6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın Tüketici tercihlerinin sürdürülebilir moda endüstrisinin değişim sürecine etkisi: disiplinlerarası bir analiz(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-01-14) Yahyabeyoğlu, Deniz; Şen Taşbaşı, Aslı; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignKüreselleşme ile birlikte, iktisadi hayatta hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi, moda sektöründe de ortaya çıkan hızlı ve seri üretim anlayışına paralel olarak, yerel üretimin yerini uluslararası düşük maliyetli üretim almıştır. Böylelikle, üretimin hızlı ve yüksek hacimli olarak gerçekleştirilmesi anlayışı çerçevesinde “hızlı moda” kavramı ortaya çıkmıştır. Hızlı moda, tüketiciyi ürünün kalitesi yerine; lüks markaların ikamesi olabilecek ürünleri daha düşük fiyata, daha önce ve daha fazla miktarda tüketebilmeye odaklamıştır. Hızlı moda akımı ile kullan-at ürünlerin tüketim miktarında meydana gelen artışla doğru orantılı olarak, atık giysi miktarı da artmış; üretim sırasında ortaya çıkan ham madde kullanımı, su tüketimi ve çevresel zarar yeni bir boyut kazanmıştır. Doğal kaynakların en fazla tüketildiği sektörler arasında yer alan moda sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik yöntem arayışları arasında, “sürdürülebilir moda” anlayışı öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, hızlı moda uygulamalarının yarattığı ekolojik tahribata karşılık sürdürülebilir moda perspektifinin incelenmesi hedeflenmektedir. İlgili literatürde var olan çalışmalardan farklı olarak bu araştırmada, moda sektöründe tüketicilerin çevresel sorumluluklarının ve süreci değiştirme/dönüştürme yeteneğine ilişkin içgörüler elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada altı katmanlı gelir grubu belirlenmiş ve bu gruplara dâhil rastgele seçilen katılımcılar ile örneklem kümesi oluşturulmuş ve bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının bulgularının değerlendirilmesi neticesinde; tüketicinin kararlarının, sürdürülebilir modanın değişim süreci üzerinde etkisinin olabileceği, elde edilen bulguların daha ileri düzey araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilecek araştırmalar için bir başlangıç noktası oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.Yayın Sürdürülebilir moda sektöründe dijital teknolojilerin kullanımı ve etkileri(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-08-23) Varol, Hatice; Atalay Onur, Duygu; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignModa sektörü aşırı tüketimin oldukça hızlı şekilde gerçekleştiği sektörler arasında ilk sıralarda yer almakta ve bu durum hızlı moda kavramı ile açıklanmaktadır. Hızlı moda doğal ve iktisadi kaynakların tükenmesine sebep olmakta, ortaya çıkardığı atık sorunları ile çevreye zarar vermekte ve geleceği tehdit etmektedir. Hızlı modanın sebep olduğu zararları iyileştirmek adına ortaya çıkan ‘‘yavaş moda’’ ve ‘‘sürdürülebilir moda’’ kavramları zaman geçtikçe daha önemli bir hale gelmektedir. Sürekli gelişen teknoloji bir taraftan hızlı moda yaklaşımını beslemekte, diğer taraftan doğru kullanıldığında sürdürülebilirlik yaklaşımında önemli bir rol oynamaktadır. Dijital teknolojilerin devamlı olarak gelişmesi, yenilikçi çözümler sunması ve moda sektörüne entegre olması avantaja çevrilip daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi mümkün kılmaktadır. Tezde moda sektöründe sürdürülebilirlik stratejileri ve tasarım / pazarlama süreçlerinde dijitalleşme konularına odaklanılmakta, ayrıca dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik açısından etkileri ve potansiyeli incelenmektedir. Tezin ilk bölümü olan giriş bölümünde çalışmanın amacı ve hipotezi açıklanmıştır. 