Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 12
  • Yayın
    Bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2020-04-07) Küçükkavradım, Ümmühan; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin olup olmadığını incelenmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu araştırmanın örneklemi, 35-70 yaş arasında değişen meme kanseri tanılı mastektomili 76 kadın, 125 sağlıklı kadın olmak üzere toplam 201 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu metninin ardından katılımcılara sırasıyla; Sosyodemografik Bilgi Formu, Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beden Algısı Ölçeği (BAÖ) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonucunda, mastektomili kadınlarda BAÖ toplam puanı ile ÇBASDÖ ve BDÖ toplam puanları incelendiğinde; BDE ile BAÖ toplam puanı arasında, ÇBASDÖ arkadaş alt boyutu ve toplam puanı arasında negatif bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca, BAÖ ile ÇBASDÖ toplam puanın negatif yönde BDE anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Mastektomi sonrası meme onarımı yapılan kadınların BAÖ, BDE, ÇBASDÖ aile, arkadaş, özel bir insan alt boyutları ve toplam puanı onarım ameliyatı yapılmayanlara göre anlamlı derecede farklılaşmamaktadır. Ek olarak, mastektomili kadınlar ile sağlıklı gruplar arası karşılaştırmada; BDE, BAÖ ve ÇBASDÖ aile, arkadaş, özel insan alt boyutu ve toplam puanları farklılık göstermemektedir. Sonuç: Özetle araştırmamızda, kadınlarda çok yaygın görülen bir sağlık problemi olan meme kanserinde mastektomi sonrası meme kaybıyla giden sembolik anlamların beden ve sosyal destek algısına, depresyon düzeyine dikkat çekilmiş, hastalık değişkenleri açısından incelenmiş ve sonuçlarımız literatür ışığında tartışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin olup olmadığını incelenmeyi amaçlamaktadır.
  • Yayın
    Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkide adil dünya inanç düzeyinin aracı etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2021-09-14) Şener, Gülşah Rabia; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: OSB tanısına sahip çocuklara bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide adil dünya inancının aracı etkisini incelemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Buna ek olarak, algılanan sosyal destek, adil dünya inancı ve tükenmişlik ile ilgili bulguların sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Yöntem: Araştırmaya OSB tanısına sahip 6-18 yaş arasındaki çocuklara bakım veren 345 katılımcı katılmıştır. Veriler Sosyodemografik Özellikler Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Adil Dünya İnancı Ölçeği (ADİÖ) ve Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu (TÖ-KF) ile toplanmıştır. Adil dünya inancı ölçeğinin kişisel ve genel olmak üzere iki alt boyutu analiz sürecinde ele alınmıştır. Bulgular: Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek arttıkça bireysel/genel adil dünya inançlarının arttığı ve tükenmişliklerinin azaldığı, bireysel/genel adil dünya inançları arttıkça tükenmişliklerinin azaldığı görülmüştür. Bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide bireysel/genel adil dünya inancının kısmi medyatör etkisi olduğu bulgulanmıştır. Buna ek olarak, algıladıkları sosyal destek, bireysel/genel adil dünya inançları ve tükenmişliklerinin; bakım verenin eğitim düzeyi, çocuğun yaşı, çocuğun cinsiyeti, çocuğun okula devam durumu, bakım verenin yakınlık derecesi, çocuğun otizm düzeyi gibi birtakım sosyodemografik değişkenlere göre farklılaştığı saptanmıştır. Sonuç: Araştırmanın belirtilen değişkenlerinin literatür araştırmalarında sınırlı araştırmada çalışılmış olması sebebiyle bu araştırmanın literatüre önemli ölçüde yarar sağladığı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Bir grup öğretmenin algıladıkları sosyal destek ve yaşam doyumu ile depresyon arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2019-05-21) İzgiş, Hülya; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma, bir grup öğretmenin algıladıkları sosyal destek (aile, arkadaş, özel insan) ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkide, depresyon düzeyinin aracı rolünün olup olmadığı incelenmek amacıyla gerçekleşmiştir. Yöntem: Araştırmaya, İstanbul ili Çekmeköy semtinde bulunan özel ve devlet okullarında ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde çalışan toplamda 300 öğretmen katılmıştır. Araştırmada, Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Veriler, bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon, meditör analiziyle saptanmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulgularında; cinsiyete göre öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek, yaşam doyumu ve depresyon düzeylerinde anlamlı olarak farklılık bulunmuştur. Boşanan öğretmenlerin depresyon düzeyinin, evlilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Yaş, okul türü, eğitim kademesi ve ek gelire sahip olup olmama durumuna göre öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek, yaşam doyumu ve depresyon düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Algılanan sosyal destek ve yaşam doyumu arasında pozitif bir ilişki, algılanan sosyal destek ve depresyon arasında negatif bir ilişki saptanmıştır. Depresyon ve yaşam doyumu düzeyleri arasında da negatif bir ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide depresyonun kısmi aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmada, öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek arttıkça yaşam doyumunun arttığı görülmüştür. Aynı zamanda algıladıkları sosyal destek arttıkça depresyon düzeyleri düşmektedir. Öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide depresyon kısmi aracılık rolü vardır.
