Bildiri Koleksiyonu | İşletme Bölümü

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 32
  • Yayın
    Leaders as enablers creating ecologies of innovation within organizations
    (Sawyer Business School, 2013-06) Yüksel, Ahmet Hakan
    Organizations are expected to devise adroit actions in the face of prevailing complexity in business environment. Under the circumstances of intensive competition in global markets, dealing with the concept of innovation entails to embrace a more profound coverage than generally ascribed. Innovation is about building capabilities that will eventually be materialized into novel ways of doing things. The very essence of innovation lies in its ability to carry a work process to a superior level of value generation. Therefore, leaders (leadership) are supposed to be reengineered as enablers who function as catalyst for the transformation of organizations into ecologies of innovation where building capabilities and creation of knowledge are continuous endeavors. This conceptual paper aims to tap into the heart of this matter and deal with the relationship between becoming innovative and the appropriate context of leadership that should be instilled in contemporary organizations.
  • Yayın
    Blokzincir teknolojisi ve pazarlamadaki uygulamaları
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2022-05) Tavman, Emine Başak
    Blokzincir benzersiz yapısı nedeniyle günümüzün en önde gelen yıkıcı teknolojilerinden biri haline gelmiştir. Blokzincir teknolojisi işletmelerde, finans, tedarik zinciri yönetimi, üretim, insan kaynakları, muhasebe denetim vb. gibi çok çeşitli sektörlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Distributed Ledger Technology (DLT) tabanlı blokzincir uygulamaları, ağ katılımcılarına sunduğu güvenlik, kayıt tutma, işlem yürütme verimliliği ve otomasyon çözümleri sayesinde yenilikçi çözümler sunarak sektördeki iş yapış şekillerini değiştirmektedir. Blokzincir teknolojisi, şeffaflığı teşvik etmesi, tüketici gizliliğini koruması, verilerin izlenebilirliğini sağlaması ve işlem ve yatırım maliyetlerini azaltması nedeniyle, son yıllarda araştırmacıların ve uygulayıcıların ilgisini çekmektedir. Günümüzde birçok şirket operasyonlarını yönetmek için blokzincir teknolojilerini kullanmaktadır. Blokzincir teknolojisinin uygulanmaya başlandığı ve önemli gelişmeler gösterebileceği alanlardan biri de pazarlamadır. Literatürde yer alan blokzincir çalışmalarının çoğu, finans uygulamaları ile ilgilidir. Pratik önemine rağmen, bu yenilikçi teknolojinin pazarlama alanındaki uygulamalarını ele alan çalışmalar sınırlı sayıdadır. Bu çalışma, pazarlama ve pazarlama yönetiminde blokzincir uygulamalarını ele alarak, pazarlamada blokzincirin potansiyel kullanımlarını inceleyecektir. Çalışmanın amacı blokzincir teknolojisinin pazarlama alanındaki mevcut ve potansiyel kullanım alanlarını incelemek ve kullanım faydalarına değinmektir. Bu amaç doğrultusunda ikincil veri analizi ile literatür taraması yapılarak pazarlamada halihazırda kullanılan blokzinciri uygulamaları incelenecek ve konuyla ilgili gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulacaktır. Blokzincirin yeni bir teknoloji olması sebebiyle bu çalışmanın ileride gerçekleştirilecek çalışmalar için önem arz edeceği düşünülmektedir. Çalışmanın pazarlama alanında gelecekte gerçekleştirilecek blokzincir ile ilgili araştırmalara rehberlik etmesi hedeflenmektedir.
