Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 13
  • Yayın
    Dijital ikiz teknolojisinin sinemaya yansımaları ve etik sorunlar
    (Motif Yayıncılık, 2023-09-19) Şeylan, Seher
    Gelişen teknoloji ile beraber Endüstri 4.0 teknolojileri ile bilinirliği artan dijital ikiz uygulamaları pek çok sektörde sıklıkla kullanır hale gelmiştir. Daha hızlı, esnek, kaliteli ve kişileştirilmiş ürünler sunan dijital ikiz aynı zamanda değerlendirme, tahmin etme, öğrenme, analiz ve geliştirme gibi konularda işletmelere ve kurumlara zaman kazandırarak, hata payını en aza indirmekte ve kar oranını artırmaktadır. Sağlıktan kamu denetimine, eğitimden ulaşıma, havacılık sektöründen neredeyse tüm mühendislik dallarında kullanılan dijital ikiz görsel işitsel dünyada da kullanılmaya başlanmıştır. Bu hali ile yapay zekânın sinemaya getirdiği yenilikler arasında yer alan dijital ikiz kavramının ortaya çıkması yeni olmamakla beraber sinema sektörü için kavrama ilişkin bir boşluk bulunmaktadır. Bu makalenin amacı, Endüstri 4.0 ile önemi artan dijital ikiz uygulamasının yaratacağı etik ihlalleri tartışmaktır. Çalışma boyunca Netflix platformunda yer alan Black mirror dizisinin konu ile ilgili John is Awful ve (Ally Pankiw,2023) Beyond the Sea (John Crowley,2023 ) bölümleri özel hayatın gizliliğinin korunması hakkı, kişisel verilerin korunması hakkı, dijital mecralarda lekelenmeme hakkı ve toplumsal etik değerlerin ihlali çerçevesinde çözümlenmektedir. İnsanın dijital ikizinin oluşturulmasının pek çok etik sorunu beraberinde getirdiği görülmektedir. Çalışma, dijital ikiz uygulamaları hakkında bilgi verirken, uygulamanın sinemada yer alış biçimi üzerine odaklanan öncü çalışmalar arasındadır.
  • Yayın
    Sinema öğrencilerinin kısa film üretimindeki katkıları: 2012-2022 film festivalleri kurmaca filmler bağlamında inceleme
    (Işık Üniversitesi, 2023-07-26) Sarıkaya, Alperen; Eroğlu, Onur; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Sinema, gelişen teknoloji ve erişilebilirlik sayesinde sadece profesyonellerin alanı olmaktan çıkmış, herkesin kolaylıkla katılabileceği bir hale gelmiştir. Bu durumda sinema öğrencileri, dijital teknolojilerin gelişimiyle birlikte film yapma sürecine daha fazla dahil olabilmekte ve kendi hikayelerini anlatabilmektedir. Teknolojinin hızla gelişim göstermesiyle beraber günümüz Türkiye’sinde kısa film üretimi oldukça artmıştır. Özellikle son dönemde sayıları artan Sinema ve Televizyon bölümleri ve bu bölümde eğitim alan öğrenciler bu artışta önemli bir pay sahibi olmuştur. Başta festivaller olmak üzere üretilen bu filmler birçok farklı platformda izleyicilere ulaşmaya çalışmaktadır. Kısa film kavramı yapısı gereği birçok tanımlamaya maruz kalmış ve henüz tam olarak kavranamamış olsa da, her zaman film festivallerinin önemli bir parçası olmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrenci filmleri, kısa filmler ve kısa film festivalleri arasındaki ilişki incelenecektir. Bu bağlamda asıl anlaşılmak istenen, öğrenci filmlerinin kısa film üretimine katkısı ve bu üretimin kısa film festivallerinin film yapımına olan etkileridir. Bu etkilerin ayrıntılı bir şekilde ölçülebilmesi için 2012-2022 yılları arasında film festivallerinde en çok başarı göstermiş ilk 10 film incelenerek, Türkiye’de sinema ve televizyon eğitiminin üretime olan katkılarına değinilecek, düzenlenen festivallere katılım gösteren öğrenci filmlerinin festivallerde edindiği yer ve bu festivallerin düzenlenmesine olan katkısı araştırılacaktır. Bu araştırmalardan elde edilen cevapların ışığında çalışmanın sonuca ulaştırılması hedeflenmektedir.
