5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Ergenlerde dürtüsellik ve duygusal yeme arasındaki ilis?kide ebeveyn tutumunun aracı rolünün incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2020-08-06) Gözegir, Ezgi; Görgü, Ertan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmanın amacı dürtüsellik ve duygusal yeme arasındaki ilişki üzerinde ebeveyn tutumunun olası aracı etkisini araştırmaktır. Yöntem: Bu araştırmanın örneklemi 400 katılımcı olmak üzere; 177 kız ve 223 erkek katılımcının bulunduğu 14-17 yaş arası ergen kişilerden oluşmaktadır. Bu çalışmaya I?stanbul Beşiktaş ilçesinde bulunan 3 lisede öğrenim gören öğrenciler katılmıştır. Çalışmada Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11, Duygusal Yeme Ölçeği, Anne -Baba Tutum Ölçeği ve Sosyodemografik Form uygulanmıştır. Araştırmada yer alan verilerin analiz çalışması SPSS programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Ebeveyn tutumu ölçeğinin alt ölçekleri olan belirlenen kabul/ilgi, kontrol/denetleme ve psikolojik özerlik ile duygusal yeme arasında korelatif ilişki anlamlı çıkmadığından, medyatör etki analizi gerçekleştirilememiştir. Bu araştırmada Tukey testi, One-Way Anova testi ve T test kullanılmıştır. Sonuç: Barratt Dürtüsellik Ölçeği’ne dayanarak araştırmanın demografik değişkenlerinden okul türü, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi, ebeveyn tutumu ve gelir düzeyi ile arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Duygusal Yeme Ölçeği ile araştırmanın demografik değişkenlerinden kardeş sayısı, kaçıncı çocuk oldukları, anne ve baba eğitim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Tüm bu bulgular değerlendirildiğinde ise bu alandaki literatür çalışmaları kısıtlı olduğundan, gelecek çalışmaların bu alana odaklanması önerilmiştir.Yayın Son ergenlik döneminde dissosiyatif bulgular ile ruminasyon arasındaki ilişkide duyguları ifade etmenin rolü(Işık Üniversitesi, 2021-01-15) Yılmaz, Afranur; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu araştırmanın temel amacı son ergenlik dönemindeki bireylerin dissosiyatif bulguları ile ruminasyon düzeyleri arasındaki ilişkide duyguları ifade etmenin aracı rolünü incelemektir. Bununla birlikte katılımcıların dissosiyasyon, ruminasyon ve duyguları ifade etmeye ilişkin bulgularının sosyodemografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmaya 18-24 yaşları arasında olan 502 kişi katılmıştır. Veriler Sosyodemografik Bilgi Formu, Dissosiyasyon Ölçeği (DIS-Q), Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği ve Duyguları İfade Etme Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre son ergenlik dönemindeki bireylerin ruminasyon düzeyleri arttıkça duyguları ifade etme düzeylerinin azaldığı ve dissosiyasyon düzeylerinin arttığı; duyguları ifade etme düzeyleri azaldıkça dissosiyasyon düzeylerinin arttığı görülmüştür. Bununla birlikte dissosiyasyon, ruminasyon ve duyguları ifade etme düzeylerinin belirli sosyodemografik özelliklere göre farklılaştığı bulgulanmıştır. Son ergenlik dönemindeki bireylerin dissosiyatif bulguları ile ruminasyon düzeyleri arasındaki ilişkide duyguları ifade etmenin kısmi aracı etkisi olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmamızın söz konusu değişkenlerin geçmiş araştırmalarda sınırlı sayıda incelenmesi açısından literatüre katkı sağladığı düşünülmektedir.Yayın Son ergenlik dönemindeki bireylerde cinsel yönelim ve yaşam tatmini arasındaki ilişkide depresyonun aracı etkisi(Işık Üniversitesi, 2019-06-19) Yardımcı, Eda; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu araştırmanın temel amacı son ergenlik dönemindeki bireylerde cinsel yönelim ve yaşam tatmini arasındaki ilişkide depresyonun medyatör (aracı) etkisinin saptanmasıdır. Bunun yanı sıra katılımcıların yaşam tatmini ve depresyon düzeylerinin sosyo-demografik verilerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmaya 18-24 yaş aralığında olan 606 kişi katılmıştır. Katılımcıların 281’i cinsel yönelimini LGB, 325’i ise heteroseksüel olarak belirtmiştir. Veriler sosyo-demografik özellikler ve veri formu, Beck Depresyon Ölçeği ve Yaşam Tatmini Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen verilere göre LGB bireylerin heteroseksüel bireylere göre yaşam tatmini düzeylerinin düşük, depresyon şiddetlerinin ise yüksek olduğu bulunmuştur. Sosyo-demografik verilere göre yapılan analizlerde ise katılımcıların yaşam tatmini ve depresyon düzeylerinin yaş, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsel yönelimden ailenin haberdar olması ve