2. bölümde sürdürülebilirlik, hızlı moda, yavaş moda kavramları, tarihsel gelişimleri, döngüsel ekonomi modeli ve sürdürülebilir tasarım/üretim stratejileri incelenmiştir. 3. bölümde dijitalleşmenin moda sektörüne entegrasyonu, tasarım / üretim / pazarlama süreçlerinde dijitalleşme ve bu süreçlerde kullanılan bilgisayar programları ele alınmıştır. 4. bölümde sürdürülebilir moda ve dijitalleşme arasındaki ilişkiden bahsedilmiş, dijitalleşmenin sürdürülebilir moda sektöründeki etkileri incelenmiştir. 5. bölümde ise araştırma yöntemi ve araçları anlatılmış, ardından ‘’PSD, AI, Optitex ve CLO 3D’’ programları kullanılarak modülerlik stratejisi kapsamında dijital bir koleksiyon oluşturulmuştur. Sıfır atıkla dijital numuneler, dijital fotoğraf çekimi ve dijital defile hazırlanmıştır. Son olarak oluşturulan dijital numune ve sunum görselleri sayesinde fiziksel süreçler ile ortaya çıkacak muhtemel tüketimden ne oranda tasarruf sağlandığı irdelenmiştir.Yayın Avangard sanat akımları ve tasarım yaklaşımları bağlamında çağdaş ayakkabı tasarımı(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-05-20) Kastan, Cengiz; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignTez çalışmasının amacı; avangard sanat akımları ve tasarım yaklaşımlarının, çağımızda ayakkabı tasarımına etkilerinin incelenmesidir. 19. yüzyıldan itibaren sanat alanında etkin olan avangard kavramı; toplumsal yapının ilerisinde olmayı, öncülüğü, statükoya karşı bir duruşu temsil eden radikal bir paradigmadır. Moda ile sanatın yolları zaman zaman kesişerek sınırları belirsizleşmektedir. Başka bir deyişle; avangard sanatın yansımaları moda evreninde görülmektedir. Ayakkabı tasarımı ise; binlerce yıldır, kültür, moda, teknoloji, ekonomi evrenlerindeki gelişmeler sonucu bireysel ve toplumsal ihtiyaçlar, beklentiler doğrultusunda güncellenen ikonik ürünlerin tasarlandığı bir alandır. Çalışmada yorumlayıcı araştırma paradigması bağlamında epistemolojik bir çerçeve esas alınmıştır. Kuramsal ve pratik çalışmalara yazılı ve görsel literatür taraması ile ulaşılmıştır. Elde edilen veriler yorumlanarak amaç doğrultusunda bulgular ortaya konulmuştur. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada örneklerden yola çıkılarak genellemeler yapılmıştır; tüme varım yaklaşımı benimsenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda; Peter Bürger’in avangard kavramı bir döneme tutsak etme yaklaşımına karşı Renato Poggioli ve Hal Foster’in perspektifleri doğrultusunda; kavram, bir sıfat olarak ele alınarak zamandan bağımsız, sanat ve tasarım çalışmalarını yönlendiren temel bir paradigma olarak kabullenilmektedir. 18. yüzyılın ortalarından itibaren yaşanan toplumsal, bilimsel, teknolojik ve ekonomik gelişmelerin tetiklediği birçok öncü sanat ve tasarım pratikleri ortaya çıkmıştır. Çalışmada bu geniş yelpazedeki avangard sanat ve tasarım yaklaşımlarından daraltılmış örnekleme yöntemi ile seçilenler incelenerek giysi ve ayakkabı modasına yansımaları araştırılmıştır. İncelemeler sonucunda; sanat ve moda tasarımı alanındaki gelişmeler, konumuz bağlamında avangard paradigmanın ayakkabı dahil giysi modasını doğrudan etkilediği açıkça görülmektedir. 