Geç ergenlik dönemindeki üniversite öğrencilerinin obsesif-kompulsif belirtileri ve yeme tutumları arasındaki ilişkide bilişsel ve psikolojik esnekliğin aracı rolü
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırma, geç ergenlik dönemindeki üniversite öğrencilerinde obsesifkompulsif belirti düzeyleri ile yeme tutumları arasındaki ilişkide bilişsel ve psikolojik esneklik düzeylerinin aracı rolünü değerlendirmeyi amaçlamıştır. Ayrıca bu değişkenlerin sosyodemografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini de incelenmiştir. Örneklem, 18-24 yaş aralığındaki 373 üniversite öğrencisinden oluşmuştur. Veriler, Sosyodemografik Bilgi Formu, Maudsley Obsesif Kompulsif Belirtiler Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği, Psikolojik Esneklik Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi doldurularak çevrimiçi olarak toplanmıştır. Analizler SPSS 26. Versiyonu kullanılarak yapılmış ve Pearson korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, obsesif-kompulsif semptomlar ile bilişsel esneklik arasında zayıf negatif bir korelasyon ve psikolojik esneklik ile orta düzeyde negatif bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Obsesif-kompulsif semptomlar, yeme tutumlarıyla zayıf ve pozitif bir şekilde ilişkilidir. Bilişsel esneklik, yeme tutumlarıyla orta düzeyde negatif bir ilişki gösterirken, psikolojik esneklik zayıf negatif bir ilişki göstermiştir. Sosyodemografik değişkenler incelendiğinde yeme tutumu ve bilişsel esneklik cinsiyete göre, obsesif-kompulsif belirti düzeyi ailede psikiyatrik tanı varlığına göre farklılaşırken psikolojik esneklik hiçbir değişken için farklılaşmamıştır. Ayrıca, regresyon analizleri obsesif-kompulsif semptomların, bilişsel esnekliğin ve psikolojik esnekliğin yeme tutumlarını önemli ölçüde yordadığını göstermiştir. PROCESS aracı analizinin dördüncü modelinde, obsesif-kompulsif semptomların yeme tutumlarını her iki esneklik değişkeni aracılığıyla etkilediği ortaya çıkmıştır. Bilişsel esneklik bu ilişkiyi kısmen aracılık ederken, psikolojik esneklik tam bir aracı görevi görmüştür; her iki değişken de modele aynı anda dahil edildiğinde, birlikte tam bir aracı etki göstermiştir. Bu bulgular, üniversite öğrencilerinin yeme davranışlarında esneklikle ilgili süreçlerin önemini vurgulamakta ve hem akademik araştırmalara hem de pratik uygulamalara katkıda bulunması beklenmektedir.
This research aimed to evaluate the mediating role of cognitive and psychological flexibility levels in the relationship between obsessivecompulsive symptom levels and eating attitudes in university students in late adolescence. It also examined whether these variables differed according to sociodemographic variables. The sample consisted of 373 university students aged 18-24. Data were collected online by completing a Sociodemographic Information Form, the Maudsley Obsessive-Compulsive Symptoms Scale, the Cognitive Flexibility Scale, the Psychological Flexibility Scale, and the Eating Attitudes Test. Analyses were conducted using SPSS version 26, and Pearson correlation analyses were performed. Results showed a weak negative correlation between obsessive-compulsive symptoms and cognitive flexibility, and a moderate negative correlation with psychological flexibility. Obsessivecompulsive symptoms were weakly and positively associated with eating attitudes. Cognitive flexibility was moderately negatively related to eating attitudes, while psychological flexibility showed a weak negative relationship. When sociodemographic variables were examined, eating attitudes and cognitive flexibility differed according to gender, the level of obsessivecompulsive symptoms differed according to the presence of a psychiatric diagnosis in the family, while psychological flexibility did not differ for any variable. Furthermore, regression analyses indicated that obsessive-compulsive symptoms, cognitive flexibility, and psychological flexibility significantly predicted eating attitudes. In the fourth model of the PROCESS mediation analysis revealed that obsessive-compulsive symptoms influenced eating attitudes through both flexibility variables. Cognitive flexibility partially mediated this relationship, whereas psychological flexibility served as a full mediator; when both variables were entered into the model simultaneously, they jointly demonstrated a full mediating effect. These findings underscore the significance of flexibility-related processes in university students’ eating behaviors and are expected to contribute to both academic research and practical applications.
Açıklama
Includes bibliographical references (leaves 76-100)
xiii, 108 leaves












