Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Hemşirelerin sağlık bakım hizmetlerinde teknoloji kulanımı ve teknoloji ile ilgili tutumları
    (2022-02-19) İncedere, Levent; Çevik Akkuş, Güneş
    Giriş: Hemşireler, sağlık bakım hizmetlerinde bilişim teknolojilerinden yaygın olarak faydalanmaktadır. Sağlık hizmetleri açısından bakım verenlerin daha güvenli ve daha etkili bakım sunmalarını sağlamak için teknolojinin kullanımı önemlidir. Bu açıdan hemşirelerin sağlık bakım hizmetlerinde teknolojiye ilişkin tutumlarında önem kazanmaktadır. Amaç: Çalışmada, bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan hemşirelerin hem kişisel hayatlarında hem de mesleki hayatlarında teknolojiyi nasıl kullandıklarının ve teknolojiye karşı tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı türdeki çalışmanın evrenini, İstanbul ilindeki bir eğitim ve araştırma hastanesinde 2022 yılı ocak ayı itibariyle aktif olarak çalışan 199 hemşire oluşturmaktadır. Anket çalışmasının yapıldığı dönem içerisinde Covid-19 testi pozitif olan ve görev başında olmayan15 hemşire dışarıda bırakılmıştır. Tanımlanan evrenin tümüne ulaşmak hedeflenmiş ve anketi geçerli bir şekilde dolduran 110 kişi ile çalışma yapılmıştır. Verilerin toplanması için kullanılan form üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm hemşirelerin sosyo-demografik özelliklerinden, ikinci bölüm teknolojiye ilişkin 17 sorudan oluşan anket formundan ve üçüncü bölüm ise hemşirelere özel olarak geliştirilmiş olan "Teknolojiye Karşı Tutum" ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS v23 istatistik programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmadan elde edilen önemli bulgular şunlardır: Araştırmaya katılan hemşirelerin %90‘nı otomasyon sisteminin hasta bakımında kolaylık sağladığını ve %97,3’ü ise teknolojinin hasta bakım kalitesini olumlu yönde etkilediğini ifade etmişlerdir. “Teknolojiye Karşı Tutum” ölçeğinde ise en yüksek ortalama puana sahip ifadelerin; “Eposta (e-mail) kullanmanın bir kolaylık olduğunu düşünürüm” (ort: 4.39), “Kliniğimde yeniteknolojilerin uygulanmasından hoşlanırım.” (ort: 4.31), ve “İnternette araştırma yapmaktan hoşlanırım.” (ort: 4.29) ifadeleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı ölçekte,mesleki çalışma süresi arttıkça “Teknoloji ve karamsarlık” alt boyutunun daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Yapılan araştırmada elde edilen bulgulara göre; hemşirelerin hem kişisel hayatlarında hem de sağlık bakım hizmetlerini yürütürken yeni teknolojilere uyum sağlamaya çalıştıkları ortaya konulmuştur. Sağlık hizmetlerinde önem kazanan yeni teknolojinin, hemşireler tarafından da etkin olarak kullanılması sayesinde, toplum sağlığına katkısı olduğu söylenebilir.
