11 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 11
Yayın Sanatta yeni toplumsal stratejiler ve pratikler : yeni tip kamusal sanat(Işık Üniversitesi, 2018-06-04) Kızılkaya Eroğlu, Esra; Akdeniz, Halil; Şahiner, Rıfat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıYeni tip kamusal sanat, 90'lı yıllara gelinirken, dünyanın içinde bulunduğu sosyo-politik durumlara sessiz kalamayan, bir grup aktivist sanatçının, ayrımcılıklara, adaletsizliklere karşı arayışlarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Merkezi bir konuma koydukları izleyici kavramlarının öncüsü olarak 70'li yıllar sonrasında gelişen feminist marksist grupları göstermektedirler. Sol görüşü benimseyen bu sanatın kavramları; politik, toplumsal sorunlar ve izleyicisiyle etkileşim üzerine kurulmuştur. Geçmişte örneklerini gördüğümüz öncü sanat gruplarının düştüğü konuma gelmemek için kendine sorular soran cevaplar arayan bir sanattır. Suzanne Lacy'nin Türkçe’ye daha çevrilmemiş olan kitabı Mapping The Terrain: New Genre Public Art kitabı çalışmamın temelini oluşturmaktadır. İlk olarak bu oluşumun arkasındaki politik süreçler, etkilendikleri kavramlar irdelenmeye çalışılmıştır. Ardından bu sanatın oluşumunda etkili olmuş Suzanne Lacy, Mary Jane Jacob, Suzi Gablik, Guillermo Gomez Pena, Lucy R. Lippard, Allan Kaprow gibi sanatçıların ve küratörlerin bu sanata bakış açılarını, görüşlerini, eleştirilerini ve önerilerini kapsamaktadır. Bu çalışmada aynı zamanda toplumsal tabanlı bu sanatın örnekleri sunulmaya çalışılacaktır.Yayın Andy Goldsworthy ekseninde arazi sanatına genel bakış(Işık Üniversitesi, 2011-05-31) Uzunokur, Olca; Çınar, Bülent; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı21. yüzyılın çağdaş İngiliz arazi sanatçısı Andy Goldsworthy, yaptığı eserlerle önemli bir konuma sahiptir. Topografya, malzeme ve tarih dahil bir yerin niteliklerini iyi inceleyip bu şartlara en uygun cevabı vererek yaptığı geçici ya da kalıcı eserlerinde, yetenek ve kavramsallığın birleştiği bir içeriğe yönelen yeni eğilimlerin temsilcisidir. 20. yüzyılda sanatçılar, resim ve heykele karşı alternatif teknik ve malzeme kullanarak; sanatçının, izleyicinin rolü ve sanat nesnesinin felsefi açıdan sorgulamaya başlayarak sanat tanımını genişletmiştir. 1960'larda Amerika'da gelişmeye başlayan çevre bilinci ile Arazi Sanatı Akımı'nın içinde yer alan sanatçılar, galerilerin ve sanat pazarlayıcılarının kısıtlayıcı ve materyalist ticari zorlamalarına karşı çıkmak amacıyla, galeri ve müze gibi sergileme alanını terketmişlerdir. Dönemin çevreci hareketininde etkisiyle doğaya yönelerek çarpıcı yapıtlar üretmeyi hedeflemelerine rağmen fotoğraf, harita ya da araziden taşıdıkları taş, toprak, kum gibi malzemeleri galerilerde sergileyerek, muhalefet ettikleri güçlü sermaye gruplarına, müzelere ve galericilere gereksinim duydukları gözlemlenmiştir. Arazi Sanatı'nda bir eserin etik ve estetik açıdan doğruluğunun yamsıra ekonomik ölçüsü açısmdanda incelediğimizde; bütünlüğü, dengeyi ve biotik toplumun güzelliğini koruduğu ölçüde doğrudur, tersi ise yanlıştır. Akımın çıkışındaki hedefler ile sınırlandırılmak ya da sınıflandırılmak istemeyen Goldsworthy'nin eserlerinde; bütünlük, denge ve biotik toplumun güzelliği korunarak, insanları başka şekilde bulunamayacakları alanlara çeker, bu tutum takdir edilebilecek ve hatta koruma sağlayabilecek bir aracı görev üstlenir. Arazi Sanatçıları evrene, belki micro düzeyde etkileri olabilecek eserler yaparken insan varlığının ayırt edici özniteliğini kaybetmeme yolunu seçerek doğa üzerindeki varlığımızı sorgulama, geleceği şekillendirme ve toplum bilincini artırma