  • Yayın
    Kültürel kimlik bağlamında “Kapı”da Süryani ve Türk olmak
    (Motif Yayıncılık, 2022-12-18) Şeylan, Seher
    Bu çalışmanın amacı kültürel kimlik ve sinema arasındaki ilişkiyi Süryani ve Türk kimlikleri üzerinden okumaktır. Kültürel kimlik temsillerinin sinemada yeniden inşa edildiği varsayımından yola çıkan çalışma, Kapı(Nihat Durak, 2019) filminde yer alan Süryani ve Türk kimliklerinin kültürel kimlik inşasını, temsil alanı olan sinema üzerinden karşılaştırmalı analiz etme amacındadır. Filmin kültürel kimlikleri sunuş biçimi üzerinde durulacaktır. Araştırmanın çıkış noktası Türk ve Süryani kimliklerinin filmde karşıt olarak konumlandırıldığı ve bunun kimlik temsilinde farklıklara yol açtığı yönündedir. Filmin analizi Türk ve Süryani kültürel kimliklerinin sunuş biçimi ve ötekileştirme bağlamında gerçekleştirilmiştir. Film kültürel kimlik bağımlı değişkeni ile gelenek ve görenekler, ortak geçmiş, etik değerler (ahlaki anlayışlar), sanat ve mimari anlayış bağımsız değişkenleri çerçevesinde analiz edilmiştir. Karşıt toplumlar veya karşıt karakterlerin aidiyet bağı ile bağlı olduğu toplumlara atfedilen karşıt özellikler tespit edilmiştir. Sinemanın toplumu siyasi, kültürel ve toplumsal olarak etkileme gücü düşünüldüğünde karşıt kimliklerin dengeli temsil biçimlerinin toplumsal bütünlüğün sağlanmasına önemli katkı sunacağı muhakkaktır.
  • Yayın
    Sürreal filmlerin psikedelik tarzda hareketli afiş olarak yorumlanması
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-19) İzci, Afife; Öz Pektaş, Hatice; Atiker, Barış; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Sinemanın ilk zamanlarında film jenerikleri olarak karşımıza çıkan hareketli grafikler günümüzde çeşitlilik kazanmıştır. Bu çeşitlilik teknolojiyle bağlantılı olarak farklı mecralarda karşımıza çıkmaktadır. Bu mecralardan birisi de hareketli afişlerin sunulacağı ekranlar olmuştur. Henüz yeni bir iletişim aracı olan hareketli afişler ilk örneklerini sosyal medya, web siteleri ve dijital sokak tabelalarında göstermeye başlamıştır. Kapalı ve açık alanlarda kullanılan sanatsal veya ticari amaçlarla tasarlanan film afişleri filmin kavramsal içeriğiyle alakalı olmalıdır. Bu tez çalışmasında filmlerin kavramsal ve görsel açıdan sürreal olanı nasıl temsil ettiği incelenmiş olup psikedelik stil ile ilişkisi araştırılmıştır. Sürreal sinema ile psikedelik stil arasında benzer görsel anlatımlar olduğu saptanmıştır. Hareketli grafikler psikedelik açıdan incelenmiş olup sürreal filmler metafor ve imgeler aracılığıyla hareketli afiş olarak tasarlanmıştır. Hareketli afişlerde tasarım unsurlarına değinerek bu alanda örnek alışmalar tasarlamak amaçlanmıştır.
