2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Büyülü gerçekçiliğin kavramsal sorunsalı ve resim sanatındaki yorumu(Işık Üniversitesi, 2023-05-25) Ergene, Özlem; Koyunoğlu, Eren; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Painting Master's ProgramBüyülü Gerçekçilik, edebi bir akım olarak Latin Amerika kökenlidir ve resim sanatında da bir terim olarak da sıklıkla kullanılmaktadır. Resim alanında Büyülü Gerçekçilik ilk olarak Almanya’da 1919-1933 yılları arasında Weimar döneminde kendini göstermiştir. Weimar dönemi resim sanatı, sanatçıların toplumsal, politik ve kültürel değişimlere yanıt olarak çeşitli tarzlar ve estetik arayışlarla geliştirdikleri bir dönemdir. Bu dönemde Yeni Nesnelcilik (Neue Sachlichkeit) hareketi içinde ele alınan bu kavram, sanat tarihinde net bir tanımlama kazanamamıştır. Bu tez içerisinde, Büyülü Gerçekçi teriminin ortaya çıkışını sağlayan Alman sanat eleştirmeni Franz Roh'un kuramı detaylı bir şekilde ele alınmış, Büyülü Gerçekçi olarak adlandırılan sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Büyülü Gerçekçilik'in edebi alandaki uygulamaları da incelenerek, resim bağlamındaki ortak özellikler ve farklılıklar irdelenmiştir. İtalya’da Metafizik hareketi ile ilişkilendirilen bu eğilim, Nazi dönemi sonrası sanatçıların Amerika kıtasına göç etmesi ile farklı coğrafyalarda gelişimini sürdürmüştür. Latin Amerika'nın zengin kültürel dokusu ve siyasi etkileri, Büyülü Gerçekçilik akımının hem edebiyat hem de resim sanatında gelişimi için uygun bir zemin oluşturmuştur. Büyülü Gerçekçilik, Amerikan sanatının eyleme ve formalizme dayalı yapısı içinde figüratif bir tarzı benimsemesi nedeniyle kendini konumlandırma sürecinde zorluklarla karşılaşmıştır. Kültürlerarası etkileşim ile, Büyülü Gerçekçi yaklaşımlar farklı isimler altında adlandırılmış ve anlamlar kazanmıştır. Büyülü Gerçekçilik kavramı bağlamında değerlendirilebilecek öğelerin belirlenmesi konusunda bir epistemolojik belirsizlik mevcuttur. Geçmişte ve günümüzde, Büyülü Gerçekçilik başlığı altında önemli sanat kurumları sergiler düzenlemiştir. Ancak, burada yer alan sanatçıların sınıflandırılmasında belirleyici bir faktör bulunmamaktadır; zira her biri kendi içerisinde farklı yaklaşımları sergilemektedir. Tezde, Büyülü Gerçekçilik yöneliminin resim sanatındaki belirsiz durumuna sebep olan değişimler ve terminolojik karmaşa ele alınmıştır. Bu çalışmanın amacı, tüm bu kavramsal sorunların cevaplarını bulmak ve Büyülü Gerçekçilik'in sanat tarihi içindeki yerini belirleyebilmektir.Yayın Endüstri toplumundan enformasyon toplumuna geçişte kitle iletişim araçlarıyla dönüşen sanatın sanallaşması(Işık Üniversitesi, 2023-07-22) Akıncı, Pınar; Hatipoğlu, Özüm; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Painting Master's ProgramSanat, insanlık tarihi boyunca toplumun gelişimine paralel olarak sürekli evrim geçiren bir alan olmuştur. Her dönemde, kendine özgü kitle iletişim araçları ve teknolojileri kullanarak yeni dengeler oluşturmuş ve sanatın dönüşümüne katkı sağlamıştır. Bu tez çalışmasında, Endüstri toplumu döneminden günümüz enformasyon dönemine kadar olan süreçte, kitle iletişim araçlarında yaşanan dönüşümün sanata, sanatçıya, izleyiciye ve toplumun yapısına olan etkileri ve oluşturduğu kültürel farklılıklar incelenmektedir. Giriş bölümünde, tezin amacı ve kapsamı belirtilerek konunun önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, endüstri toplumundan günümüz enformasyon dönemine kadar olan süreçteki teknolojik ve toplumsal değişimlerin sanat üzerindeki etkisi açıklanmıştır. İkinci bölüm, popüler kültür, kültür endüstrisi ve kitle kültürü kavramlarının açıklanmasıyla başlamıştır. Bu kavramlar, çalışmanın temelini oluşturmakta ve kültüre dair çözümlemeyi sunmaktadır. Üçüncü bölümde, endüstri toplumunda icat edilen geleneksel kitle iletişim araçlarının sanatı eski bağlamından koparıp, teknolojinin olanaklarıyla nasıl yeniden üretilebilir hale getirdiği incelenmiştir. Sanata ve kültüre olan toplumsal bakış açısındaki değişimler düşünürler ve iletişim kuramcılarıyla birlikte sosyolojik bağlamda ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, enformasyon toplumu döneminde kitle iletişim aracı olarak internetin, yeni medya teknolojileriyle sanatı nasıl sanallaştırdığı ele alınmıştır. Aynı zamanda, önceki bölümlerde bahsedilen kuramcıların teorileri ışığında belirli sanatçıların eserleri yorumlanarak, sanatın endüstriyel üretimden dijital üretime geçişinde karşılaşılan sorunlar, sanat eserlerinin gerçekliği ve özgünlüğü gibi konular da tartışılmıştır. Sonuç bölümünde, elde edilen bulgular özetlenmiş ve kitle iletişim araçlarının sanata ve topluma olan etkileri üzerine çıkarımlar yapılmıştır. Ayrıca, çalışmanın katkıları ve sınırlılıkları vurgulanarak, ileri araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Bu tez çalışması, sanatın tarih boyunca süregelen evrimini ve kitle iletişim araçlarının sanat üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde inceleyerek, okuyuculara sanat ve iletişim alanındaki önemli dönüşümleri anlamalarına yardımcı olmayı hedeflemektedir.