  • Yayın
    Eşten algılanan sosyal destek, çift uyumu ve iş aile çatışmasının kadınların depresyonunu yordayıcı etkisi: nicel ve nitel inceleme
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-15) Güzel, Sinem; Akçinar, Berna; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmada, Covid-19 döneminde, eşten algılanan sosyal desteğin, çift uyumunun ve iş aile çatışmasının kadınların depresyonu üzerindeki yordayıcı rolü nicel ve nitel araştırma yöntemleri ile incelenmiştir. 2-8 yaş aralığında çocuğa sahip ve partneri olan 265 anne ile anket çalışması yapılmış, 20 anne ile derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Nicel çalışmada katılımcılara, Bilgilendirilmiş Onam Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Çift Uyum Ölçeği, İş Aile Çatışması Ölçeği ve Kısa Semptom Envanteri?nin depresyon alt boyutu uygulanmıştır. Nitel çalışmada, yapılandırılmış soru formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, eşten algılanan sosyal destek kadınların depresyonunu negatif yönde; çift uyumu kadınların depresyonunu negatif yönde; iş aile çatışması kadınların depresyonunu pozitif yönde yordamaktadır. Çift uyumunun alt boyutlarından olan çift doyumunun iş aile çatışması ve depresyon arasındaki ilişkide koruyucu bir role sahip olduğu görülmüştür. Çift doyumu yüksek olan kadınlar yüksek düzeyde iş aile çatışmasına sahip olsalar dahi düşük düzeyde depresyon puanı almaktadırlar. Nitel analizler sonucunda, çalıştıkları için eşlerinden destek aldığını bildiren annelerin ilişki tanımlarında olumlu ifadeler söylediği tespit edilmiştir. Covid-19 pandemisi, anneleri en çok maddi, manevi, eğitim ve çocuk konularında etkilenmiştir.
  • Yayın
    Yetişkin bağlanma stillerinin somatizasyon ve depresyonla ilişkisi ve sosyal desteğin aracı rolü
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-16) Açık, Arzu; Güvenç, Gülden; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu çalışma yetişkin bağlanma stillerinin, depresyon ve somatizasyonla ilişkisini ve bu ilişkide algılanan sosyal desteğin aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmanın örneklemi yaş ortalaması 32.53±8.95 yıl olan 202’si kadın (%43.3) ve 265’i erkek (%56.7) olmak üzere toplam 467 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılara, Sosyodemografik Özellikler ve diğer Bilgiler Formu, Yakın ilişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (SDÖ), Beck Depresyon Envanteri (BDE), ve Somatizasyon Ölçeği uygulanmıştır. Veri analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Tek yönlü Anova, Pearson Korelasyon ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Örneklemin YİYE-II kaygı boyutu puanları ile SDÖ ve BDE ölçeklerinden elde edilen puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Örneklemin YİYE-II kaygı boyutu puanları ile SDÖ ve BDE ölçeklerinden elde edilen puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Örneklemin YİYE-II kaygı ve kaçınma boyutu ile SDÖ puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Örneklemin SÖ puanları ve BDE puanları arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. SDÖ puanlarının YİYE-II kaçınma boyutu puanları ile SÖ arasındaki ilişkide anlamlı bir tam aracı değişken olduğu bulunmuştur (B=0.021, p>0.05). SDÖ puanlarının YİYE-II kaçınma puanı ile BDÖ puanları arasında aracı değişken olmadığı bulunmuştur. SDÖ puanlarının YİYE-II kaygı boyutu ile SÖ puanları ve BDÖ puanları arasında aracı değişken olmadığı bulunmuştur. Sonuç: Bağlanma kaygısı ve bağlanma kaçınması düzeyleri arttıkça depresyon ve somatizasyon düzeyleri de artmaktadır. Bağlanmanın kaygısı ve bağlanma kaçınması düzeyleri arttıkça algılanan sosyal destek düzeyi düşmektedir. Algılanan sosyal destek, bağlanma kaçınması ile somatizasyon arasındaki pozitif yönlü ilişkide anlamlı bir aracı etkiye sahiptir.