  • Yayın
    Moda tasarımcısının sinema ile iş birliği: Jean Paul Gaultier’nin tasarım anlayışının film kostümlerine yansıması
    (Işık Üniversitesi, 2022-02-01) Gümüşoğlu Bayındır, Emine; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışma, moda tasarımcılarının kostümler aracılığıyla sinemayla olan iş birliğini ve özellikle de Jean Paul Gaultier’nin filmlere yansıyan tasarım anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Gaultier’nin ikonik tasarım özelliklerinin, film karakterlerinin kostümlerine nasıl yansıdığı gösterilmeye çalışılmıştır. Kostüm tasarımı; makyaj, dekor, ışık, mekan gibi filmlerin anlatım özelliklerini etkileyen unsurlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Filmlerde yer alan karakterlerin cinsiyeti, yaşı, psikolojisi, statüsü, mesleği ve yaşadığı dönem hakkında görsel bilgi veren kostüm film anlatısı içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Yönetmenlerin özgün ve estetik bir ifade dili yaratırken sanat akımlarından etkilenmeleri ve sanatçılarla ortak projeler yapmaları moda tasarımcıları ile ortak özellikleri olarak göze çarpmaktadır. Moda tasarımcılarının sinema ile iş birliğini, kostüm tasarımcılarından ayıran en önemli özellik, kendi koleksiyonlarını oluşturdukları moda tasarımı anlayışlarına bağlı kalarak tanınmalarını sağlayan stillerini kostüm tasarımlarına büyük ölçüde yansıtmaları olmuştur. Gaultier, Fransız sokak modası, cinsiyetlerin karışımı, uniseks, asi ve eğlence gibi olgulardan etkilenerek geniş kapsamlı fütürist tasarımlar gerçekleştirmektedir. Gaultier’nin, koleksiyonlarında görülen giysi, makyaj, saç tasarımı ve aksesuar gibi unsurların tasarım özelliklerini, kostüm tasarımlarına yansıtması dikkat çekicidir. Özellikle koleksiyonlarında ikonik hale gelmiş “konik korse” ve “çizgili denizci kazağı” filmlerde belirgin bir şekilde ön plana çıkmıştır.
  • Yayın
    Sinema jeneriklerinin göstergebilimsel analizleri ve Türk sineması jenerikleri için uygulama önerileri
    (Işık Üniversitesi, 2016-08-18) Gül, Cem Cüneyit; Pektaş, Hasip; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Sinemanın ilk zamanlarında geleneksel yöntemlerle üretilmeleri oldukça zor olan sinema jenerikleri zaman içinde evrim geçirerek, yeni teknolojilerin de yardımıyla daha özenli üretilmiş ve çeşitlilik kazanmışlardır. Özellikle genç tasarımcıların ilgisini çeken bu yeni çalışma alanı bazı filmlerin kendisinden daha çok hatırlanır olarak filmin önüne geçmiştir. Yeni araçlar, yöntemler ve Kyle Cooper gibi yeni nesil görsel iletişim tasarımcılarının çabaları ile sinema jenerikleri filmin kendisinden bağımsız bir tasarım ürününe dönüşmüştür. Filmden bağımsız olarak planlanıp, üretilebilen, hakkında bilimsel çalışmalar yapılan, kitaplar yazılan, websiteleri açılan, işlevinin ötesine geçmiş bir grafik tasarım-sinema melez ürünü olarak sinema jeneriğinin önemi göz ardı edilemez. 1950’lerde Saul Bass’ın, 1990’larda Kyle Cooper’ın önderliğinde bütün dünyanın dikkatini çeken sinema jenerikleri günümüzde çok sayıda tasarımcı ve sinemacı tarafından yaratılan büyük bir sektöre dönüşmüştür. Küresel ölçekte bakıldığında Türkiye’nin jenerik tasarımındaki gelişmeleri geriden takip ettiği ve yeterince üretim yapılmadığı görülmektedir. Analiz ve örnek uygulama çalışmaları içeren bu tezin, sinema jenerikleri konusunda tasarımcıların ve araştırmacıların yararlanabileceği bir kaynak niteliğinde olması hedeflenmiştir. Tezde öncelikle sinemada jeneriklerin kısa tarihine değinilerek, ortaya çıkışı ve yıllar içinde gelişiminin ardından, günümüzde hem sinemanın hem de grafik tasarımın gelişimine paralel olarak nasıl bu duruma ulaştığı anlatılmıştır. Seçilen hem yabancı hem Türk jeneriklerinin göstergebilimsel analizleri yapılarak, film dili ve grafik tasarım dili arasındaki işbirliğinin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Örnekler görsel iletişim tasarımı bağlamında, tipografi, görsel kullanımı, hikaye anlatımı, kamera ve kurgu biçemi özellikleriyle irdelenmiştir. Bu alanda yapılacak araştırmalar ve jenerik tasarımları için yol gösterici sonuçlar sunulmaya çalışılmıştır.