  • Yayın
    Çevrimiçi uygulama pazarında rekabetçi bir strateji olarak freemıum iş modelleri
    (ISPEC Publications, 2021-11-26) Tavman, Emine Başak; Geybulla, Adil; İlkim, Mehmet
    Freemium iş modeli, son yıllarda sayıları gittikçe ivme kazanan çevrimiçi uygulama pazarında yaygın kullanılan bir iş modeli haline gelmiştir. Bununla birlikte, girişimciler ve yöneticiler, freemium iş modellerini kullanan şirketlerin başarısı veya başarısızlığı üzerine sınırlı bir anlayışa sahiptir. Bu çalışmanın amacı, stratejik bir bakış açısıyla çevrimiçi uygulama pazarında freemium iş modeli ile başarılı olmanın anahtar noktalarını vurgulamaktır. Freemium, belirli bir ürünün müşteriye ücretsiz olarak sunulduğu, ürünün daha gelişmiş sürümü için ek ücret ödemesinden gelir sağlayan bir iş modelini ifade etmektedir. Literatürde freemium iş modelini inceleyen çalışmaların oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. Mevcut çalışma, freemium iş modelinin farklılaştırıcı özellikleri için bir çerçeve oluşturarak uygulayıcıların karar verme süreçlerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Çalışmada, freemium iş modelini uygulamada önemli faktörlerin neler olduğunu belirlemek için, freemium modelini benimseyen başarılı şirketlerin iş modelleri incelenmiştir. Bu bağlamda, ikincil veri analizine dayanılarak 5 başarılı freemium iş modeli (LinkedIn, Spotify, Evernote, DropBox ve Zoom) örneği incelenmiştir. Analiz bulguları, kullanıcı ihtiyaçlarına göre planlanması gereken ücretsiz ve premium sürüm özelliklerinin net bir şekilde ayrılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Pazarlama bakış açısından bakıldığında, ilk aşamada şirketler öncelikli olarak ücretsiz sürümü kullanan kullanıcılarına odaklanmalı, sonrasında ağızdan ağıza pazarlama ile mevcut müşteri tabanı genişletilmelidir. Ek olarak uygun bir ürün fiyatlandırması ve ek paket alternatifleri ile hedef segmentin ihtiyaçlarına uygun versiyonlar sunulmalıdır. Çalışmada sürdürülebilir bir freemium iş modeli geliştirmeyi başaran şirketler incelenerek, çevrimiçi uygulama pazarında freemium tekliflerinin nasıl konumlandırılacağı konusunda stratejik öneriler verilmiştir.
  • Yayın
    Çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerindeki etkisi
    (IKSAD Publishing House, 2021-12-25) Tavman, Emine Başak; Kamat, Nandkumar M.; Ofluoğlu, Gökhan
    Dijitalleşmedeki artış ve buna bağlı olarak e-ticaret sektörünün hızla büyümesi çevrimiçi alışverişi hiç olmadığı kadar güçlendirmiştir. Günümüzde tüketicilerin büyük bir çoğunluğu çevrimiçi alışverişi geleneksel alışverişe daha fazla tercih etmektedir. Elektronik ticaret, işletmeler için yeni fırsatlar yaratmış olsa da, çevrimiçi alışverişe yönelik tüketici motivasyonları hakkındaki sorular devam etmektedir. Dijitalleşme tüketicilerin elektronik ortamda birbirleri ile daha hızlı ve kolay şekilde bilgi edinmelerine olanak sağlamış, ağızdan ağıza iletişim yerini elektronik ağızdan ağıza iletişime bırakmıştır. Çevrimiçi kanallarda yayınlanan tüketici yorumları kişilerin satın alma kararlarında etkili olmaktadır. Çevrimiçi alışveriş pazarının muazzam büyümesi ve önemli etkisi göz önüne alındığında, çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerindeki etkisini anlamak hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar için kritik önem taşımaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve veriler Google Form üzerinden çevrimiçi anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma 305 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada faktör analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının boyutlarından olan fiyat duyarlılığı, indirim duyarlılığı, hizmet kalitesi ve yenilikçiliğin elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerinde olumlu etkisi olduğu ancak marka duyarlılığı boyutunun elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerinde etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının e-ticaret şirketlerinin pazarlama stratejisi geliştirmelerine yol göstermesi beklenmektedir.
  • Yayın
    Determinants of cryptocurrency price movements
    (Higher Education and Innovation Group (HEAIG), 2019-11) Teker, Dilek; Teker, Suat; Özyeşil, Mustafa
    Cryptocurrency is a recent and popular topic that attracts the interest of investors and fund managers. Beyond the market discipline, researchers question the interaction between cryptocurrecies and macroeconomic variables. This study we focus on how the changes in gold and oil prices effect the daily price movements of different cryptocurrencies. The daily database includes prices of the cryptocurrencies of Bitcoin, Tether, Ethereum Litecon and EOS for the period between August 1, 2017 and April 3, 2019. Initially the stationarity of the series is tested by Ng and Perron (2001) method. The existence of the cointegration relationship between the series is tested by Johansen (1988) technique. The presence of causality relationships between the series is investigated with the Dolado and Lütkepohl (1996) causality test. The paper explains the details of the empirical findings.
