3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın René Girard'in "Kurban" kavramının yol göstericiliğinde Emin Alper'in “Kız Kardeşler” filmi için bir okuma(Trakya Üniversitesi, 2022-04-15) Aygün, Pınarİnsan hayatı onu yaşayanın elinde olan, sadece kendi seçimlerinden oluşan ve kendi kararlarının, iradesinin yön verdiği bir deneyimler bütünü değildir. Havsalamızın almadığı en eski zamanlardan getirilen kolektif bilinç kırıntıları bile bizdeki bu hissi kuvvetlendirir. Öncellerini, sınırlarını bilmediğimiz ama yoğun bir şekilde maruz kaldığımız, ölümlü olduğumuzun idrakine vardıktan hemen sonra gelen en temel trajedilerimizden biridir. Emin Alper’in yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı, 2019 yılı yapımı “Kız Kardeşler” filmi René Girard’ın “kurban” ve “günah keçisi” kavramları ışığında analiz edilebilecek önemli bir corpus, açık yapıttır. Film bir tragedyanın tüm özelliklerini haizdir. Bu çalışma, Alper’in filmini Girard’ın kurban kuramı etrafında okumayı amaçlar.Yayın Narsisizme dair bir inceleme: Peter Sellers’ın hayatı ve ölümü(Dünya Kongre, 2025-06-30) Güngör, AyşenurBu makalede, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gözlerini açmış ünlü İngiliz komedyen Peter Sellers’ın hayatı, kariyeri ve hayat verdiği karakterleri anlatan 2004 yapımı “Peter Sellers’ın Doğumu ve Ölümü” filmi, narsisizme dair çağının öncüsü kuramlar çerçevesinden ele alınmıştır. Tiyatro kökenli bir aileden gelen Peter Sellers’ın kariyeri BBC radyosunda, Britanya’nın politik tutumunu, diplomasiyi ve ekonomiyi gerçek üstü bir mizah ekseninde ele alan bir tür komedi-varyete programıyla başlamış, ardından sinemayla ve adından çokça bahsettiren filmlerle devam etmiştir. Ünlü Pembe Panter (Pink Panther) filminde sakarlıklarına rağmen olayları bir şekilde tesadüfen çözmeyi başarabilen Müfettiş Clouseau karakteriyle büyük bir şöhret yakalayan Sellers; bu başarısının ardından daha pek çok meşhur filmde rol almıştır. Bu makale temelde iki bölümden oluşmaktadır. Peter Sellers’ın kısa hayat hikayesi ardından, Freud sonrası Kohut, Kernberg, Winnicott ve Lacan gibi çağdaş kuramcıların narsisizme dair teorik perspektifine yer verilmiştir. Bu çalışmanın amacı Freud sonrası çağdaş kuramcıların narsisizm kuramlarından yola çıkarak betimleyici bir içerik analizi oluşturmaktır.Yayın Neoformalist film analiz yaklaşımıyla Franz Kafka'nın Üç Şato romanı uyarlamalarının karşılaştırmalı incelemesi(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-06-30) Ünal, Berkay; Yılmaz, Burak; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Cinema and TelevisionTemel çıkış noktasını Rus formalizminden alan neoformalizm Kristin Thompson ve David Jay Bordwell’in geliştirdiği bir film analiz metodolojisidir. Bir yaklaşım olarak neoformalizm sanat eserlerinin nasıl inşa edildiğine ve alımlayıcının bilişsel sürecini etkilemede hangi yöntemler izlediklerine ilişkin bir dizi geniş varsayım sunmaktadır. Ancak neoformalizm bu varsayımların tek tek filmlerde nasıl somutlaştırıldığını belirlemez. Anlatısal, biçimsel ve tematik düzeydeki varsayımlar her eserin sorunlarına özgü bir yöntem oluşturmak için kullanılabilir. Bu nedenlerle neoformalizm bir okumadan daha çok filmin tüm yapısına ve o filmi ilginç kılan unsurlara ışık tutmayı amaçlamaktadır. Rus Biçimciliği gibi neoformalizm de biçim ve içerik arasındaki ayrımı kabul etmez. Bu analiz yönteminde biçim yalnızca içeriğe hizmet eden sabit bir form olarak ele alınmaz, içerik ve biçim bir bütünün inşasındaki ayrılmaz birer parçadır. Bu yaklaşım merkezine yazılı edebiyat metinlerini alan formalizmden, iletişim modelini ve alımlayıcının bilişsel sürecini odağına alması yönünden ayrılmaktadır. Bu yöntem filmleri tek tek açıklanacak birer yapıt olarak görmez. Biçimle içeriği birbirinden ayrı başlıklar olarak değerlendiren ve içeriği ana değerlendirme noktası alan film eleştirilerinden, Bordwell’in ‘SLAB Theory ’olarak eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirdiği, filmleri bir psikanalitik ekolu veya bir felsefi düşünceyi onaylamak adına ele alan film teorilerinden farklı bir söyleme sahiptir. Bu söylemi sebebiyle tek bir yazılı eseri çıkış notası alan, Franz Kafka’nın Şato romanı sinema uyarlamaları üç uzun metraj film, Alman yönetmen Rudolf Noelte’nin yönettiği Das Schloß (Noelte, R., 1968), Rus yönetmen Aleksey Balabanov’un yönettiği Zamok (Balabanov, A., 1994) ve Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin yönettiği Das Schloß (Haneke, M. ,1997) neoformalist yaklaşımla inclenecektir. Bu karşılaştırmalı neoformalist analizle içerik ve biçimin bir bütün olarak anlam yaratma ve anlatı kurma yönündeki katkıları araştırılacaktır. Çalışmada incelenen filmler, dijital platformlarda veya internet üzerinde erişilebilir ve analiz yapılabilecek çözünürlükte olmaları nedeniyle seçilmiştir. Bu çalışmadaki analiz, nitel araştırma yöntemlerinden “örnek olay incelemesi” yöntemi çerçevesinde yapılacaktır. Bu yöntemin seçilmesinin temel nedeni, araştırma konusu olan filmlerin, özgün bağlamı içinde ve detaylı biçimde ele alınarak, genel geçer sonuçlardan ziyade derinlikli bir anlam çözümlemesine olanak sağlamasıdır.












