6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın The dynamic relationship between technological change and employment: a comparison of youth and total employment using panel VAR approach and causality analysis(Sosyoekonomi Derneği, 2022-10) Görkey, SeldaThis study empirically examines the relationship and causality between technological change and employment by comparing youth and total employment. It covers data from 16 OECD economies from 1985 to 2018 and uses multifactor productivity (MFP) as a proxy for technological change. The findings from the general method of moments panel vector autoregression (GMM Panel-VAR) approach indicate significant and positive effects of MFP on youth and total employment, and a significant yet negative impact of youth employment on MFP. According to Panel-VAR-Granger- Causality analysis results, there is a two-way causality between MFP and youth employment and a one-way causality from MFP to total employment. Thus, this study empirically confirms the jobcreation effect of technology and finds out that the technological change and employment nexus differs for youth employment compared to that for total employment.Yayın Municipal Economic Enterprises vs. State Economic Enterprises: a new arena for employment patronage?(DİSK Birleşik Metal-İş, 2020-05-14) Oğuz, Ahmet Bünyan; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Taşbaşı, AslıState Economic Enterprises (SEEs) have been going through a privatization process, which began in the 1980s, increasing its pace since the 2000s. Against this trend, some argue that Municipal Economic Enterprises (MEEs) are being used to create employment with populist policy intentions in recent years. These argument rests on the perception that the MEEs have replaced the SEEs in using employment as an instrument for populist policies. The purpose of this study is to compare the populist policies during the years 2003-2015 which mark the timeline that privatization took speed, by means of the employment provided through the municipality in contrast to the employment policies of the previous governments, realized through SEEs. Theoretical approach of the study is based on Gramsci’s theory of hegemony, which includes the key concepts of patronage, clientelism and social state. Research findings within the limitation of data unavailability suggest that, MEEs do not have a significant potential for populist policies by means of employment patronage. On the other hand, since MEEs manage their operations by means of outsourcing, subcontracting and tenders to private sector companies, one can suggest that there is a potential clientelism relation between them and their service providers.Yayın Türkiye’de işgücüne katılım, istihdam ve beşeri sermaye dışsallıkları*(Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017-12-25) Susanlı, Zehra BilgenBu çalışmada bireylerin işgücüne katılım ve istihdamda olma ihtimallerinin içinde bulundukları bölgenin beşeri sermaye düzeyi ile bağlantısı Hanehalkı İşgücü Anketi 2013 yılı mikro verisi kullanılarak incelenmiştir. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı yapılan Probit modeli tahminleri bölgesel beşeri sermaye düzeyinin erkeklerin işgücüne katılım ve istihdamda olma olasılığını anlamlı olarak artırdığını ancak, bu etkinin sadece üniversite ve üzeri eğitime sahip kadınlar için geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular bölgesel beşeri sermayenin erkeklerin istihdam olasılığı üzerindeki olumlu etkisinin bireylerin eğitim düzeyi ile ters orantılı olduğunu ortaya koymaktadır.Yayın Türkiye’de genç yetişkin kadınların işgücü durumuna yönelik bir inceleme(Birleşik Metal İş Sendikası, 2022-10-24) Görkey, Selda; Çağlı Kaynak, ElifGençlikten yetişkinliğe geçiş aşamasında olan bireylerin oluşturduğu genç yetişkinler, genellikle işgücüne yeni katılmış ya da katılmak üzere olduklarından birtakım sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunlar cinsiyet bazında incelendiğinde, kadınların bu süreçte daha fazla güçlükle karşılaştığı görülür. Genç yetişkin kadınlar, öncelikle kadın işgücünün karşılaştığı hane içi sorumluluklar nedeniyle kadın istihdamının ikincil olarak