3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Identification of metabolic correlates of mild cognitive impairment in Parkinson's disease using magnetic resonance spectroscopic imaging and machine learning(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2022-12) Cengiz, Sevim; Arslan, Dilek Betül; Kıçik, Ani; Erdoğdu, Emel; Yıldırım, Muhammed; Hatay, Gökçe Hale; Tüfekçioğlu, Zeynep; Uluğ, Aziz Müfit; Bilgiç, Başar; Hanagasi, Haşmet; Demiralp, Tamer; Gürvit, Hakan; Öztürk Işıkk, EsinObjective: To investigate metabolic changes of mild cognitive impairment in Parkinson’s disease (PD-MCI) using proton magnetic resonance spectroscopic imaging (1H-MRSI). Methods: Sixteen healthy controls (HC), 26 cognitively normal Parkinson’s disease (PD-CN) patients, and 34 PD-MCI patients were scanned in this prospective study. Neuropsychological tests were performed, and three-dimensional 1H-MRSI was obtained at 3 T. Metabolic parameters and neuropsychological test scores were compared between PD-MCI, PD-CN, and HC. The correlations between neuropsychological test scores and metabolic intensities were also assessed. Supervised machine learning algorithms were applied to classify HC, PD-CN, and PD-MCI groups based on metabolite levels. Results: PD-MCI had a lower corrected total N-acetylaspartate over total creatine ratio (tNAA/tCr) in the right precentral gyrus, corresponding to the sensorimotor network (p = 0.01), and a lower tNAA over myoinositol ratio (tNAA/mI) at a part of the default mode network, corresponding to the retrosplenial cortex (p = 0.04) than PD-CN. The HC and PD-MCI patients were classified with an accuracy of 86.4% (sensitivity = 72.7% and specificity = 81.8%) using bagged trees. Conclusion: 1H-MRSI revealed metabolic changes in the default mode, ventral attention/salience, and sensorimotor networks of PD-MCI patients, which could be summarized mainly as ‘posterior cortical metabolic changes’ related with cognitive dysfunction.Yayın Algılanan ebeveyn reddi ve borderline kişilik inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve öfkenin aracı rolü: cinsiyet temelli sıralı aracı etki modeli(İstanbul University Press, 2025-07-29) Önürme, Güneş Beyza; Akyunus, Miray; Ünver, BuketBilişsel kurama göre borderline kişilik bozuklukluğu, kökeni çocukluk çağı deneyimlerine dayanan kendine özgü işlevsiz inançlar ile karakterizedir. Çaresizlik, güvensizlik ve terkedilme korkusunu merkezine alan bu inançlar, yoğun öfke tepkileri ve davranışlarda aşırılıklar gibi belirtilere neden olmaktadır. Çocuklukta ebeveynden algılanan red, ilerleyen yıllarda reddedilme duyarlılığının gelişmesine, bu duyarlılık ise kişiler arası ilişkilerde algılanan red deneyimlerinde artışa yol açabilmektedir. Tekrarlayan reddedilme algısı hayal kırıklığı, acı ve öfke gibi tepkileri şiddetlendirebilir. Yıkıcı duygusal ve davranışsal tepkilerin ilişkilere verdiği zarar ise mevcut işlevsiz inançları pekiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, çocuklukta algılanan ebeveyn reddi ile borderline kişilik bozukluğu inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracı etkisinin sınanmasıdır. Araştırma Türkiye toplumu örnekleminden 18-72 yaş arası 550 katılımcı ile yürütülmüştür. Sosyodemografik ve Kişisel Bilgi Formu, Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kısa Form, Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği-Sürekli Öfke alt ölçeği ve Kişilik İnanç Ölçeği/Kısa Formu-Borderline Kişilik Bozukluğu alt ölçeği aracılığıyla çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma bulguları hem anneden hem de babadan algılanan reddin, reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracılığıyla borderline kişilik bozukluğu inançlarını yordadığını göstermiştir. Ayrıca kadınlarda hem anneden hem de babadan algılanan reddin önce reddedilme duyarlılığını, ardından sürekli öfkeyi artırarak, borderline kişilik bozukluğu işlevsiz inançlarının gelişiminde rol oynadığını ortaya koymuştur. Erkeklerde ise, algılanan anne ve baba reddinin, reddedilme duyarlılığı ve borderline kişilik bozukluğu inançları ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu, ancak mevcut çalışmada önerilen sıralı aracı etki mekanizmasının yordayıcı gücünün olmadığı görülmüştür. Bu çalışma borderline kişilik özelliklerinin ve bilişsel işleyişinin cinsiyet temelli farklılıklarının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bulgular, kadınlarda işleyen mekanizmayı açıklamakla birlikte, erkeklerde alternatif modellerin test edilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.Yayın Validation and normative data study for the Turkish version of the movie for the assessment of social cognition (MASC-TR)(Oxford University Press, 2026-02-05) Şandor, Serra; Hıdıroğlu-Ongun, Ceren; Tanfer, Mehmet Can; Gürkaş, Sena; Bora, Emre; Yıldırım, ElifObjective This study aimed to adapt the Movie for the Assessment of Social Cognition (MASC) into Turkish (MASC-TR), examine its psychometric properties, and establish normative data. Additionally, the study investigated the discriminative validity of the MASC-TR in differentiating individuals with autism spectrum disorder (ASD) from healthy controls. Methods The sample comprised 228 healthy adults and 29 individuals with ASD aged 18–45 years. Participants completed the MASC-TR along with established measures of theory of mind (ToM)—the Reading the Mind in the Eyes Test (RMET) and the Faux Pas Recognition Test (FPRT)—as well as non-social cognitive tasks assessing attention, working memory, and executive functions. Reliability analyses included internal consistency and test–retest reliability. Construct validity was assessed via convergent and discriminant correlations. Group comparisons and receiver operating characteristic analyses were used to evaluate discriminative validity, while multifactorial analysis of variance and regression analyses examined demographic effects. Results The MASC-TR demonstrated acceptable internal consistency (α=0.75) and excellent test–retest reliability (ICC=0.98). Significant positive correlations with RMET and FPRT supported convergent validity. Education level emerged as the only significant demographic predictor of MASC-TR performance. The MASC-TR successfully differentiated individuals with ASD from controls (t=−3.87, p<.001), with an optimal cutoff of 23.5 yielding 97% sensitivity and 52% specificity (area under the curve=0.72). Conclusions The findings indicate that the MASC-TR is a valid and reliable measure of social cognition in Turkish adults. The availability of culturally adapted normative data enhances its clinical and research utility for assessing ToM functioning across populations.