eğilimini gösterirler.Yayın Soyut imge ve yapısalcılık ikilemi “Arı” soyut sanat miti(Işık Ünivresitesi, 2023-01-28) Taymaz, Damla; Şahiner, Rıfat; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora ProgramıSanat tarihinde arı soyut sanat, yaygın olarak doğanın biçimsel indirgemesi olarak değerlendirilir. Biçimci görüşler olarak tanımlanan bu yaygın yaklaşımlara göre arı soyut sanat; geometrik biçimselliğe sahip, modern insanın pozitivist ve materyalist görüşler ile şekillendirdiği, Aydınlanmacı zihinlerin doğal biçimlere uyguladığı mantıksal indirgemedir. Bu tarihsel sınıflandırmalara göre soyut sanatta estetik imge; Paul Cézanne, Georges Seurat ve Pablo Picasso’nun yolundan ilerleyerek anlatıdan, içerikten ve tanımlanabilir biçimlerden uzaklaşır. Biçimci görüşlere karşılık arı soyut sanatı kavramsal yönlerine odaklanarak inceleyen çalışmalara göre ise; soyut sanat metafizik evrenin sanatçı tarafından yorumlanmasıdır ve içeriksiz olmanın aksine metafizik bağlamda geliştirilmiş teorilere dayanan anlatılara sahiptir. Bu kümülatif anlatılar topluluğu, soyut sanatın dili veya teorisi olarak değerlendirilir. Yapısalcılık ile soyut sanat arasındaki ikilem ise ancak biçimci görüşler doğrultusunda, soyut sanat içeriksiz olarak kabul edildiğinde, tarihsellikten bağımsız ve yalnızca plastik unsurlara dayalı bir analizle incelendiğinde açığa çıkar. Bu ikilem, tez kapsamında Rosalind Krauss’un sessizlik terimiyle kavramsallaştırılmıştır. Sessizliği veya yapısalcılık ile ikilemi yaratan neden biçimci yaklaşımların teoriyi bir tarafa bırakması ve bu sayede toplumsal alanda soyut sanat mitinin yaratılması olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, soyut sanatın dil sorunsalını veya yapısalcılık ile ikilemini çözümleyebilmek amacıyla soyut sanat miti, tarihsel bir okumayla irdelenmiştir. Mitin okunması için ise; soyut sanatın metafizik kökenleri derinlemesine incelenerek sanatçıların ve eleştirmenlerin görüşleri karşılaştırılmıştır. Sanatın ve mitin, yapısalcı görüşler çerçevesinde tanımlanması ve analiz yöntemlerinin sorgulanması aracılığıyla derlenen kuramsal literatürün yanında, soyut sanatın metafizik ilişkilerinin derlenmesi ile yürütülen araştırma sayesinde bu tez, arı soyut sanat mitini ve metafizik/materyalist ikilemleri irdeleyerek, arı soyut sanatın dilini çözümlemeye çalışmıştır.Yayın Ekspresyonizmin Türk Resmine etkisi(Işık Üniversitesi, 2014-09-12) Güler, Fehim; Tandırlı, Emre; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıAvrupa’da 19. yüzyıldan itibaren bilim ve sanat alanındaki ilerlemeler, doğal olarak resim sanatı alanına da yansımıştır. Sadece resim sanatında değil, edebiyat ve müzik gibi diğer alanları da etkilemiş, paralel bir gelişme kaydedilmiştir. Fotoğraf makinasının bulunmasıyla sanat tarihinde yeni bir dönemin başladığını söylemeliyiz. Ancak bunun dışındaki teknolojik gelişmelere de duyarlı olan sanat alanı, kendi zamanının teknolojisini kullanmıştır. Bu gelişmeler, resim sanatının katı kurallarının yıkılmasıyla sonuçlanmıştır. En belirgin ve özgün örneği, öncelikle, ekspresyonizmle ortaya çıkmıştır. Bu tez konusunda ekspresyonizmin kökeni, tarihsel gelişimi ve Türk resim sanatına olan etkisi incelenmiştir. Alışagelmiş kurallara başkaldırı niteliği taşıyan bu anlayış, yeni biçim ve formların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ekspresyonizmin amacı, dış dünyayla ilişkideki kişinin algıladıkları ve bunu dışarıya pentür yolu ve benzer ifadelerle ortaya koymasıdır. Duygusal ve ruhsal düzeyde yansımaların yaratılmasıdır. Renklerin yoğun ve çiğ kullanılması, konuların soyutlanması ve biçimlerin değişmesi