18 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 18
Yayın Bir diyalog ortamı olarak üretken yapay zeka: tasarımda anlamsal arayış sürecinin temsili(Süleyman Demirel Üniversitesi, 2024-07-04) Ozar, Betül; Koca, DuyguTasarım süreci, birbirine bağlı ve yinelemeli adımlar içeren döngüsel bir yapıya sahiptir. Üretken yapay zekâ, tasarlayan ile diyalog kurarak tasarım sürecine yeni bir ortam önerir. Bu ortam, süreçteki ilişkilerin keşfine izin verir ve döngüsel yaklaşımın deneyimlenmesine olanak sağlar. Çalışma bu doğrultuda, üretken yapay zekânın temsil üretebilme potansiyeli üzerine odaklanır ve “üretken yapay zekâ, kavramsal ve biçimsel ilişkilerin keşfedildiği anlamsal arayış sürecinde bir ortam olarak kullanılabilir mi?” sorusunu araştırır. Çalışmada ‘uygulama odaklı’ (practice-led) araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu kapsamda bir süreç deneyini içeren çalışma, üretileni temsil etmek yerine temsille üretmeye odaklanır. Metinden imgeye ve imgeden imgeye olmak üzere iki fazdan oluşan süreç, üretken yapay zekânın olanaklarını ve kısıtlarını görebilmek için bir araştırma ve keşif ortamı olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak tasarlayan özne ve üretken yapay zekâ iş birliğinde tek tıklamayla donuk görseller oluşturmak yerine devingen temsillerin üretilebileceği anlaşılmıştır. Bu anlayış, yeni bir ortamın tanımını üretirken gelecekteki benzer deneyimlerin yorumlanabilmesine zemin hazırlar.Yayın Psikolojik istismar ve sağlık davranışları arasında duygusal özerkliğin ve öz-şefkatin aracı rolü(Erciyes Üniversitesi, 2024-12-27) Canbaz, Cansu; Ünver, BuketAraştırmanın amacı ergenlerin ebeveynlerinden algıladıkları psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin ve öz şefkatin aracı rolünü incelemektir. Çalışma kartopu ve uygun örnekleme yöntemleriyle 14-18 yaş aralığındaki 217 ergen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama araçları sırasıyla; araştırmacılar tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu, Psikolojik İstismar Ölçeği, Adolesan Yaşam Biçimi Ölçeği, Duygusal Özerklik Ölçeği ve Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu şeklindedir. Yapılan Spearman korelasyon analizi sonuçlarına göre mevcut çalışmanın tüm değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yapılan aracı değişken analiz sonucuna göre ise duygusal özerkliğin ve öz şefkatin algılanan psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkide tam aracı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, psikolojik istismarın olumsuz etkileriyle mücadelede duygusal özerklik ve öz şefkatin koruyucu rollerini ortaya koyarak, bu özelliklerin ergenlerin olumlu sağlık davranışlarına yönelmelerine olanak tanıdığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma ergenlerde psikolojik istismarın bireyin sağlıklı gelişimine yönelik etkilerini anlamada katkı sağlamakta ve koruyucu, önleyici müdahale programları için önemli ipuçları sunmaktadır.Yayın Kişilerarası duygu düzenlemenin ve algılanan romantik ilişki kalitesinin psikolojik sıkıntı üzerindeki etkisi(Manisa Celal Bayar Üniversitesi, 2025-03-26) Yılmaz, Simay; Yazıcı, Sena; Akçinar, BernaMevcut çalışmanın amacı, kişilerarası duygu düzenleme stratejilerinden yatıştırılma alt boyutunun ve algılanan romantik ilişki kalitesinin psikolojik sıkıntı üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 18-65 yaş arası, romantik ilişki içinde olan 230 yetişkin katılmıştır. Araştırmada “Kişilerarası Duygu Düzenleme Ölçeği”, “Algılanan Romantik İlişki Kalitesi Ölçeği” ve “Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre yatıştırılma stratejisinin kullanım düzeyi psikolojik sıkıntı düzeyini anlamlı ve pozitif yönde [F(1, 229) = 5.49, ß= .15, p<.05]; algılanan romantik ilişki kalitesi düzeyi psikolojik sıkıntı düzeyini anlamlı ve negatif yönde (F(1, 229) = 14.60, ß= -.25, p<.001) yordamaktadır; yatıştırılma düzeyi, algılanan romantik ilişki kalitesi düzeyini istatistiksel olarak anlamlı şekilde yordamamaktadır [F(1, 229) = 0.55, ß= .05, p = .461]. Aracılık analizi sonuçları, algılanan romantik ilişki kalitesinin yatıştırılma ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkide anlamlı bir aracılık etkisi olmadığını göstermektedir (b= -.0124, SH=.0191, %95 GA[-.0536, .0228]). Çalışmanın bulgularının terapistlere bireylerin duygu düzenleme stratejilerini iyileştirme ve psikolojik sıkıntısını azaltma konusunda yol gösterebileceği düşünülmektedir.Yayın Görsel Değerlendirmede Görüntü Özelliklerinin Algıya Etkisi(Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği, 2024-12-30) Çağlayan, Ayça Yeşim; Uzun, AdnanKatılımcı planlama yaklaşımında taslak projeye ait görüş alınması için görselleştirmelerin kullanımı kaçınılmazdır. Bu süreçte güvenilir ve gerçekçi görüntülerle araziye ait yeterli ve doğru görsel bilginin kullanıcıya aktarımı önemlidir. Çeşitli fiziksel koşullarda tesadüfi yapılan fotoğraf çekimi, arazinin farklı algılanmasına dolayısıyla kullanıcı görüşlerinin değişmesine yol açan görüntülerin oluşmasına neden olabilmektedir. Değerlendirme sırasında kullanıcı algısına etki edebilecek bu faktörlerin bilinmesi görüntülerin güvenilir ve geçerli verilerle tartışılmasını sağlayacaktır. Çalışmada peyzajın görsel değerlendirmesinde öne çıkan görüntü özellikleri olarak derinlik, ışık, çizgisel grafik ve kompozisyonun kullanıcı algısına etkisi incelenmiş ve fotoğrafın değerlendirmede kullanımı irdelenmiştir. Görüntü değişkenlerinin farklı arazi koşullarında etkisinin saptanması amacıyla İstanbul İli Boğaziçi Bölgesi’nin doğal kaynak özelliğini yansıtan önemli kent korularından alınan temsili görüntülerin çizgisel strüktürü ortaya konarak çizgisel grafik analizi yapılmıştır. Dijital ortam ve serbest el çizimlerinin yardımıyla soyutlaması yapılan bu görüntülerde çekim zamanı, ışık yönü, hava koşulu, kontur /silüet çizgisinin varlığı-devamlılığı, görüntü düzlemi, odaklanma ve ufuk çizgisinin yeri, algıya etkisi açısından incelenmiştir. Kış mevsimine ait görüntülerde güçlü kontur çizgisinin devamlılığı, çizgilerin biçimsel değişimi ve perdelenme, algı üzerinde oldukça etkili olurken, odaklanma, arka plan düzleminin varlığı, perdelenme ve doğrusal perspektif ise yaz mevsimine ait görüntülerde etkili olmaktadır. Çalışmada fotoğrafların görsel değerlendirme sürecinde bir araç olarak kullanımı, özellikle çizgisel grafik ve kompozisyona ait bulgular kapsamında irdelenerek bazı öneriler getirilmiştir.Yayın Sürdürülebilirlik performansının borsa performansına etkisi(Suat Teker, 2024-07-30) Onat Çakmak, Aslı; Çalış, Yıldırım ErcanAmaç- ESG Skorlarının firmaların finansal ve borsa performanslarını ne ölçüde etkilediği son yıllarda yapılan araştırmalarda öne çıkan konulardan biri olmuştur. Bu çalışmanın temel amacı ESG Skorlarının firmaların finansal ve borsa performanslarını ne ölçüde etkilediği, ESG Skoru 70 puan üzeri ve 70 puan altı firmaların ESG Skorlarının borsa performanslarına etkisinin bulunup bulunmadığını tespit etmektir. ESG Skoru sınırlamasının 70 alınmasının nedeni 70 puan alan işletme raporlamasının mükemmel olduğu derecelendirilmesidir. Yapılan bu çalışmanın literatüre sağlayacağı katkı, yatırımcılara yatırım kararları alırken bilgi sunmaktır. Yöntem- Bu çalışmada BIST Sürdürülebilirlik endeksine dahil olan firmaların 2022 ESG Skorları ile firmaların borsa performansları incelenmiştir. ESG Skorları ile borsa performansı karşılaştırılırken verilerin normal dağılımlı olmaması nedeni ile parametrik olmayan korelasyon testi olan Spearman korelasyon (rho) analizi yapılmıştır. ESG Skoru 70 üzeri olan firmalar ile ESG Skoru 70 ve altında olan firmaların analizi yapılırken iki bağımsız grup t-testi