4 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Yayın Hareketli grafik tasarımda minimalizm(Işık Üniversitesi, 2019-01-17) İlbars, Elif; Uyan Dur, Banu İnanç; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı19. yüzyıl ortalarında ortaya çıkan minimalizm akımında, öze ulaşmayı engelleyen her türlü fazlalıktan kurtulmak istenmiş ve bu nedenle sanat ve tasarım alanlarında indirgemeci bir tutum izlenmiştir. Bu indirgemeci tutumun ilk örnekleri resim sanatında ortaya çıkmış ve daha sonra grafik tasarım alanında da etkilerini göstermiştir. Minimalizm 1960’lardan bu yana bir çok değişim sürecinden geçmiştir. Minimalizmin biçimsel ve /veya düşünsel yöntemleri, dönemsel değişimlerden bağımsız olarak sanat ve tasarımda kullanılmıştır. Günlük yaşantımızda ekranlar her gün biraz daha yer kaplarken hareketli grafik tasarımları yorumlamak ve onların iletmek istedikleri mesajların özünü kavramak için gereken zaman kısalmaktadır. Hareketli grafik tasarımlarda minimalizm bu noktada izleyiciye hızlı yoldan ulaşabilmek ve mesajını iletebilmek için tercih edilen bir yoldur. Bu çalışmada, zamansız bir akım olarak minimalizmin hareketli grafik tasarımlar üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Tezin 1. Bölümünde minimalizm, görsel sanatlar ve grafik tasarım alanında incelenmiştir. 2. Bölümde minimalizmin günümüzde geldiği nokta ve beş kavramı ele alınmıştır. 3. Bölümde hareketli grafik tasarım tarihi ve bunların kullanım alanları incelenmiştir. 4. Bölümde hareketli grafik tasarım öğelerine minimalizm kapsamında yeni bir bakış açısı getirilmiştir. 5. Bölümde minimalist hareketli grafik tasarım örneklerinin göstergebilimsel analizleri yapılmış ve bunların ortak özellikleri üzerinde durulmuştur. 6. Bölümde, tezde yapılan araştırmalar sonucunda, hareketli grafik tasarımların ortak noktaları tespit edilerek “Minimalist Şiir” isimli bir uygulama çalışması tasarlanmış ve bu çalışma göstergebilimsel olarak analiz edilmiştir.Yayın 21. Yüzyılda kurumsal kimlik tasarımında minimalizm(Işık Üniversitesi, 2020-09-04) Güner Çorlan, Nuket; Avcı Tuğal, Sibel; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıKurumsal kimlik dönemsel değişimlerden bağımsız olarak her zaman bir ihtiyaç oluşturmuştur. Kurumların artmasıyla kurumsal kimlik tasarımı öğeleri gelişmiş, Modernizm akımıyla birlikte günümüze kadar devam etmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Minimalizm akımı, sadeliği ile yeni bir bakış açışı getirmiş, sanat ve tasarım alanındaki biçimsel dili ve ifade yöntemleri her dönemde tercih edilmiştir. Çağdaş sanatın indirgemeci eğilimleri ilk kez resim sanatında ortaya çıkmış, grafik tasarım alanında da etkileri görülmüştür. Günümüzde dijitalleşmenin getirileriyle birlikte, tüm dünyada yaşanan Korona virüsü salgını dijital dünyanın önemini daha da arttırmıştır. İnsanların günlük hayatlarında yoğun bir şekilde karşılaştığı görsel uyaranlar arasında, kurumların, izleyicinin aklında yer etmesi ve görünebilir olması için kısıtlı bir zaman olmaktadır. Bu durum sadelik kavramlarına duyulan ihtiyacı da beraberinde getirmiştir. Bu noktada önemli olan sadeleşmeyle birlikte tasarımın basitliğe kaçmamasıdır. Bu çalışmada, Minimalizm’in dönemsel anlamına yakın şekilde kurumsal kimlik tasarımları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yapılan