Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Yayın
    Bağlanma stilleri ile nedensellik yönelimleri arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaç doyumu aracı rolünün etkisi
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2021-09-27) Yola Çetin, İrem
    Bu çalışmanın amacı psikolojik ihtiyaç (özerklik, yeterlik ve ilişkili olma) doyumunun güvenli ve güvensiz bağlanma stilleri ile nedensellik yönelimleri (özerk, kontrol ve kişisel olmayan) arasındaki ilişkide aracı etkisini araştırmaktır. Çalışmanın verileri Googleforms üzerinden internet aracılığıyla ve Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencilerinden yüz yüze yapılan anketler aracılığıyla toplanmıştır. Bu şekilde örneklem toplamda 203 kişiden oluşmaktadır. Kişisel Bilgi Formu, İlişki Ölçekleri Anketi, İhtiyaç Doyumu Ölçeği ve Genel Nedensellik Yönelimleri Ölçeği kullanılmıştır. Betimleyici istatistikler, Pearson korelasyon ile bir dizi tekli ve çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular güvenli bağlanma ve kişisel olmayan yönelim arasında ilişkili olma, yeterlik ve özerklik ihtiyaç doyumunun tam aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Güvensiz bağlanma ve kişisel olmayan yönelim arasında ise yeterlik ve özerklik ihtiyaç doyumunun kısmi aracı etkisi gözlenmiş; ilişkili olma ihtiyaç doyumunun aracı etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır. Beklenilenin aksine özerk yönelimin güvenli ve güvensiz bağlanma stili ile; kontrol yöneliminin ise yeterlik, özerklik ve ilişkili olma ihtiyaç doyumu ile anlamlı bir ilişkisi bulunamamıştır. Elde edilen bulgulara göre yeterlik, ilişkili olma ve özerklik ihtiyaç doyumunun güvenli ve güvensiz bağlanma stiline kıyasla nedensellik yönelimlerini belirlemede daha önemli bir kavram olduğu düşünülmektedir. Buna göre kişinin içinde bulunduğu sosyal bağlamın belirtilen psikolojik ihtiyaçları karşılayacak duruma getirilmesinin kişinin yaşamının çeşitli alanlarında önemli ve olumlu sonuçlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
  • Yayın
    Evlilik doyumunun sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ve problem çözme becerisi ile ilişkisi
    (Işık Üniversitesi, 2019-01-14) Kayış, Tuğçe; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu çalışmanın amacı evli bireylerin evlilik doyumlarının sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ve problem çözme becerisi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu yolla, evlilik doyumunu etkileyen kişilik özellikleri ve evlilikte problem çözme becerileri incelenerek, toplumun en küçük yapıtaşı olan aile kurumundaki problemlere etkili müdahaleler geliştirebilmek hedeflenmiştir. Yöntem: Bu araştırma www.docs.google.com bağlantısı yolu ile 18 yaş ve üzeri, okur-yazar, evli ve 269’u kadın 131’i erkek olmak üzere toplam 400 birey ile yapılmıştır. Araştırmada sırasıyla ‘Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu’ ile başlanmış, daha sonra sırası ile ‘Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu’, ‘Evlilikte Uyum Ölçeği’, ‘Sosyotropi-Otonomi Ölçeği’, ‘Evlilikte Problem Çözme Ölçeği’ ve ‘Beck Depresyon Ölçeği’ uygulanmıştır. Araştırmada ilk olarak normallik varsayımı sınanmıştır. Verilerin normallik sınamasında Kolmogorov-Smirnov testi ve eğiklik-basıklık değerleri incelenmiştir. Analizler sonucunda toplam puanların dağılımının normal olmadığı görülmüş ve parametrik olmayan testler tercih edilmiştir. Araştırmada ikili gruplar arasındaki farkı incelemede, Mann Whitney U, araştırma değişkenlerinin arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Spearman’s rho korelasyon analizi uygulanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS.22 (Statistical Package for Social Science) paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan katılımcıların 269’u (%67,3) kadın, 131’i (%32,8) erkektir. 106’sı (%26,5) lise mezunu ve alt düzeyinde, 294’ü (%73,5) üniversite mezunu ve üzerindedir. 116’sının gelir durumu (%29) iyi ve 284’ünün (%71) orta ve altı gelir düzeye sahiptir. Araştırmaya katılan bireylerin evlilikte problem çözme becerisi ile evlilikte uyum, otonomi toplam ve kişisel başarı alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bu sonuca göre evlilikte problem çözme becerisi arttıkça evlilikte uyum puanı da artmaktadır. Evlilikte uyum ile sosyotropiotonomi kişilik özellikleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Araştırmanın bulgularına göre; kişinin evlilikte problem çözme becerisi arttıkça evlilikte uyum puanının da arttığı görülmüş olup, bireylerin evlilik hayatında problem çözme becerilerinin önemi belirlenmiştir.
  • Yayın
    Moral decision-making among young muslim adults on harmless taboo violations: The effects of gender, religiosity, and political affiliation
    (Pergamon-Elsevier Science Ltd, 2016-10) Tepe, Beyza; Piyale, Zeynep Ecem; Şirin, Selçuk; Şirin, Lauren Rogers
    Shweder's Big Three Theory of Intuitive moral approach has not yet been investigated in Muslim culture. We aim at replicating Haidt and his colleagues' (1993) work using harmless taboo violation stories with a Muslim population of 167 young adults in Turkey. Participants' justifications and victim references were examined in terms of the three ethics of morality and their subsequent link to perceived harmfulness. Results revealed that moral judgments differed by participants' gender, political affiliation, and religiosity. Women were more supportive of interference and felt more bothered than men. Secularists, Islamists, and also highly religious people were similar on most of the dimensions of moral decision making. Consequently, influences of moral intuitions varied by culture, political affiliation, religiosity level, and gender, while perceived harmfulness was most correlated to the ethic of divinity.
