Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Yayın
    Bağımsız denetçilerde rol belirsizliği, rol çatışması ve algılanan iş yükünün iş tatmini üzerindeki etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2018-09-05) Erten, Müge; Tuncay Çelikel, Aslı; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışmada; bağımsız denetçilerin algıladığı rol belirsizliği, rol çatışması ve iş yükünün, iş tatminleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Türkiye genelinde yeminli mali müşavir ve serbest muhasebeci mali müşavir ünvanı ile bağımsız denetçilik yapan kişiler arasında kolayda örnekleme tekniği ile belirlenen 171 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket formunda, rol belirsizliği ve rol çatışması ölçeği, iş yükü algısı ölçeği ve Minnesota iş tatmini ölçeği uygulanmıştır. Çalışanların içsel tatminleri artıran unsurlar olan başarmak, tanınmak, övgü almak, sorumluluk yüklenmesi, terfi etmek ve işin kendisi iken; dışsal tatmin ise, ödüller, maaş artışları, şirket politikası, çalışma şartları, fiziksel koşullar, iş güvencesi, iş yerinde insan ilişkilerinin iyi olması ile oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, denetçilerde rol belirsizliği, rol çatışması ve iş yükü algısı, içsel tatmini azaltmaktadır. Rol belirsizliği ve iş yükü algısı ise, dışsal tatmin üzerinde negatif belirleyiciliğe sahiptir. Genel tatmin düzeyini azaltan en güçlü faktörler, rol belirsizliği ve iş yükü algısıdır. Bununla birlikte, rol belirsizliği yaş ve gelir düzeyine göre farklılaşmaktadır. Rol çatışması medeni duruma, kıdeme ve psikolojik destek alma durumuna göre farklılaşmaktadır. Denetçilerin algıladığı iş yükünün cinsiyet, eğitim düzeyi, kıdem ve psikolojik destek almaya göre değiştiği gözlenmiştir. Dışsal tatmin cinsiyet, eğitim durumu ve çocuk sayısına göre değişmektedir. Genel tatmin eğitim durumuna göre değişmektedir. Bağımsız denetçilerin iş tatmin düzeyleri üzerinde rol belirsizliği ve algılanan iş yükünün negatif etkileri belirlenmiştir.
  • Yayın
    İnsan kaynakları yönetiminde motivasyon ve eğitim amacıyla sosyal medya kullanımının Bursa sanayi ve ticaret odasına kayıtlı şirketler genelinde araştırılması
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-18) Altıntaş, Bülent; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    Hızla gelişen teknolojinin tüm dünyayı etkilediği günümüzde işletmelerin bu duruma ayak uydurabilmeleri için kendilerini sürekli yenilemeleri gerekmektedir. Yenilenme ve değişim sürecinde başarılı olmak isteyen işletmeler en önemli üretim ve hizmet girdisi olan İnsan Kaynaklarına bütçe ayırmak ve yatırım yapmak zorundadır. İnsan Kaynakları Yönetimine ayrılan kaynağın daha etkin kullanılması ve yönetim maliyetinin düşürülebilmesi için “İnsan Kaynakları Yönetiminde Motivasyon ve Eğitim Amacıyla” hızlı, erişilebilir ve ucuz olan “Sosyal Medya”dan yararlanabilme imkânları üzerine bu araştırma yapılmıştır. Uygulamada, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı şirketlerin, İnsan Kaynakları yönetici, uzman ve görevlilerinin İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla Sosyal Medya kullanım yöntem ve tutumları ile sosyo-demografik özelliklerin etkileri anket yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırmada, İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla hızlı, erişilebilir ve ucuz olan Sosyal Medyanın disiplin yönetmelikleri ile belirlenen kurallara uygun şekilde kullanılmasının işletmelerin yönetim maliyetlerini düşürerek, motivasyon ve eğitimde etkinlik sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyo-demografik özelliklerden motivasyon amacıyla kullanımda yaş grupları, eğitim amacıyla kullanımda yaş grupları ve cinsiyetin etkili olduğu bulunmuştur.
