Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Yayın
    Yeni çalışma hayatı, gerekleri ve performans değerlendirme kriterleri
    (Işık Üniversitesi, 2021-01-19) Kılıç, Mina Merve; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    Çağımız bilgi ve teknoloji çağıdır. Bu anlamda işletmeler maliyetlerini düşürmek ve kar marjlarını yükseltmek için yeni çalışma şekillerini benimse sürecindedir. Özellikle günümüzde Covid-19 pandemisi ile birlikte pek çok işletme karma ve uzaktan çalışma şekline geçiş sağlamıştır. Uzaktan ve karma çalışma şeklinin işletmelere birçok faydasının yanı sıra, teknik altyapı eksikliği, işletmelerin bu anlamda yeterlilik durumu, çalışanların sisteme adaptasyon durumu ve çalışanların performans değerlendirilmesi gibi konuların belirsizliği ve yetersizliği sürecin üzerinde düşünülmesi ve önlem alınması gereken konularındandır. Bu çalışmanın amacı uzaktan ve karma çalışma sisteminin gerekleri ve performans değerlendirme kriterlerinin araştırılması ve bu anlamda literatüre katkı sağlanmasıdır. Bu amaçla çalışmada uzaktan çalışma ve performans değerlendirme konularına değinilmiş ve bu konu ile ilgili farklı sektörlerden işletmelerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgular ve öneriler çalışmanın sonuç kısmında verilmiştir.
  • Yayın
    2008 krizi öncesi ve sonrasının Türk bankacılık sektörü üzerindeki etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2018-08-03) Ermiş, Hasanali; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    2008 krizi, ABD’de ortaya çıkan ve sonrasında tüm dünyaya yayılan, dünya tarihindeki en büyük krizlerden birisidir. Krizin etkilerini yoğun biçimde gösterdiği sektörlerden birisi de bankacılık sektörüdür. 2008 krizinin öncesinde ve sonrasında Türkiye’deki bankaların performanslarının karşılaştırılması, çalışmanın temel amacı olarak belirlenmiştir. Bu amacın gerçekleşmesi için literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada 2008 krizi öncesi ve sonrasında Türk bankacılık sektöründe sermaye yeterlik oranı, kârlılık, özkaynak kârlılığı, aktif kârlılık, net faiz marjı, sorunlu kredi oranları, mevduatların krediye dönüşme oranı göstergeleri, donuk aktif göstergeleri değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kriz kârlılık, aktif kârlılık, özkaynak kârlılığı göstergelerinde düzeyleri değişecek şekilde olumsuz etkiler ortaya koymuştur. 2008 krizinin Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilere olan etkilerinin farklılık meydana getirmeyecek yapıda olduğu görülmüştür. Çalışmada ayrıca donuk aktif ortalamaları ile net faiz marjı göstergelerinin krizle birlikte artış gösterdiği yönünde sonuçlar elde edilmiştir.2001 krizi sonrasında yeniden yapılanan ve nispeten güçlenen Türk bankacılık sektörünün krizin olumsuz etkilerine karşın belirli ölçüde istikrar yakalayarak etkilerin düzeyini azalttığı sonucuna varılmıştır.
