Bildiri Koleksiyonu | Sinema ve Televizyon Bölümü

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Dijital sanat sergisinin belgesele dönüşme ihtimali üzerine: Sezen Aksu dijital sanat sergisi
    (Kedidedi Yayıncılık, 2023-02) Şeylan, Seher; Işıklı, Şevki; Tıngöy, Özhan
    Bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılabilmesi ile birlikte sanatın tüm alanlarında yaygın biçimde kullanılan dijitalleşme sanatın dilini de değiştirip dönüştürmüştür. Gelişen bu teknoloji ile beraber dijital sanat, sanatın farklı kollarını bir araya getirmektedir. Disiplinlerarası sanat anlayışı olarak tanımlanabilecek bu durumun günümüz yüzyılında temel kaynağı teknolojidir. Bu bağlamda dijitalleşme ile birlikte özellikle video, sinema ve bu iki sanat dalının çıkış noktası olan fotoğraf üretim bir araya gelmesi ile birlikte filmler fotoğraflar içerebilirken diğer yandan videolar film içeriğinden ve fotoğraflardan yararlanabilmektedir. Böylece, bilgisayar özellikleri ile ses, görüntü, video ve metin bir araya getirilerek animasyon gibi özellikler eklenebilmektedir. Böylece, bu yeni sanatsal yaklaşımda disiplinler arası sanat anlayışı hız kazanmış ve müzelerde, sanat galerilerinde deneyimi açısından önemli bir değişim gerçekleşmiştir. Bu değişim temel malzemesi görüntü olan sinema ve dijital sanat sergi alanında da görülmektedir. Bu bağlamda dijital bir serginin sinemasal bir ürün olarak kabul edebileceğimiz belgesele evirilmesi mümkün görünmektedir. Çalışma boyunca, Sezen Aksu’nun yaşam yolculuğunun anlatıldığı Sezen Aksu Dijital Sanat Sergisi’nin belgesel özellikleri tartışılacaktır. Sezen Aksu’nun müzik yolculuğunun anlatıldığı sergi, sanatçının bu yolculuğunda yaşadıklarını arşiv görüntüleri ve üst ses aracılığı ile aktarması bakımından belgesel özellikleri taşımaktadır.
  • Yayın
    Sözden görüntüye sözlü tarih ve belgeselin kesiştiği nokta: insan hikayeleri
    (ISPEC Publications, 2021-07-25) Şeylan, Seher; Nalbant, Kemal Gökhan
    Sözlü tarih, kişisel tanıkların anılarının ve / veya belirli bir döneme ait deneyimlerin derinliklerini çıkararak ve değerlendirerek toplumlar tarihinin inşasına katkıda bulunan, insanı nesne konumundan özne konumuna getiren bir araştırma yöntemidir. Sözlü tarih aracılığıyla farklı toplumlardan ve kültürlerden insanları dinler, onların anılarını, deneyimlerini ve yaşam öykülerini kaydederiz. Medya, bu hikayeleri aktarabilen araçlardan biridir, ancak sahiplik yapısı nedeniyle özellikle kitle iletişim araçları, egemen olanın ve çoğunluğun sesidir. Sesleri görmezden gelinen kadınlar, erkekler ve çocuklar ise kamusal alanda seslerini bağımsız belgeseller ile duyurabilir. Ticari kanallar gibi kar odaklı olmayan belgesel, sıradan insanları ve onların hayatlarını anlatmayı hedefler. Böylece kamuoyunu sosyal bir sorun hakkında bilgilendirebilir. Yönetmenlerinin bu amaçla kullandıkları yöntemlerden biri sözlü tarihtir. Belgeseller, sözlü tarih yöntemi ile yaşadığımız dünyayla ilgili hikayeler anlatır. Bunlar genellikle kültür içinde bastırılan hikayelerdir. Yaklaşımı gereği gerçeği sunması beklenen belgesel, insan hikayelerini sözlü tarih aracılığıyla aktarırken günümüze kadar ortaya çıkmayan hikayelerin kayıt altına alınmasını sağlar. Sözlü tarih, özelliği gereği toplum içinde görülmeyenlere yer verir. Böylelikle resmi tarihe dahil olmayan mağdurların sesleri sözlü tarih aracılığıyla kayıt altına alınmaktadır. Herhangi bir soruna karşı toplumsal farkındalık yaratmak için kullanılabilecek sözlü tarih yöntemi, belgesel ve diğer görsel-işitsel medya ürünlerinde kullanıldığında çok daha etkili olacak ve beklenen mesaj toplumun daha geniş kesimlerine ulaşacaktır. Bu çalışmada belgesel ile sözlü tarihin kesişimi, Türkiye'nin bazı bölgelerinde erken yaşta zorla evlendirilen çocukların hikayesini anlatan ödüllü belgeseller Zarok (Beyazdağ, 2013) ve Çirok (Beyazdağ, 2014) aracılığıyla anlatılacaktır.
