Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Yayın
    Sanatta yeni figürasyon olgusu ve yeni dışavurumcu resim anlayışı
    (Işık Üniversitesi, 2012-06-04) Zeki, Semih; Akdeniz, Halil; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Bu tezin temel amacı, sanatta Yeni Figürasyonun ortaya çıkışı, bunu hazırlayan sanat oluşumları, Yeni Dışavurumculuğa zemin hazırlayan Dışavurumcu sanatın, resimsel bağlamda oluşum süreçlerini ortaya koymaktır. İlk bölümde öncelikle Dışavurumcu Sanatın ortaya çıkışını, 1950 öncesindeki Amerika ve Avrupa’daki sanat oluşumlarını, sonraki bölümde ise Soyut Dışavurumculuk ve buna karşı gelişen Pop Art’tan başlayarak, Foto(Hiper) Gerçekçilik ve Yeni Gerçekçilik hareketleri ele alınmıştır. Daha sonraki bölümlerde ise Yeni Dışavurumcu Sanatın Almanya, İtalya ve Amerika üçgenindeki öne çıkan sanatçıları, son bölümde de Postmodernizm ve resimde yeni dönem ile beraber Yeni Figürasyon ve Yeni Dışavurumcu Sanat’ın Türkiye’deki yansıması irdelenmiştir.
  • Yayın
    Türk resim sanatındaki ekspresyonist yaklaşımların nedenselliği
    (Işık Üniversitesi, 2024-02-15) Konukcu, İrem; Kara Sarıoğlu, Didem; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı
    Türk resim sanatında ilk olarak 20. Yüzyıl başlarında batıdan alınan biçimsel etkiler doğrultusunda ortaya çıkan ve ardından da kendi sosyo-kültürel dinamikleri içinde şekillenerek gelişim gösteren ekspresyonist yaklaşımlar, Alman ekspresyonizminin birebir benzeri olmamış, zamansal ve kökensel olarak farklı bir kültürel sürecin ve bakışın izlerini taşımıştır. Bir sanat yapıtının ait olduğu toplumun kültürel yapısı ile kaçınılmaz bir bağı olduğundan, Türk resmindeki ekspresyonist yaklaşımlar da kendi lehçesinde ve sanatsal ikliminde biçim kazanmıştır. Bu durum ekspresyonizmin doğasındaki iç gerçeklikle örtüşmüştür. Bununla birlikte, Türk sanatçısının ortaya koyduğu ekspresyonist eğilimler, batıdaki örneklerinin aksine düşünsel ve toplumsal bir birikimin, bir geleneğin kırılmasıyla ortaya çıkmamış, sanatta ve toplumda bir devrim yaratmayı amaçlamamıştır. Almanya’da 20. Yüzyıl başında patlama noktasına ulaşan duygusal ve toplumsal reaksiyonlar, Türk sanatçısının daha geç bir dönemde yüzleşeceği farklı dinamiklerle doyum noktasına ulaşmış ve kendisini dışa vurmuştur. Bu durum ekspresyonizm olgusunun her iki kültürde aynı paralellikte incelenemeyeceğini ortaya koymuştur. İlgili görüşü referans alan ve konu başlıkları içerisinde bunu doğrulayan saptamalarda bulunan tez çalışması, Türk ressamlarını ekspreyonizme yönlendiren etkenler bağlamında bir gruplandırma yapmak ve Türk resmindeki dışavurumculuk olgusuna bu tespitler ışığında bakmayı öngörmüştür. Böylesi bir gruplandırma, dışavurumcu yönelimin ardındaki itkisel gücü ortaya koymak ve onu ayrıştırmak bağlamında gerekli görülmüştür. Ressamların yapıtları, yaşamları ve dönemin toplumsal koşulları dikkate alınarak yapılan analizler sonucunda, Türk resminde ekspresyonist üslup özellikleri gösteren ressamların dört ana grup altında sınıflandırılarak incelenebileceği tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde ise; tez içinde ele alınan gruplandırmalar, dönemin toplumsal dinamikleri odağında çözümlenerek, ilgili sanatçılarda ekspresyonist açılıma yön veren veya bunu kısıtlayan olgular, dönemin değişen kültürel ve sosyoekonomik yapısı ışığında çözümlendirilmiştir.