  • Yayın
    Yeşil çatı sistemlerinin su ve enerji dengesi açısından değerlendirilmesi
    (Istanbul Univ, Fac Forestry, 2016) Ekşi, Mert; Uzun, Adnan
    Yeşil çatı kavramı, günümüzde sığ derinliğe sahip bir yetişme ortamı üzerinde (2-10 cm), değişken çevre koşullarına uyum sağlayabilen otsu bitki türleriyle bitkilendirilen, bakım ihtiyaçları düşük olan, üzerinde bulunduğu binaya ve şehre sağladığı katkılar nedeniyle tesis edilen ekstensif (az yoğun) çatı bahçeleri için kullanılan bir terimdir. Bu çalışmanın amacı, İstanbul iklim şartlarında yer alan bir yeşil çatı sisteminin, ısı yalıtımı, su tutma, yüzeysel akış, bitki büyüme durumu gibi özelliklerinin ve çevresel etmenlerle olan etkileşiminin karşılaştırmalı ölçümler yardımıyla belirlenmesidir. Çalışma kapsamında, bir araştırma alanı kurularak (İÜ Yeşil Çatı Araştırma İstasyonu), yeşil çatı sistemlerinin İstanbul şartlarında su ve enerji dengesi açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Bu sayede İstanbul şartlarındaki bir yeşil çatı sistemi su ve enerji dengesi açısından değerlendirilmiş, kentle ve üzerinde bulunduğu yapıyla olan ilişkileri tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, yeşil çatı sisteminin referans çatıya oranla genel ortalamada %77 oranında ısı verimliliği sağladığı tespit edilmiştir. Çatı yüzeylerinde oluşan sıcaklık dalgalanmaları, çatının yeşil çatı ile kaplı bölümünde %79 oranında daha düşük olarak ölçülmüştür. Bunun yanı sıra çatı yüzeyine gelen yağış, yetişme ortamındaki nem içeriğine bağlı olarak %12,8 ile %100 oranında yeşil çatı sistemi içerisinde biriktirilmiş ve sistemden su tahliyesi 23 saate kadar ertelenebilmiştir.
  • Yayın
    Örgüt kültürünün hastanelerde çalışan personelin performansına etkileri üzerine bir incelenme
    (Marmara Üniversitesi, 2022-03-28) Çepni, Selden; Karabulut, Yiğit Şerif
    Örgüt kültürü ve ilgili araştırmalar, 21. Yüzyıl’da tüm dünyada neo-klasik yaklaşımların etkisinde çağdaş yönetim teorileri ile birlikte oldukça büyük bir ilgi görmüş ve birçok işletme bu anlamda kurum etkinliğinin zarar görmemesini hedeflemiştir. Özellikle hastanelerde, sağlık çalışanlarının kurum tarafından benimsenmiş normlara uyumu ve bu doğrultuda performanslarının hangi yönde etkileneceği hem kurumsal hem de bireysel başarı için son derece önemlidir. Bu amaçla hastane çalışanlarının performanslarına örgüt kültürünün bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu çalışma, hastanelerde örgüt kültürünün çalışanların performansları üzerine etkilerini ortaya koymayı amaçlayan tanımlayıcı türde bir literatür taramasıdır ve bu çalışmada ulusal ve uluslararası çalışmalardan faydalanılmıştır. Çalışmanın sonucunda sağlık çalışanları mesleklerinin gerekleri ile ilgili unsurlardan performans anlamında etkilenirken çalışanların örgüt kültüründen de ulusal ve uluslararası boyutta negatif ve pozitif yönde etkilendikleri kanısına varılmaktadır.
  • Yayın
    Çağdaş sanatta bedenin cinsel temsiliyetine bir bakış
    (Işık Üniversitesi, 2012-09-05) Ceylaner, Sevgi Ceren; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Beden nedir? Bedeni tanımanın insan için önemi nedir? Özgür bir beden olabilmek insan için neden önemlidir? Cinsiyet nedir? Cinsel kimliklerin inşasındaki iktidar güçlerinin amaçları nelerdir? Gibi sorulara yanıt arayarak oluşturulan tez, Çağdaş Sanat alanındaki üretimlerden yola çıkarak, bu sorulara cevap arama ve yeni sorular için düşündürücü olma amacındadır. Farklı gösterge rejimleri çerçevesinde; beden kavramı ve bedenin hedef olarak sanatla olan güçlü bağı, bu çalışmanın odak noktasını oluşturur. 20. yüzyılda aklın egemen hale gelmesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle biçimlenen bireysel yaşamın, özellikle 1970'li ve 1980'li yıllarda hem artistik pratiğin hem de sanat yapıtının geleneksel kavramlar kapsamından çıkıp yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Sanat bundan böyle; düşündürücü olmasıyla, sıra dışı görselliğiyle, sınırsız imgelemiyle en ilginç malzeme olan insan bedeniyle iletişim kurmaya, fikirleri iletmeye yarayan bir araç olarak kullanılmıştır. Sanat ve düşün ilişkisinin plastik sanatların sınırlarından kurtulmasıyla aynı döneme rastlayan pek çok çalışmada, sanatçılar bedeni bir ifade aracı; insanı da konuşan, düşünen ve eyleyen bir özne olarak kullandılar. Bu tez çalışmasında, beden izleğinin sanata yansıması tarihsel sürecinden, Modern anlayışa ve Postmodern döneme kadar, sanatsal üretimlere olan aksı üzerinden incelendi. Geçmişten günümüze kadar, çoğu disiplinde irdelenen beden kavramının bir uygarlık miti olarak, sanatsal serüveni, en önemli örnekler ele alınarak ve değerlendirilerek kaleme alınmıştır.
