Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Ergenlerde adet öncesi gerginlik sendromu ile ruh hali sağlığı değişkenleri arasındaki ilişkinin analizi
    (Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Uzunoğlu Azman, Gülgün; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) kadınlarda zorluk yaşanan bir durumken, ergenlerde karşılaşıldığında, çocukluktan erişkinliğe geçişin getirmiş olduğu zorlukla birlikte baş etmesi daha güç bir hale gelebilmektedir. Literatür verileri incelendiğinde ise var olan çalışmalar ergenlerde adet öncesi gerginlik sendromunun varlığını sorgularken, bu durumun depresyon, yaşam kalitesi ve öfkeyle ilişkisini birlikte inceleyen sınırlı sayıda araştırma olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu araştırmanın amacı, 15-18 yaş arası ergenlerde sıklıkla rastlanan ruh sağlığı problemlerinden olan depresyon, yaşam kalitesi ve öfke düzeyinin, adet öncesi gerginlik sendromu ile olan ilişkisini analiz etmektir. Yöntem: 156 katılımcı ile yapılan araştırmada, Sosyodemografik Form, Adet Öncesi Gerginlik Sendromu Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri, Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (Ergen Formu) ve Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler Pearson Korelasyon Analizi ve Doğrusal Hiyerarşik Regresyon Analiz adımları ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcılardan elde edilen verilere göre, adet öncesi gerginlik sendromu düzeyi arttıkça, depresyon (p<.01) ve öfke düzeyi (p<.01) anlamlı olarak artmakta ancak yaşam kalitesi düşmektedir (p<.01). Diğer yandan, bu çalışma geçmiş araştırmalarda sadece depresyon, öfke ve benzeri ruh sağlığı değişkenlerinin direkt PMS üzerindeki ilişkilerine odaklandıklarını göz önünde bulundurarak, ruh sağlığı değişkenlerinin birbirleriyle olan ilişkilerini de incelemiş ve araştırma sürecinde medyatör (aracı) etki analizlerine de yer vermiştir. Araştırma bulgularına göre, yaşam kalitesi ve PMS arasındaki ilişkide, depresyonun (p<.01) ve öfkenin (p<.01) kısmi aracı etkisi ayrı ayrı değerlendirildiğinde anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, depresyon ile PMS bağıntısında, öfkenin aracı etkisine bakıldığında öfkenin bağıntı üzerinde anlamlı bir kısmi aracı etkisi olduğu görülmüştür (p<.01). Sonuç: Araştırmanın bizlere en önemli katkısı, adet öncesi gerginlik sendromu olan bireylerin tedavisinde, öncelikle depresyon, öfke ve yaşam kalitesi boyutlarının kontrol edilmesi ve söz konusu değişkenler arası ilişkilerin de göz ardı edilmemesi gerektiği olacaktır.
  • Yayın
    Pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolünün incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2020-06-18) Ayhan, Ayşe Sena; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışmanın amacı pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın olası aracı etkisini analiz etmektir. Toplamda 100 katılımcının bulunduğu bu çalışmanın örneklemini 9-12 yaşları arasındaki astımlı çocuklar oluşturmaktadır. Katılımcıların algılanan stres, bilinçli farkındalık ve yaşam kalitesi düzeylerini değerlendirmek için Çocuklarda Algılanan Stres Ölçeği, Çocuk ve Ergen Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Pediatrik Astımda Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Astım kontrolü hakkında bilgi edinmek için 4-11 yaşlarındaki çocuklar için Çocukluk Çağı Astım Kontrol Testi ile ?12 yaş çocuklar için Astım Kontrol Testi kullanılırken hekimler tarafından da aynı zamanda GINA kriterleri ile çocukların astım kontrol düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın ana hipotezlerinin analiz edilmesi sürecinde doğrusal hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Temel hipotezlerin incelenmesi neticesinde algılanan stres ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide (p=-,474), algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan belirtiler arasındaki ilişkide (p=-,399) ve algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan duygusal işlev arasındaki ilişkide (p=-,514) bilinçli farkındalığın kısmi aracı rolünün olduğu belirlenmiştir. Yaşam kalitesinin alt boyutlarından biri olan faaliyet kısıtlanması ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı bir korelatif ilişkinin çıkmaması (p=,136) nedeniyle algılanan stres ile faaliyet kısıtlanması arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolü incelenememiştir.