  • Yayın
    Sağlık çalışanlarının iş doyumu, kaygi ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-10) Yeniyol, Zehra Dicle; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iş doyumu, kaygı ve tükenmişlik düzeylerinin ölçülmesi ve ardından çalışanların sosyodemografik ve işe dair özellikleri ile tüm değişkenlerin ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan ve işi gereği hastayla yüz yüze çalışmakta olan 183’ü kadın ve 65’i erkek toplam 248 sağlık çalışanı katılımıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında veri toplama araçları olarak Sosyodemografik Özellikler ve Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği (MDÖ), Spielberger Sürekli Kaygı Envanteri (STAISürekli) ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanlarından oluşan örneklemimizde, kadın katılımcıların STAI-Sürekli puan ortalamalarının ve MTÖ alt boyutlarından yalnızca kişisel başarı puan ortalamalarının erkek katılımcılara göre anlamlı derecede yüksek, MDÖ puan ortalamalarının ise anlamlı derecede düşük olduğu gözlenmiştir. Evli olan katılımcıların STAI-Sürekli puanları evli olmayanlara oranla anlamlı düzeyde yüksek, MDÖ puanları anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Katılımcılardan gelir düzeyi daha düşük olanların MTÖ alt boyutu duygusal tükenme puanlarının, geliri daha yüksek olanlardan anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir. Kadrolu olarak çalışan katılımcıların STAI-Sürekli puanlarının ve MTÖ duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutlarının puanlarının sözleşmeli çalışanlara oranla anlamlı derecede yüksek, MDÖ puanlarının ise düşük olduğu belirlenmiştir. Meslekte çalıştığı süre beş yıl ve üzeri olan katılımcıların STAI-Sürekli puanlarının ve MTÖ duygusal tükenme puanlarının çalışma süresi beş yıldan az olanlardan anlamlı düzeyde yüksek, MDÖ puanlarının anlamlı düzeyde düşük olduğu gözlenmiştir. Araştırmamızda sağlık çalışanlarının, sürekli kaygı düzeyleri arttıkça duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın arttığı, kişisel başarının ise azaldığı ortaya konmuştur. Katılımcıların iş doyum düzeyleriyle sürekli kaygı, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu bilgiler doğrultusunda sağlık çalışanlarının, iş doyum, sürekli kaygı ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik ve iş alanı özellikleriyle ilişkili olarak tartışılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak gelecekte yapılacak olan çalışmalara öneriler sunulmuştur.
  • Yayın
    Bir grup ruh sağlığı çalışınında iş doyumunun psikolojik dayanıklılık ve sağlıklı yaşam biçimiyle ilişkisi
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-05) Mizmizlioğlu, Ecem; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma, bir grup ruh sağlığı çalışanında psikolojik dayanıklılık ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırma evrenini İstanbul ilindeki kamu hastanelerinde çalışan ruh sağlığı çalışanları; psikiyatristler, psikologlar ve psikiyatri hemşireleri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise izin alınan Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma, Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma, Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanelerinde çalışmakta olan ruh sağlığı çalışanları oluşturmaktadır. Bu çalışmaya 61 psikiyatrist, 41 psikolog, 54 psikiyatri hemşiresi olmak üzere toplam 156 kişi katılmıştır. Veriler; Sosyodemografik Form, Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ) ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ), Minnesota İş Doyum Ölçeği (MİDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılanların %72’sini kadın %28’ini erkek bireyler oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan kişilerin psikolojik dayanıklılık, iş doyumu ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları değerlendirildiğinde; değişkenlerin kendi aralarında pozitif ve anlamlı bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Psikolojik dayanıklılık ile iş doyumu arasında pozitif ve zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Ayrıca psikolojik dayanıklılık değişkeninin iş doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile iş doyumu arasında pozitif ve zayıf düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları, iş doyum puanı ile anlamlı ancak zayıf bir ilişki vermektedir. Sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının iş doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Sonuç: Araştırmada, psikolojik dayanıklılık ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının iş doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı rolü olduğu bulunmuştur. Bunun yanında sosyodemografik özelliklere göre de ruh sağlığı çalışanlarının psikolojik dayanıklılıkları, sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve iş doyumları istatistiksel olarak anlamlı fark göstermiştir. Elde edilen tüm bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.
