Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Yayın
    Introducing professional skills during unit operations laboratory
    (American Society for Engineering Education, 2011-06-26) Rende, Sevinç; Rende, Deniz; Baysal, Nihat
    Unit operations laboratory (UOL) course is considered to be a crucial and integral part of the chemical engineering education. The primary objective of the course is to enable students to combine theory and practice. Problems in industry however entail more than finding technical solutions. Indeed professional life requires other skills such as an ability to propose ideas, develop practical solutions, participate in teamwork, meet deadlines, establish communication between technical support and suppliers, oversee financial issues, and finally reporting and presentation skills. This study describes how in three consecutive courses, we preserve academic rigor of the UOL course while incorporating components such as experimental design, project development and teamwork, which aim to meet the needs of professional careers. We follow up the course outcomes with a survey targeting the graduates of the program. The results show that graduates employed in industry frequently rely on these skills during job interviews, research and product development, whereas those who pursue advanced degrees in academia use these skills predominantly for their research, highlighting the need for adaptive approach for different graduate trajectories in designing the course. For both groups of graduates, the skills introduced during the UOL courses are reported to be valuable in their daily life, emphasizing life-long learning.
  • Yayın
    İnsan kaynakları yönetiminde motivasyon ve eğitim amacıyla sosyal medya kullanımının Bursa sanayi ve ticaret odasına kayıtlı şirketler genelinde araştırılması
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-18) Altıntaş, Bülent; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    Hızla gelişen teknolojinin tüm dünyayı etkilediği günümüzde işletmelerin bu duruma ayak uydurabilmeleri için kendilerini sürekli yenilemeleri gerekmektedir. Yenilenme ve değişim sürecinde başarılı olmak isteyen işletmeler en önemli üretim ve hizmet girdisi olan İnsan Kaynaklarına bütçe ayırmak ve yatırım yapmak zorundadır. İnsan Kaynakları Yönetimine ayrılan kaynağın daha etkin kullanılması ve yönetim maliyetinin düşürülebilmesi için “İnsan Kaynakları Yönetiminde Motivasyon ve Eğitim Amacıyla” hızlı, erişilebilir ve ucuz olan “Sosyal Medya”dan yararlanabilme imkânları üzerine bu araştırma yapılmıştır. Uygulamada, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı şirketlerin, İnsan Kaynakları yönetici, uzman ve görevlilerinin İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla Sosyal Medya kullanım yöntem ve tutumları ile sosyo-demografik özelliklerin etkileri anket yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırmada, İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla hızlı, erişilebilir ve ucuz olan Sosyal Medyanın disiplin yönetmelikleri ile belirlenen kurallara uygun şekilde kullanılmasının işletmelerin yönetim maliyetlerini düşürerek, motivasyon ve eğitimde etkinlik sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyo-demografik özelliklerden motivasyon amacıyla kullanımda yaş grupları, eğitim amacıyla kullanımda yaş grupları ve cinsiyetin etkili olduğu bulunmuştur.
  • Yayın
    A university museum: Istanbul Ex-libris Museum
    (İstanbul Ekslibris Derneği, 2016-07-01) Pektaş, Hasip
    Museums are cultural institutions that pass the treasures they host on to the future generations. The mission of modern museology is to educate the community and to contribute to its sociocultural development. Museums should not only be fostered by the state but all the segments of the society. Creating knowledge and carrying it on to the future generations, universities can be the leaders of museography. The communication and interaction of the museum and university with the public can be facilitated. There are only 38 university museums in Turkey. One of them is Istanbul Exlibris Museum (IEM) in Işık University. Small but highly functional museum has a collection of great value. Ex-libris are printmaking artwork affixed to the inside cover of books and contain the name of the owner of book. Istanbul Ex-Libris Society has organized three international competitions under the leadership of Hasip Pektas and the collected pieces of ex-libris have found a venue within the premises of Işık University. IEM has 14,000 pieces of ex-libris. All students visit the museum and participate in workshops. The goal of the museum is to remain for the future as an online museum. The purpose of this research is to share IEM’s development.