  • Yayın
    What is Turkish economy currently telling us a comparative analysis of trade and labor market indicators
    (Athens Institute for Education and Research, 2011-12-22) Soykut Sarıca, Pınar; Şen Taşbaşı, Aslı
    In the aftermath of the 2007-2008 financial crisis, several economies including developed ones have experienced reductions in growth which can be attributed to falls in trade, commodity prices, investment and employment. In this context, this paper ascertains the current dynamics of trade and labor market in Turkey for the years 2007 to 2011 and presents an overview of the main mechanisms through which the crisis is impacting the country. We first evaluate the key indicators of the labor market, namely labor force participation rate, employment-topopulation ratio, employment by sector, hours of work, unemployment rate, working age population and wages. We then investigate the main trade indicators, i.e. trade of goods and services, current account deficit and balance of payments. By building a comparative perspective, we attempt to highlight some policy options available to countries confronting the crisis in order to have positive outcomes such as employment generation, improving aggregate welfare and a sound economic recovery.
  • Yayın
    The determinants of capital structure decisions: new evidence from Turkish companies
    (Elsevier Science B.V., 2016) Güner, Ayşegül
    This study conducts a comparative test of trade-off theory and pecking order theory using 131 publicly traded Turkish companies' firm-level data between 2008 and 2014. The study also tries to exploit the differences between the capital structure decisions for various degrees of free float rate and foreign paid in capital, and for those that have various market values. According to the empirical results, although pecking order theory seems to better describe the capital structure of the firms, some of the determinants are suitable for trade-off theory. The results of the study also reveal that companies that have a free float rate between % 50 and % 75 have lower degrees of leverage and the degree of leverage varies for different market values of companies.
  • Yayın
    Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması
    (PressAcademia, 2020-07-30) Yılmaz, Emine; Teker, Suat
    Amaç- Mal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiya ç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları, standartlar ile örtüşmemektedir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Yöntem- Bir dış ticaret işletmesinin ithal ettiği mallar ile ilgili muhasebe kayıtları incelenmiştir. Bulgular- Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Sonuç- Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, dönem sonunda stokların değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirmiştir.
  • Yayın
    Wealth management trends in the world
    (PressAcademia, 2020-07-30) Danon, Murat; Teker, Suat
    Purpose- The purpose of this research is to explore and identify the prevailing trends in the wealth management sector on a global scale. Methodology- As the main aim of the research is to identify the prevailing trends in the wealth management sector on a global scale, we have collected various statistical data sets regarding the various trends that are already established within the sector. Furthermore, we have also carried out interviews with two private bankers, one wealth management executive, and one wealth management client in order to get a substantial amount of insight on where the industry is headed. Findings- The wealth management sector has seen a rapid growth over the course of the last two decades but is being heavily impacted by the COVID-19 crisis. Conclusion- New trends look to impose new rules in the wealth management sector. COVID-19 and the existing economic troubles together may result in a significant slowdown in sectoral growth while a consolidation era for wealth management companies are commonly expected. Meanwhile, a dramatic change in most clients’ mindset and rapid adoption of more technology in the sector helping firms to reduce operational costs are foreseen.