  • Yayın
    Herzberg’s Two-Factor Theory, and knowledge workers’ motivation and job satisfaction: a study on academicians at foundation universities
    (Işık Üniversitesi, 2023-06-21) Tezel, Mert Safa; Tuncay Çelikel, Aslı; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yöneticiler için İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    In recent decades, especially after the third industrial revolution (officially started in the 1950s), a shift can be observed in the world’s economy towards a more knowledgebased economy. This was the time when the Two-Factor theory was put forward by Frederick I. Herzberg as a theory of motivation and job satisfaction. Starting from this timeline, the number and importance of knowledge workers have increased with this shift to a more knowledge-based economy. This study aims to investigate one group of knowledge workers, that is, the academicians working at foundation universities in Türkiye. Academicians are an important part and the core center of knowledge, and they contribute greatly to cultivating knowledge workers in many areas. Six research questions were formulated to examine the importance of the hygiene and motivator factors proposed according to Herzberg’s theory and the relevancy of certain statements about motivation and job satisfaction in their current universities. A descriptive research design with an embedded mixed-methods model was applied in this study. A questionnaire, a survey method tool, was used in the study. The questionnaire based on the framework of the Two-Factor Theory was prepared by Filtvedt (2016) and in this thesis it was adapted for academicians. Quantitative and qualitative data were collected through the questionnaire prepared to be administered via an online survey. The qualitative data was collected through an open-ended question added to the survey for the participants to add any further ideas and comments they might have. Sixty-four academicians working at foundation universities in Türkiye participated in the study. Descriptive statistics were used for the analysis of the quantitative data. For the qualitative data collected through the open-ended question, content analysis was utilized. The results confirmed that the factors proposed in Herzberg’s Two-Factor Theory were also valid for the participant academicians because of the high percentage of “very important” and “important” responses they gave for each hygiene and motivator factor in the questionnaire in relation to each research question and to the 6 themes observed in their responses for the open-ended question. The participant academicians as knowledge workers at Turkish foundation universities displayed responses highly aligning with Herzberg’s Two-Factor Theory. Looking at the hygiene and motivator factors for each question in terms of the mean and standard deviation values of their responses, it is clear that all factors were found highly important for them. Although all the factors in Herzberg’s theory were found to be highly important by the academicians, their responses showed that the most important hygiene factors were construed and grouped mainly under three factors Pay, Working Conditions, and Administration/Supervision whereas the most important motivator factors for them were construed and grouped mainly under Growth, The Work Itself and Autonomy. The ultimate goal of this study was to contribute to the understanding of academicians’ motivation and job satisfaction working for foundation universities (which show great similarities in organizational structure to private universities on a global scale) and their management in an important business sector to be more efficient and successful in today’s knowledge-based economy.
  • Yayın
    The effect of anxiety and burnout on job satisfaction: the Covid-19 period
    (International Journal of Multidisciplinary and Current Educational Research, 2021-05) Erdal, Nurgül; Çevik Akkuş, Güneş; Bakın, Dilara
    The Covid-19 pandemic has not only physiological effects on individuals around the world, but also psychological effects. It is observed that the perception of anxiety and burnout increases during the pandemic process and this is known to affect job satisfaction. This study Covid -19 pandemic in the process of Turkey's impact on the individual's work to the satisfaction of the anxiety t and burnout were investigated. As a result of the analysis; A moderately significant negative correlation was found between emotional exhaustion (burnout) and the structure of the job (job satisfaction) and firm policy (job satisfaction). It is evaluated that as emotional exhaustion increases, job satisfaction will decrease and anxiety will increase. It has been determined that there is a moderate positive relationship between personal achievement (burnout) and job satisfaction (job satisfaction at a moderate level, and a low level in negative direction with anxiety. It has been found that job satisfaction will increase and anxiety will decrease as personal success increases. A statistically significant negative correlation was determined between the manager, firm policy, customers, and friends.
