6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın “1923 Türk-Yunan nüfus mübadelesi”nde Türkiye’den Yunanistan’a göç eden Ortodoks Rum kadınlara ait gelenekli giysiler(2017) Saatçioğlu, Kenan; Koç, FatmaGöç eylemleri ile topluluklar, yaşadıkları yerlerden yaşayacakları yeni yerlere ulaşırken sadece kendilerini değil, bu serüvende sahip oldukları kültürlerini de beraberlerinde götürerek, yeni bir etkileşim sürecinin hazırlayıcısı olurlar. Bu etkileşim sürecinde göçmenler ile yerel topluluklara ait olan kültürel değerlerin yeniden şekillenmesi durumu gündeme gelmektedir. Söz konusu durum, göç eylemlerinin toplulukların giyim-kuşam anlayışlarına ait etkisini doğrudan göstermekle birlikte, göçmen toplulukların sahip olduğu giysilere ilişkin kültürel değerlerin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada; Atina "National Historical Museum"da "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" döneminde Yunanistan'a göçen Ortodoks Rum kadın göçmenlerin giysilerine ait özelliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Türk ve Yunan topluluklar için önemli bir göç olayı olarak gösterilebilecek "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" öncesi dönemde, "Giresun (Kerasounta)", "Nevşehir (Neapolis)" ve "Kırklareli-Kavaklı (Saranta Eklesies-Kavakli)" bölgelerinde yaşamış olan Rum kadın göçmenlere ait giysiler; alanın gerektirdiği bir sistematikle; biçim, form, süsleme ve kuşanma biçimleri açısından ele alınmıştır. Giysi bütünlüğünü oluşturan giysi parçalarının biçimsel özelliklerinin grafik çizimleri yapılmış, bu özellikler ilgili literatür ve kaynak kişilerden edinilen bilgiler doğrultusunda tanımlanmıştır. Araştırma, Yunanistan'ın en önemli giysi arşivlerinden birine sahip olan "National Historical Museum" giysi koleksiyonu envanterindeki "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" ile Türkiye'den Yunanistan'a göç eden Ortodoks Rum kadın göçmenlerin geldikleri yerlerde kullandıkları giyim-kuşam özelliklerini içermesi, mevcut kültürel kimlikleri yansıtması ve belgelendirmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca çalışma, maddi kültür miraslarının belgelenerek gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamak ve bu konuda çalışma yapacak kişi ve kuruluşlara kaynak oluşturmak açısından da önemlidir.Yayın Religious solidarity, historical mission and moral superiority: construction of external and internal "others' in AKP's discourses on Syrian refugees in Turkey(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2018-10-20) Karakaya Polat, RabiaTurkey hosts the world's largest community of displaced Syrians. According to UNHCR, there are more than 3 million registered Syrians in Turkey as of 2018. Since the beginning of the conflict in Syria in 2011, Turkey's ruling Justice and Development Party (AKP) has followed an open-door policy, which was accompanied by a discourse emphasizing religious solidarity and humanitarian values. However, the arrival of Syrian refugees has become entangled with the existing identity debates and conflicts in Turkish politics. The AKP's discourse on Syrian refugees has become intertwined with its positive self-representation as the defender of all oppressed people (mazlum) and its attempts to reconstruct the Turkish nation along more Islamic lines. The article analyses parliamentary debates and presidential speeches in order to unravel AKP discourses on Syrian refugees. Drawing upon the Discourse Historical Approach in Critical Discourse Analysis, the article puts forward two arguments. First, the refugee issue has become a constitutive component of AKP identity and a discursive tool to reconstruct the nation along more Islamic lines. Second, Turkey's refugee policy has become a source of pride and enabled the AKP to claim moral superiority both vis-a-vis the West and its political opponents at home.Yayın Türk sinemasında iç göç filmlerinde birey ve mekan algısı (1960-2009)(Işık Üniversitesi, 2017-12-11) Çelik, Melek Feride; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora ProgramıSinema bir eğlence sanatı olmasına rağmen, yaratıcı sinema ile birlikte dünyadaki suçlara, gerçeklere yansız bir gözle ve en ahlaki boyutta bakmaya çalışır. 