  • Yayın
    Savaşın ortasında dünyaya seslenme aracı olarak belgesel sinema: For Sama örneği
    (Innovation and Global Issues Congress, 2021-06-30) Şeylan, Seher; Kolukırık, Suat; Pehlivanlı, Ragıp; Görgülü, Eren
    One of the most important tools that mediate the acceleration of globalization, basically means the cultural, social, economic and technological integration of societies, is the media with audio-visual field. Documentary cinema, is one of the tools to ensure inter-communal integration in the audio-visual field, enables the revealing of problems and pains while conveying the lives and cultures in different geographies of the world. In this respect, documentary cinema has the potential to announce many problems such as ethnic and religious conflicts, thirst, famine, hunger, war, refugees, migration to the world public opinion by crossing borders. Especially, information about what happened in the regions where the çivil war took place can be shared with the public thanks to the documentary cinema, claims to be neutral and authentic in essence. On the other hand, documenting a war accurately through documentaries and also ensuring that the whole world is informed is closely related to the documenter. Often, apart from a professional director, people caught in the middle of war can make their voices heard to the world through the emerging technology and globally used online platforms. In this study, these features of the documentary cinema is a tool of reaching out to people, conflict and finding a solution understanding and agreement, will be examined through the documentary For Sama (Al-Kateab, Watts, 2019), about the Syrian civil war.
  • Yayın
    Birbirine benzemezlerin bir araya geldiği yer: Bir Başkadır
    (IKSAD Publishing House, 2023-03-22) Şeylan, Seher; Küçüker, Emine; Gafurova, Gulnaz
    Temel malzemesi hareketli görüntü olan diziler ve filmler karakter ve karakterlerin başından geçen kurmaca öyküler inşa etmenin yanında, anlattığı öykülerle geçmişin ve bugünün arşivini tutar. Bu özelliği ile diziler ve filmler bir anlamda toplumun hafızasıdır. Seyir sanatı olmanın çok ötesinde özelliklere sahip olan sinema bu özelliği ile seyirciyi toplumun geçmişine ve bugününe doğru yolculuğa çıkartır. Bu yolculukta kimi zaman gündelik hayatın rutinleri kimi zaman siyasal geçmiş, kimi zamanda toplumsal olaylar yer almaktadır. Sinemanın geçmişle ve bugünle olan bu ilişkisi seyirciyi sadece edilgen olarak seyreden değil aynı zamanda gösteren / dile getiren, hatırlayan /hatırlatılan olarak bir biçimde yaşanılanlara tanık kılmaktadır. Geçmişten bugüne uzanan bu yolculukta ortak bir coğrafyada yaşayanların gerek yetiştirilme tarzları gerekse bireysel görüşleri sebebi ile birbirlerine ilişkin ön yargılı tavırları ayrışmanın temelini oluşturmaktadır. Birbirlerinin hayatlarına değmeden yan yana hayatlar yaşayanların yolları gün gelip kesiştiğinde anlaşılmanın ve anlamanın zorluğu ekseninde sessiz çatışmalar baş göstermektedir. Dijital platformların artışı ile birlikte yukarda sayılı özelliklere sahip diziler de göze çarpmaktadır. Çalışma boyunca, uluslararası dijital platform Netflix’te gösterilen yönetmenliğini Berkun Oya’nın üstlendiği Bir Başkadır (2020) yapımı üzerinden gündelik hayata ilişkin ilişkiler çerçevesinde birbirine benzemeyen karakterlerin çatışmalarının yer alış biçimleri incelenecektir. Çalışma sonucunda kimlik çatışmalarının ekseninde karakterlerin geçmişleri, yetiştikleri ortam ve bu bağlamda en çarpıcı biçimde modern muhafazakar ikileminin etkisi görülmüştür.
