2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Çocukluk çağı travmalarının akılcı olmayan inançlar ve psikopatolojik belirtiler ile ilişkisinin incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2020-05-21) Kaya, Özgenur; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmada yetişkin bireylerin çocukluk çağı travmaları, akılcı olmayan inanç düzeyleri ve psikopatolojik belirti düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Online anket yöntemi ile 276’sı kadın, 130’u erkek olmak üzere toplamda 406 katılımcıya ulaşılmış olup katılımcılarının yaş ortalaması 27,34±7,49 (18-59)’dur. Örneklemin çoğunluğu kadın (%68), eğitim seviyesi (%77) ve aylık gelir seviyesi (%60), yüksek, anne eğitim (%51) ve baba eğitim (%51) seviyesi düşük, çocuklukta ebeveynleri ayrılmayan ya da boşanmayan (%83), çocuklukta esas bakımı annesi ve diğer aile üyeleri tarafından üstlenilen (%51) bireylerden oluşmaktadır. Çalışmada Sosyodemografik ve Aileye Ait Bilgiler Formu, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ), Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği (AOİÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılmıştır. Bulgular: Örneklemimizde ÇÇTÖ toplam puanın yanı sıra duygusal ihmal, fiziksel ihmal, duygusal istismar, cinsel istismar ve fiziksel istismar alt boyut puanları ile KSE toplam puanı ve obsesif-kompulsif belirti, somatizasyon, kişilerarası duyarlılık, depresyon, anksiyete, fobik anksiyete, paranoid düşünce ve psikotisizm alt boyut puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Diğer yandan katılımcılarımızda AOİÖ toplam puanı ile KSE toplam puanı ve alt boyutlardan obsesif-kompulsif belirtiler, somatizasyon, kişilerarası duyarlılık, depresyon, anksiyete, fobik anksiyete, paranoid düşünce ve psikotizm alt boyut puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Örneklemimizde ÇÇTÖ toplam puanı, alt boyutlardan duygusal ihmal, fiziksel ihmal, duygusal istismar, cinsel istismar ve fiziksel istismar alt boyut puanları ile AOİÖ toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sonuç: Elde edilen bulgular yetişkin bireylerin, çocukluk çağı travma, akılcı olmayan inanç ve psikopatolojik belirti düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Bu durum çocuklukta yaşanan travmaların erişkin hayattaki akılcı olmayan inanç ve psikopatolojik belirti düzeyi açısından önemli bir risk faktörü olabileceğini düşündürmektedir.Yayın Üniversite öğrencilerinde çocukluk çağı travmalarının siber zorbalık ve mağduriyetle ilişkisinde aleksitiminin aracı rolü(Işık Üniversitesi, 2022-01-31) Yılmaz, Elif; Eyrenci, Aslı; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmada, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık/mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin aracı (mediatör) rolünü incelemek, bu değişkenlerin demografik değişkenlere göre dağılımını araştırmak ve çalışmanın diğer hipotezlerinin test edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmaya 18-62 yaş aralığında 402 lisans öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların %54.7’si (N=220) cinsiyetini kadın, %45.3’ü (N=182) cinsiyetini erkek olarak belirtmiştir. Araştırmada gerekli verileri toplamak için Bilgilendirilmiş Onam Formu, Kişisel Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAS-20), Siber Mağduriyet ve Zorbalık Ölçeği (SMZÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmadan elde edilen analiz bulgularına göre, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık ilişkisinde aleksitimi anlamlı aracı bir rol üstlenmemekle birlikte çocukluk çağı travmaları ve siber mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin anlamlı aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukluk çağı travmalarının aleksitimi, siber zorbalık ve siber mağduriyet; aleksitiminin siber zorbalık ve siber mağduriyet, siber zorbalığın ise siber mağduriyet üzerinde anlamlı yordayıcılık etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyodemografik değişkenler üzerine yapılan analiz sonuçlarına göre, cinsiyete göre farklılıklar incelendiğinde, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık için erkeklerin kadınlardan anlamlı derecede daha yüksek puanlar aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yaşa ve günlük internet kullanım süresine göre katılımcıların siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Demografik değişkenlerden siber mağduriyet puanının daha önce psikolojik yardım almış olan grupta daha önce psikolojik yardım almamış gruba göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Çocukluk çağı travmaları ve aleksitiminin siber zorbalık ve siber mağduriyet üzerinde yordayıcı etkilerinin olduğu, siber zorbalığın ayrıca siber mağduriyeti yordadığı görülmüştür. Aracılık testi sonuçlarına göre, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık ilişkisinde aleksitiminin anlamlı aracı bir rol üstlenmediği fakat çocukluk çağı travmaları ve siber mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin anlamlı bir aracı rol üstlendiği saptanmıştır. Siber zorbalık ve siber mağduriyeti yordayan etkenlere yönelik yapılan çalışmalarla online ortamlardaki zorbalık sorununun önlenebileceği veya azaltılabileceği düşünülmektedir. Böylece, görece yeni olan, siber zorbalık ve siber mağduriyet sorunlarının yordayıcılarının anlaşılması yönünde bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.