  • Yayın
    Meslek yüksekokulu öğrencilerinin dijital teknolojiye yönelik tutumları
    (2022-02-19) Tunç, Sezen; İncedere, Levent; Akgün, Seval; Baydoğrul, Müzeyyen
    Giriş: Tüm dünyada ve ülkemizde sağlık teknikerlerinin önemi, son yıllarda daha fazla fark edilmektedir. Günümüzde sağlık teknikerleri, sağlık ekibinin hekim ve hemşirelerden sonra ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısı ile geleceğin sağlık teknikerleri olacak olan, meslek yüksekokullarının sağlık programlarının öğrencilerinin hem mesleki açıdan hem de kişisel yaşamları açsından teknoloji ile ilişkisi önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmada, meslek yüksekokulu öğrencilerinin dijital teknoloji kullanımı ve dijital teknolojiye yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte kesitsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini bir vakıf üniversitenin Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümüne bağlı, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Programı ve Optisyenlik Programı öğrencileri (225 öğrenci) oluşturmaktadır. Çalışmada evrenin bütününe ulaşılması hedeflenmiş ve geçerli olan 114 anket değerlendirmeye alınmıştır. Öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerine ve teknolojiye ilişkin 9 sorudan oluşan anket formu ve öğrenciler için geliştirilen "Teknolojiye Karşı Tutum" ölçeği kullanılmıştır. Veri analizi SPSS v.22 programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların, %91.1’i akıllı telefona sahip iken %74.6’sinin bilgisayarı,%31.6’sinin da tableti bulunmaktadır. %62’si en az 2 sosyal ağa üye iken yine aynı katılımcıların % 46,1’nin günde 4-6 saat arası internet kullandıkları tespit edilmiştir. Teknolojiye Karşı Tutum ölçeğinde, en yüksek ortalama puana sahip ifadelerin; “Bilgisayar destekli ortamlarda dijital materyaller ile ders çalışmak derse olan ilgimi artırır.” (ort:3.97), “Okulda teknoloji ile ilgili çok daha fazla dersin olmasını isterim.” (ort: 3.81) ve “Dijital teknolojiyi daha çok eğlence aracı olarak kullanırım.” (ort: 3.17) ifadeleri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmada elde edilen verilere göre, meslek yüksekokulu öğrencileri dijital teknolojiyi çoğunlukla eğlence ve sosyalleşmek açısından kullanmaktadırlar. Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin dijital teknoloji uzun saatler geçirmelerinin nedenleri arasında, sosyal medya kullanımı ve pandemi döneminde yaygın bir şekilde yapılan online eğitimler sayılabilir. Elde edilen veriler ve sonuçlar ışığında meslek yüksekokulu programlarında dijital teknolojinin sağlık sektöründe kullanımına ilişkin derslere daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.
  • Yayın
    65 yaş altı ve 65 yaş üstü nüfusun sağlık hizmeti kullanımı ve memnuniyeti
    (2022-10-15) Narcı, Mustafa; İncedere, Levent; Dikmetaş Yardan, Elif
    Sağlıklı olmak tüm bireylerin en temel amaçlarından biridir. Sağlıkta tam iyilik haline ulaşabilmek için bireylerin aldıkları tedbirler ve sağlık düzeylerini yükseltmek amacıyla yaptıkları yatırımlara rağmen hastalık oluştuğunda sağlık hizmetlerini kullanım eylemi temel bir davranış biçimidir. Sağlık hizmetleri kullanım sürecinde oluşan memnuniyet düzeyi ise hem kullanıcı hem de sağlık hizmeti sunucuları açısından son derece önemli bir konudur. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet, sağlık hizmeti sunucuları arasında tercihi etkilemektedir ve aynı zamanda kullanıcının iyileşme sürecine olumlu katkı sağlamaktadır. Sağlık hizmetini kullanan bireylerin yaşı hem sunucu tercihinde hem de sağlık hizmeti memnuniyet düzeylerinde etkili olabilmektedir. Bu çalışmada yaşlı nüfusun sağlık hizmeti sunucu tercihleri ve hizmet memnuniyet düzeylerinin ölçümü amaçlanmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2003 yılından itibaren her yıl gerçekleştirilen “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” veri seti TÜİK’ten temin edilmiştir. Araştırma yılları arasından 2004, 2012 ve pandemi öncesi yılı olarak 2019 seçilmiştir. 