21. yüzyılda aksesuarın isteğe bağlı kullanılma niteliği farkına varılarak; ayakkabının aksesuar değil giyim- kuşamın olmazsa olmaz parçalarından birisi olduğu anlaşılmıştır. Bu perspektiften konuyu ele alan moda tasarımcıları giysiler ile aynı bağlamda; form, desen, doku, renkte ayakkabılar tasarlamaktadırlar. Çalışmada yaşadığımız çağda, Avangard ve yeni ayakkabı paradigmasını yansıtan örnekler; Fütürizm, Sürrealizm, Giyilebilir Sanat, Dekonstrüktivizm, Kinetik Moda ve Biyomorfik Moda çıkışlı ayakkabı tasarımlarından seçkiler bağlamında ele alınmıştır: Fütürizm çıkışlı 3D yazıcı teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen ayakkabı tasarımlarında, çoğunlukla ayak formundan oldukça farklı formda ayakkabılar, iç ve dış form olmak üzere iki ana bölüm bağlamında; konvansiyonel olmayan malzeme (plastik türevleri) ve teknoloji ile üretilmektedir. Bu sanat akımı bağlamında tasarlanan diğer ayakkabılarda elektrik ve kinetik enerjinin kullanılması ile pratiğe aktarılan teknolojik uygulamalar görülmektedir. Sürrealist ayakkabı tasarımları ise özgün malzemeler ile özgün taban formları, boş- dolu, denge gibi estetik değerlere göndermeler, dengede kalma ve yürüme konusunda sınırları zorlayan formlar, ilgisiz başka imlerin ayakkabı ile bütünleştirilme uygulamaları, bilinçaltının form ve malzeme bağlamında ayakkabı tasarımına uyarlamaları dikkat çekmektedir. Sürrealizmin ayakkabı tasarımına yansımasında; tasarımcının kullanıcıyı yaşam sorunsalını duyumsaması amacıyla fiziksel olarak zorlaması ayrıca özel bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Giyilebilir Sanat bağlamındaki tasarımların, konvansiyonel ve özgün malzemelerin kombinlenerek kullanılması, etnik çizgiler ile modern perspektifin harmanlanması yoluyla oluşturulmaları, üretimlerinde zanaatkarlık becerilerinin ön plana taşınması temel özelliklerini oluşturmaktadır. Diğer yandan tasarımın tek bir görünümü yerine bir hikayeyi anlatan ardışık görünümler oluşturma çabaları da oldukça öncü bir yaklaşımın ayak izlerini yansıtmaktadır. Dekonstrüktivist paradigmanın uygulandığı ayakkabı tasarımı form, malzeme ve üretim yöntemindeki ilkler ile öne çıkmaktadır. Kinetik Sanat’ tan etkilenen ayakkabı tasarımlarında, taban ve aksesuarlardaki özgün yaklaşımlar ile 3D gibi inovatif üretim teknikleri belirleyici özelliklerdir. Biyomorfik yaklaşımın ayakkabı tasarımına yansımaları; iç ve dış form uygulaması, dünya ve hayal edilen dünya dışı yaratıkların formlarından esinlenme ile insanlığın gelecekteki evrim basamaklarının yansımaları izlenmektedir. İncelenen tasarımcıların/ sanatçıların tasarım ve/ veya sanat eğitimi almış olmaları ve çağdaş ayakkabı yaklaşımı; sanat ile ortak alanlar oluşturan modanın, eğitim evrenine ayakkabı tasarımının eklemleneceğini işaret etmektedir. Diğer yandan başarılı tasarımcıların ve tasarım markalarının ülke ekonomisine olumlu katkı sağladığı bilinmektedir. Çalışmanın son bölümünde bu konulardaki öneriler yer almaktadır.Yayın Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze Şanlıurfa yöresi kadın giyimi(Işık Üniversitesi, 2023-10-11) Altunbaş Öncel, Nebahat; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignGiyinmek insanlık tarihinde ilkel çağların varlığından bu yana temel ihtiyaçların başında gelmektedir. Bu ihtiyaçları oluşturan korunma, din ve etnik kültür gibi olgular zamanla form değiştirmiş güzel görünmek, bulunduğu toplulukların kodlarını barındırmak, sosyal statü, inanç gibi insanların maddi ve manevi duygularını barındıran duygularına tercüman olmuştur. İnsan topluluklarının temel ihtiyaçları ve kültürlerini yaşamlarına dahil ettikleri kıyafetlerle kimlik oluşturma duyguları Urfa kadınlarının kıyafetlerinde de etkili olmuştur. Onların ev içindeki veya ev dışındaki giyim-kuşamları, giysileri, takmış oldukları süs ve değerli takıları varlıklı, soylu veya yoksul olmalarının bir göstergesi olmuştur. Bu kıyafetler hangi