1 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yayın Ebeveynlikte bilinçli farkındalığın 12-16 yaş aralığındaki ergenlerin yaşadığı duygu ve davranış zorluklarına ve öz düzenleme becerilerine olan etkisinde ebeveynlik tutumlarının aracı etkisi(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-12-19) Pozüt, Elif; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyBu araştırmanın amacı, ebeveynlikte bilinçli farkındalığın 12–16 yaş arasındaki ergenlerin deneyimlediği duygusal ve davranışsal zorluklar ile öz düzenleme becerileri üzerindeki etkisinde ebeveynlik tutumlarının aracı rolünü incelemektir. Araştırma, 12–16 yaş arasındaki 196 çocuk ve bu çocukların ebeveynleri (196 anne ve 196 baba) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan anne ve babalar sosyodemografik bilgi formunu, Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık Ölçeği’ni (EBFÖ) ve Çok Boyutlu Ebeveynlik Stillerini Değerlendirme Ölçeği’ni (ÇESDÖ) doldurmuş; çocuklar ise Güçler ve Güçlükler Anketi Ergen Formu (GGA-E) ile Ergenler için Öz-Denetim Becerileri Ölçeği Ergen Formu’nu (EÖDÖ-E) tamamlamışlardır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, annelerin ebeveynlikte bilinçli farkındalık düzeyi ile çocuklarının duygusal ve davranışsal güçlükleri ile öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkide ebeveynlik tutumlarının etkisi anlamlı bulunmamıştır. Buna karşın, babaların ebeveynlikte bilinçli farkındalık düzeyi ile çocukların öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkide, babaların benimsediği ebeveynlik tutumlarının aracı etkisi anlamlı bulunmuştur. Bu aracı etki, babaların benimsediği kapsamlı olumlu ebeveynlik tutumları üzerinden gerçekleşmektedir. Babaların ebeveynlikte bilinçli farkındalık düzeyleri, benimsedikleri kapsamlı olumlu ebeveynlik tutumlarını güçlendirmekte; kapsamlı olumlu ebeveynlik tutumları ise bu yaş grubundaki ergenlerin öz düzenleme becerilerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Sonuç olarak, bu araştırmadan elde edilen bulguların hem ulusal hem de uluslararası literatürde ebeveyn-çocuk ilişkisine odaklanan çalışmalara ışık tutarak önemli katkılar sunabileceği düşünülmektedir.