  • Yayın
    Perceptions of individual anxiety and job satisfaction during Covid -19 pandemic
    (International Journal of Latest Research in Humanities and Social Science, 2021) Erdal, Nurgül; Çevik Akkuş, Güneş; Bakın, Dilara
    Pandemics cause radical changes has increased in individuals who live and work has influenced the satisfaction. The data collected from 484 people living in Turkey with online and social science methods were analyzed by statistical analysis program.Descriptive analysis, significance tests, Kolmogrov Smirnov and Shapiro-wilk, Mann-Whitney U test, Kruskal-Wallis H test, Spearman correlation test was applied to determine the relationship between the scales. As a result of the analysis, when the average anxiety score was evaluated, a moderate level of anxiety was found. A statistically significant negative correlation was determined between anxiety and job satisfaction sub-dimension, job structure, promotion, salary, manager, firm policy, customers, and colleagues. In other words, when the level of anxiety increases, job satisfaction and its sub-dimensions decrease.
  • Yayın
    Hizmetkar liderlik, yöneticiye duyulan güven ve iş tatmini arasındaki ilişki: sağlık sektöründe bir alan çalışması
    (Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2022-10-15) Erdal, Nurgül; Çevik Akkuş, Güneş
    İnsanların ve insan ilişkilerinin önemli olduğu çağımızda çıkarcı liderlerin aksine, çalışanları önemseyen, onların gelişmesine ön ayak olmak isteyen, hem çalışanı hem de müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayabilen lider ve yöneticilere ihtiyaç vardır. Hizmetkar liderler yönetim anlayışlarına sevgi, bağlılık, sadakat ve insani duygular ortaya koyarak çalışanlara hizmet eden yöneticilerdir. Çalışanlar çalıştıkları ortamda yöneticilerinden güven, sadakat, sevgi, saygı ve önemsenmek beklerler. Bu çalışmada sağlık sektöründe önemli bir yeri olan hemşirelerin yöneticilerinde bulunan hizmetkar liderlik davranışları ve onlara olan güvenlerinin iş tatminindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul ilinde bir üniversite hastanesinde çalışan 224 hemşire katılmıştır. Araştırma anketi dört bölümden oluşmakta olup İlk bölüm de demografik özelikler sorgulanmıştır. İkinci bölümde Dennis ve Bocerna tarafından (2006) geliştirilen ölçek, Aslan ve Özata (2011) tarafından Türkçe ‘ye uyarlanan Hizmetkar liderlik ölçeği sağlık çalışanlarına uygulanmış ve sevgi, güçlendirme, vizyon, fedakarlık ve güven alt boyutundan oluşan 14 maddeyle incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Nyhan and Marlowe (1997) tarafından geliştirilen ve Demircan (2003) tarafından Türkçe’ ye adapte edilen 20 sorudan oluşan Örgütsel güven ölçeğinin örgüte güveni soruları kaldırılmış ve yalnız 8 sorudan oluşan yöneticiye güven ölçeği kullanılmıştır. Son bölümde ise iş tatmini ölçeği kullanılmıştır. Churchill et al., (1974); Comer et al., (1989 ) tarafından oluşturulan ve Schwepter (2001) tarafından geliştirilen 20 sorudan oluşan iş tatmini ölçeği kullanılmıştır. Kullanılan ölçekler 7’li likert yöntemiyle oluşmuştur. Toplanan veriler sosyal bilimlerde kullanılan istatistik paket programlarıyla değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda Bağımsız değişkenler hizmetkar liderlik ve yöneticiye güven ile bağımlı değişken iş tatmini arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon testi yapılmıştır . Ölçeklerin güvenilirliğini ölçmek için Cronbach's Alpha katsayısından yararlanılmış olup güvenilirlik düzeyi 0,97 hesaplanmış ve güvenilirlik düzeyleri yüksek