  • Yayın
    Belediyelerde iç kontrol sisteminin stratejik yönetime etkisi üzerine bir inceleme
    (PressAcademia, 2020-07-30) Yüksel, Mihriban; Teker, Suat
    Amaç- Türkiye’de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (KMYKK) yürürlüğe girmesiyle eski kanunun aksine birçok yeni düzenleme getirilmiştir. Uluslararası Standartlar ve Avrupa Birliği kontrol mekanizmasına uygun bir iç kontrol sistemi oluşturulmaya başlanmıştır. Bu araştırma, belediyelerde meydana gelebilecek usulsüzlük ve yolsuzluk gibi olumsuz olayları engellemek ve finansal ve finansal olmayan her türlü işlemin kontrolünü sağlayarak iç kontrol sisteminin stratejik yönetim üzerindeki etkisini ortaya koymak ama cıyla yapılmıştır. Yöntem- İstanbulda yer alan 21 ilçe belediyesine ait iç kontrol eylem planları ve stratejik yönetimin temel unsuru olan stratejik planları mevzuat hükümleri ve başlıca yönetişim ilkeleri olan hesap verebilirlik, katılımcılık, açıklık ve etkinlik kriterlerine uygunluğu incelenmiştir. Verilerin analizinde dörtlü likert ölçek kullanılmış ve yorumlayıcı bir yöntemle değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular- Araştırma kapsamında iç kontrolün etkinliğine yönelik gerekli eylemlerin belirlendiği ancak kurumsal risk çalışmalarının yetersiz olduğu, iç kontrolün izleme bileşenine daha çok önem verilmesi gerektiği dolayısıyla stratejik yönetime etkisinin yüksek önemde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç- Belediyelerde iç kontrol sisteminin, bir yönetim modeli olarak üst yönetici tarafından kurgulanması ve iç kontrolün 5 bileşenin koordineli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Ayrıca stratejik yönetimin bir gereği olarak iç kontrol standartları kapsamında kurumsal risk çalışmaları, prosedürlerin belirlenip kurumsal raporların yayınlanması, ön mali kontrol çalışmalarının yapılması ve kurumda iç denetçilerin çalıştırılması hususlarına önem verilmelidir. Bu sayede stratejik yönetim üzerinde güçlü bir etkisi olacaktır.
  • Yayın
    Whether development indices affect economic growth: a cross-country analysis
    (Elsevier Science BV, 2016-11-23) Teker, Suat; Güner, Ayşegül
    This study aims to examine the relationship between economic growth and highly featured development indices using a cross sectional data of 12 countries from both developed and developing world between the years 2000 and 2013. The indices of corruption, democracy, freedom of press, human development, global competitiveness, economic freedom, and the featured development indicators of World Bank such as average schooling years, life expectancy, female labour force participation rate, health expenditures rate in GDP, export rate of high technology, and employment rate are used to investigate the relationship in between economic growth and development indices. In order to exploit this relationship, all individual indices are reformed to produce form a single index, what we call harmonic index. The findings show that the higher scores of harmonic Index are associated with higher GDP per capita all levels except Saudi Arabia.
  • Yayın
    Özel sağlık kurumlarında çalışan personelin vergisel boyutu
    (PressAcademia, 2020-07-30) Hacı, Burcu; Teker, Suat
    Amaç- Özel Sağlık Kurumlarında serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirilerek görev alan hekimlerin, elde ettikleri kazançların vergisel avantajları ve çalışan haklarına ilişkin kayıplarına yönelik farkındalık oluşturmaktır. Konumuz itibarıyla özel sağlık kurumlarında çalışan personelin elde edilen ücretlerin Türk Vergi Sistemi açısından ücret sayılan kazanç ile serbest meslek elde edilen ücretlerin karşılaştırmalarıyla incelenmiştir. Yöntem- Araştırma modelinde, serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirilen uzmanlıkları doğrultusunda görev alan özel sağlık kurumlarında çalışan doktorların elde ettikleri kazançları ele alınmıştır. Bulgular- Özel sağlık kurumunda serbest meslek olarak mesleklerini icra eden hekimlerin ücretli olarak mesleklerini icra eden hekimlere ile karşılaştırıldığında vergisel yönden avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç- Özel sağlık kurumunda serbest meslek erbabı ile ücretli olarak mesleğini icra eden hekime göre, vergisel yönden avantajlı olduğu ancak iş hukuku tarafından dezavantajlı olduğu tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Mükelleflerin sahte veya yanıltıcı belge kullanma eğilimi ve çözüm önerileri
