Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Resim kursunun cezaevindeki tutuklu ve hükümlü kadınların üzerinde yarattığı etkileri : Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
    (Işık Üniversitesi, 2019-01-16) Cığırlı, Eda; Kara Sarıoğlu, Didem; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Sanatın gelişim süreci ve insanların iç dünyasındaki değeri ilk çağlardaki insanların yapmış oldukları üretimlerden itibaren gözlemlenebilmektedir. Sanat, semboller ve imgeler ile bir araç olarak yüzyıllar boyu kullanılmış, değişen insanların ve toplulukların ifade biçimi olmuştur. Günümüzde dinamik, değişken, iyileştirici ve dışavurumcu yapısı ön plana çıkarak önem kazanmış ve önemli bir bilim dalı olan psikolojide yerini almıştır. Psikoloji, sanatın katmanlarıyla birleşerek pozitif sonuç veren sağaltım metotları geliştirmiştir. Sanatın yaygın dalı olan görsel sanatlar, psikolojinin uygulamalı alanlarında “görsel sanatlar terapisi” tanımlamasıyla bir sağaltım yöntemi olarak kullanılmaktadır. Uygulama örneklerini dünyanın dört bir yanına taşıyan ve Türkiye’de de yerini bulan bu metotlardan biri “sanatla terapi” başlığı olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde toplumlar yeni hümanistik değer yapılanmalarını oluşturmakta ve sanatla terapiyi insanların öz saygınlığına, korkularına, tükenmişliğine, sevgisizliğine, hissizlik duygularına odaklayarak çalışmalarını sürdürmektedir. Korkunun güvene, öfkenin de şefkate dönüştürülebildiği bir süreçten söz edilmektedir. Bugün sanatın bu işlevi, sadece toplumsal normlarla uyumlu bir birliktelik sürdüren bireyleri kapsamamaktadır. Sanat artık bu çerçevenin dışına doğru genişleyerek, özel koşullar altında yaşayan insanlar için de bir ifade alanı yaratmaktadır. Bu tez çalışmasının örneklendirdiği gibi uzun zamandır farklılaştırılmış ve panoptikon mimari yapısı içinde hapis, nezaret altında tutma, tecrit, zorla çalıştırma, eğitim ve hastane gibi kurumların içinde yaşamakta olan insanlar için resim dersleri özgür ifade alanları olmaktadır. 20. yüzyılda başlayan yeni toplum sistemi içinde bütünü gözetlemek anlamına gelen “panoptikon” sistemi, bireyleri kendi gözetiminde tutarak belirli sınırlar içinde sağaltım ve motivasyon etkinlikleri oluşturmaktadır.21. yüzyılda tüm dünyada yaygınlık kazanan bu sistemin kendi modelini, topluluklar üzerinde sessiz bir baskıyla görünür kıldığı ve bireyleri yalnızlaştırdığı, sosyologlar tarafından ifade edilmektedir. Panoptikon sisteminin yaygın olarak hapishanelerde uygulandığı bilinmektedir. Yalnızlaşan ve her an gözetlendiğini hisseden insanların davranışları böylece kontrol altına alınmaktadır. Bu ortam içinde bulunan bireylerde kişilik bozuklukları oluşabilmektedir. Panoptikon sistemi bu oluşuma karşı bir çözüm olarak sanatı ön plana çıkartmaktadır. Bu incelikli müdahale ile yapı içinde yaşamakta olan insanlara, sınırlı zaman ve alan içinde “ikincil savunma” olarak sanat üretim hakkı tanınmaktadır. Bu tez çalışması hapishane örneği üzerinden, toplumdan tecrit edilmiş insanların sanat yoluyla yeniden beceri kazanabilecekleri ve bu süreç içinde sağaltımlarını gerçekleştirebilecekleri düşüncesini referans almaktadır. Çalışma çerçevesinde Ekim 2015–Haziran 2016 tarihleri arasında Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan adli ve siyasi tutuklu ve hükümlü kadınların yaptıkları resimlerden –kursa katılımları ve üretimdeki devamlılıkları esas alınarak- oluşan bir seçki incelenmiş, atölye çalışmalarında resim yapabilirlik süreçleri ortaya konmuştur. Tez çalışması kapsamında, kurs süresince katılımcıları gözlemleme ve onlarla birebir çalışma deneyimi edinilmiştir. Bunun sonucunda beceri gelişimleri, içerisinde bulundukları kapalılık ortamında baskılanmış olan duygularının resim aracılığıyla aktarımını ortaya koymuştur. Bu aktarım süreci içerisinde ortak ifade biçimleri, sembol ve renkler kullanıldığı belirlenmiş bunun yanı sıra gruplar arasında tercihe bağlı olarak farklılaşan sanat malzemesi kullanımı olduğu tespit edilmiştir.