görülmesi problemiyle yüzleşmektedir. Bu durumun da etkisiyle, doğurganlık çağında olan genç yetişkin kadınların sıklıkla çocuk sahibi olma ile işgücünde bulunma arasında tercih yapmaları gerekmektedir. Türkiye’de kadın işgücüne ait problemler ve genç işgücünün karşılaştıkları problemlerin kronikleşerek ileri yaş gruplarına yansıması, işgücünde genç yetişkin kadınların ayrı bir grup olarak incelenmesini önemli hale getirmektedir. Türkiye’de, 25-34 yaş grubundaki genç yetişkin kadınlara ilk kez yönelerek, bu grubun işgücü durumunu makro açıdan araştırmayı amaçlayan çalışma, konuya ilişkin bir durum tespiti yapmayı ve politika önerilerinde bulunmayı hedeflemektedir. Türkiye’de genç yetişkin kadınlarda işgücüne katılım ve istihdam oranları erkeklere göre daha düşük, işsizlik oranı ise daha yüksektir. Yarı-zamanlı çalışanlar içinde, özellikle 30-34 yaş grubunda, kadınların oranı erkeklere göre çok daha yüksek olup; aradaki fark giderek artmaktadır. İstihdamın sektörel dağılımı, genç yetişkin kadınların oldukça büyük bir kısmının hizmetler sektöründe istihdam edildiğini; eğitim düzeyinin incelenmesi ise işgücünde aktif genç yetişkin kadınların yarısından fazlasının yükseköğretim mezunu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, genç yetişkin kadınların erkeklere kıyasla daha nitelikli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma ile son olarak, genç yetişkin kadınlara yönelik bakım yükünü azaltarak işgücüne katılımı arttırmayı ve işsizliği azaltmayı hedefleyen çeşitli politikalar önerilmiştir.Yayın Social responses to Turkey’s recent economic crises of 2008-2010(Istanbul University, 2012-11-25) Soykut Sarıca, Yeşim PınarThe objective of this article is to discuss how the labor market can respond to challenges facing enterprises and workers during the crisis as well as the key ingredients of overcoming the crisis. Responses may be both of a macro and micro character. Following some introductory remarks, micro-level decent responses are introduced first. This is followed by examining national (macro) responses to the crisis, including financial and fiscal policy measures, labor market initiatives and social dialogue. The need for, and possibility of, coordinating through mutual adjustment at the national level increase especially in times of crisis, as the stakeholders come to recognize the necessity for system-wide solutions. Also, achieving consensus and comprehensiveness become more possible at higher levels. Thus, in the final analysis, stimulating economic recovery is important in making labor market adjustments with a view to prevent social crises and promote social cohesion, but the importance of taking adequate firm-level (using the terminology of the International Labor Office) “decent”, measures should not be overlooked either.Yayın Türkiye’de üniversite mezunlarının gelir düzeylerini belirleyen faktörler(2019-07-18) Koloğlugil, Serhat; İnanç Tunçer, Özlem; Susanlı, Zehra Bilgen; Koloğlugil, SerhatBu çalışmanın amacı Türkiye’de 2011 – 2017 yılları arasında üniversiteden mezun olmuş ve şu anda tam zamanlı bir işte çalışan kişilerin aylık gelir düzeylerini belirleyen faktörlerin araştırılmasıdır. Araştırma tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni İktisadi ve İdari Bilimler (İİBF), Fen Edebiyat (FEF), Mühendislik (MÜH) ve İletişim (İLTSM) fakülteleri mezunu ve ağırlıklı olarak özel sektörde çalışan kişilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem sayısı 1000 kişi olup, bu kişilere CATI (Bilgisayar Destekli Telefon Anketi) yöntemiyle rastsal aramalar yapılarak ulaşılmıştır. Veri analizi safhasında araştırma evreninde yer almayan 28 gözlem veri setinden çıkarılmıştır. Dolayısıyla, son aşamada veri seti (eksik verisi olan gözlemler dahil olmak üzere) 972 gözlemden oluşmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkeni (aylık gelir) kategorik bir değişken olduğu için, başka bir ifadeyle bu değişken farklı gelir sınıflarından oluştuğu için ekonometrik analizde sıralı logit modeli kullanılmıştır (bkz. Bölüm 3). Bu model, kullanılan bağımsız değişkenlerin söz konusu bağımlı değişkeni nasıl etkilediklerini olasılık değerleri üzerinden bize vermektedir.