temel özelliklerdir. Ekspresyonizm, öncelikle Almanya ve sonrasında Fransa’da ortaya çıkan bir akımdır. Akım, sadece teknik farklılıklar değil yanı sıra felsefi mesajlar ve ressamların iç dünyasının bir yansıması olarak da karşımıza çıkmaktadır. Almanya ve Fransa’daki ekspresyonizm birbirinden farklıdır. Alman ekspresyonizmi, daha yoğun psikolojik kaygı ve mesajlar içerirken, Fransız ekspresyonizmi, sadece estetik kaygıları ön planda tutmaktadır. Ekspresyonizm, Avrupa resim sanatı ve diğer sanat dallarını da etkilemiştir. Mesela müzik alanında da ekspresif özelliklerin yansıtıldığı bir süreç yaşanmıştır. Türk resim sanatı ekspresyonizmden ne kadar etkilenmiştir? 19. Yüzyıl sonundan günümüze kadar olan süreçte hangi sanatçılar ne gibi etkilerle resimlerini gerçekleştirmiştir? Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’nin kurulmasıyla birlikte, Batı sanatının etkileri de kaçınılmaz bir şekilde yansımış ve resim sanatında gelişmelere yol açmıştır. Cumhuriyetin ilanından hemen önce ve sonra Avrupa’ya eğitim almaları için gönderilen öğrenciler, öncelikle empresyonizm ve sonrasında kübist-konstrüktivist anlayışlı işlerle birlikte, dışavurumcu akımın etkilerini Türk resim sanatı içerisinde yansıtmışlardır. Türk resim tarihine bakıldığında pek çok sanatçının çalışmalarında dışavurumcu anlatım özelliklerine rastlanabilmektedir. Bu tezin son bölümünde ise ekspresyonizmin Türk resim sanatına dolaylı ve direkt olarak etkisi, Cumhuriyetin kurulması ile beraber Avrupa’ya sanat eğitimine gönderilen ressamların Fransa’da, Almanya’da edindikleri bilgi ve birikimlerini kimi zaman bireysel, kimi zaman grup olarak ortaya koymuşlardır. Ancak Osmanlı’da resim sanatı ve Cumhuriyet döneminde resim sanatı aşamalı olarak ele alınmıştır. Kuşaklar ve resim akımları tek tek incelenmiştir. Osmanlı’daki resim anlayışı Cumhuriyetle birlikte isim değiştirilmesi genç Türkiye Cumhuriyetinin sosyal ve kültürel politikaları sonucu batıya olan yüz dönüş nedeniyle bu kültürel akımların ele alınması, yeni toplumda benimsenmesi irdelenmiştir. Yeni sanat akımlarının Avrupa’da öğretilmesi amacıyla; Fransa ve Almanya’ya öğrencilerin gönderilmesi, bu öğrencilerin de o dönemde Avrupa’da etkili olan dışavurumcu resim sanatıyla tanışmaları bunu Türkiye’ye taşımalarına neden olmuştur. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti, Cumhuriyetle birlikte isim değiştirilmesi genç Türkiye Cumhuriyetinin sosyal ve kültürel politikaları sonucu batıya olan yüz dönüş nedeniyle bu kültürel akımların ele alınması, yeni toplumda benimsenmesi irdelenmiştir. Yeni sanat akımlarının Avrupa’da öğretilmesi amacıyla; Fransa ve Almanya’ya öğrencilerin gönderilmesi, bu öğrencilerin de o dönemde Avrupa’da etkili olan dışavurumcu resim sanatıyla tanışmaları bunu Türkiye’ye taşımalarına neden olmuştur. 1923 tarihinde kurulan Cumhuriyet’ten günümüze kadar dışavurumcu Türk resminin etkileri, ressamları incelenmiştir. Öncü dışavurumcu Türk ressamlarının yanı sıra günümüz dışavurumcu Türk ressamları da incelenmiş ve eserlerinden örnekler bu teze konulmuştur.Yayın Die Brücke grubunun dışavurumcu sanattaki yeri(Işık Üniversitesi, 2012-09-11) Bükücü, Binnur; Tandırlı, Emre; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıYirminci yüzyıl her anlamda hızlı gelişmelerin, değişimlerin yaşandığı bir çağ olmuştur. Dışavurumculuk, yirminci yüzyıl sanatını sürekli olarak ve geniş bir kapsamda etkileyen, sonraki birçok akımının ortaya çıkmasında etkili olan bir sanat akımıdır. Bu tezle 1905 yılında ilk manifestolu akım olarak kurulan Die Brücke Grubunun, Dışavurumcu sanat akımında üslendiği anahtar görevi