2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın 65 yaş altı ve 65 yaş üstü nüfusun sağlık hizmeti kullanımı ve memnuniyeti(2022-10-15) Narcı, Mustafa; İncedere, Levent; Dikmetaş Yardan, ElifSağlıklı olmak tüm bireylerin en temel amaçlarından biridir. Sağlıkta tam iyilik haline ulaşabilmek için bireylerin aldıkları tedbirler ve sağlık düzeylerini yükseltmek amacıyla yaptıkları yatırımlara rağmen hastalık oluştuğunda sağlık hizmetlerini kullanım eylemi temel bir davranış biçimidir. Sağlık hizmetleri kullanım sürecinde oluşan memnuniyet düzeyi ise hem kullanıcı hem de sağlık hizmeti sunucuları açısından son derece önemli bir konudur. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet, sağlık hizmeti sunucuları arasında tercihi etkilemektedir ve aynı zamanda kullanıcının iyileşme sürecine olumlu katkı sağlamaktadır. Sağlık hizmetini kullanan bireylerin yaşı hem sunucu tercihinde hem de sağlık hizmeti memnuniyet düzeylerinde etkili olabilmektedir. Bu çalışmada yaşlı nüfusun sağlık hizmeti sunucu tercihleri ve hizmet memnuniyet düzeylerinin ölçümü amaçlanmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2003 yılından itibaren her yıl gerçekleştirilen “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” veri seti TÜİK’ten temin edilmiştir. Araştırma yılları arasından 2004, 2012 ve pandemi öncesi yılı olarak 2019 seçilmiştir. 2004 yılı “Sağlıkta Dönüşüm Programı” sonrası olması, 2012 “Genel Sağlık Sigortası” uygulamasının zorunlu tutulduğu yıl olması ve 2019 son yıllardan bir örnek teşkil etmesi nedenlerinden dolayı tercih edilmiştir. Bu üç yılın verilerinden sağlık hizmetlerinden memnuniyet ile ilişkili olan değişkenler seçilerek SPSS programı yardımıyla tanımlayıcı bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmada görüşülen hanelerde 18 yaş üstü bireylerin bilgileri toplanmıştır. 2004 yılında 18 yaş üzeri 6714 kişinin, 2012 yılında 7956 kişinin ve 2019 yılında ise 9212 kişinin verileri araştırmada kullanılmıştır. Veri setinde yer alan fertler, 65 yaş ve üstü ile 65 yaş altı olacak şekilde karşılaştırmanın sağlanabilmesi amacıyla iki grupta toplanmıştır. Ağırlıklandırma yapılmadan elde edilen özet bulgulara göre, 65 yaş üstü bireylerin yaşamlarından duydukları mutluluk düzeyi (çok mutlu ve mutlu olarak ifade edenler) 2004 yılında %61, 2012 yılında %62 ve 2019 yılında %60 düzeyinde ifade edilmiştir; 65 yaş altı fertlerde ise yıl sırasıyla %57, %61 ve %53 düzeylerinde belirtilmiştir. Hayatta en çok sizi ne mutlu eder sorusuna 65 yaş üstü bireyler açık ara farkla birinci sırada sağlığı belirtmişler ve yüzdeler 2004 yılında %83, 2012 yılında %85 ve 2019 yılında %83’tür; 65 yaş altı bireyler de birinci sırada sağlığı belirtmişler ve yıl sırasıyla %67, %71 ve %69 düzeyinde oluşmuştur. Sağlık düzeylerinden memnuniyet sorusunda ise (çok memnun ve memnun ifadeleri birlikte alınarak) yaşlı nüfus yıl sırasıyla %47, %43, %48 düzeylerinde memnun olduklarını; 65 yaş altı fertler ise yıl sırasıyla %66, %72 ve %70 düzeyinde memnun olduklarını ifade etmişlerdir. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet düzeyi ise yaşlı fertler tarafından yıl sırasıyla (çok memnun ve memnun ifadeleri birlikte) %62, %86, %81 olarak; 65 yaş altı fertler tarafından yıl sırasıyla %46, %74 ve %65 düzeylerinde ifade edilmiştir. Tedavi, ilaç vb. harcamalarının karşılanma şekli sorusunda yaşlı fertlerin yıl sırasıyla %75, %85, %85 oranlarında Sosyal Güvenlik Kurumunu belirtmiştir; 65 yaş altı fertler ise yıl sırasıyla %61, %84 ve %80 oranlarında Sosyal Güvenlik Kurumunu ifade etmiştir. Yıllar itibariyle SGK’lı olma durumundaki artış bu veri ile de teyit edilmektedir. Hastalık ortaya çıktığında 65 yaş üstü fertlerin ilk başvurduğu kurumlar ise yıllar itibariyle %73, %53 ve %54 oranlarıyla devlet hastaneleri, ikinci en yüksek oranla %19, %33 ve %36 ile aile hekimlikleri/aile sağlığı merkezleri gelmektedir. 