  • Yayın
    Çocukluk çağı travma yaşantıları ve algılanan sosyal desteğin kronik ağrı ile ilişkisinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Ertekin, Büşra; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma çocukluk çağı travmaları ve algılanan sosyal destek ile kronik ağrı arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Aile sağlık merkezine başvuran 52 kronik ağrılı birey (klinik ağrı grubu), klinik dışından en az 6 aydır ağrısı olduğunu bildiren 52 birey (klinik dışı ağrı grubu) ve 52 kişiden oluşan sağlıklı kontrol grubu araştırmaya dahil edilmiştir. Hipotezleri test etmek için Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBSDÖ) ve Bedensel Duyumları Abartma Ölçeği (BDAÖ) tüm gruplara uygulanmıştır. Ek olarak, ağrı deneyimini ölçmek için ağrılı gruplara Vizüel Analog Skalası (VAS) ve McGill-Kisa Form’un Afekt alt boyutu (McGillAffect) uygulanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler IBM SPSS 20. programı kullanılarak analiz edilmiştir. Grupları karşılaştırmak için Ki Kare ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmek için ise Pearson/Spearman korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Algılanan sosyal desteğin düzenleyici rolü PROCESS macro, model-1 (Andrew F. Hayes) regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular: Sonuçlara göre klinik dışı ağrı grubunda çocukluk çağında duygusal istismar ve en az bir tipte travma bildirme oranının sağlıklı kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun dışındaki travma alt boyutlarının (fiziksel istismar, duygusal istismar, cinsel istismar, fiziksel ihmal) yaygınlığı bakımından gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ek olarak, her iki ağrı grubunda da aileden algılanan sosyal destek düzeyi sağlıklı kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Bununla birlikte çocukluk çağı travmaları şiddetinin bedensel duyumları abartma düzeyi, ağrının afektif ve duyusal şiddetiyle pozitif yönde, ağrının başlangıç yaşı ile negatif yönde ilişkili olduğu bulgulanmıştır. Son olarak, aileden algılanan sosyal destek düzeyinin çocukluk çağı travmaları toplam puanı ile bedensel duyumları abartma ilişkisinde düzenleyici (moderatör) rolü olduğu görülmüştür. Sonuç: Sonuçların ağrı ve travma literatürüne büyük ölçüde uyumlu olduğu söylenebilir. Bulgular ağrı tipi fark etmeksizin ilişkisel düzlemdeki travmalar ve algılanan sosyal desteğin kronik ağrı ile ilişkisinin altını çizmekte ve ağrı yaşantısındaki psikososyal unsurların önemine vurgu yapmaktadır. Gelecek araştırmaların travmatik yaşantılar ile ağrı ilişkisinin doğasını incelemeye yönelmeleri önerilmektedir.