açıklayarak, günümüze kadar uzanan bu köprünün üzerinden yürüyerek, bıraktıkları izleri sürmeye çalıştık.Yayın 21. Yüzyılda kurumsal kimlik tasarımında minimalizm(Işık Üniversitesi, 2020-09-04) Güner Çorlan, Nuket; Avcı Tuğal, Sibel; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıKurumsal kimlik dönemsel değişimlerden bağımsız olarak her zaman bir ihtiyaç oluşturmuştur. Kurumların artmasıyla kurumsal kimlik tasarımı öğeleri gelişmiş, Modernizm akımıyla birlikte günümüze kadar devam etmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Minimalizm akımı, sadeliği ile yeni bir bakış açışı getirmiş, sanat ve tasarım alanındaki biçimsel dili ve ifade yöntemleri her dönemde tercih edilmiştir. Çağdaş sanatın indirgemeci eğilimleri ilk kez resim sanatında ortaya çıkmış, grafik tasarım alanında da etkileri görülmüştür. Günümüzde dijitalleşmenin getirileriyle birlikte, tüm dünyada yaşanan Korona virüsü salgını dijital dünyanın önemini daha da arttırmıştır. İnsanların günlük hayatlarında yoğun bir şekilde karşılaştığı görsel uyaranlar arasında, kurumların, izleyicinin aklında yer etmesi ve görünebilir olması için kısıtlı bir zaman olmaktadır. Bu durum sadelik kavramlarına duyulan ihtiyacı da beraberinde getirmiştir. Bu noktada önemli olan sadeleşmeyle birlikte tasarımın basitliğe kaçmamasıdır. Bu çalışmada, Minimalizm’in dönemsel anlamına yakın şekilde kurumsal kimlik tasarımları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yapılan anket sonucunda çıkan Starbucks markasının kurumsal kimlik tasarımı göstergebilimsel olarak incelenmiş ve minimal yaklaşımla ele alınmaya çalışılarak uygulama yapılmıştır.Yayın Işık ve hareket : Op art(Işık Üniversitesi, 2011-05-06) Avcı Tuğal, Sibel; Özdin, Nilüfer; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıOp Art; algısal yanılsama üzerine kurulu bir sanat anlayışıdır. Op Art bilinçli olarak oluşturulan düzenlemelerle ışık, renk, form ve kompozisyonlar yardımıyla yanılsama yaratarak, eğitim, kültür, cinsiyet ve yaş farkı gözetmeksizin tüm izleyicileri benzer şekilde etkiler. Op Art; kurallara, bilimsel verilere ve matematiksel değerlere bağlı yapısı nedeniyle diğer görsel sanat dallarından farklıdır. Bu tez çalışmasında sırasıyla; fiziksel olarak ışık, renk, renk kuramları, göz anatomisi ve fizyolojisi, görsel algı ve görsel algı yanılsamaları incelenmiştir. Daha sonra plastik sanatlarda resimde ışık ve hareket konusu dönemsel farklılıklara örneklerle ele alınmıştır. Bu bölümlerin ardından Op Art'ın oluşumu, kompozisyon özellikleri anlatılmış ve Op Art sanatçılarından örnekler verilmiştir. Op Art'ın çağdaş insan yaşamına entegre olan sanat görüşü olmasına değinilerek insan beyninde psikolojik olarak ortaya koyduğu etkileme gücü tartışılmıştır. Op Art görüşünü ortaya koyan ve tarz olarak benimseyen öncü kişi ve sanat grupları hakkında bilgiler verilmiştir. 20.yüzyılda ortaya çıkan ve kısa bir dönem süren Op Art, gözün yanıltılabileceğine dair ortaya koyduğu çalışmalarla dikkat çekicidir. Op Art temelli komposizyon ve renk yapıları günümüzde özellikle dikkatin çekilmesinin gerekli olduğu her alanda kullanılmaktadır. Op Art'ın sistematik ve kurallara bağlı yapısının, 20.yüzyılın ikinci yarısından sonra hızla gelişen bilgisayar destekli grafik tasarım yazılım programlarının yapılanmasında etkin olduğu düşünülebilir. Op Art'ın temel değerleri grafik sanatlar ve grafik tasarımı alanında uygulanabilir.Yayın Marcel Duchamp’ın yapıtlarına çözümleyici bir katalog çalışması(Işık Üniversitesi, 2012-06-14) Erenus, Özlem Kalkan; Çınar, Bülent; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıBu tezin temel amacı, Marcel