65 yaş altı fertlerde hastalık durumunda ilk başvurulan kurumlar yıl sırasıyla %64, %50 ve %53 ile ilk sırada devlet hastaneleri, ikinci sırada ise yıllar sıralamasıyla %21, %32 ve %32 oranlarıyla aile hekimlikleri gelmektedir. Sonuç olarak, bilgiye erişim kanallarının gelişmesi ve eğitim düzeyinde yaşanan iyileşme insan yaşamının en değerli meselesi olan sağlık ve sağlıklı olma konularında bilinç düzeyinin artmasına neden olmaktadır. Bu durum aynı zamanda hizmet sunucular açısından sağlık hizmetlerinden memnuniyet sağlama çabalarını da zor hale getirmektedir. Sağlıkta dönüşüm programı ile sağlık hizmetlerinden memnuniyet düzeyinde 2004 yılına göre ciddi bir artış sağlandığı görülmekte ancak son yıllarda memnuniyet düzeyinde önemli bir azalış da gözlemlenmektedir. 65 yaş altı ve üstü nüfusta görülen sağlık hizmetleri memnuniyet düzeyindeki azalışın sebeplerini irdeleyecek yeni sağlık araştırmalarının gerçekleştirilmesi ve bu çalışmalar rehberliğinde hizmet sunumunda gerekli görülen alanlarda iyileştirmelerin yapılmasının gerekliliği karşımızda durmaktadır. Özellikle toplumun önemli bir parçası olan ve artan nüfusuyla önemini artıran yaşlı nüfusa dair özel araştırmaların yapılması da sağlık hizmetlerinin gelecek planlaması açısından son derece önem arz etmektedir.Yayın Toplumsal yönleriyle hasta-hekim iletişimi: “En İyi Hekim” arayışı(Üsküdar Üniversitesi Yayınları, 2022-05-18) Narcı, Mustafa; Konuk Kandemir, Nebiye; Güngör, NazifeSağlıklı olmak tüm bireylerin en temel amaçlarından biridir. Sahip olunan sağlıklılık durumunun en değerli varlık olduğuna dair oluşan bilinç, hastalık durumlarında hekim yardımı alma isteğini önemli kılmaktadır. Sağlıkta tam bir iyilik haline ulaşabilmek için hasta ve hekim aynı amaca yönelmiş, iş birliği içinde bir ekip olarak düşünülebilir. Tedavinin başarısı da bu ilişkinin gücüne, olumlu iletişime ve etkileşime oldukça bağlıdır. Sağlık toplumsal alışkanlıkların önemli bir ürünü olduğu gibi sağlık iletişimi de toplumsal yapıdan etkilenerek şekillenmektedir. Sağlık iletişiminin farklı boyutlarında bu izleri görmek mümkündür. Özellikle sağlık iletişiminin önemli bir boyutu olan hasta-hekim iletişimi mahremiyet, etik, güven gibi konuları içine aldığından toplumsal yapıdan ipuçları taşır. Özellikle iyi bir hekim arayışına giren hasta öncelikle yakın çevresi ile temasa geçerek “kime gideyim”, “en iyi hekim nerede” sorularının peşine düşer. Burada altı çizilmesi gereken husus Türk toplumu için sağlık iletişiminde referans gruplarının bilgisine başvurulmasıdır. Referans gruplarının bilgisi ise daha önce deneyimledikleri hekim iletişimlerinin bir ürünü olduğundan etkili iletişim kuran hekimlerin hastalar tarafından “en iyi hekim” olarak betimlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Sağlıkta var olan reklam yasağı, hasta-hekim ilişkisinden doğan olumlu-olumsuz deneyim ve kanılar kulaktan kulağa aktarım yolu ile toplum içinde hekim tanınırlığı veya reklam işlevi de görmektedir. Dijitalleşen dünyada ise hasta-hekim iletişimi de sanal mecralara taşınırken referans gruplarının önerilerine ek olarak sosyal medya platformlarındaki görünürlük, etkili iletişim, beğenilen ve aranan hekim olma özelliklerine eklenen yeni kriterler şekline dönüşmüştür. Bilgiye erişim kanallarının gelişmesi ve eğitim düzeyinde yaşanan yükselme insan hayatının en önemli kavramı sayılan sağlık konularında bilinç düzeyinin artmasına önemli katkı sağlamıştır. Bu bilinçlenme durumu var olan hasta-hekim ilişkisini de daha zorlu ve iyi yönetilmesi gereken hassas bir boyuta taşımıştır. Bu bağlamda, çalışmada toplumsal yapıdan etkilenerek oluşan hasta-hekim iletişimi özellikle sağlık sorununa çözüm bulma perspektifinden yani hastanın hekime gitme kararından başlayarak tartışılmıştır.