    (PressAcademia, 2020-07-30) Öztürk, Hüseyin; Teker, Suat
    Amaç- Bu çalışmada vergi mükelleflerinin sahte ve yanıltıcı belge (smiyb) kullanma nedenleri, bunun vergi sistemine etkileri ve soruna çözüm önerileri anlatılmaktadır. Ekonomimizde mükelleflerin neden smiyb kullandıkları, smiyb kullanımının mükelleflere KDV, Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından ne gibi avantajlar sağladığı değerlendirilerek, sahte belge kullanımının ülke ekonomisine, kamu idarelerine ve toplumumuza etkileri anlatılarak, vergi denetimi iş yükünü nasıl artırdığına vurgu yapılmıştır. Yöntem- Literatürdeki mevcut kaynaklardan (mevzuat, kitap, makale, tez çalışması, yargı kararları vb.) yararlanılarak, mükelleflerin smiyb kullanım eğilimlerinin nedenleri ve ülkede yol açtığı etkiler incelenmiştir. Ortaya konan bu neden ve etkiler dikkate alınarak, bu soruna çözüm olabilecek önerilerin oluşturulması amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bulgular- Yapılan bu çalışma göre; vergi idaresinin enerjisinin önemli bir ısmını bu gibi problemleri çözmeye harcadığı, konuyla ilgili cari dönem vergi denetimlerinin yapılamadığı, yargı organlarında iş yükü sebebiyle davaların arttığı, smiyb kullanarak avantaj sağlayan mükelleflerin yanında rekabet dışı kalan diğer mükelleflerin de piyasada rekabet edebilmek amacıyla smiyb kullanma eğilimine yöneldiği, ekonominin kötü gittiği dönemlerde mükelleflerin kazancını devletle paylaşmak istememeleri, KDV iadesi alabilmek ve hayali ihracat yapmak maksadıyla smiyb’nin araç olarak kullanılması, kayıt dışı ekonomide talep görmesi gibi sebepler yüzünden, ekonomide smiyb kullanım eğiliminin oldukça fazlalaştığı tespit edilmiştir. Sonuç- Konu hakkında uzman olan kişilerle yapılan anket çalışması sonucunda; vergi denetiminin artırılması gerektiği, smiyb kullanımına uygulanan cezaların artırılması gerektiği, mükelleflerin vergi bilinç ve ahlakının geliştirilmesi gerektiği, vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi ile vergi sistemindeki eksikliklerin giderilmesi ve sık vergi affı kanunlarının çıkarılmaması gerektiği, kayıt dışı faaliyet ve haksız rekabetin engellenmesi gerektiği, sosyal medyanın etkin olarak kullanılması gerektiği, mükelleflerin işlemlerinin yoklamalarla sık sık kontrol edilmesi gerektiği sonuçlarına varılmıştır.
  • Yayın
    Elden çıkarılan maddi duran varlıkların TMS-16 ve VUK açısından karşılaştırması
    (PressAcademia, 2020-07-30) Ergül, Özge; Teker, Suat
    Amaç- Küreselleşen dünya ekonomisinde şirketlerin ortak bir dil oluşturabilmesi ve şirket değerlerinde anlaşılabilir olmak önem kazanmıştır. Ortak dil oluşturulabilmesi muhasebe alanında, şirketler tarafından ortak standartlar benimsenerek uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz tarafından bu hususta muhasebenin küresel dili olan standartlara uyum sağlama sürecine girilmiş ve uygulamalar a geçilmiştir, muhasebe standartlarına uyum sağlama konusu Avrupa Birliği süreci açısından önemli bir olgudur. Yöntem- Özellikle hizmet ve ticaret sektörü dışında kalan üretim işletmeleri gibi işletmelerin finansal tablolarında önemli bir kısmı oluşturan maddi duran varlıklar kalemlerine ilişkin uygulamalar, maddi duran varlıklara ait gerçekleştirilecek maliyet hesaplamalarının doğru bir şekilde tablolara yansıtılması, maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılabileceği, bilanço dışı bırakılmasında kullanılan muhasebe hesapları ve kayıt düzenleri, bu işlemlerin finansal tablolara hangi şekilde yansıtılacağı konusu, finansal tablo kullanıcılarının talep ettiği bilgi ihtiyacı ile uyumlu olarak düzenlemesi yönünden önemli hususlardır. Bu çalışmada, maddi duran varlıklar konusunu kapsayan muhasebe standartları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve gerçek firmaların bu konu ile ilgili uygulamaları analiz edilmiştir. Bulgular- Maddi duran varlıkların elden çıkarılması konusunda, Türkiye Muhasebe Standartları 16 ve Türk vergi mevzuatında yer alan hükümler karşılaştırıldığında; elden çıkarılan maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılacağı konusunda benzerlik ve farklılıkların olduğu görülmektedir. Sonuç- Çalışmanın kapsamında maddi duran varlık konusu kısmen ele alınmış olup, elden çıkarılan maddi duran varlıklara ilişkin var olan mevcut uygulamalar üzerinde ağırlıklı olarak durulmuş ve uygulamaya yansıyan sonuçları incelenmiştir.