Duchamp'ın yapıtlar bütününün tek ve sürekli bir yapı içinde oluşumunu değerlendirmektir. Öncelikle yapıtları ve yaşamöyküsü bağlamında, Marcel Duchamp'ın zihinsel oluşumunu belirleyen evreler, etki kaynaklarıyla birlikte incelenmiştir. Sonraki bölümde yapıtları çözümlenerek, Marcel Duchamp'ın düşünsel yapısı sunulmuştur. İzleyen bölümde Duchamp'ın Dada ve Sürrealizm ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Son olarak, tam bir gizlilik içinde yürütülen ve ancak ölümünden sonra sergilenen son büyük yapıtı incelenmiştir ve Marcel Duchamp'ın Yirminci Yüzyıl'ın en radikal estetik anlayışını getiren sanatçı olarak sunulması amaçlanmıştır.Yayın Land art ve mekan bağlamında süre, süreç, temsiliyet problematiğinin dil ve mekan ilişkisi : sanatçının varoluşsal uzamı(Işık Üniversitesi, 2018-06-07) Mergin, Arzu; Hızal, Meriç; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıThis study that I performed over the existential space of artist with an existential perspective has formed by examining the linguistic and spatial relation of time, process and representation of ‘Land Art’, which arose in the cultural environment of the 1960-70’s as an art movement, within the context of space. My study aims at making a proposition about the relations of artists with space, temporality (time, process) and representation, and the effects of these relations on language, space and space concept by using inductive method over the Land Art artists and their works. All references and parameters of ‘Land Art’ have been examined inclusively and over the samples spanning over an extensive scale in my study, which is consisted of nine main chapters. The problematic of nature and representation of nature and the existential space of artist have been dealt with as it will create a general framework over the important Land Art artists such as Hamish Fulton, Richard Long, Robert Smithson and Michael Heizer. As a conclusion in my study that I discussed with a flexible perspective with reference to Land Art artists, I can express that vision of artists, which offers us a new and fresh perspective, offers us new ways of seeing and perception versions by making an intense connection with space and language. It has been explored within the scope of my study that the space concept, which is produced mentally by artists, and their manners prioritizing this fictional space concept, and the intense and layered relation they established with language play a central and primary role in conceptualization of art. I can express that I am hopeful for my study, which examines the basic dynamics of Land Art and the relation that these dynamics established with language, space and space concept, to be effective in explaining the meaning of current artistic approaches and expansions that include ecological, environmentalist and ethical propositions.Yayın Wassily Kandinsky'nin sanat tanımı(Işık Üniversitesi, 2011-02-25) Bayramin, İznur; Öztokat, Nedret; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans ProgramıWassily Kandinsky'nin Sanat Tanımı bu tezin özünü oluşturmaktadır. Sanatçının yaşamından kesitler, yapıtları ile yaşadığı dönemin kültürel, sosyal ve siyasal çerçevesi içinde değerlendirilmesi, sanat kuramına bakışı, yapıtlarından ve yazılarından yola çıkarak sanatı tematik, spiritüel, soyut ve renk olarak tanımlama şekli incelenecektir. Modem sanatın gelişmesinde üstlendiği öncü rolün daha net kavranması sağlanmaya çalışılarak, ortaya konan veriler ışığında, Kandinsky'nin kuramsal yazı ve yapıtlarında sanatı nasıl tanımladığının aydınlığa kavuşması amaçlanmaktadır.