anket sonucunda çıkan Starbucks markasının kurumsal kimlik tasarımı göstergebilimsel olarak incelenmiş ve minimal yaklaşımla ele alınmaya çalışılarak uygulama yapılmıştır.Yayın 20. yüzyıl batı resim sanatında geometrik biçimlendirmeler(Işık Üniversitesi, 2014-06-03) Tecer, Arzu; Bozdoğan, Seyyit; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans ProgramıBu tez, genel bağlamda geometri biçim dilini kullanan akımların, hangi felsefe ve metafizik düşüncelerden nasıl etkilendiklerini açıklar. Bu etkilerin yapıtlara nasıl yansıdığı, sanatçıların ve düşünürlerin kuramsal metinleri ışığında değerlendirilmektedir. Bu araştırma, 20. yüzyıl Batı resim sanatında geometrik biçimlendirmeler ile ilgili bilgilere kaynak olması için yapılan çalışmadır. Bu tezin temel amacı, konu başlığı “20.Yüzyıl Batı Resim Sanatında Geometrik Biçimlendirmeler” olan, geometrik biçim dili kullanan akımların, kuramsal ve mekânsal dilini araştırıp ortaya koymaktır.Yayın Sinemada ışığın temel bileşenleri ve Roger Deakins sinematografisinde ışık kullanımı(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-06-26) Karabudak, Hatip; Büker, Nalan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Cinema and TelevisionBu tez çalışması, sinematografide ışığın yalnızca teknik bir araç olmanın ötesinde anlatısal, duygusal ve sembolik bir güce sahip olduğunu, çağdaş sinemanın önde gelen isimlerinden Roger Deakins’in filmografisi üzerinden incelemektedir. Çalışmada, ışığın temel fiziksel özelliklerinden yola çıkılarak sinematografideki işlevleri, tarihsel gelişimi ve klasik aydınlatma yöntemleri (üç nokta aydınlatma, chiaroscuro, high/low key) ele alınmıştır. Ayrıca pratik ışık kullanımı ve doğal ışıkla çalışma gibi modern yaklaşımlar detaylandırılmıştır. Tezin temel amacı, Roger Deakins’in ışık kullanımındaki özgün sanatsal ve teknik yaklaşımını analiz etmektir. Bu bağlamda Deakins’in kariyeri, filmografisi ve sinematografik felsefesi incelenmiştir. Sanatçının stilistik yaklaşımı; minimalist ve gerçekçi estetiği, doğal ışık tercihi, renk paletini tematik sembolizm amacıyla kullanma becerisi ve LED gibi teknolojik yeniliklere adaptasyonu kapsamaktadır. Çalışmanın analitik bölümünde, Deakins’in dört filmi – No Country for Old Men (2007), Blade Runner 2049 (2017), 1917 (2019) ve Skyfall (2012) – ışık kullanımı açısından derinlemesine incelenmiştir. No Country for Old Men’deki low key aydınlatma ve Anton Chigurh karakterinin tek taraflı ışıklandırmasının gerilim yaratmadaki rolü; Blade Runner 2049’daki turuncu kum fırtınası ve neon ışıkların renk sembolizmiyle duygusal derinlik kazandırması; 1917’de sürekli gün ışığı akışıyla oluşturulan zaman illüzyonu ve Skyfall’daki kontrastın Bond’un içsel çatışmalarını yansıtması, Deakins’in ustalığını ortaya koymaktadır. Son olarak, Deakins’in aydınlatma tarzı Emmanuel Lubezki gibi diğer usta sinematograflarla karşılaştırılmış; geleneksel Hollywood aydınlatma kurallarına getirdiği yenilikçi bakış açısıyla bu kuralları nasıl yeniden tanımladığı tartışılmıştır. Bu tez, Roger Deakins’in ışığı yalnızca bir teknik araç değil, aynı zamanda hikâyeyi, atmosferi ve duyguyu biçimlendiren güçlü bir sanatsal ifade aracı olarak kullanmasının sinematografi sanatına özgün katkısını vurgulamaktadır.












