5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Çağdaş sanatta ölüm kavramı(Işık Üniversitesi, 2015-07-31) Şanko, Lucia; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programıİnsanın yaratılışından beri var olan ölüm duygusunun sanatta en çok kullanılan temalardan biri olmasının sebebi, birçok anlamda değişikliklere uğramış olsa da gücünden ve büyüsünden hiçbir şey kaybetmemiş olmasıdır. Bu çalışmada ilk uygarlıklardan itibaren günümüz sanat akımlarına kadar olan süreç incelenmiştir. Mitoloji, ilk inanışlar, insanlığı etkilemiş temel dinler, Rönesans’la birlikte değişen resim anlayışı, Avrupa sanatı, günümüz Amerika’sında sanat ve çağdaş Türk sanatı ele alınan ana başlıklardır. Bu başlıklar doğrultusunda yapılan çalışmada dikkati çeken nokta, eserlerinde bu konulara eğilen sanatçıların, bilinmeyen ve tecrübe edilemeyen ölümü farklı inançlar ve farklı felsefi görüşler aracılığıyla ele almış olmalarıdır. Yaşamın çok boyutluluk ve renkliliğine karşın; ölümün hiçliğinin, donukluğunun ve tekdüzeliğinin farkında olan bu sanatçılar, ölümü tuvalin yüzeyine taşıyarak etkisini güçlendirmişlerdir. Ele alınan sanatçı örneklerinin ve sanat yapıtlarının sınırlı sayıda olmasının nedeni ise ölümü tüm yanlarıyla çözümlemeye çabalamanın, çalışmanın amacını ve sınırlılıklarını aşmış olmasıdır. Bu sebeple sanatçıların en çok bilinen yapıtlarına yer vermenin uygun olacağı düşünülmüş, ölüm olgusunun sanat tarihi boyunca yüzyılımıza kadar geçirdiği değişim süreci bu örneklerle ele alınmaya çalışılmıştır.Yayın Anselm Kiefer; sanatının anlam ve biçimlendirme kaynakları(Işık Üniversitesi, 2015-05-14) Koç, Ekin; Bozdoğan, Seyyit; Pelvanoğlu, Burcu; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans ProgramıBu tezin temel amacı, günümüz sanatının önemli isimlerden biri olan Anselm Kiefer’in sanatının çözümlenmesi, kullandığı özel tema ve materyallerinin anlamlarının ortaya koyulmasıdır. Yapıtlarda rastlanan temaların, sanatçının kimliği ve özel yaşamı ile ilgisi, kullandığı çok çeşitli materyallerin uygulanma biçimleri ve yapıtların resimsel çözümlemeleri de bu anlamda araştırmaya dahil edilmiştir. Bu anlamda sanatçının yaşamının ilk yıllarından itibaren kendisini etkileyerek sanatını şekillendiren kavramlar, anılar ve imgeler, yapıtların görselleri ve çözümlemeleri ile beraber ilk bölümde ele alınmış, ikinci bölümde sanatçının olgunluk dönemine kadar sanatının gelişim süreci ve kendisini etkileyen temalar üzerinde durulmuş ve araştırma sanatçının olgunluk dönemiyle beraber, günümüzde ilgilendiği temalar, gerçekleştirdiği çalışmalar ve çalışma alanları incelenerek sonlandırılmıştır.Yayın Şamanizmin günümüz sanatına yansımaları(Işık Üniversitesi, 2015-07-31) Tanpolat, Nihal; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programıİçinde yaşadığımız dünyada her şey doğanın bir parçasıdır. İlkel insan, kendi imgesini oluştururken tamamen doğal malzemelerle, doğal alanlarda hareket etmiştir. Doğa bir anlamda sanatçının sözlüğüdür. Sanat insanın yeryüzünde var olabilme nedeni, dayanak noktası, yol göstericisi olmuştur. Sanat özünde bir büyüdür. Bu yüzyılda gelişen avangart sanat kavramları ise sanatçıya ilkel kültürlerde olduğu gibi bir şaman değeri yüklemiştir. Şamanizm’in etkileri, batı sanatında olduğu gibi çağdaş Türk sanatçılarının eserlerine yansımıştır.Yayın Ortadoğu İslam ülkelerinde soyutlama geleneğinin görsel sanatlardaki güncel yansımaları(Işık Üniversitesi, 2015-08-10) Çağlar, Güler; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans ProgramıBu tezde öncelikle Ortadoğu İslam ülkelerindeki soyutlama geleneğinin çağdaş sanata etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu hedeften yola çıkarak; Tezin ikinci bölümünde Ortadoğu coğrafyası, felsefe ve kültür özellikleri ana hatlarıyla değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde soyutlama kavramı, Batı ve İslam Sanatında