  • Yayın
    Alzheimer hastalığında olağan durum ağı bağlantısallığı
    (Türkiye Sinir Ve Ruh Sağlığı Derneği, 2019-12) Yıldırım, Elif; Soncu Büyükişcan, Ezgi
    Amaç: Alzheimer hastalığı (AH) beyinde yapısal ve işlevsel değişimler meydana getiren nörodejeneratif bir hastalıktır. Gelişen beyin görüntüleme yöntemleri sayesinde AH patolojisine eşlik eden yapısal ve işlevsel bağlantılardaki bozulmalar gitgide daha görünür hale gelmiştir. AH’de dinlenim durumu bağlantısallığında, özellikle de olağan durum ağı (default mode network - DMN) olarak adlandırılan içsel bağlantısallık ağında farklılaşmalar görülmektedir. Bu çalışmada DMN bağlantısallık bulgularının incelenmesi ve tartışılması amaçlanmıştır. Yöntem: İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) çalışmalarında en yaygın kullanılan 2 temel metodoloji (tohum temelli ve bağımsız bileşen analizi) temel alınarak alanda yapılan çalışmalar incelenmiştir. Bulgular: Çalışmalar genel olarak, DMN bağlantısallığının AH süreci boyunca ilerleyici bir şekilde bozulduğunu göstermektedir. DMN alt sistemlerinin AH’nin preklinik ve prodromal evrelerinde farklı bağlantısallık örüntüleri gösterdiği de belirtilmektedir. DMN’deki bozulmanın diğer bağlantısallık ağlarındaki farklılaşma ile ilişkili olabileceğini öne süren kanıtlar da mevcuttur. Buna ek olarak, bulgular DMN’nin AH ile ilişkili nöropatoloji ve genetik risk faktörleri ile olan ilişkisine de işaret etmektedir. Sonuç: AH’nin beyinde başta DMN olmak üzere diğer dinlenim durumu ağlarında işlevsel bozulmalara yol açan yaygın bir diskonneksiyon sendromu olduğu öne sürülebilir. Buna ek olarak, preklinik vakalarda ve risk taşıyan kişilerde de saptanabilen AH ile ilişkili işlevsel bağlantısallık değişimleri AH için muhtemel bir biyo-belirteç olabilir.
  • Yayın
    Mikro ölçekli hisselerde anormal fiyat hareketlerinin LSTM ile tahmini
    (Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2025-08-15) Recal, Füsun; Kayaçetin, Nuri Volkan; Kayahan, İsmail
    Bireysel yatırımcıların karar alma süreçlerinde gözlemlenen aşırı iyimserlik, sürü psikolojisi ve yakın geçmişteki performansa aşırı tepki gibi davranışsal eğilimler dar yatırımcı tabanları ve düşük likiditeleri nedeniyle arbitraj mekanizmasının göreceli olarak zor işlediği mikro ölçekli hisselerin değerlerini makul ekonomik temellerden koparabilir. Bu çalışmada, bu tip davranışsal eğilimlerin hisse fiyatı ve işlem hacmi üzerinde belli örüntüler bırakacağı fikrinden yola çıkılarak, Borsa İstanbul’da işlem gören mikro ölçek hisselerdeki anormal fiyat ayrışmalarını, geçmiş fiyat ve hacim bazlı değişkenler yardımıyla tahmin eden bir LSTM modeli geliştirilmiştir. İncelenen hisselerin yarısından çoğunda modelden elde edilen tahminler gerçekleşen getirilerle pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki içindedir. Sonuçlar, mikro ölçekli hisselerdeki fiyat ayrışmalarının geçmiş fiyat ve hacim verisiyle kısmen de olsa açıklanabildiğini göstermektedir.