3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Beş faktör kişilik özellikleri ve karanlık üçlü kişilik özelliklerinin eş uyumu ile olan ilişkileri: Evli çiftlerde kesitsel bir çalışma(Işık Üniversitesi, 2019-05-20) Yurdakul, Yaprak; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu araştırmada Beş Faktör kişilik özellikleri (uyumluluk, deneyime açıklık, sorumluluk, nörotizm ve dışadönüklük) ve Karanlık Üçlü kişilik özellikleri (Makyavelizm, narsisizm ve psikopati) ile evli çiftlerde eş uyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma örneklemini Adana ve İstanbul’dan seçilmiş 226 çift oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları Gönüllü Olur Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Karanlık Üçlü Ölçeği, Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT) ve Çift Uyum Ölçeği’ni doldurmuşlardır. Bulgular: Araştırmanın bulguları Makyavelizm, narsisizm, psikopati ve nörotizmin eş uyumunu olumsuz, sorumluluk ve uyumluluğun ise olumlu yönde yordadığını göstermektedir. Bunun yanında cinsiyetlere göre incelendiğinde kadınların Makyavelizm, narsisizm, uyumluluk, sorumluluk ve nörotizm puanlarının erkeklerin eş uyumunu yordadığı, erkeklerin psikopati, narsisizm, nörotizm ve uyumluluk puanların kadınların eş uyumunu yordadığı gözlenmiştir. Çiftlerin puan farkları ile ölçülen eş benzerliği ile çiftlerin eş uyumunun ilişkili olduğu gözlenmiştir. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Beş Faktör kişilik özellikleri ve Karanlık Üçlü kişilik özellikleri eş uyumunu etkilemektedir. Bunun yanında sosyodemografik özelliklere göre de bireylerin kişilik özellikleri ve eş uyumları farklılıklar göstermiştir. Elde edilen sonuçlar ve sınırlılıklar literatür ışığında tartışılmıştır.Yayın Eşten algılanan sosyal destek, çift uyumu ve iş aile çatışmasının kadınların depresyonunu yordayıcı etkisi: nicel ve nitel inceleme(Işık Üniversitesi, 2022-06-15) Güzel, Sinem; Akçinar, Berna; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmada, Covid-19 döneminde, eşten algılanan sosyal desteğin, çift uyumunun ve iş aile çatışmasının kadınların depresyonu üzerindeki yordayıcı rolü nicel ve nitel araştırma yöntemleri ile incelenmiştir. 2-8 yaş aralığında çocuğa sahip ve partneri olan 265 anne ile anket çalışması yapılmış, 20 anne ile derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Nicel çalışmada katılımcılara, Bilgilendirilmiş Onam Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Çift Uyum Ölçeği, İş Aile Çatışması Ölçeği ve Kısa Semptom Envanteri?nin depresyon alt boyutu uygulanmıştır. Nitel çalışmada, yapılandırılmış soru formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, eşten algılanan sosyal destek kadınların depresyonunu negatif yönde; çift uyumu kadınların depresyonunu negatif yönde; iş aile çatışması kadınların depresyonunu pozitif yönde yordamaktadır. Çift uyumunun alt boyutlarından olan çift doyumunun iş aile çatışması ve depresyon arasındaki ilişkide koruyucu bir role sahip olduğu görülmüştür. Çift doyumu yüksek olan kadınlar yüksek düzeyde iş aile çatışmasına sahip olsalar dahi düşük düzeyde depresyon puanı almaktadırlar. Nitel analizler sonucunda, çalıştıkları için eşlerinden destek aldığını bildiren annelerin ilişki tanımlarında olumlu ifadeler söylediği tespit edilmiştir. Covid-19 pandemisi, anneleri en çok maddi, manevi, eğitim ve çocuk konularında etkilenmiştir.Yayın Covid-19 sürecinde evden çalışan annelerde depresyonu yordayan faktörler: iş-aile çatışması, evlilik uyumu ve ebeveyn tükenmişliği(Kadın Ve Demokrasi Derneği, 2021-12) Parlak, Ülkü; Karaköse, SelinÇalışma hayatında yer alan çocuklu kadınların bireysel ve aile yaşantısındaki çoklu rolleri nedeniyle depresyon için risk grubu altında yer aldığı bilinmektedir. İçinde bulunduğumuz COVID-19 pandemisinde evden çalışma düzeniyle birlikte kadınlar için artan bu çoklu roller ile depresyon arasındaki ilişki henüz araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, iş-aile çatışması, evlilik uyumu ve ebeveyn tükenmişliğinin depresyon üzerindeki yordayıcı etkisinin klinik olmayan bir örneklem grubunda araştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemini evden çalışan, evli ve çocuğu olan 24-55 yaş arası (ORT = 34.27, SS = 5.88) 495 kadın oluşturmaktadır. Psikososyodemografik Bilgi Formu, Depresyon Anksiyete Stress Ölçeği (DASS-21) Depresyon Alt Boyutu, Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği (YÇUÖ), İş-Aile Çatışması Ölçeği (İAÇÖ) ve Ebeveyn Tükenmişlik Değerlendirmesi’yle (ABT) oluşan anket bataryası çevrimiçi olarak sunulmuştur. Çoklu hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre, iş-aile çatışması, evlilik uyumu ve ebeveyn tükenmişliği değişkenlerinin depresyonu istatistiksel olarak anlamlı ve birbirine benzer güç düzeyinde yordadığı bulunmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların, çalışan kadınlarda depresyonla müdahale programlarında pratik ve teorik açılardan fayda sağlayacağı düşünülmektedir.