  • Yayın
    Pop art akımının mobilya tasarımıyla ilişkisi ve etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2012-06-13) Çubukçu, Emre; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    "Pop Art Akımının Mobilya Tasarımıyla İlişkisi ve Etkisi'' adlı çalışmanın temel amacı ; Pop Art akımında ön plana çıkan popüler kültürün, tüketici toplum karşısında görsel sanatların, moda ve sinemanın etkilediği birçok alandan ''mobilya tasarımı'' nı ele alarak Pop Art akımının mobilya ile ilişkisini ve etkisini öne çıkan tasarımcıların tasarımlarını ele alarak tasarımlarını ''pop'' bağlamında , 1950'li yıllardan 1970'lerin sonuna kadar geçen süreçteki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel etkenlerle Pop'un ''ucuz'', ''basit'', özgürlük'', ''değişim'' ve ''tüketim'' gibi kavramlara yer vererek mobilya tasarımı örnekleriyle incelemektir.
  • Yayın
    Sinema - televizyonda mesleki yeterlilik ve ekonomik kalkınmaya katkısı: sayısal verilerle Avrupa ülkeleri ve Türkiye karşılaştırması
    (Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2017) Büker, Nalan
    İzleyicinin keyifli vakit geçirmesi için üretilen sinema filmleri, televizyon dizi filmleri ve programları, sadece tüketicisinin değil, toplumların da yüzünü güldürecek refah ekonomisinin tam da merkezinde yer alabilir. Sinema ve televizyon endüstrisinin işgücü kaynağını oluşturan bireylerin, mesleki yeterlilik düzeyleri, iç pazarda kaliteyi yükseltirken, uluslararası rekabet koşullarında ekonomik başarıya erişim noktasında da son derece önem kazanmıştır. Ülkeler, yaratıcı endüstriler arasında yer alan sinema filmleri ve televizyon içeriklerinin uluslararası pazar içindeki payının artması sonucu elde edilecek ciro ve katma değerle, ulusal gelirlerini arttırırken, refah toplumu düzeylerini yükseltmektedirler. Bu çalışma kapsamında Türkiye'de ve başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinde sinema - televizyon endüstrisinin güçlenmesi amacıyla biçimlendirilmiş ulusal politikaların ekonomik kalkınmaya yansımasına ilişkin veriler ve bulgular analiz edilmektedir. Türkiye'de bu alanda meslek eğitiminin sınırlılıkları ve istihdam edilmiş kadroların yetkinliklerinin, rekabete erişimde neden olduğu sınırlılıklara ilişkin veriler yer almaktadır. Ancak sorunları gidermeye dönük geliştirilen yeni ulusal politikaların henüz geliştirilmekte olduğu da görülmektedir. Birbirini tamamlayan bu zincirin bileşenlerine ilişkin veriler ışığında süreç yorumlanarak çözüm önerileri sunulmaktadır.