  • Yayın
    Sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerine sahip yetişkinlerin stresle başa çıkma tarzı ve ruhsal belirtiler arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2017-01-17) Balık, Tuğba; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları ve ruhsal belirtiler arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Araştırmaya 2015-2016 eğitim yılında İstanbul ilinde çeşitli sınıflarda öğrenim görmekte olan 146 üniversite öğrencisi dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Ruhsal Belirti Tarama Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin kişilik özelliklerini tanımlanmasında Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, stres verici olay ile karşılaştıklarında kullandıkları baş etme tarzlarını belirlemede Stresle başa çıkma tarzları ve ruhsal semptomlarını tanımlamak için Ruhsal Belirti Tarama Ölçeğinden yararlanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin demografik özellikleri hakkında bilgi edinmek için araştırmacı tarafından geliştirilen bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Man WhitneyU testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak man whitney-u testi testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında spearman korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Stresle başa çıkmada sosyotropik kişilik özelliğine sahip öğrencilerin çaresiz yaklaşımı ve otonomik kişilik özelliğine sahip öğrencilerin kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve boyuneğici yaklaşımı daha çok kullandıkları saptanmıştır. Sosyotropik kişilik özellikleriyle somatizasyon, okb, kişilerarası duyarlılık, depresyon, ankisyete, hostalite, fobik anksiyete, paranoid düşünce, psikotizim ve ek maddeler (uyku- iştah bozuklukları ve suçluluk) gibi ruhsal belirtiler arasında pozitif yönde ilişki saptanmıştır.
  • Yayın
    Turkey’s struggle with the PKK and civilian control over the Turkish Armed Forces
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2016-05-03) Kayhan Pusane, Özlem
    Although most scholars of Turkey’s civil-military relations argue that the Kurdistan Workers’ Party (PKK) insurgency has led to a decrease in civilian control over the Turkish military from the 1980s onwards, this has not always been the case. This article argues that the presence or the degree of the PKK threat is not sufficient to explain the civil-military balance of power in Turkey throughout the 1980s and the 1990s. Instead, the article shows that in the face of the PKK threat, three major factors have influenced the behaviours of both civilian and military policy-makers in Turkey and shaped the level of civilian control. These factors are first, the Turkish political leaders’ control over their political parties and these parties’ control of a majority of seats in the parliament; second, how negatively or positively the military perceives the political leadership; and third, European Union pressures for democratisation.
  • Yayın
    Son ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveynin duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici rolünün incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-18) Keskin, Ecem; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmanın temel amacı, son ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveynin duygusal erişilebilirliği ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici rolünü incelemektir. Ayrıca, katılımcıların ebeveyn duygusal erişilebilirlikleri, psikolojik sağlamlık düzeyi ve duygusal düzeylerinin çeşitli sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşma durumu incelenmiştir. Araştırmaya toplam 562 kişi katılmıştır. İçleme ve dışlama kriterleri ve gerçekleştirilen uç değer analizlerinden sonra araştırma kapsamında 415 katılımcının verisi ile analizler gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Sosyodemografik Bilgi Formu, Ebeveyn Duygusal Erişilebilirliği Ölçeği (EDEÖ), Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KSPÖ) ve Duygusal Özerklik Ölçeği (DÖÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 25.00 programı kullanılmıştır. Ebeveyn duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici etkisini test etmek amacıyla Doğrusal Hiyerarşik Regresyon Analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre anne duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin moderatör (biçimlendirici) rolü anlamlı bulunmuştur. Ancak, baba duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin moderatör (biçimlendirici) rolü anlamlı bulunmamıştır. Elde edilen tüm sonuçlar incelendiğinde, anne duygusal erişilebilirlik düzeyinin bireyin psikolojik sağlamlık düzeyi üzerindeki olası etkisinde asıl belirleyicinin duygusal özerklik olduğu ancak aynı durumun baba duygusal erişilebilirliği ve bireyin psikolojik sağlamlık düzeyi arasındaki ilişkide kendini göstermediği söylenebilir.
  • Yayın
    Psikolojik istismar ve sağlık davranışları arasında duygusal özerkliğin ve öz-şefkatin aracı rolü
    (Erciyes Üniversitesi, 2024-12-27) Canbaz, Cansu; Ünver, Buket
    Araştırmanın amacı ergenlerin ebeveynlerinden algıladıkları psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin ve öz şefkatin aracı rolünü incelemektir. Çalışma kartopu ve uygun örnekleme yöntemleriyle 14-18 yaş aralığındaki 217 ergen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama araçları sırasıyla; araştırmacılar tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu, Psikolojik İstismar Ölçeği, Adolesan Yaşam Biçimi Ölçeği, Duygusal Özerklik Ölçeği ve Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu şeklindedir. Yapılan Spearman korelasyon analizi sonuçlarına göre mevcut çalışmanın tüm değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yapılan aracı değişken analiz sonucuna göre ise duygusal özerkliğin ve öz şefkatin algılanan psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkide tam aracı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, psikolojik istismarın olumsuz etkileriyle mücadelede duygusal özerklik ve öz şefkatin koruyucu rollerini ortaya koyarak, bu özelliklerin ergenlerin olumlu sağlık davranışlarına yönelmelerine olanak tanıdığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma ergenlerde psikolojik istismarın bireyin sağlıklı gelişimine yönelik etkilerini anlamada katkı sağlamakta ve koruyucu, önleyici müdahale programları için önemli ipuçları sunmaktadır.