2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Üniversite öğrencilerinde bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile depresyon ve kaygı arasındaki ilişkinin incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2018-06-04) Yöş, Begüm; Balkır Neftçi, Nazlı; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu çalışmanın amacı bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin depresyon ve kaygı düzeylerine göre nasıl farklılaştığı, hangi stratejilerin depresyona hangi stratejilerin kaygıya özgü olduğunu araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya 18-30 yaş arası İstanbul ilinde bulunan Marmara Üniversitesi ve Işık Üniversitesi öğrencileri ve mezunlarından 350 kişi katılmıştır. Katılımcılara Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği verilmiştir. Katılımcılar gruplara yapılan ölçeklerden elde edilen depresyon ve anksiyete skorlarına göre ayrılmıştır. Buna göre depresyon ve anksiyete skorları düşük olan ilk grup kontrol grubu, depresyon skoru yüksek anksiyete skoru düşük olan ikinci grup depresyon grubu, anksiyete skoru yüksek depresyon skoru düşük olan üçüncü grup anksiyete grubu, hem depresyon hem anksiyete skoru yüksek olan dördüncü grup depresyon+anksiyete grubu olmak üzere dört grup oluşturulmuştur. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre 4 grup depresyon ve anksiyete skorları bakımından anlamlı derecede farklılık göstermektedir. Bilişsel duygu düzenleme stratejilerine bakıldığında ise yine bu 4 grup kendini suçlama, ruminasyon, olumlu yeniden değerlendirme, plan yapmaya yeniden odaklanma, olumlu yeniden odaklanma, olayın değerini azaltma ve felaketleştirme stratejilerinin kullanım sıklığı bakımından anlamlı derecede fark bulunmuştur. Anksiyete grubu, depresyon grubu ve anksiyete+depresyon grubu karşılaştırıldığında kendini suçlama, depresyon ve depresyon+anksiyete grubunda anksiyete grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Ruminasyon ve felaketleştirme depresyon+anksiyete grubunda, depresyon ve anksiyete gruplarına göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Olumlu yeniden odaklanma için 3 grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Plan yapmaya yeniden odaklanma, depresyon+anksiyete grubu, anksiyete grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Olumlu yeniden değerlendirme, depresyon ve depresyon+anksiyete grubunda anksiyete grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Olayın değerini azaltma, depresyon ve depresyon+anksiyete grubunda anksiyete grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Sonuç: Depresyon ve anksiyetede hangi bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin daha sık kullanıldığı ve hangilerinin anksiyete üzerinde özelleştiğini bilmek tedavi sürecine ışık tutacaktır.Yayın Çocukluk çağı travması ile psikolojik belirtiler arasındaki ilişkide bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı rolü(Işık Üniversitesi, 2021-01-15) Sarıçamlık, Esra; Akçınar Yayla, Berna; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmada, çocukluk çağı travmaları ile psikolojik semptomlar arasındaki ilişkide adaptif olmayan bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı rolü İncelenmiştir. Yöntem: Araştırma, 18-50 yaş aralığındaki 422 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma çevrimiçi ortamda yapılmıştır. Önce onam formu doldurtulduktan sonra sırasıyla; Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (CTQ-33), Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri, Kısa Semptom Envanteri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, sosyodemografik değişkenlerin çocukluk çağı travmaları, bilişsel duygu düzenleme stratejileri, depresyon ve somatizasyon üzerindeki etkisi incelemek için bağımsız örneklem t- testi ve tek yönlü ANOVA analizleri, hipotezleri test etmek için Pearson Korelasyon Analizi, Regresyon analizi ve aracı değişken analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda çocukluk çağı travmaları ile depresyon ve somatizasyon arasında olumlu; çocukluk çağı travmaları ile adaptif olmayan bilişsel duygu düzenleme stratejileri arasında olumlu; adaptif olmayan bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile depresyon ve somatizasyon arasında olumlu yönde ilişki bulunmuştur. Yapılan aracı değişken analizi sonucunda ise; ruminasyonun, çocukluk çağı travmaları ile depresyon arasında kısmi aracı etkisi olduğu; felaketleştirmenin, çocukluk çağı travmaları ile somatizasyon arasında kısmi aracı etkisi olduğu bulunmuştur. Sonuç: Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar, bireyin yaşamının ileriki dönemlerinde de etkisini gösterebilmektedir. Çocukluk çağı travma puanları yüksek olan bireylerin depresyon, somatizasyon puanlarının da yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ile çocukluk çağı travmaları ile depresyon ve somatizasyon arasındaki ilişki, adaptif olmayan bilişsel duygu düzenleme stratejilerin bunlarla ilişkisi ortaya konularak literatüre katkı sağlanmıştır.












