filmlerinde sınıf mücadelesinin nasıl ele alındığı incelenecektir.