  • Yayın
    Mit-kahramanlık olguları, dönüşümleri ve bu olguların Hirokazu Kore-eda sinemasındaki yansımaları
    (Işık Ünivresitesi, 2022-10-31) Kavut, Kenan; Eroğlu, Onur; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı
    İnsanın uzun çağlar boyunca kurduğu düşsel hikayelerin tahtını, masalların, mitlerin kahramanlarını hep soylular, yarı tanrı krallar, prensler işgal etmiştir. İnsanın ortak hikayelerinin ilk kahramanları; Yunan Tragedyaların baş karakterleri, Acem Kralları, Babil’in zorba liderleri gibi tanrının gücüne yakın görüldükleri için kahraman olmaya layık görülmüşlerdir. Diğer bir güçlü olasılık da insanın kendinde eksik gördüğü ve kendisinde olmasını arzu ettiği nitelikleri, yerinde gözü olan bu soylu kişiler üzerinden vücuda getirmeleridir. Uzun çağlar boyunca kahramanlar sıradan insanların safına neredeyse hiç inmemiştir. Sinema bu olgunun değişip dönüştürülmesinde önemli bir rol oynamıştır. ‘Karakter’i normalleştirerek daha rahat anlaşılıp algılanmasına, dolayısıyla gerçeklikle bağının kurulmasına ön ayak olmuştur. Bu tezin amacı ‘kahraman’ ve ‘karakter ‘olgularını bir karşılaştırmaya tabi tutmak; mit söylencelerinin doğaüstü güçlere sahip, tanrı, yarı tanrı, fantastik, soylu kahramanları ile çağdaş Japon sinemasının önemli yönetmenlerinden karakterlerini normalleştirmeyi, sıradanlaştırmayı başarabilmiş Hirokazu Kore-eda filmlerinin karakterleri arasında bir karşılaştırma yapmaktır. Psikanalizim ve yapısalcılığın bu konudaki bulgularını da dayanarak yaparak birtakım olguların analizlerini ortaya koymak ve iddia edilen dönüşüm ve değişimin bulgularını ortaya koymak hedeflenmektedir. Bellek, doğuş, ölüm, yeniden doğuş, Erginlenme, Kahraman ya da karakterin dönüşümleri gibi bulgular, mit ve sinema, Kore-eda filmleri bağlamında analiz edilecektir.
  • Yayın
    Armenian identity in the Turkish and American documentaries through images
    (2017-10-06) Şeylan, Seher
    While cinema carrying the social values of past to present, it is also leading up the embodiment of the dominant perception shapes the present. In this regard, the representation of reality has much importance in the documentaries which particularly have culture, identity and belonging bonding. Documentary, as a part of its difference from fiction in line with reconstruction of reality, is a cultural product. While this product emerges, the reality is often interpreted with stereotypes, prejudices, negative political, cultural and social images. The identity representation about „we? or „other? is reflected with various events, connections and the past. On the other hand, the using of past of social groups, for supporting the ideas they believe in and achieving their goals, has a great role in terms of expressing their opinions in public. At this point documentaries are the areas where the producer-director reveals his/her opinions and emotions. Those personal feellings and opinions are often reflection of collective memory shaped by data of social past. The aim of this study is to analyze on which images the Armenian identity is constructed in the American and Turkish documentaries and the shaping of the representation of Armenian identity on what kind of rhetorics and visuals. Armenian identity will be examined from the perspective of imagology by the method of discourse analysis. Any intangible and tangible image that is used to represent the Armenian identity will be solved with the help of the discourse analysis. In this study, where the image, which contains a fictional structure is used to represent the Armenian identity, the references made by the director while using images to the past, history and values of the community he/she is in, are accepted as the main source of the analysis. It has showed that the perception, brought with historical events contains tension and conflict between Turks and Armenians from 18th to present, is reflected in the cultural products.