  • Yayın
    Adaptation of the businesses not to fall behind in the new normal period
    (PressAcademia, 2020-07-30) Şerifsoy, Anıl; Teker, Suat
    Purpose - This paper aims to be an exploratory study that ascertains the impacts of COVID-19 on business life and ushers further research on the subject. Methodology - Internet-based research is conducted to collect the fundamental information on the impacts of COVID-19 on business life as secondary data. Findings- It is imminently possible that COVID-19 will be a milestone in business life due to changing many things; such as working conditions, working hours, working locations, brand strategy, innovation involvement and even changing the product itself. Conclusion- This article is intended to be one of the first steps of a guide for the business owners to take appropriate action and adapt to the new normal in the future not to fall behind in the harsh conditions of the demanding markets.
  • Yayın
    Turkish consumers’ behaviors in organic product market: an empirical application
    (PressAcademia, 2020-07-30) Ak, Anda Yarman; Teker, Dilek
    Purpose- The purpose of this research is to determine whether gender, civil status, age, number of children in the family, education level of consumers, their cosmetic concerns, packaging of organic foods and reliability of certification process affect organic product purchase or not. It was also aimed to determine whether any modification ensuring the authenticity of organic products would convince the consumers to purchase / purchase more organic products. Methodology- To determine and test the hypothesis of the research a survey composed of 41 questions, divided into three main sections and a final section, is published on line during 26 days. The survey was replied by 556 respondents. Findings- The hypothesis which are tested and it is revealed that being female, an elder, having higher education or being a parent is not a reason to purchase organic products. On the other hand being married is a reason for purchase. Consumers do not consider cosmetic defects of organic products as a deterrent for not purchasing. Assured reliability on certification will increase organic product purchase, while packaging of organic products is important for consumers. Conclusion- The outputs of the research prove that the awareness on the benefits of organic products is increased among male and young consumers as well. People who have not a higher education degree also purchase organic products as the awareness is increases. Conscious consumers are paying attention to the packaging of organic products. The purchase rates and frequency shall increase when and if the reliability on certification is ensured and the increase on purchase can make organic product farming an economic resource for local farmers.
  • Yayın
    Muhasebede yapılan hata ve hilelerin meslek etiği açısından incelenmesi
    (PressAcademia, 2020-07-30) Rodoplu, Beste; Teker, Dilek
    Amaç- Etik; mesleği icra ederken genel olarak kabul görmüş belirli kurallar çerçevesinde işin yürütülmesidir. Bu çalışmanın amacı muhasebede yapılan hata ve hilelerin, mesleğin icra edilmesindeki kilit noktalardan biri olan mesleki etiği çerçevesinde incelenmesidir. Yöntem- Günümüz teknoloji dünyasında hala muhasebede hatalar yapılmaktadır, hileye başvuran pek çok muhasebeci vardır ve çıkarları için yanıltıcı isteklerde bulunan birçok mükellef bulunmaktadır. Buna göre, hata ve hilenin nedenlerini, bunlarla ne şekilde karşılaşıldığını, etiğin hata ve hilelerin önlenmesindeki önemini ve yerini ortaya koymak için muhasebeciler üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır. Anketin birinci bölümde katılımcılara dokuz adet demografik soru sorulmuştur. İkinci bölümde ise muhasebecinin hata ve hileye yaklaşımı, kişiyi hata ve hileye iten nedenler, etiğin hata ve hile üzerindeki etkileri, meslek hayatlarında karşılaştıkları etik dışı olaylar gibi sor uların yanıtları aranmıştır. Bulgular- Yapılan anket çalışması, hata ve hilenin meslek mensubu tarafından etik anlamında değerlendirilmesini içermektedir. Ancak, maalesef görülüyor ki caydırıcı unsurlar özellikle hilenin önüne geçmede yeterli olmamıştır. Bunun için etik eğitimi, etiğin mesleki davranışa işlemesi ve muhasebe meslek mensubu tarafından özümsenmesi çok önemlidir. Sonuç- Meslek mensupları meslek hayatları boyunca gerek işletmede bulunan boşluklar, gerek müşteri teşvikleri, gerekse yasal boşluklar gibi pek çok etkenler aracılıyla hata ve hileye ortam sağlayabilecekleri durumlarla karşılaşabilmektedirler. Etik, bu durumlarda kişinin mesleki sorumluluğunu hata ve hileye imkân vermeden doğru bir şekilde gerçekleştirmesini sağlayan en önemli unsurdur.
