2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın Cinsel mitlerin cinsel işlev bozukluğu ve kaygı üzerine etkisi(Işık Üniversitesi, 2017-01-17) Şahbaz, Tuğçe; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmada cinsel mitlerin, cinsel işlev bozukluğu, kaygı düzeyleri ve sosyodemografik değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında; cinsel mitlerin, cinsel işlev bozukluğu ve kaygı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Mann Whitney-u testi ve Kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak Mann Whitney-u testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında Spearman Korelasyon ve Regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma, 18 yaşını doldurmuş rastgele seçilmiş 78 erkek ve 72 kadın olmak üzere toplam 150 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında örneklem grubuna, Sosyodemografik Bilgi Formu, Cinsel Mitler Formu, Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği, Durumluk ve Süreklilik Kaygı Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, yaş, cinsiyet, doğum yeri, eğitim düzeyi, aylık gelir, medeni durum, evlenme şekli, ilk cinsel bilgiyi edinme şekli, cinsel bilgisini yeterli bulma düzeyi ve cinsel hayatı değerlendirme şekli, cinsel mitleri, cinsel işlev bozukluklarını ve kaygı düzeyini yordadığı sonucu elde edilmiştir. Aynı şekilde elde edilen bulgular, cinsel mitlerin cinsel işlev bozukluğu ve kaygı düzeyi ile arasında pozitif yönde bir ilişkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Cinsellikle ilgili edinilen yanlış bilgilerin yani mitlerin bireyin cinsel işlev bozukluğunu ve kaygı düzeyini arttırdığı sonucu saptanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yapılacak araştırmalara faydalı olabilecek önerilerde bulunulmuştur.Yayın Cinsel işlev bozuklukları ve depresyon(Muhammed Yıldız, 2019-12-31) Polat, CeydaDepresyon ile cinsel işlev bozuklukları arasında bir korelasyon olduğu düşüncesi psikologlar ve psikiyatristler tarafından yaygın bir şekilde kabul görmesine karşın bu konuda yeterli çalışma yapılmamış, daha çok sosyal ve biyolojik faktörler ile cinsel işlev bozuklukları arasındaki etkileşime odaklanılmış, bu sebeple de cinsel işlev bozuklukları ile depresyon arasındaki ilişki geri planda kalmıştır. Araştırmaya konu olan iki olgunun karşılıklı ve tek taraflı etkileşimine yönelik literatür çalışmaları yetersiz kalarak bu konunun hem depresyon hem de cinsel işlev bozukluğu tanısı alan hastalarca önemi yeterli derecede anlaşılmamıştır. Bu çalışmada, günümüzde yaygın bir şekilde karşılaşılan cinsel işlev bozukluklarına değinilmiş ve erkeklerde erektil disfonksiyon ile kadınlarda cinsel isteksizlik başta olmak üzere birçok cinsel işlev bozukluğu türü ile depresyon arasındaki komorbiditeye detaylandırılarak farklı kaynaklar ışığında ele alınmış ve araştırılmıştır. Cinsel uyarılara karşı gösterilen fizyolojik tepkilerin sağlıklı bir bireyde hangi sıralarla ve nasıl gerçekleştiğinin anlatımıyla başlayan araştırmada ayrıca cinsel işlev bozukluklarının oluşum sebeplerine ilişkin yaygın kabul gören fikirlerle farklı bakış açılarından konunun değerlendirilmesi yer almaktadır. Bunlara ek olarak araştırmaya ilişkin yakın zamanlarda elde edilmiş olan nicel ve nitel veriler de bulunmaktadır. Böylece psikiyatristler ve psikologlar başta olmak üzere bu konu ile ilgilenen uzmanların iki olgu arasındaki etkileşimi farklı bakış açılarından görmesi sağlanmakta ve cinsel işlev bozukluğu veya depresyon belirtileri ile hekimlere başvuran hastaların tanı ve tedavi sürecindeki semptomların bazı kriterlerinin yeterli derecede değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır.