babanın çalışma durumu değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç: Cinsel yönelim ile yaşam tatmini arasındaki ilişkide depresyonun medyatör etkisinin tam etkin olduğu saptanmıştır. Bulgularımız Türkiyede yaşayan LGB bireylerin psikolojik iyi olma hallerinin saptanması ve depresyon düzeylerinin kontrol edilmesi halinde yaşam tatmini düzeylerinin yükseldiğini göstermesi açısından literatüre katkı sağlamaktadır.Yayın Geç ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveyn duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin aracı rolünün incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2021-06-18) Ülkümen, İpek; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırma, son ergenlik dönemindeki bireylerin ebeveyn duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğü ve alt ölçeklerinin aracı etki rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın örneklemi 18-21 yaş aralığındaki 537 ergen katılımcıdan oluşurken, katılımcılardan elde edilen veriler Ebeveyn Duygusal Erişilebilirliği Ölçeği, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği, İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Kısa Formu ve Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırmanın temel hipotezlerini analiz etmek ise basit regresyon ve çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, hem annenin (?= -,072, B= -,024, SS= ,014, p=0,86) hem de babanın (?= -,061, B=-,019, SS= ,013, p=0,14) duygusal erişilebilirliği puanları ile oyun bağımlılığı puanları arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün tam aracı etkisi bulunmuştur. Aynı zamanda, duygu düzenleme güçlüğünün farkındalık (B= -,040, SS= ,015, p=0,007), netlik (B= -,045, SS= ,015, p=0,002), kabul (B= -,041, SS= ,015, p=0,005), dürtü kontrolü (B= -,039, SS= ,015, p=0,007); amaçlar (B= -,056, SS= ,015, p=0,000), stratejiler (B= -,033, SS= ,014, p=0,025) alt ölçeklerinin oyun bağımlılığı ile annenin duygusal erişilebilirliği arasındaki ilişkide kısmi aracılık ettiği bulunmuştur. Buna ek olarak, farkındalık (B= -,037, SS= ,014, p=0,006), netlik (B= -,034, SS= ,014, p=0,012), kabul (B= -,034, SS= ,014, p=0,014), dürtü (B= -,031, SS= ,013, p=0,009), amaçlar (B= -,035, SS= ,013, p=0,009), stratejiler (B= -,027, SS= ,014, p=0,047) alt ölçeklerinin oyun bağımlılığı ile babanın duygusal erişilebilirliği arasındaki ilişkide kısmi aracı rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, araştırma ebeveynlerin duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı ilişkisinin duygu düzenleme güçlükleri aracılığıyla gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda elde edilen bulgular, ebeveyn rolünün önemi ortaya koyarak oyun bağımlılığı ile ilişkili tedavi ve önleyici müdahale planlarına katkı sağlayacaktır.Yayın 12-15 yaş arası ergenlerin zorbalık davranışı ile ebeveynden algıladıkları psikolojik kontrol arasındaki ilişkide olumsuz otomatik düşüncelerin aracı rolünün incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2019-05-21) Aksu, Gizem; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmanın temel amacı, 12-15 yaş arası ergenlerin ebeveynlerinden algıladıkları psikolojik kontrolün zorbalık davranışı üzerindeki etkisinde olumsuz otomatik düşüncelerin medyatör (aracı) rolünün incelenmesidir. Bunun yanı sıra katılımcıların algıladıkları psikolojik kontrol, zorbalık davranışı ve olumsuz otomatik düşünce düzeylerinin sosyodemografik verilere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmaya İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan özel okulların ve devlet okullarının 6.,7. ve 8. sınıflarında okumakta olan toplam 397 (211’i kız, 186’sı erkek) ergen katılmıştır. Veriler Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Psikolojik Kontrol Ölçeği, Olumsuz Otomatik Düşünceler Ölçeği ve Çocuğun Sosyal Davranış Ölçeği- Kişisel Bildirim aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, babadan algılanan psikolojik kontrol ve zorbalık davranışı arasındaki ilişkide olumsuz otomatik düşüncelerin kısmi medyatör (aracı) etkisinin olduğu saptanmıştır. Sosyodemografik verilere göre yapılan analizlerde ise katılımcıların psikolojik kontrol, zorbalık davranışı ve olumsuz otomatik düşünce düzeylerinin yaş, cinsiyet, okul türü, sınıf, kardeş sayısı ve doğum sırası değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç: Söz konusu ilişkideki kısmi aracı etkinin, zorbalık davranışının hem bilişsel süreçlerden hem de ebeveyn davranışlarından etkilendiğini göstermesi bakımından alan yazına katkısı olacaktır.