  • Yayın
    Performance analysis of Turkish banking sector: CAMELS implementation
    (PressAcademia, 2020-07-30) Koç, Caner; Teker, Dilek
    Purpose- These effects lead to many crises in the country, especially the economic crisis, and may result in serious chaos environments. In order not to experience these situations, the banking sector must be under audit and observation. One of the most important actions to be taken for this audit and observation is the regular measurement of financial performance analysis of banks. CAMELS analysis is a globally accepted system for this performance analysis. Camels analysis measures banks with components of capital adequacy, asset quality, management quality, profitability, liquidity and sensitivity to market risks. Methodology- In this study, a total of 16 banks, 2 separate bank groups operating in the Turkish banking sector, 13 of which are private capital banks, 3 of which are Public Banks, were subjected to CAMELS analysis for 16 separate periods taking into account the balance sheets at the end of 2003 and 2018. Findings- According to the results of the study, among the banks, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş., Akbank T.A.Ş. ve Türkiye Garanti Bankası A.Ş. among the groups, it was observed that the group of Public Banks perform a stronger performance than other banks and groups. Conclusion- The fact that all banks and bank groups operating in the Turkish banking sector have a stronger performance in the coming process will undoubtedly create a more appropriate level of economic prosperity for every structure in the state and individual scale in Turkey's economic sense.
  • Yayın
    Crypto currency applications in financial markets: factors affecting crypto currency prices
    (PressAcademia, 2020-07-30) Deniz, E. Asena; Teker, Dilek
    Purpose- As the cryptocurrency market is beginning to attract investors, a new portfolio of cryptocurrencies has been published in the literature on macro-economic factors affecting these currencies. This research also aimed to identify the interaction between gold, brent oil, Bitcoin, Ethereum and Ripple. Methodology- The database includes the Daily prices of Bitcoin, Ethereum, Ripple, gold and brent oil prices between the period of 03.04.2018-31.12.2020 which consist of 500 daily data. Natural logaritm for each indicator is used. First, the stationarity of the series were analyzed with ADF (Augmented Dickey Fuller) unit root test. Lag lengths are determined. Interactions between the series were analyzed by the Johansen Cointegration test, Granger Causality test, Impulse- Response Function and Variance Decomposition method. Findings- The series are found out to be stationary at first difference. According to the cointegration test result, cointegration could not be found between our data. According to Granger causality analysis, only one-way relationship was found from bitcoin to gold. Impulse response graphs indicate that all variables respond in a reducing way to reducing shocks occurred in each indicator. Shocks have lost their effect on average in 2 days. Conclusion- The results indicate that the effect of gold and brent oil prices on bitcoin, ethereum, ripple daily prices do not have a strong effect. The results may be beneficial for investors to consider diversification for the portfolios.
  • Yayın
    Cointegration and adjustment dynamics of REIT and stock markets during the global financial and European debt crises
    (Inderscience Publishers, 2020-06-03) Erol, Ümit; Yüksel, Sadettin Aydın; Yüksel, Aslı; Öztürk, Hakkı
    This paper analyses the cointegration relationship between the REIT and stock markets of ten developed countries during the 2005-2013 period, which is characterised by the global financial and the European debt crises. Given the structural breaks in the data, the effect of these two crises is examined separately by dividing the sample period into four equal parts and by using M-TAR cointegration analysis. The results suggest that the cointegration between the stock and REIT markets was not a globally observed feature prior to the twin crises. The strong and globally valid cointegration observed after 2007 was due to the common negative response of both markets to the unexpected massive shocks. These shocks also led to bilateral causality and strong feedback effects between these two markets, thus strictly limiting the diversification benefits of the REIT market during the crisis period.