  • Yayın
    Obez bireylerde yeme tutumu,algılanan sosyal destek ile psikopatolojilerinin değerlendirilmesi ve motivasyonel süreç yönünden ilişkisi
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-10) Özkoca, Öznur; Saatçioğlu, İbrahim Ömer; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu çalışmada obezite kliniğine ilk kez başvuran kişiler ile tedavinin altıncı ayındaki hastaların psikopatoloji, yeme tutumları, tedavi motivasyonları ve algılanan sosyal destekleri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: 18 yaş ve üzeri olup obezite tedavisi için kliniğe başvuran bireyler arasından seçilen 130 ilk başvuru, 130 tedavide altıncı ayında olmak üzere toplam 260 kişiye anket uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmanın genel sonuçlarına göre, tedavisinin altıncı ayındaki katılımcıların genel belirti ortalamalarının ve paranoid düşünce puanlarının, ilk kez kliniğe başvuranlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.Bununla birlikte, yeme tutum puanlarının tedavinin altıncı ayındaki katılımcılarda ilk kez kliniğe başvuranlara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Tedavinin altıncı ayındaki katılımcıların obezite değişim evreleri ölçeğinin yemek, kilo ve diyet boyutundan ve kişisel ve duygusal boyuttan aldığı puanların ilk kez obezite kliniğine başvuran kişilerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer bir ifade ile, obezite tedavisine devam eden hastalarda tedavi süresi ile birlikte, tedavi motivasyonu da yükselmektedir. Tedavi motivasyonlarında olduğu gibi, tedavinin altıncı ayındaki katılımcıların algıladığı sosyal desteğin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar arasındaki algılanan sosyal desteği farklılaştıran aile tarafından algılanan sosyal destektir. Sonuç: Obezite kliniğinde tedaviye devam etme durumunun psikopatoloji, yeme tutumları, tedavi motivasyonları ve sosyal destek algısı üzerinde etkileri olduğu belirlenmiştir.
  • Yayın
    Evlilik doyumunun öncülleri ve sonuçları: depresyon, kaygı, erken dönem uyumsuz şemalar
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-05) Yıldız, Özge Zelal; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma evlilik doyumunun erken dönem uyumsuz şemalar, depresyon ve kaygı belirtileri ile ilişkisini incelemeyi ve algılanan sosyal desteğin evlilik doyumu ile depresyon ve kaygı arasındaki ilişkide aracı rolünü ele almayı amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırmada 106’sı kadın 44’ü erkek olmak üzere 150 evli birey yer almıştır. Veri toplama aşamasında katılımcılara, Sosyodemografik Bilgi Formu, Evlilik Yaşamı Ölçeği, Young Şema Ölçeği Kısa Form-3, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada yapılan analizlere göre katılımcıların güvensizlik ve iç içe geçme/bağımlılık şema boyutları evlilik doyumunu öngörmektedir. Tüm erken dönem uyumsuz şema alt boyutlarının depresyon ve kaygı ile istatistiksel açıdan pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Ek olarak evlilik doyumu düşük olan katılımcıların depresyon düzeyleri, duygusal yoksunluk şema boyutu ile; kaygı düzeyleri ise yüksek standartlar şema boyutu ile açıklanmaktadır. Çalışmada algılanan sosyal desteğin değişkenler ile ilişkisi incelendiğinde evlilik doyumu ile algılanan sosyal destek arasında ters yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Algılanan sosyal destek ile depresyon düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken kaygı düzeyi ile algılanan sosyal destek arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Son olarak evlilik doyumu ile depresyon düzeyi arasındaki ilişkide algılanan sosyal desteğin rolü incelendiğinde evlilik doyumu artıkça depresyon düzeyinin azaldığı; algılanan sosyal desteğin aracı rolü incelendiğinde ise yine evlilik doyumu artarken depresyon düzeyinin azaldığı ancak algılanan sosyal destek artarken depresyon düzeyinin de arttığı görülmüştür. Sonuç: Araştırmada erken dönem uyumsuz şemaların evlilik doyumunu öngördüğü bulunmuştur. Bunun yanında evlilik doyumu düşük olan katılımcıların depresyon ve kaygı düzeylerinin erken dönem uyumsuz şemalar ile açıklandığı görülmüştür. Algılanan sosyal desteğin evlilik doyumu ve depresyon ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda algılanan sosyal desteğin evlilik doyumu ile depresyon arasındaki ilişkide aracı role sahip olduğu görülmektedir.