  • Yayın
    Manisa’da Osmanlı dönemi mirası: Sıbyan mektepleri
    (International Balkan University, 2019) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül
    Antik çağlarda Sypylos adıyla bilinen dağın kuzey eteklerinde kurulan Manisa (Magnesia Ad Sipylus), tarihsel süreç içinde yaşamını kesintisiz sürdürebilmiş önemli kentlerden birisidir. Kentin köklü tarihi ve kültürel kodlarını yansıtan mimari mirası, korunmaya değer önemli niteliklere sahiptir. Tarihsel süreçte sosyolojik, kültürel ve teknolojik gelişmelerden etkilenen kentler doğal bir şekilde büyümüş, değişmiş ve dönüşmüştür. Bu değişimler sonucu günümüzde tescillenmiş bazı yapıların özgün fonksiyonlarını yitirdiği görülmüştür. Bu çalışmada Manisa şehir merkezinde yer alan ve günümüze ulaşan seçili sıbyan mekteplerinin yerleşim, planlama ve yapısal özelliklerinin geçmişte ve günümüzde taşıdıkları anlamlar değerlendirilmiştir. Kentsel mekanı tanımlayan bir öğe olarak Sıbyan Mekteplerinin sokakla ve onun tanımladığı mekanla olan diyaloğunu ve bu mekanların geçmişte ve günümüzde toplumsal kavranışını anlamak çalışmanın bir diğer amacıdır. Çalışmada literatür taraması, haritalar ve görsel dokümanlar, alanda gözlem, fotoğraflama yöntemleri kullanılmıştır. Manisa merkezdeki sıbyan mekteplerinin günümüzdeki mevcut kullanım durumları incelendiğinde birbirinden farklı fonksiyonlara sahip oldukları gözlemlenmiştir. Yapıların ana kullanıcısı olan çocukların eğitim aldığı işlevlendirmelerin yanı sıra farklı işlevlerin de kullanıldığı görülmektedir. Çocuk öznesini odağına alan işlevlendirmeler ile bu yapıların aktif bir şekilde kullanımının sağlanabileceği; çevrelerine, mahallelerine ve kente bütünselliği ile canlılık katan unsurlara dönüşebileceği düşünülmektedir. Özgün fonksiyonlarını yitiren bu yapıların kent içinde görünürlük ve algılanabilirlik düzeyi düşüktür ve yapılan yanlış işlevlendirmeler ve kusurlu müdahaleler ile zarar görmüşlerdir. Bu sebeple çalışmanın sonucunda yapıların bütüncül bir yaklaşımla koruma ve işlevlendirilmesine yönelik öneriler de üretilmiştir.
  • Yayın
    Reliability, validity, and factorial structure of the Turkish version of the Empathy Quotient (Turkish EQ)
    (Taylor & Francis Ltd, 2018-07-03) Köse, Samet; Çam Çelikel, Feryal; Kulacaoğlu, Filiz; Akın, Ercan; Yalçın, Mehmet; Ceylan, Vedat
    OBJECTIVES: Empathy is an essential ability that allows us to tune into how others are feeling or thinking. Empathy makes it possible to resonate with others' positive and negative feelings alike so that we can thus feel happy when we vicariously share the joy of others and we can share the experience of suffering when we empathize with someone in pain. Empathy training not only promotes prosocial behaviour, but also augments positive affect and resilience, which in turn fosters better coping with stressful situations. The Empathy Quotient (EQ) is a self-report questionnaire that was developed to measure the cognitive, affective, and behavioural aspects of empathy. Here, we aimed to examine the validity, reliability, and factor structure of the EQ in a Turkish sample. METHODS: Participants were 436 mostly college students and civil servants (195 female, 241 male). Sociodemographic information, the Turkish version of the EQ, Marlowe-Crowne Social Desirability Scale (MC-SDS) 33-item full version and MC-SDS 13-item shorter versions were administered. All statistical analyses were performed by using SPSS version 23 for Windows. RESULT: EQ scores were significantly higher in female participants ((X) over bar (Female)=46.45, SDFemale=0.62) compared to the male participants ((X) over bar (Male)=43.68, SD (Male)=0.56). The Cronbach's alpha coefficient for the scale was 0.76, Guttman's split-half reliability coefficient was 0.61, and