2004 yılı “Sağlıkta Dönüşüm Programı” sonrası olması, 2012 “Genel Sağlık Sigortası” uygulamasının zorunlu tutulduğu yıl olması ve 2019 son yıllardan bir örnek teşkil etmesi nedenlerinden dolayı tercih edilmiştir. Bu üç yılın verilerinden sağlık hizmetlerinden memnuniyet ile ilişkili olan değişkenler seçilerek SPSS programı yardımıyla tanımlayıcı bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmada görüşülen hanelerde 18 yaş üstü bireylerin bilgileri toplanmıştır. 2004 yılında 18 yaş üzeri 6714 kişinin, 2012 yılında 7956 kişinin ve 2019 yılında ise 9212 kişinin verileri araştırmada kullanılmıştır. Veri setinde yer alan fertler, 65 yaş ve üstü ile 65 yaş altı olacak şekilde karşılaştırmanın sağlanabilmesi amacıyla iki grupta toplanmıştır. Ağırlıklandırma yapılmadan elde edilen özet bulgulara göre, 65 yaş üstü bireylerin yaşamlarından duydukları mutluluk düzeyi (çok mutlu ve mutlu olarak ifade edenler) 2004 yılında %61, 2012 yılında %62 ve 2019 yılında %60 düzeyinde ifade edilmiştir; 65 yaş altı fertlerde ise yıl sırasıyla %57, %61 ve %53 düzeylerinde belirtilmiştir. Hayatta en çok sizi ne mutlu eder sorusuna 65 yaş üstü bireyler açık ara farkla birinci sırada sağlığı belirtmişler ve yüzdeler 2004 yılında %83, 2012 yılında %85 ve 2019 yılında %83’tür; 65 yaş altı bireyler de birinci sırada sağlığı belirtmişler ve yıl sırasıyla %67, %71 ve %69 düzeyinde oluşmuştur. Sağlık düzeylerinden memnuniyet sorusunda ise (çok memnun ve memnun ifadeleri birlikte alınarak) yaşlı nüfus yıl sırasıyla %47, %43, %48 düzeylerinde memnun olduklarını; 65 yaş altı fertler ise yıl sırasıyla %66, %72 ve %70 düzeyinde memnun olduklarını ifade etmişlerdir. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet düzeyi ise yaşlı fertler tarafından yıl sırasıyla (çok memnun ve memnun ifadeleri birlikte) %62, %86, %81 olarak; 65 yaş altı fertler tarafından yıl sırasıyla %46, %74 ve %65 düzeylerinde ifade edilmiştir. Tedavi, ilaç vb. harcamalarının karşılanma şekli sorusunda yaşlı fertlerin yıl sırasıyla %75, %85, %85 oranlarında Sosyal Güvenlik Kurumunu belirtmiştir; 65 yaş altı fertler ise yıl sırasıyla %61, %84 ve %80 oranlarında Sosyal Güvenlik Kurumunu ifade etmiştir. Yıllar itibariyle SGK’lı olma durumundaki artış bu veri ile de teyit edilmektedir. Hastalık ortaya çıktığında 65 yaş üstü fertlerin ilk başvurduğu kurumlar ise yıllar itibariyle %73, %53 ve %54 oranlarıyla devlet hastaneleri, ikinci en yüksek oranla %19, %33 ve %36 ile aile hekimlikleri/aile sağlığı merkezleri gelmektedir. 65 yaş altı fertlerde hastalık durumunda ilk başvurulan kurumlar yıl sırasıyla %64, %50 ve %53 ile ilk sırada devlet hastaneleri, ikinci sırada ise yıllar sıralamasıyla %21, %32 ve %32 oranlarıyla aile hekimlikleri gelmektedir. Sonuç olarak, bilgiye erişim kanallarının gelişmesi ve eğitim düzeyinde yaşanan iyileşme insan yaşamının en değerli meselesi olan sağlık ve sağlıklı olma konularında bilinç düzeyinin artmasına neden olmaktadır. Bu durum aynı zamanda hizmet sunucular açısından sağlık hizmetlerinden memnuniyet sağlama çabalarını da zor hale getirmektedir. Sağlıkta dönüşüm programı ile sağlık hizmetlerinden memnuniyet düzeyinde 2004 yılına göre ciddi bir artış sağlandığı görülmekte ancak son yıllarda memnuniyet düzeyinde önemli bir azalış da gözlemlenmektedir. 65 yaş altı ve üstü nüfusta görülen sağlık hizmetleri memnuniyet düzeyindeki azalışın sebeplerini irdeleyecek yeni sağlık araştırmalarının gerçekleştirilmesi ve bu çalışmalar rehberliğinde hizmet sunumunda gerekli görülen alanlarda iyileştirmelerin yapılmasının gerekliliği karşımızda durmaktadır. Özellikle toplumun önemli bir parçası olan ve artan nüfusuyla önemini artıran yaşlı nüfusa dair özel araştırmaların yapılması da sağlık hizmetlerinin gelecek planlaması açısından son derece önem arz etmektedir.