  • Yayın
    Belgeselden drama-belgesele gerçeğin yolculuğu: “Rise of Empires: Ottoman”
    (2020-09-02) Şeylan, Seher
    Alaska ve Kanada’daki gerçek mekanlarda çekilen ilk belgesel film Nanook of the North (Flathery, 1922)’dan sonra belgesel filmin pek çok türü ortaya çıktı. Geçmişi 19. yy’ a uzanan belgesel, gerçeğe en yakın sinemasal ürün olması, bununla beraber doğruluk, güvenilirlik gibi özellikleri ile kurmaca filmden ayrıldı. Böylece, toplumsal ve politik meseleleri aktarmanın da birincil yöntemi oldu. Öte yandan bu özellikleri ile belgesel, etkin propaganda araçlarından biri haline geldi. Propaganda yöntemi, özellikle geçmişe ilişkin tarihsel belgeselerde yoğunluklu olarak kullanıldı. Belgesel eksik, yanlış, taraflı bilgiler verdiğinde, sadece seyirciyi aldatmakla kalmaz, seyirci söz konusu belgeselden aldığı bilgilerle toplumsal bir tavır da geliştirebilir. Eş deyişle belgeseller hem dünyamızı hem de bu dünyanın içindeki rolümüzü de anlamamıza yardımcı olur ve kamusal alandaki rollerimizi biçimlendirir. Bireyin ve bu yolla toplumun şekillenmesine katkıda bulunabilen belgesellerdeki bilgilerin doğruluğu önemlidir. Gösterim alanı olarak dijital mecraların artması ile birlikte, belgesellerin yapıları ve içerdiği bilgilerin doğruluğu değişikliğe uğramıştır. Çoğu belgeselde kurmaca ve gerçeklik iç içe geçmiş, bu durum belgeselin gerçekliği aktarma iddiasına gölge düşürmüştür.Bu çalışmada Drama Belgesel olarak adlandırılan bu melez yapının bilginin doğruluğunu olumsuz yönde nasıl etkilediği, Netflix’te gösterilen Rise of Empires: Ottoman / (Şahin, 2020) belgeseli üzerinden tartışılacaktır.
  • Yayın
    Armenian identity in the Turkish and American documentaries through images
    (2017-10-06) Şeylan, Seher
    While cinema carrying the social values of past to present, it is also leading up the embodiment of the dominant perception shapes the present. In this regard, the representation of reality has much importance in the documentaries which particularly have culture, identity and belonging bonding. Documentary, as a part of its difference from fiction in line with reconstruction of reality, is a cultural product. While this product emerges, the reality is often interpreted with stereotypes, prejudices, negative political, cultural and social images. The identity representation about „we? or „other? is reflected with various events, connections and the past. On the other hand, the using of past of social groups, for supporting the ideas they believe in and achieving their goals, has a great role in terms of expressing their opinions in public. At this point documentaries are the areas where the producer-director reveals his/her opinions and emotions. Those personal feellings and opinions are often reflection of collective memory shaped by data of social past. The aim of this study is to analyze on which images the Armenian identity is constructed in the American and Turkish documentaries and the shaping of the representation of Armenian identity on what kind of rhetorics and visuals. Armenian identity will be examined from the perspective of imagology by the method of discourse analysis. Any intangible and tangible image that is used to represent the Armenian identity will be solved with the help of the discourse analysis. In this study, where the image, which contains a fictional structure is used to represent the Armenian identity, the references made by the director while using images to the past, history and values of the community he/she is in, are accepted as the main source of the analysis. It has showed that the perception, brought with historical events contains tension and conflict between Turks and Armenians from 18th to present, is reflected in the cultural products.