  • Yayın
    1950'den günümüze basın reklamlarında kadın imgesinin göstergebilim açısından incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-19) Ergün, Gül; Uyan Dur, Banu İnanç; Arslan, Doğan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmanın amacı; Türkiye’de 1950’li yıllardan günümüze, kadınların yer aldığı basın reklamlarına derinlemesine bir bakış açısı getirebilmek ve bunu göstergebilim inceleme yöntemlerinin ışığı altında yapmaya çalışmaktır. İncelemeye başlarken kadının toplumsal açıdan rol ve konumlarının kısa tarihine ve değişim sürecine göz atılarak, göstergebilimin inceleme yöntemlerine değinilecektir. Daha sonra, bilimsel bir inceleme yöntemi olan göstergebilim daha detaylı olarak ele alınarak çözümleme yöntemleri üzerinde durulmuştur. Göstergebilimsel çözümleme yönteminde, incelenecek şey (reklam, afiş, fotoğraf vb. görsel ürünler) ve onu etkileyen unsurlar (dönemsel değişkenler) hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olunursa, yorumlama ve anlamlandırma o kadar doğru ve gerçekçi bir sonuç verir. Bu nedenle, kadın reklamları, tarihsel süreç içinde dönemin toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasi dinamikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. 1950’den Günümüze Basın Reklamlarında Kadın İmgelerinin göstergebilim üzerinden ele alınarak örnekler üzerinden ayrıntılı olarak incelendiği bu çalışma, araştırmacılara, akademisyenlere ve bu konuda bilgi sahibi olmak isteyenlere kaynak olma amacı taşımaktadır.
  • Yayın
    Estetik ve güzel kavramlarının kadın bedeni ve giyim kuşam kültürü üzerinden incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2023-10-27) Şenaslan, Derya; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Estetik ve güzellik kavramları farklı disiplinlerce araştırılıp, tanımlanmaya çalışılmış, tarihin farklı dönemleri arasında çeşitlilik gösteren, değişken kavramlardır. Bu çalışmada neyin güzel ve neyin estetik olup olmadığını sorgulamak ve bu alanda yeni bir kaynak oluşturmak amaçlanmıştır. Estetik ve güzel Felsefe, arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerin kesişim kümesinde bulunması sebebiyle, oldukça geniş ve karmaşık içerikli kavramlardır. Batı medeniyetlerinde estetik kavramını incelerken, simetri, orantı, tam uyum gibi faktörler geçerlidir. Genel anlamıyla estetik, ahenktir, uyumdur. Bir bütünü meydana getiren unsurlar birbiri ile uyumlu ise, o şey güzeldir. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde estetik kavramı insanda bir his, duygu yaratması ile anlamlanır. Yaratılan hissin gücü estetik hazzın seviyesini belirler. Bu hissi yaratan bir resim ya da heykel olabileceği gibi belli bir renk ve biçim uyumunu bünyesinde barındıran bir giysi ya da kumaş tasarımı da olabilmektedir. Bu çalışmada estetik güzelliğin Batı medeniyetlerinde yarattığı etki, tarihin farklı dönemlerinde kadın bedeninin ve giyim kuşam kültürünün estetik ve güzel kavramlarından nasıl etkilendiği incelenmiştir.
  • Yayın
    Kraliçe Viktorya dönemi giysilerinin günümüz kadın modasına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2020-05-20) Daldal, İlksen; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Kraliçe Viktorya döneminde hız kazanan sanayi devrimi tekstil sektörünü de dönüştürmüş; bu dönüşüm dönemin kadın giysi modalarını da etkilemiştir. Dönem giysilerinin yanı sıra kraliçenin gelinliği ve eşinin ölümünden sonra giydiği yas giysileri de hem o zamanın hem de günümüzün giysi modalarına esin vermiştir. Giysi modası, önceki dönemlerden ilham alarak çağın ruhu ile beraber bu ilhamların yorumlanması sonucu özgün ve yaratıcı bir nitelik kazanır. Bu çerçevede Kraliçe Viktorya döneminin yansımalarını günümüz kadın modası giysilerinde hem hazır giyim hem de abiye koleksiyonlarda gözlemlemek mümkündür. Geçmişin modalarının sosyolojik, ekonomik ve toplumsal temelleri bugününkünden farklı olabilmekle beraber benzer estetik unsurlar giysilerde çağına uygun yorumlarla yer alabilmektedir.