12 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 12
Yayın Sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu öğrencilerinin yaz okulu tercih nedenleri hakkındaki tutum ve görüşleri(Erzurum Kültür Eğitim Vakfı, 2023-09-15) İncedere, Levent; Tunç, SezenÇalışmada, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu öğrencilerinin yaz okulu tercih nedenleri hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 1Ağustos 2022 - 19 Ağustos 2022 tarihleri arasında bir vakıf üniversitesine bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda yaz okulundan ders alan 102 öğrenci ile yapılan, tanımlayıcı tipte kesitsel bir araştırmadır. Veriler, “Yaz Okulu Tercih Nedenleri” anket soruları ile toplanmıştır. Verilerin analizi ve tanımlayıcı istatistikler, T-tesi ve ANOVA testi ile yapılmıştır. Katılımcıların demografik dağılımları değerlendirildiğinde; %68,6’sinin kadın, %79,4’ünün gündüz grubunda eğitim görmekte, %33,3’ü %75 burslu öğrenci olduğu ve %69,6’sinin yaz okulu sonunda mezun olabileceği tespit edilmiştir. Anketin alt boyutlarına ait ortalama puanlar değerlendirildiğinde; yaz okulu ile ilgili düşünceler 19,68±3,9, yaz okulu tercih nedenleri 21,91±5,33, yaz okulu yapılan üniversitenin tercih nedenleri 12,03±3,98 olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaz okulu tercih nedenleri alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0.05). Kadınların erkeklere göre; yaz okulu tercih nedenleri ile ilgili puanı daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Üniversitelerde giderek yaygınlaşan ve araştırma bulgularına göre öğrencilere olumlu katkılar sağladığı belirlenen yaz okulu uygulamalarının, geliştirilmesi yönünde adım atılması, ücretsiz hale getirilmesi veya sembolik ücretler alınması, yaz okuluna ilişkin görüşlerin daha kapsamlı olarak incelenmesi, meslek yüksekokullarında daha büyük örneklem gruplarıyla yaz okulu ve öğrenci görüşlerine ilişkin kapsamlı araştırmaların yapılması önerilmektedir.Yayın Sağlığın sosyal belirleyenleri ve eşitsizlik(Artikel Akademi, 2025-10) İncedere, Levent; Tunç, Sezen[No abstract available]Yayın Sağlık sistemlerine giriş ve Türkiye’de sağlık yapısı(Artikel Akademi, 2025-10) Tunç, Sezen; Tunç, Sezen[No abstract available]Yayın Türkiye’de kişilerin sosyodemografik özellikleri ile sağlık hizmeti sunucusu tercihleri arasındaki ilişki(2023-10-02) İncedere, LeventTürkiye’de sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunda ilk başvurulan sağlık kuruluşlarının sosyodemografik ve ekonomik değişkenlerle nasıl şekillendiğini ve ilişkisini tanımlayıcı bulgularla ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada TÜİK’in 2019 yılına ait Yaşam memnuniyeti anketi verileri kullanılmıştır. Çalışmada, kişilerin tercih ettiği sağlık kuruluşlarının özel/kamu ve basamaklı sisteme göre sosyodemografik veriler ile ilişkisi analiz edilmiştir. Kişiler sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunda ilk başvurulan sağlık kuruluşlarının sosyodemografik ve ekonomik değişkenlerle ilişkili olduğu ortaya konulmuştur.Yayın Sağlık fiziği ve Türkiye’de sağlık fiziği eğitimi(Artikel Akademi, 2023-07) İncedere, Levent; Tunç, Sezen[No abstract available]Yayın Özel sağlık sektöründe sendikalaşma(Gece Kitaplığı, 2023-10) İncedere, Levent; Çakmak, Fevzi[No abstract available]Yayın Hastanelerde görev bazlı iş-risk analizi metodu ile risk değerlendirmesi(2018-04-28) İncedere, Levent; Coşkun, Selden; Akgün, Seval; Baydoğrul, MüzeyyenSon yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sağlık hizmetlerinin sunumuna ilişkin piyasalaşma temelli tercihler doğrultusunda hastaneler, sağlık hizmeti almak için en çok başvurulan kurumlardır. Ülkemizde yataklı tedavi kuruluşlar, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından inşaat ve maden gibi sektörlerle beraber, çok tehlikeli sınıfa dahil edilmiştir. Nitekim birçok ülkede sağlık sektörü en çok iş kazası ve meslek hastalığı görülen sektörlerden birisidir. Araştırmalara göre ülkemizde sağlık sektöründe beklenen iş kazalarının yaklaşık %’5’i meslek hastalıklarının ise yaklaşık % 0,01’i kayıt altına alınmaktadır. Bu durumda hastanelerdeki bu veri eksikliğinden dolayı yapılan risk değerlendirmelerinin bilimsel yöntemlerle ve objektif olarak yapılması mümkün gözükmemektedir. Son dönemde yasal zorunluluklar nedeniyle yapılan risk değerlendirmeleri de sayılan eksiklikler nedeniyle sübjektif biçimde yapılmaktadır. Çalışmada, yeni bir risk değerlendirmesi yöntemi olan, Görev Bazlı İş Risk Analizi ile; çalışanların yaptıkları işi, kullandıkları kimyasalları ve donanımları, bulundukları çalışma ortamını ve çalışma esansındaki pozisyonlarını ergonomik açıdan değerlendirerek tüm risklerin sıralanması amaçlanmıştır. Çalışmada literatür ve mevzuat açısından teorik bir değerlendirme olarak; tehlike, risk ve risk değerlendirmesi kavramları irdelenerek, görev bazlı iş-risk