Soyutlama olgusunun özellikleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde Ortadoğu İslam ülkelerinde sanat geleneği ve geleneksel sanatlardan mimari, arabesk (süsleme ve bezeme), tezhip, minyatür ve hat sanatları soyutlama geleneği açısından incelenmiştir. Beşinci bölümde Ortadoğu İslam ülkelerinde modern sanat; modernlik, modernite, modern sanatta yeni araçlar, bu ülkelerde modern sanatın doğuşu ve gelişimi değerlendirilmiştir. Altıncı bölümde, Ortadoğu İslam ülkeleri çağdaş sanatçılarının çalışmalarından örnekler verilmiş bu ülkelerin görsel sanatlarının ortak ve farklı yönleri karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise yapılan çalışmaların ve elde edilen sonuçların genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır.Yayın Çağdaş sanatta kadın temsiline metaleptik bir yaklaşım: tarihsel üstkutmaca(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-12-21) Yıldız, İpek Ebru; Şahiner, Rıfat; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD Program in Art ScienceÇağdaş sanatta kadın temsilleri, günümüzde tarihsel ve kültürel bağlamlar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kimlik politikaları etrafında şekillenen önemli tartışma konularıdır. Bu çalışma, çağdaş sanat yapıtlarında kadın temsilini, Yeni Tarihselcilik kuramı üzerine temellenen tarihsel üstkurmaca merceğinden incelemektedir. 1980’lerde ortaya çıkan ve postyapısalcı düşünceden beslenen Yeni Tarihselcilik kuramı, tarihsel anlatıların nesnelliğini sorgulayarak hem tarihin hem de kurgunun insan tarafından inşa edildiğini hatta her ikisinin de kurgu ötesinde olup aynı zamanda özdüşünümsel olduğunu savunmuştur. Yeni Tarihselcilik kuramıyla pratiğe dökülen metodolojik bir yaklaşım olarak ‘tarihsel üstkurmacalar’ geçmişi anlama çabasıyla yerleşik anlatı seslerini önce ifşa eder sonra anlatının tek sesliliğini kırmak üzere parçalar, dağıtır ve yeniden kurar. Resmi tarihin söylemlerine alternatif olarak tarihsel üstkurmaca metodolojisi farklı tarihsel perspektiflerin temsilidir. Postmodern durumun bir parçası olarak dilin, öznelliğin ve cinsel kimliğin sınırlarının sorgulanmasıyla ortaya çıkan temsil krizine bir yanıt olarak, tarihsel üstkurmacalar kadınların kendilerini yeniden ifade etmelerine ve özneleşmelerine olanak tanır. Bu bağlamda, kadınlara dair mikro anlatılar gerçekliği yeniden tanımlar ve ‘temsil ve gerçeklik’ ilişkisi, doğrusal olmayan, kopuşları ve sapmaları kucaklayan, marjinalleşmiş sesleri içine alan diyalektik bir tarih anlayışı içinde yeniden ifade edilir. Bu tezde tarihsel üstkurmaca metodolojisi günümüz sanatında kadın temsili meselelerine dair ayırt edici bir bakış açısı ile mevcut olanı sorgulama ve mevcut olan hakkında tekrar düşünmeye çalışmanın bir girişimi olarak tanımlanmıştır. Kadınları pasif, edilgen ve erkeğin arzu nesnesi olarak temsil eden büyük anlatılar tarihsel üstkurmaca yöntemiyle yapısökümüne uğratılarak kadının tarihsel olarak nasıl baskılandığı, görmezden gelindiği ve sessizleştirildiği ve bu temsillerin mevcut toplumsal düzeni nasıl meşrulaştırdığını açığa çıkarır. Gerçekliğin sürekli olarak yeniden şekillenen ve dönüşen süreçler olduğu vurgusuyla, tarihsel üstkurmacalar geçmişin yeniden inşasında kadının tarihteki rol ve deneyimlerini görünür kılar ve eril bakış açısıyla yazılan kadın temsillerini bozarak kadının sesini tarihsel olarak merkeze taşıyan bir inşa sürecini başlatır. Bu tez, diyalektik imgeler aracılığıyla geçmişi şimdinin bağlamında tarihsel üstkurmaca metodolojisiyle yeniden inşa eden çağdaş sanat pratikleri üzerinden kadın temsilinde dönüşüm mücadelesinde alternatif/olası dünyalara açılır. Gerçeklik ve kurgunun iç içe geçtiği bir perspektifile tarihsel üstkurmacalar çağdaş sanatta kadın temsili, kültürel eleştiri ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde toplumsal dönüşümü mümkün kılan güçlü bir araçtır.