  • Yayın
    Gerçeküstücü resmin yapılanmasında bilinçdışının rolü
    (Işık Üniversitesi, 2014-09-12) Büyükkaya, İnan Tanju; Bozdoğan, Seyyit; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Gerçeküstücülük, zihnin tasarladığı görüntüleri aşarak bu görsel imgelerin gerçekteki iş görme yetilerini tanımlamanın ötesine geçme amacındadır. Gerçeküstücülük için gözün fizyolojik işlevinin bir önemi yoktur. Asıl önemli olan imgelem ve iç dünyaya bakabilme becerisidir. Böyle bir iç görüye ancak, mantığın ve realitenin reddi ile ulaşıla bilinir. Gerçeküstücüler, yaratım sürecinde akıl ve mantığa bağlı kalmadan hareket etmeyi arzu ederler, bunun için de düşlerden, içgüdüsel davranışı uyarıcı dürtülerden, özellikle de bilinçdışı dünyasının kolay anlaşılamayan fakat Öz’ü barındıran doğasından coşkulu devinimlerle faydalanmaya çabalarlar. Bilinçdışını incelemeye almak ve bilinçdışı kuram ışığında hareket etmek aklın normal işlevinin dışına çıkmaya ve gerçeküstücülerin karşı çıktığı gelişmiş uygarlık düzeyini çözümleyerek yıkmaya olanak sağlamaktadır. Bu mana da, gerçeküstücülüğün ve özellikle gerçeküstücü resmin edinimleri, akımın teknik buluşlarından daha çok sanatı yeni bir zihinsel anlayışla kavrama açısından önemlidir. Bu yeni kavrama modelini bilinçdışı kuram onlara sunmuştur. Hazırlanmış olan bu tezin temel amacı da gerçeküstücü resmin yapılanmasında bilinçdışı kuramın rolünü, önemini ve fonksiyonunu belirleyebilmektir.
  • Yayın
    Ekspresyonizmin Türk Resmine etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2014-09-12) Güler, Fehim; Tandırlı, Emre; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Avrupa’da 19. yüzyıldan itibaren bilim ve sanat alanındaki ilerlemeler, doğal olarak resim sanatı alanına da yansımıştır. Sadece resim sanatında değil, edebiyat ve müzik gibi diğer alanları da etkilemiş, paralel bir gelişme kaydedilmiştir. Fotoğraf makinasının bulunmasıyla sanat tarihinde yeni bir dönemin başladığını söylemeliyiz. Ancak bunun dışındaki teknolojik gelişmelere de duyarlı olan sanat alanı, kendi zamanının teknolojisini kullanmıştır. Bu gelişmeler, resim sanatının katı kurallarının yıkılmasıyla sonuçlanmıştır. En belirgin ve özgün örneği, öncelikle, ekspresyonizmle ortaya çıkmıştır. Bu tez konusunda ekspresyonizmin kökeni, tarihsel gelişimi ve Türk resim sanatına olan etkisi incelenmiştir. Alışagelmiş kurallara başkaldırı niteliği taşıyan bu anlayış, yeni biçim ve formların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ekspresyonizmin amacı, dış dünyayla ilişkideki kişinin algıladıkları ve bunu dışarıya pentür yolu ve benzer ifadelerle ortaya koymasıdır. Duygusal ve ruhsal düzeyde yansımaların yaratılmasıdır. Renklerin yoğun ve çiğ kullanılması, konuların soyutlanması ve biçimlerin değişmesi temel özelliklerdir. Ekspresyonizm, öncelikle Almanya ve sonrasında Fransa’da ortaya çıkan bir akımdır. Akım, sadece teknik farklılıklar değil yanı sıra felsefi mesajlar ve ressamların iç dünyasının bir yansıması olarak da karşımıza çıkmaktadır. Almanya ve Fransa’daki ekspresyonizm birbirinden farklıdır. Alman ekspresyonizmi, daha yoğun psikolojik kaygı ve mesajlar içerirken, Fransız ekspresyonizmi, sadece estetik kaygıları ön planda tutmaktadır. Ekspresyonizm, Avrupa resim sanatı ve diğer sanat dallarını da etkilemiştir. Mesela müzik alanında da ekspresif özelliklerin yansıtıldığı bir süreç yaşanmıştır. Türk resim sanatı ekspresyonizmden ne kadar etkilenmiştir? 