Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Simulation of temperature and precipitation climatology for the Central Asia CORDEX domain using RegCM 4.0
    (Inter-Research, 2012) Öztürk, Tuğba; Altınsoy, Hamza; Türkeş, Murat; Kurnaz, Mehmet Levent
    The Coordinated Regional Climate Downscaling Experiment (CORDEX) is a framework designed to coordinate international efforts on regional climate simulations. CORDEX domains encompass the majority of land areas of the world. Region 8 of the CORDEX basically covers Central Asia, with the corners of the domain at 54.76 degrees N, 11.05 degrees E; 56.48 degrees N, 139.13 degrees E; 18.34 degrees N, 42.41 degrees E; and 19.39 degrees N, 108.44 degrees E and with a horizontal resolution of 50 km. In the present study, the results of an experiment with the ICTP regional climate RegCM 4.0 model that was run for seasonal mean air temperature and precipitation total series are presented. The experiment consists of one simulation from 1989 to 2010 using ERA-Interim reanalysis data as the boundary condition, another simulation for the period 1970-2000 using the global climate model ECHAM5 A1B scenario data for forcing, and finally a simulation for the period 2070-2100 using the ECHAM5 A1B scenario projection data for forcing. Between these 3 simulations we determined the temperature and precipitation climatology obtained from RegCM 4.0 downscaling for Region 8 of the CORDEX framework. In spite of the diverse topography of the region, the temperature and precipitation climatology obtained by RegCM 4.0 from hindcast data captures the general characteristics of the climate of Central Asia. In winter, the warm temperature bias of the forcing data is slightly decreased by regional downscaling. The influences of the Indian monsoon system are well represented, as this region covers a large area towards the southern boundary of Region 8, even though the focus of this work was to capture the general characteristics of the whole region.
  • Yayın
    Macroeconomic determinants of in-work poverty in Europe: evidence from panel data
    (Türkiye Ekonomi Kurumu, 2021-04) Görkey, Selda
    The determinants of poverty have been examined from various perspectives in many studies and much has been suggested to break the vicious circle of poverty. While employment opportunities are regarded as crucial for poverty reduction, experiences in the last decades have shown that they do not ensure such reduction. Combining poverty and labor market status, inwork poverty (IWP) has gained rising interest; yet, the topic is mostly examined from the micro perspective. However, macroeconomic and institutional determinants are at least as important as micro factors for IWP. In this respect, this study explores macroeconomic determinants of IWP in 30 European economies over the period 2008-2019 using panel data analysis. The macroeconomic determinants of interest included in the analysis are economic growth, GDP per capita, unemployment, income inequality, employment status, and sectoral composition of the economy. A set of institutional and demographic control variables such as union density, social expenditures, education, and dependency ratio are also included in the analysis. The findings are crucial as it particularly examines the European economies. Even though some of these economies are known for their tight labor markets, part-time and temporary jobs have increased in number in many of them. Thus, the findings are critical to present the overall outcome of macroeconomic and institutional factors on IWP. The study also paves the way to policy recommendations as it empirically examines the difficulties European economies have faced in their labor markets such as precariousness and rising temporary jobs in the post-crisis period. Lastly, the study considers the expected future impacts of COVID-19 on the topic as the pandemic changed the composition of employment severely in many economies.
  • Yayın
    Enstantif (yoğun) çatı tipi yaklaşımlarının mimari yapılardaki Avrupa örnekleri
    (IKSAD Global Publishing House, 2022-08-26) Çubukçu, Emre; Faisal, Muhammad; Amanzholova, Alina
    Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu ülkelerinde özellikle 2000’li yıllarla birlikte, mimari alanda gelişen teknoloji, yeni çözüm yaklaşımları, erişebilirlik, yeni malzeme gibi birçok etkeni farklı disiplinleri de içine katarak yeni bilimsel yöntemlerin gelişmesinde de imkân tanımaktadır. Mimari yapıların, çatı-teras bahçeleri tasarım yaklaşımları çerçevesi dâhilinde enstatif (yoğun) çatı tipi uygulamalarında birçok örnekleri içinde barındırmaktadır. Özellikle çalışmada ele alınan Avrupa’daki birçok ülkede mimari yapılarda sürdürebilir ve ekolojik açıdan tasarım yaklaşımları karşımıza çıkmaktadır. Avrupa’daki büyük şehirlerde yoğunlaşan nüfusun, gelişen kentleşme olgusunu tek ya da çok fonksiyonlu mimari yapılara yansıtarak geniş bir perspektifle azalan yeşil alan ve boş alanların yerine enstantif (yoğun) çatı tipi uygulamaları gerçekleşmektedir. Enstantif çatı tipi yaklaşımlarında; çim, bitki ve ağaç türlerinin yer aldığı, kullanıcılar için çeşitli dinlenme, oturma, yemek yeme, spor, aktivite, rekreasyon alanlarını içinde barındıran bir peyzaj uygulamasıdır. Aynı zamanda bu yaklaşım kullanıcıların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda ekolojik ve sürdürebilir sorunları minimum seviyeye indirerek, şehir-çevre-kullanıcı bağlamında katkı sunan uygulama olmaktadır. Tasarım yaklaşımlarıyla mimari yapılarda çevre uyum sağlayabilmesi ve ilerleyen süreçlerde diğer nesillere de daha iyi bir yaşama kalitesi sunabilmesi için yeşil alanlara ihtiyaç duyulma noktasına alternatif çözüm yolları aranmaktadır. Bu sebeple Avrupa’daki nüfusu yoğun olan büyük şehirlerde açık, yarı açık ve yeşil alanların varlığını tekrar geri kazanabilmesi yönünden çatı-teras bahçelerinden enstantif çatı tipinin bina ve şehir ölçeğinde birçok katkısı bulunmaktadır. Bu yaklaşımların açık, yarı açık mekânlarda kullanıcılar için birçok alternatif mekân da sunabilmektedir. Bu çalışmanın amacı; Avrupa’daki mimari yapılarda uygulanan enstantif çatı tipi yaklaşımlarının incelenmesidir. Literatürde konuyla ilgili birçok çalışma olmasına rağmen Avrupa’daki çatı-teras bahçelerdeki enstantif çatı tipi uygulamaları mimari yapı çerçevesinde yeterli sayıda araştırma olmadığı tespit edilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden betimsel durum analizi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kapsam dâhilinde Avrupa’daki çalışmada ele alınan tek ve çok fonksiyonlu mimari yapıların çatı-teras bahçeli enstantif çatı tipi bitkilendirme uygulama ve yaklaşımları karşılaştırma yapılarak mekân yaklaşımları incelenmiştir.
  • Yayın
    Avrupa'daki aşırı hava olaylarının öngörülen değişikliğinin ölçeklenebilirliği
    (Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2024-04-19) Öztürk, Tuğba; Canbaz, Emine; Kurnaz, Mehmet Levent; Çan, Tolga; Tekin, Senem; Pınarcı, Emre; Kadakçı Koca, Tümay; Koçkar, Mustafa Kerem; Olgun, Şeyda; Güler, Cüneyt; Sarı, Erol; Tiringa, Deniz
    Bu çalışma, küresel ısınma seviyeleri ile Avrupa üzerinde aşırı hava olaylarının ölçeklenebilirliğini araştırmaktadır. Bu amaçla, EUROCORDEX 0,11° çözünürlüklü bölgesel iklim modeli projeksiyonlarının günlük minimum ve maksimum sıcaklık ve günlük yağış değişkenleri 1°C, 2 °C ve 3°C küresel ısınmaya yönelik aşırı hava olaylarının gelecekteki değişikliklerini analiz etmek için kullanılmıştır. Çeşitli ekstrem iklim indislerindeki değişime, her bir bölgesel iklim modelini koşmak için kullanılan küresel iklim modelinden elde edilen yıllık ortalama küresel sıcaklık değişimi ile basit bir ölçeklendirme yöntemi uygulanmıştır. Yüzyılın sonunda yıllık minimum günün en düşük sıcaklığı (TNn), yıllık maksimum günün en yüksek sıcaklığı (TXx) ile karşılaştırıldığında daha fazla artmaktadır. Yıllık maksimum günün en yüksek sıcaklığı (TXx) ve yıllık maksimum günün en düşük sıcaklığı (TNx) indislerinin ölçeklenmiş sinyallerindeki değişiklik, her iki aşırı iklim indisi de yaz mevsiminde meydana geldiğinden dolayı, Akdeniz Havzası ve Orta Avrupa’da daha yüksek ve Kuzey Avrupa’da daha az olmak üzere benzer alansal değişiklikler göstermektedir. Aynı şekilde, yıllık maksimum günün en düşük sıcaklığı (TXn) ve TNn kış mevsiminde meydana geldiği için her ikisi de kuzey kesimde daha yüksek bir artışla benzer bir alansal örüntü göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada belirli ekstrem iklim indisleri ile ilgili olarak minimum ve maksimum sıcaklıklar ile nemli ve kurak kalıcı koşulların ölçekli örüntülerinin ortaya çıkışı da tespit edilmiştir. TNn indisinin ölçekli örüntülerinin ortaya çıkışı 2040 civarında gerçekleşirken, TXx indisinin ölçekli örüntülerinin ortaya çıkışı 2050 civarındadır. Bireysel GCM-RCM çiftleri, her iki indeks için de belirtilen zamanlardan başlayarak sabit alansal örüntülere sahip olma eğilimindedir. Tüm modellerden elde edilen ortalama örüntüler ise, bireysel modellerdendaha erken ortaya çıkmaktadır. 1 mm ve üstündeki yağışlı günlerde yıllık toplam yağış değerlerini içeren PRCPTOT indisinde ise tüm modellerin ortalamasını içeren sonuçlara göre yüzyılın sonunda Avrupa’nın kuzeyinde yoğun artış gözlenirken, Kuzey Afrika ülkeleri boyunca daha şiddetli olmak üzere Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde yağışlarda azalma öngörülmektedir.