1960 yılının sonlarından itibaren tüm dünyada ve Türkiye’de görülen siyasi hareketlenmeye de sinema yine aynı gerçekçilikle bakmaya devam eder. Ülkemizde 1960’lı yıllarda başlayan en dikkat çekici toplumsal değişim hareketi olan göç, Türk sinemasını da etkiler. Bu örnekler ile küçük toplumsal detayları, mekanların farklılaşmasını, kitle beklentilerini ve değişimini okuyabilmek mümkündür. Göç olgusunu ele alan filmler 1960 yılından başlayarak onar yıllık dönemlerde incelendiğinde, göç edilen mekan ve bireylerin durumu, mekanların birey üzerinde etkilerinin filmlere yansıdığı izlenir. Her on yıllık dilimlerde ekonomik, politik ve kültürel değişkenlerle birlikte göçün etkileri de farklılaşır, göç edilen şehir, mekan ve eşyalar da değişime uğrar. Bu tez çalışmasında göç sorunsalı; yukarıda sayılan nedenler çerçevesinde, filmlerde yer alan mekan, eşyalar ile karakterlerin ilişkilerinin, yönetmenlerin izleyiciye aktarış biçimlerine nasıl yansıdığına tanıklık edilerek incelendi. Filmlerin analizinde sosyolojik araştırma yöntemi olan temellendirilmiş kuram yöntemi kullanıldı. Yöntem için gerekli olan filmlerin değişik dönemlere ait olmasının yanı sıra, farklı yönetmenler seçilerek özgün bakış açıları yakalanması hedeflendi. Filmlerin mekan görsellerinin çözümlenmesinde Henri Lefebvre’nin mekanın üretimi, şehir hakkı ve modern dünyada gündelik hayat kuramlarından faydalanıldı. Çalışmanın sonunda Türk sinemasında göç edilen mekanlardaki değişim ve bu değişimin birey üzerine yansımaları değerlendirilip, yorumlandı. Böylece günümüzde de halen artarak devam eden, uluslararası bir boyuta gelmiş olan göç olgusuna sinema ile yeniden bakma ve düşünme fırsatı yaratılması hedeflenmektedir.Yayın One size does not fit all in psychotherapy: Understanding depression among patients of Turkish origin in Europe(Turkish Neuropsychiatric Society, 2016-03) Balkır Neftçi, Nazlı; Barnow, SvenOver the last decades, Europe has become an immigration country hosting an estimated 56 million international immigrants. Yet, a large amount of literature suggests that migration is associated with a higher risk of common mental disorders, such as depression and anxiety. As representatives of one of the largest immigrant groups in Europe, various studies have shown that Turkish immigrants exhibit a higher prevalence of depression and anxiety disorders than do the background population. Nevertheless, it is also well demonstrated that this particular patient group is more likely to terminate treatment prematurely and displays lower rates of treatment compliance than their native counterparts. This reluctance for service utilization might be partially because of the fact that people from non-Western ethnocultural backgrounds (e.g., Turkey) often have a different notion and comprehension of mental health and illness as compared with those of the people from Western societies. Such mismatch often results in discrepancies between the needs and expectations of immigrant patients and clinicians, which attenuate the communication and effectiveness of treatment and lead to unexplained high dropout rates. To provide continued provision of culture-sensitive, high quality, evidence-based mental health care, the advancement of researches exploring such sociocultural differences between the patients’ and the clinicians’ notions of mental health must occur. In response to these problems, the current review aims to explore the interplay between culture and mental processes that associate with the etiology, maintenance, and management of depression among Turkish immigrant patients. This is to inform clinicians regarding culturespecific correlates of depression among Turkish patients to enable them to present interventions that fit the needs and expectations of this particular patient group.Yayın The labor market effects of immigration(IGI Global, 2018-01-01) İnanç Tunçer, ÖzlemThis chapter discusses the effects of immigration on the labor market of receiving countries, focusing on employment. The effect of immigration on the welfare of native population is an important issue in public debate. The common perception is, at least in the short run, because of immigration, unemployment rates would increase in the host countries, or that immigrants would depress wages of native workers. However, these perceptions do not find confirmation in the previous research on this literature. According to Jean and Jimenez (2011), the evidence is, at best, mixed. Although the magnitude of the impact depends on time and space, in general, results of the previous literature indicate that immigration has only very small or no effect on employment and wages of resident workers. The aim of this chapter is to provide an overview of immigration-labor market relation for different countries and time intervals with some significant policy implications with regards to state officials.