  • Yayın
    Ceza infaz kurumlarındaki mahkumlarda algılanan sosyal desteğin kurumdaki uyum ve ruhsal durum ile ilişkisinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-05) Ravanoğlu, Asburçe; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırma Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nden alınan resmi izin doğrultusunda Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve hüküm özlü bulunan, 18-65 yaş arası gönüllü 200 mahkum birey ile yapılmıştır. Araştırmada öncelikle katılımcılara bilgilendirilmiş gönüllü onam formu verilmiştir. Sonrasında sırası ile Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Ziyaret Değerlendirme Formu, Kısa Semptom Envanteri (KSE) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) verilerek uygulanmıştır. Araştırmada nominal veriler frekans analiziyle, ölçüm verileri ise ortalama ve standart sapma ile tanımlanmış ve ölçeklerin iç tutarlılık değerleri madde geçerlilik analizi ile verilmiştir. Araştırmada Spearman Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi, kategorik değişkenler arasındaki farklılığın tespiti için ?2 bağımsızlık testi, iki kategorili değişkenler için medyanlar arası farklılık için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla kategorili değişkenler için medyanlar arası farklılık için Kruskal-Wallis H testi ve yordayıcı değişkenlerin bulunması için regresyon analizi kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS.22 (Statistical Package for Social Science) paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan katılımcıların 179’u (%89,5) hükümlü, 21’i (%10,5) hüküm özlü bireyden ve bu örneklemin %70,5’i şiddet suçu işlemiş, %29,5’i mala karşı suç işlemiş bireyden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin algıladıkları sosyal destek seviyeleri, ruhsal durumu, kurum içi uyumu değerlendirildiğinde; Algılanan sosyal destek ile Kısa Semptom Envanteri, anksiyete altboyutu , depresyon altboyutu , olumsuz benlik altboyutu ve somatizasyon altboyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir ilişki olduğu görülmüştür. Ek olarak yüksek algılanan sosyal desteği olanların psikolojik rahatsızlık puan medyanları genel olarak düşük olduğu görülmüştür. Analiz daha önce cezaevi geçmişi olan ve olmayanlar biçiminde şekillendirildiğinde; daha önce cezaevine girmemiş olanların kurum içi uyum ve algılanan sosyal destek puan medyanlarının en yüksek olduğu ve algılanan sosyal desteğin; aile/yakınlardan para yatırılması, mektup alma sıklığı, aile/yakınlarla telefon görüşmesi sıklığı ve depresyon tarafından yordandığı bulgular arasındadır. Ayrıca; kişinin suçunun kayda geçtiği yaşın (18 yaş altı-19 yaş üstü) ve işlediği suç türünün (şiddet suçu-mala karşı suç) mükerrer suçu yordadığı, yine aynı değişkenin kurum içi uyum toplam puanının %22’lik kısmını pozitif yönde anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Sonuç: Araştırmanın bulgularının sonuçlarına göre; kişinin algıladığı sosyal destekteki artışın, kişinin ruh sağlığındaki iyileşmeyle ilişkili olduğu, kişiyi topluma kazandırma ve ruhsal iyilik halliliği için aile ve yakınları ile iletişiminin devam etmesinin yani algıladığı sosyal desteğin önemi keşfedilmiştir.
  • Yayın
    65 yaş üzeri bireylerde algılanan sosyal destek ile depresyon ve bilişsel beceriler arasındaki ilişki
    (Işık Üniversitesi, 2019-01-14) Kabadayı, Sedanur; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma yaşlıların algıladıkları sosyal destek ile depresyon ve bilişsel beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamıştır. Yöntem: Araştırma örneklemini Kocaeli’ndeki 8 adet Semt Konağından, 65 yaş üzeri bireyler oluşturmaktadır. 61 kadın, 68 erkek olmak üzere 109 kişi araştırmaya katılmıştır. Veri toplama aşamasında örneklem grubuna sırasıyla, Gönüllü Olur Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ) ve Standardize Mini Mental Test (SMMT) uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulguları incelendiğinde araştırmaya katılan kişilerin depresyon düzeyi ile bilişsel beceri ve algılanan sosyal destek arasında negatif yönde ve anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Kişilerin depresyon düzeyi arttıkça algılanan sosyal destek ve bilişsel becerilerde azalma olduğu gözlenmektedir. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, depresyonun bilişsel beceriler üzerindeki etkisinin algılanan sosyal destek tarafından sağlandığı gözlenmektedir. Bunun yanında sosyodemografik özelliklere göre de 65 yaş üstü bireylerin algıladıkları sosyal destek, depresyon ve bilişsel becerileri istatiksel olarak anlamlı fark göstermiştir. Elde edilen tüm bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.