test-retest reliability coefficient was 0.95. A positive and statistically significant correlation was found between the Turkish EQ and MC-SDS Full version (r=0.299, p<.01) and short form of MC-SDS (r=0.273, p<.01). A three-factor solution that accounted for 25.28% of the variance observed. CONCLUSIONS: The Turkish version of the EQ has satisfactory validity, good internal and test-retest reliability with a robust factorial structure to use in a clinical population in Turkey. Moreover, as predicted, women scores were statistically significantly higher on the EQ than men. This result was consistent with a series of earlier studies reporting gender differences (female superiority) on questionnaires that measure empathy. A better knowledge of empathy will have important implications for the examination and understanding of certain neurological and psychiatric disorders, including autism, narcissistic and antisocial personality disorders, and may also provide important clues about the relevant brain circuitry underlying empathy.
  • Yayın
    Kültür imleri - Kavramlar ve sınırlar ötesi
    (Istanbul Univ, Research Inst Turkology, Dept Art History, 2018) Akdeniz, Halil
    Bu makale, ağırlıklı olarak kendi sanat çalışmalarım, kısmen de üniversitedeki sanat eğitimi yaklaşımım üzerinedir. Sanat çalışmalarım çevresel sanattan, tarihi ve kültürel çevreye uzanan, yaklaşık 40 yıllık bir sanatsal üretim sürecini kapsar. 1978 sonrası ve 1980’li yıllarda İzmir Körfez Kirlenmesi İle İlgili Görsel Değerlendirmeler resim dizisi ile başlayan fiziki çevre sorunları ile ilgili çalışmalarım, bilimsel araştırma laboratuvarlarının bilimsel verileriyle de destekli, sanat ve sanat dışı ögelerin kullanıldığı sanatsal çözümlemelerden oluştu. Daha sonra tarihi ve kültürel çevreye yönelik çalışmalarla; Efes-Ören Görsel Notlar dizisi, ardından Anadolu’nun değişik kültür bölgelerini kapsayan çalışma dizileri; Anadolu Uygarlıkları – Kültürlerarası, Anadolu Uygarlıkları – Kültür Çevresi, Anadolu Uygarlıkları – Kültür Logoları, Anadolu Uygarlıkları – Kültür Bakiyeleri ile devam etmiştir. Geldiğim nokta itibariyle de, son dönem Kültür İmleri – İmgenin İzinde yoğunlaşan çalışma dizileri ile devam etmektedir. İçinde yaşadığım coğrafya Anadolu, tarih boyunca Grek, Hitit, Likya, Frigya gibi çok sayıda kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Anadolu Uygarlıkları kültürel zenginliği, farklı kültürler ve kültür katmanları ile benim çalışmalarımın konsept ve düşünce kaynağını oluşturmaktadır. Sanat dili evrenseldir. Fakat insanların yaşam tarzları, kültürleri ve görme alışkanlıkları farklıdır. Yani sanatlarının kendi kültür ve coğrafyalarından beslenen kanalları ve kökleri vardır. Çalışmalarım resim ekseninde olmasına rağmen tuval ve boya estetiği ile sınırlı değildir. Yüzeyden mekâna uzanan bir boyutu içerir. Sanatım düşüncelerimin notlarıdır. Konseptlerime göre değişik malzeme ve araştırma materyalleri yer alır. Bu makalenin eğitim açısından da hedefinde, bugün geldiğimiz “Üçüncü Kültür Dönemi“ aşamasında geleceğin eğitim modeli gibi gözüken sanattaki yaratıcılıkla bilimdeki yaratıcılığın birleştirilmesine yönelik, bilim ve sanatın birlikteliğini öngören içinde sanatın da yer aldığı bilim teknoloji ve mühendislik dalları; STEAM- Science/Bilim, Technology/Teknoloji, Engineering/Mühendislik, Arts/Sanat ve Mathematics/Matematik eğitim modelinin önemine işaret edilmiştir. Bu konuda dünyada bazı üniversitelerde ve araştırma kurumlarında, örneğin NASA uzay araştırma programlarına bile sanatçıların da dahil edilmeye başlaması, ve Austuralya Western Üniversitesinde biyo-konstrüktif deney ve araştırmalar yapan Symbotica A programı gibi çok özel eğitim programlarının yer aldığı geleceğin eğitim yönelimlerine işaret edilmeye çalışılmıştır.