bulunmuştur. Ölçeklerin geçerliğini ve anlamlılığını ölçmek için KMO ve Bartlett Küresellik testinden yararlanılmış olup tüm ölçeklerin geçerliliği yüksek bulunmuştur. Faktör analiz sonucunda hizmetkar liderlik ve yöneticiye güven tek boyutta, iş tatmini ise kurumla ilgili iş tatmini, iş ile ilgili iş tatmini, müşterilerle ilgili iş tatmini ve yöneticilerle ilgili iş tatmini olarak dört boyutta incelenmiştir. Araştırmamıza katılan katılımcıların yaş ortalaması 35, %82’si kadın, %52 evli, %47’si lisans mezunu, %82’si dahili bilimlerde çalışmaktadır. Bağımsız değişkenler; hizmetkar liderlik ve yöneticiye güven ile bağımlı değişken iş tatmini arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon testi yapılmıştır. Hizmetkar liderlik ve kurumla ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 802 ve Sig=,000 olduğu için aralarında yüksek derecede pozitif ilişki görülmüştür. Hizmetkar liderlik ve iş ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 577 ve Sig=,000 olduğu için aralarında orta derecede pozitif ilişki görülmüştür. Hizmetkar liderlik ve müşteri ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 558 ve Sig=,000 olduğu için aralarında orta derecede pozitif ilişki görülmüştür. Hizmetkar liderlik ve yönetici ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 499 ve Sig=,000 olduğu için aralarında orta derecede pozitif ilişki görülmüştür. H1,H1a,H1b,H1c,H1d kabul edilmiştir. Yöneticiye güven ve kurumla ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 722 ve Sig=,000 olduğu için aralarında yüksek derecede pozitif ilişki görülmüştür. Yöneticiye güven ve iş ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 570 ve Sig=,000 olduğu için aralarında orta derecede pozitif ilişki görülmüştür. Yöneticiye güven ve müşteri ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 441 ve Sig=,000 olduğu için aralarında zayıf derecede pozitif ilişki görülmüştür. Yöneticiye güven ve yönetici ile ilgili iş tatmini arasında Pearson Correlation = 415 ve Sig=,000 olduğu için aralarında zayıf derecede pozitif ilişki görülmüştür. H2,H2a,H2b,H2c,H2d kabul edilmiştir. Hizmetkar liderlik ile yöneticiye güven arasında Pearson Correlation = 724 ve Sig=,000 olduğu için aralarında yüksek derecede pozitif ilişki görülmüştür. H3 kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular, çalışanların hizmetkar liderlik yöneticiye güven ve iş tatminine sahip olmasında önemini ortaya koyması açısından önemlidir. Hizmetkar liderlik ve yöneticiye güven ile iş tatmini ve alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Sağlık işletmelerinin başarısı çalışanlarına bağlıdır. Sağlık çalışanları yöneticilerine ve kuruma güvendiklerinde daha verimli ve başarılı olurlar. Sağlık kurumları yönetici seçerken kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atan çalışanların ve ekibin ihtiyaçlarını ön plana çıkaran, gücü paylaşan, çalışanların gelişimine ve performans göstermesine yardımcı olan yöneticiler seçmelidir. Bu tür yöneticiler çalışanların yöneticiye, işe ve kuruma olan güveni arttırır. Çalışanlar kendilerini, fiziksel ve psikolojik olarak iyi hissederler ise iş tatmini olmaları kolaylaşır. Yöneticilerine güvenen, onları benimseyen çalışanlar işletme performansını arttırır ve rekabet avantajı sağlamada önemli rol oynar. Hizmetkar yöneticilerin / liderlerin çalışanlar üzerinde oluşturdukları motivasyon ve güven duygusu ile çalışanların iş tatmini elde etmelerini kolaylaştırmaktadır. Böylelikle iş tatminde hizmetkar liderliğin yöneticiye güven açısından etkili bir liderlik tarzı olduğu görülmüştür.