topluluktan olduklarını, dinlerinin ne olduğunu, hangi dili konuştukları, evli veya bekar olduklarına dair bilgilerin yazılmayan fakat giydiklerinde anlaşılır kodları olmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde yörede yaşayan toplulukları zengin kültürü barındıran kıyafetlerden tanımak mümkün olsa da; Genç Cumhuriyet Dönemi kadınlarında Avrupa tarzı giyimin tercih edilmesi sebebi ile bu çeşitlilik yerini birbirine yakın ve benzer giyim tarzlarına bırakmıştır. Batıda başlayan değişim ve sanayi devrimi ile kadınlarında iş hayatına dahil olması ve savaşların meydana getirdiği giyim kültürünün rahat, tek tip ve seri üretim kıyafet tercihlerine sebep olmuştur. Bu giyim tarzının kabul görmesi bazı topluluklarda doğal akışa bağlı olarak gelişmiş olsa da, geleneklerine bağlı olan topluluklarda süreç daha geç ve kabulü zor olmuştur. Urfa halk kültüründe bunu açık bir şekilde görmek mümkündür. Gelenek ve göreneklerine bağlı olan yöre halkının bu yeniliklere alışması zaman almıştır. Kültürün devamı kısmen de olsa günümüzde hala yerini korumakta ve geleneksel kıyafetlere olan ilgi, kırsalda devam etmektedir. Merkezde ise geleneksel giyim kültürü, düğün ve önemli merasimlerde, modernize edilmiş geleneksel kumaşlardan hazırlanmış yeni tasarım kıyafetlerle karşımıza çıkmaktadır.Yayın 2020 – 2021 Covid-19 pandemi dönemi’nin moda sektörü kadın giyim tasarımına, tedarik ve satın alma alışkanlıklarına etkileri(Işık Üniversitesi, 2023-05-23) Ütüler, Buse Naz; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignDünya üzerinde ekonomi ve sağlık sektöründe yaşanan en büyük tahribatlardan biri olarak gösterilen Covid-19 pandemisinin tekstil ve moda sektöründe de oldukça büyük sorunlara yol açtığını söylemek mümkündür. Araştırma içerisinde; pandeminin tekstil sektörüne etkileri, 2020-2021 giysi modası - renk tercihleri, marka iletişimi – defile sunumları ve bireylerin pandemi sürecindeki satın alma alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında; pandemi döneminde hem bireysel hem de şirketler nezdinde dünya üzerindeki başta tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde ve toplumsal düzeyde üretim ve tüketim sistemlerinin sorgulandığı görülmüştür. İlk bir sene bireyler harcamalarında keyfi olanları eleyip daha çok ihtiyaç doğrultusunda alışveriş yapmaya yönelmişlerdir. Tekstil sektöründe pandeminin ilk 6 ayı üretim, perakende ve ihracat anlamında oldukça zor geçmiştir. Sonraki aylarda ise satış ve ihracat hacmi ikinci dalgaya kadar bir önceki yılın aynı ayına göre ivme kazanarak artış eğilimine girmiştir. İkinci dalga Covid-19 salgını ile düşüşler 2020 yılının ilk 6 aylık sürecine göre daha kısa süreli ve daha az oranlarda seyretmiştir. Bununla birlikte e-ticaret ve dijital dönüşüm hız kazanmış; markalar kapanan perakende mağazalarının boşluğunu çevirim-içi alışveriş platformlarında gerek kampanya gerekse çeşitli indirimler yaparak kapatmaya çalışmıştır. Pandemi döneminde yapılan anket ve araştırmaların çoğundan çıkan ana sonuç bireylerin yarısından fazlasının pandemi itibariyle internet üzerinden alışveriş yaptıklarını göstermektedir. 