Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Yayın
    Eleştirel söylem analizi: temel yaklaşımlar
    (Mehmet Ali Yolcu, 2020-12-15) Şah, Umut
    Eleştirel söylem analizi, söylemin eleştirel analizine yönelik çeşitli yaklaşımları içeren disiplinlerarası bir alandır. Eleştirel söylem analizi, 1970’lerin sonuna doğru şekillenen Eleştirel Dilbilim çalışmalarına dayanmakla birlikte, 1990’lardan itibaren dile ilişkin farklı ve radikal bir teori olarak ele alınmaya başlamıştır. Dili bir sosyal pratik olarak gören ve dil ile iktidar arasındaki ilişkilere odaklanan eleştirel söylem analizi; sosyal eşitsizlik, ayrımcılık, iktidar ve hegemonyanın dil kullanımı içerisinde nasıl vücut bulduğunu, inşa edildiğini ve meşrulaştırıldığını eleştirel bir şekilde inceler. Bu makalede, eleştirel söylem analizi içerisindeki temel yaklaşımları temsil eden Norman Fairclough, Teun A. Van Dijk, Ruth Wodak, Ron Scollon ve Siegfried Jager’in yaklaşımları ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Eleştirel söylem analizine dair çeşitli teorisyenler, ESA’nın temel prensiplerini (sosyal problemlere odaklanma, eleştirel olma, özgürleştirici bir bilgi birikimine hizmet etme, disiplinlerarasılık gibi) paylaşmakla birlikte, teorik ve yöntemsel olarak birbirinden farklı yönleri olan yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Yine de bu yaklaşımların tümü, çoğu zaman birbirlerinden beslenmekte ve çeşitli teorik ve yöntemsel benzerlikler ihtiva etmektedirler.
  • Yayın
    White Turks, Black Turks? Faultlines beyond Islamism versus secularism
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2012-04) Demiralp, Seda
    According to popular views, contemporary Turkish politics is defined by the ideological conflict between Islamist and secularist parties. However, the focus on the Islamism versus secularism dichotomy, a common bias in the studies of Muslim countries, disguises a deeper faultline between the old urban elites and the newly rising provincial actors. This article highlights the need to see beyond the 'Islamism-secularism' divide and to consider the complex relations of power between alienated social groups in Turkey. It analyses the intricate and multilayered forms of 'othering' in the urban secularist discourse, which perpetuates the inequalities and contention in society. Instead of taking the 'Islamism-secularism' divide as given, the article analyses the construction of secularist and Islamic identities and considers how this dichotomous discourse has empowered the urban parties to control the provincial. Finally, implications for the reconciliation of antagonised social groups are presented.
  • Yayın
    Political perceptions of party voters and members in Turkey
    (Routledge, 2018) Ecevit, Yüksel Alper; Celep, Ödül
    Introduction The purpose of this chapter is to examine the relationship between the political perceptions of party voters and party members in a highly polarised political context like Turkey’s. This analysis will help us to understand the micro-foundations of polarisation at different layers of political parties. We argue that polarisation is not a monolithic concept that applies equally to all individuals affiliated with one political party. Rather, because it operates differently for members and voters, it is crucial to compare them to determine the ideological differences between parties. © 2018 selection and editorial matter, Sabri Sayari, Pelin Ayan Musil and Özhan Demirkol; individual chapters, the contributors.
  • Yayın
    Türk resim sanatının görsel ideolojisi: 1850-1950
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-12) Arslan Gül, Eylem; Öndin, Nilüfer; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Sanatın toplumları eğitici ve dönüştürücü işlevi tarih boyunca yönetici erkin toplumun ideolojik düzeyini belirlemek için sanatı araçsallaştırmalarına sebep olmuştur. Toplumsal formasyonun ana bileşenlerinden biri olan sanat her devirde, icra edildiği dönemin ideolojik düzeyini görselleştirmiştir. Nicos Hadjinicolaou ‘Sanat Tarihi ve Sınıf Mücadelesi’ adlı eserinde, toplumsal yapının ideolojik düzeyinin resim sanatında egemen ideolojiyi olumlayıcı ya da eleştirel görsel ideolojiler olarak ortaya çıktığını belirtmektedir. Bu çalışmayla, Nicos Hadjinicolaou’nun kuramı doğrultusunda, Türk resim sanatının görsel ideolojilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Osmanlı Devleti’nde Batılılaşma çabalarının etkileri, Tanzimat’ın ilanıyla beraber siyasi ve idari alandan toplumsal yapıya doğru genişlemeye başlamıştır. Meşrutiyet’in ilanıyla beraber toplumsal yapıda görülen değişimler, yönetici erkin egemen ideolojisi olan Osmanlıcılık ve Batılılaşmanın yanında farklı ideolojik sistemlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Balkan Savaşları döneminde Osmanlıcılık ideolojisi yerini Türkçülük ideolojisine bırakmıştır. Savaş yıllarında kurulan Şişli Atölyesi ile ilk kez, resim sanatı devletin resmi propaganda aracı olarak kullanılmış ve üretilen savaş temalı resimler dönemin yönetici erkinin ideolojisini görselleştirmiştir. Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle beraber, Batılılaşma ideolojisinin yerini çağdaşlaşma, Türkçülük ideolojisinin yerini milliyetçilik ideolojisi almıştır. Cumhuriyet döneminin yönetici erki, toplumsal yapının ideolojik düzeyini belirlemeyi devletin resmi politikası haline getirmiştir. Ulus kimliğinin inşa sürecinde resim üretimi, Cumhuriyet devrimlerini görselleştirerek toplumu eğitici bir işlev yüklenmiştir. Osmanlı Devleti’nde Batılı anlamda tuval resminin başlamasından günümüze kadar, toplumsal yapıda var olan ideolojiler resim sanatında görselleştirilmiştir. Bu görselleştirmeler, resim üretiminin gerçekleştiği dönemde toplumsal yapıya egemen olan ideolojiyle uyum içerisinde olan yapıtlarda ‘olumlayıcı görsel ideoloji’, egemen ideoloji ya da toplumsal yapıda var olan diğer ideoloji biçimleriyle çatışma içerisinde olan yapıtlarda ‘eleştirel görsel ideoloji’ olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, geniş bir literatür taramasıyla, resim üretiminin gerçekleştiği toplumsal yapının ideolojik düzeyi belirlenerek Türk resim sanatında nasıl görselleştirildiği irdelenmiştir.
  • Yayın
    Turkish popular presidential elections: Deepening legitimpacy issues and looming regime change
    (Routledge Journals, Taylor & Francis, 2015-04-03) Kalaycıoğlu, Mahmut Ersin
    This paper examines the politics of presidential elections in Turkey with particular reference to the 10 August 2014 presidential elections. It starts by scrutinising the change in the presidential election system from parliamentary to direct popular vote. It then probes the implementation of the new election rules, candidate selection, and the conduct of the campaign, followed by analysis of the election results and their influence on the Turkish record of democratisation. The paper concludes that the move to a partisan president elected by popular vote entails democratic dangers if the new incumbent does not abide by his or her constitutional role and attempts to intervene in government policy.