analizi ile yaygın olarak kullanılan risk değerlendirme metotları karşılıklı irdelenmiştir. Çalışma niteliksel tipte bir tanımlayıcı çalışma olacaktır. Sonuç olarak İSG profesyonellerinin, bilimsel dayanaklara sahip olmayan bir risk sıralaması yapması hem sorumluluğun bu kişiler tarafından üstlenilmesine hem de işçilerin sübjektif kararlarla alt sıralarda gösterildiği için önlem alınması geciken veya hiç önlem alınmayan risklere maruz kalmasına neden olacaktır. Bu nedenle hastanelerde, işyeri ve sektörel veri eksikliğinin yarattığı dezavantajlardan kurtulunması açısından Görev Bazlı İş-Risk Analizinin kullanılması önerilmektedir.Yayın Hastanelerde “Ramak Kala” olay raporu (Sıfır Maliyetli Kaza Haber Verme Sistemi)(Artikel Akademi, 2023-05) İncedere, Levent; Sarman, Emine[No abstract available]Yayın Meslek yüksekokulu öğrencilerinin dijital teknolojiye yönelik tutumları(2022-02-19) Tunç, Sezen; İncedere, Levent; Akgün, Seval; Baydoğrul, MüzeyyenGiriş: Tüm dünyada ve ülkemizde sağlık teknikerlerinin önemi, son yıllarda daha fazla fark edilmektedir. Günümüzde sağlık teknikerleri, sağlık ekibinin hekim ve hemşirelerden sonra ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısı ile geleceğin sağlık teknikerleri olacak olan, meslek yüksekokullarının sağlık programlarının öğrencilerinin hem mesleki açıdan hem de kişisel yaşamları açsından teknoloji ile ilişkisi önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmada, meslek yüksekokulu öğrencilerinin dijital teknoloji kullanımı ve dijital teknolojiye yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte kesitsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini bir vakıf üniversitenin Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümüne bağlı, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Programı ve Optisyenlik Programı öğrencileri (225 öğrenci) oluşturmaktadır. Çalışmada evrenin bütününe ulaşılması hedeflenmiş ve geçerli olan 114 anket değerlendirmeye alınmıştır. Öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerine ve teknolojiye ilişkin 9 sorudan oluşan anket formu ve öğrenciler için geliştirilen "Teknolojiye Karşı Tutum" ölçeği kullanılmıştır. Veri analizi SPSS v.22 programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların, %91.1’i akıllı telefona sahip iken %74.6’sinin bilgisayarı,%31.6’sinin da tableti bulunmaktadır. %62’si en az 2 sosyal ağa üye iken yine aynı katılımcıların % 46,1’nin günde 4-6 saat arası internet kullandıkları tespit edilmiştir. Teknolojiye Karşı Tutum ölçeğinde, en yüksek ortalama puana sahip ifadelerin; “Bilgisayar destekli ortamlarda dijital materyaller ile ders çalışmak derse olan ilgimi artırır.” (ort:3.97), “Okulda teknoloji ile ilgili çok daha fazla dersin olmasını isterim.” (ort: 3.81) ve “Dijital teknolojiyi daha çok eğlence aracı olarak kullanırım.” (ort: 3.17) ifadeleri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmada elde edilen verilere göre, meslek yüksekokulu öğrencileri dijital teknolojiyi çoğunlukla eğlence ve sosyalleşmek açısından kullanmaktadırlar. Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin dijital teknoloji uzun saatler geçirmelerinin nedenleri arasında, sosyal medya kullanımı ve pandemi döneminde yaygın bir şekilde yapılan online eğitimler sayılabilir. Elde edilen veriler ve sonuçlar ışığında meslek yüksekokulu programlarında dijital teknolojinin sağlık sektöründe kullanımına ilişkin derslere daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.Yayın Hastanelerde kalite ve akreditasyon uygulamalarının bilgi asimetrisi ile ilişkisi üzerine teorik bir değerlendirme(2016-07-16) Coşkun, Selden; Ünal, Erdinç; İncedere, LeventBirçok ülke hükümetleri hastane masraflarını kontrol altına almaya ve sağlık sistemlerinde yeni düzenlemeler yapmaya çalışmaktadır. Öte yandan giderek her ürüne eklenmekte olan kalite olgusu hastane sektöründe de etkili olmaktadır. Türkiye’de ve Dünyada hem kamu hem de özel sektör hastanelerinde üretim sürecinin vazgeçilmez bir öğesi olarak Kalite Yönetim Sistemleri daha fazla ön plana çıkmaktadır. Ancak kalite yönetim sistemleri ile beraber sisteme yüklenen maliyetler, dolayısıyla sağlık harcamaları artmaktadır. Bilgi asimetrisi ve buna bağlı arz tarafının yarattığı talep sorunu, tedavi hizmetlerinde hızla gelişen kalite olgusuyla birlikte daha da katmerleşmektedir. Bu çalışmada, hastanelerde kalite ve akreditasyonunun gelişimi ve kalite maliyetlerinin bilgi asimetrisi ile olan ilişkisi, konu hakkındaki literatür incelenerek değerlendirilmiştir. Teorik çerçevedeki kısa dönem analizinde, kalite yönetim sistemlerinin arzı sınırlaması ve maliyetlerdeki artış nedeniyle denge hizmet üretim seviyesini düşüreceği; uzun vadede bilgi asimetrisinin artmasına bağlı olarak arz tarafının yarattığı talep artışıyla bu düşüşün dengeleneceği ve sadece fiyat seviyesinin yükselmesiyle sonuçlanacağı görülmektedir.