2020-2021 kadın giysi modasında sezonlara genel olarak bakıldığında; pandemi öncesi kurgulanmış olan 2020 İlkbahar/Yaz sezonu daha çok rahat giyim ürünleri ile ön plana çıkarken, pandemi döneminde tasarlanan 2020-2021 Sonbahar/Kış ve 2021 İlkbahar/Yaz sezonlarında rahat modellerin yanı sıra pandeminin yavaşlaması ve sokağa özlemden kaynaklı daha şık ve sokak stiline daha uygun trendlerin benimsendiği görülmüştür. Bu sonuç ile paralel şekilde tasarımlarda kullanılan kumaşların da sürecin ilk sezonunda daha spor ve esnek iken sonraki sezonlarda daha çeşitli bir nitelik kazandığını söylemek mümkündür. Renk tercihlerinde ise, genel olarak canlı renklerin kullanıldığı; bireyleri neşeli, dengeli ve huzurlu hissettiren renklerin moda haftalarına yansıdığı görülmektedir. Markalar pandemi sürecinde tüketiciler ile iletişimde değişikliklere gitmiş ve moda haftaları ve marka defileleri gibi önemli iletişim kanallarını dijitale taşımaya yönelmişlerdir. Kimi zaman film gösterimi veya defile video kaydı, kimi zaman reklam kampanyası, kimi zamansa tamamen dijital 3D programlar kullanılarak sunumlar gerçekleştirilmiştir.Yayın Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde moda endüstrisinin sürdürülebilirlik uyum süreçleri: Türkiye perspektifi(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-07-01) Yıldız, Derya; Sipahi, M. Pınar; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignBu tez, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın küresel düzeyde moda endüstrisine etkilerini analiz ederek, sektörün karşılaştığı zorluklara, bu hedeflere ulaşmak için benimsenen yenilikçi stratejilere ve sertifikasyon sistemlerine odaklanarak moda endüstrisinin sürdürülebilirlik uyum süreçleri değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme kapsamında ise Türkiye’deki moda sektörünün, sürdürülebilirlik dönüşüm sürecine uyum kapasitesinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi temel alınarak doküman incelemesi ve betimsel istatiksel analiz yapılmıştır. Uluslararası alanda Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler, Ellen MacArthur Foundation gibi kurumsal ve sektörel kaynaklar; Türkiye özelinde ise ilgili bakanlıkların dökümanları, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Derneği, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği gibi dernekler ile kamu ve özel sektör raporları taranmıştır. Sertifikasyon sistemlerine ilişkin yıllık gelişmeler, sektörel dağılımlar ve bölgesel eğilimler grafiksel olarak sunularak görsel karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, sertifikasyon sistemleri, önceden tanımlı ölçüt alanına göre kategorize edilerek tablolaştırılmıştır. Veri analizinde, her sertifikanın bu ölçütlerle örtüşme düzeyi sayısal olarak değerlendirilmiş ve yüzdeli karşılaştırmalar yapılmıştır. Ürün ve tesis bazlı sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemleri çok boyutlu ölçütlere göre analiz edilmiş; grafik ve tablo destekli karşılaştırmalı analiz ile sertifikasyonların güçlü ve zayıf yönleri ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, Türkiye’de moda sektörünün sürdürülebilirlik konusunu hâlâ büyük ölçüde regülasyon odaklı ve parçalı bir yaklaşımla ele aldığını; KOBİ’lerin finansal ve teknik kapasite yetersizlikleri nedeniyle bu dönüşümde dezavantajlı konumda olduğunu göstermiştir. Moda endüstrisinin uyumlanması için yeni teknolojilerden faydalanması, personel eğitimleri planlaması, tedarik, üretim ve dağıtım altyapı yatırımları yapması gerektiği gözlemlenmiştir. Bunun yanında sektörede kabul edilen sertifikasyon sistemleri kullanımının yaygınlaşması gerektiği ve moda endüstrisinin bu yapılanma için faydalanacağı pek çok farklı kaynak yatırımı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak moda endüstrisinin Avrupa Yeşil Mutabakatına uyumlanmasının uzun ve zorlayıcı bir süreç olacağı öngörülmesine rağmen öz kaynakların sürdürülebilirliği açısından bu uyumlanma sürecinin uzun vadede çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan bir fırsat olacağı anlaşılmıştır.