  • Yayın
    Türkiye’de açılan moda tasarımı eğitimi kursları ve hazır giyim sektörüne yansıması
    (Işık Üniversitesi, 2022-02-01) Antçok, Seyhan; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Tekstil ve hazır giyim sektörü diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de gerek üretim ve istihdama katkısı, gerek ihracat yoluyla ekonomiye döviz kazandırması nedeniyle ekonominin lokomotif sektörü olma özelliğini taşımaktadır. Tekstil ve Hazır giyim sektörü tasarım, üretim ve benzeri tüm operasyonlarında en son teknolojileri kullanmakla beraber halen emek yoğun özelliğini korumaktadır. Türkiye’nin bu sektörde hedeflediği noktalara gelecekte ulaşabilmesi için, hızlı, dünyadaki moda- marka oluşturma eğilimlerini takip edebilen, teknolojiyi tanıyan ve kullanabilen; yaratıcılığını ortaya çıkarabilen yetenekli tasarımcıların yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve bu alanda eğitim veren nitelikli kurum sayısı artırılırken, eğitim planlarının da sektörün ihtiyaçlarına paralel hazırlanması gerekmektedir. Kurslar Osmanlı döneminde Tanzimat’la birlikte giyimde modernleşmenin kapılarını halka açan, Cumhuriyet Türkiye’sinin giyim tarzını yeniden şekillendiren ve giyim sanayinin baş aktörleri olan kişileri yetiştirmişlerdir. Özellikle kadınlara meslek edindirmek ve terzi yetiştirmek üzere açılmış olan eğitim merkezleri zamanla teknik okullara dönüşmüş, moda tasarımı ise ayrı bir meslek olarak kabul görmüştür. Son dönemdeki kurslarda, işletmelerde yıllarca sürebilecek olan usta çırak ilişkisiyle kazanılacak mesleki eğitime tahammülü olmayan hazır giyim için, kısa sürede donanımlı insan yetiştirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Türk hazır giyim sektöründeki moda tasarımcısı ve tasarım eğitimi ihtiyacı üzerinde durulmuş; Türkiye‘deki moda tasarım kursları ve hazır giyim sektörüne yansımaları incelenmiştir. Değerlendirmeler ışığında; kursların sektördeki acil eleman ihtiyacını, üniversitelerin mezun ettikleri kişilerin, sayısal anlamda yeterli olmaması sebebiyle oluşan insan gücü ihtiyacını, yetenekli fakat örgün moda tasarım eğitimine çeşitli sebeplerden ötürü katılamamış kişileri mesleğe kazandırarak karşıladığını gözlemledik. Kısa süreli kurslar profesyonellere mesleki gelişim anlamında katkıda bulunurken, uzun süreli kurslar üniversitelere yakın nitelikli eğitimler verebilmektedir. Ders programları ve sektörel anlamda deneyimli eğitimcilerin olması kursları daha verimli hale getirecektir. Okullardaki hantal yapının aksine, kursların daha hızlı güncellenebilmesi, günün ihtiyaçlarına göre yeni eğitimler oluşturabilmesi, sektör açısından büyük önem taşımaktadır.