19. Yüzyıl sonundan günümüze kadar olan süreçte hangi sanatçılar ne gibi etkilerle resimlerini gerçekleştirmiştir? Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’nin kurulmasıyla birlikte, Batı sanatının etkileri de kaçınılmaz bir şekilde yansımış ve resim sanatında gelişmelere yol açmıştır. Cumhuriyetin ilanından hemen önce ve sonra Avrupa’ya eğitim almaları için gönderilen öğrenciler, öncelikle empresyonizm ve sonrasında kübist-konstrüktivist anlayışlı işlerle birlikte, dışavurumcu akımın etkilerini Türk resim sanatı içerisinde yansıtmışlardır. Türk resim tarihine bakıldığında pek çok sanatçının çalışmalarında dışavurumcu anlatım özelliklerine rastlanabilmektedir. Bu tezin son bölümünde ise ekspresyonizmin Türk resim sanatına dolaylı ve direkt olarak etkisi, Cumhuriyetin kurulması ile beraber Avrupa’ya sanat eğitimine gönderilen ressamların Fransa’da, Almanya’da edindikleri bilgi ve birikimlerini kimi zaman bireysel, kimi zaman grup olarak ortaya koymuşlardır. Ancak Osmanlı’da resim sanatı ve Cumhuriyet döneminde resim sanatı aşamalı olarak ele alınmıştır. Kuşaklar ve resim akımları tek tek incelenmiştir. Osmanlı’daki resim anlayışı Cumhuriyetle birlikte isim değiştirilmesi genç Türkiye Cumhuriyetinin sosyal ve kültürel politikaları sonucu batıya olan yüz dönüş nedeniyle bu kültürel akımların ele alınması, yeni toplumda benimsenmesi irdelenmiştir. Yeni sanat akımlarının Avrupa’da öğretilmesi amacıyla; Fransa ve Almanya’ya öğrencilerin gönderilmesi, bu öğrencilerin de o dönemde Avrupa’da etkili olan dışavurumcu resim sanatıyla tanışmaları bunu Türkiye’ye taşımalarına neden olmuştur. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti, Cumhuriyetle birlikte isim değiştirilmesi genç Türkiye Cumhuriyetinin sosyal ve kültürel politikaları sonucu batıya olan yüz dönüş nedeniyle bu kültürel akımların ele alınması, yeni toplumda benimsenmesi irdelenmiştir. Yeni sanat akımlarının Avrupa’da öğretilmesi amacıyla; Fransa ve Almanya’ya öğrencilerin gönderilmesi, bu öğrencilerin de o dönemde Avrupa’da etkili olan dışavurumcu resim sanatıyla tanışmaları bunu Türkiye’ye taşımalarına neden olmuştur. 1923 tarihinde kurulan Cumhuriyet’ten günümüze kadar dışavurumcu Türk resminin etkileri, ressamları incelenmiştir. Öncü dışavurumcu Türk ressamlarının yanı sıra günümüz dışavurumcu Türk ressamları da incelenmiş ve eserlerinden örnekler bu teze konulmuştur.
  • Yayın
    Die Brücke grubunun dışavurumcu sanattaki yeri
    (Işık Üniversitesi, 2012-09-11) Bükücü, Binnur; Tandırlı, Emre; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Yirminci yüzyıl her anlamda hızlı gelişmelerin, değişimlerin yaşandığı bir çağ olmuştur. Dışavurumculuk, yirminci yüzyıl sanatını sürekli olarak ve geniş bir kapsamda etkileyen, sonraki birçok akımının ortaya çıkmasında etkili olan bir sanat akımıdır. Bu tezle 1905 yılında ilk manifestolu akım olarak kurulan Die Brücke Grubunun, Dışavurumcu sanat akımında üslendiği anahtar görevi açıklayarak, günümüze kadar uzanan bu köprünün üzerinden yürüyerek, bıraktıkları izleri sürmeye çalıştık.