karşılaştırması yapılmıştır. Veriler normal dağılım göstermediği için parametrik olmayan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular- ESG Skorlarının borsa performansına etkisini incelemek için yapmış olduğumuz araştırmada verilerini kullandığımız Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren ve 2019-2022 tarihleri arasında BIST Sürdürülebilirlik endeksine girmiş tüm işletmelerin 2022 ESG Skorları analize dahil edilmiştir. Analize dahil edilen işletmelerin ana sektörleri Tablo 6’da, alt sektörleri de Tablo 7’de verilmiştir. Sonuç- İşletmelerin sürdürülebilirlik performanslarının finansal performanslarına etkileri zaman alacak konulardandır. Her geçen yıl BIST Sürdürülebilirlik endeksine giren firma sayısı artmaktadır. Bu artış ile sürdürülebilirlik kavramının önemi daha iyi anlaşılmakta ve yayılmaktadır. Bu araştırma geniş örneklem ve farklı sektörler arası kıyaslamalarında yapılmasına olanak sağlamıştır.Yayın Sağlık çalışanlarının şiddete karşı güvenlik ve güven algılarının incelenmesi(2024-04-30) Yural, Burak; Acuner, Deniz; Çevik Akkuş, GüneşAmaç: Çalışma, sağlık çalışanlarının çalışma ortamında şiddetle karşılaşma sıklıkları ile şiddete karşı güvenlik ve güven algılarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma, tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı bir araştırmadır. Çalışmaya, Türkiye’deki hastanelerde ve aile hekimliği merkezlerinde çalışan toplam 507 sağlık çalışanı (doktor, hemşire, ebe ve sağlık yöneticileri) katılmıştır. Veriler, “Kişisel Bilgi Formu ve Sağlık Profesyonellerinin Şiddete Karşı Güvenlik ve Güven Ölçeği” ile toplanmıştır. Bulgular: Son beş yılda sağlık çalışanlarının %58,6’sının fiziksel şiddete, %88’inin psikolojik şiddete uğradığı belirtilmektedir. Katılımcıların ölçekten aldıkları güven alt boyutu puan ortalamaları 6,87 (SS=1,9) ve güvenlik alt boyut puan ortalamaları 4,56 (SS=2,04) bulunmuştur. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu, çalışılan birim, çalışma deneyimi, şiddetle karşılaşma ve beyaz kod verme durumuna göre güvenlik ve güven algılarının istatistiki olarak farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma sonucunda, sağlık çalışanlarında psikolojik şiddetin daha sık görüldüğü, güvende hissetme algılarının düşük olduğu, şiddeti yönetme becerisine yönelik algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması ve güvenlik sistemlerinin çalışanların iş ortamında kendilerini güvende hissetmelerini ve şiddetle baş edebilmelerini sağlayacak şekilde yapılandırılması önerilir.Yayın Ortodoks kiliselerde kültürel mirasın dijital belgelenmesinde paydaş katılımının önemi üzerine bir değerlendirme(Atatürk Üniversitesi, 2024-09-27) Kaya, Güldehen; Şarlak, Evangelia; Bektaş, Gülce ZeynepKültürel mirasa konu olan varlıkların dijital olarak kaydedilmesi, geçmişe ait bilgilerin eksilmeden günümüze taşınarak korunmasını, yaşayan mirasın şimdi ve gelecekte başvurulması için kalıcı ve dinamik bir dijital envanter oluşturulmasını, varlıkların bilgi ve değerinin anlaşılmasını sağlayarak toplumla paylaşılmasını ve kültürlerarası iletişimin güçlendirilmesini mümkün kılan önemli bir süreçtir. Kültürel varlıkların ilgili paydaşlarının doğru ve eksiksiz bir şekilde belirlenmesi, belgelenme ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu süreçte dijital belgelemenin ötesinde karar verme ve uygulama aşamalarında paydaşların dahil edilmesi, projelerin başarıya ulaşmasında kritik öneme sahiptir. Bir Erasmus+ Projesi olan Narrate kapsamındaki araştırmayı konu alan Türkiye’deki Ortodoks kilise varlıklarının, müzelerdeki gibi işlevselliğini yitirmiş ve artık aktif olarak kullanılmayan donmuş objeler yerine, halen aynı değer ve bağlamda kullanılmakta olduklarını, geleneklerin ifadesi olarak ve rituellerin sembolik ve kutsal değerini taşıyan ve yerin ruhunu en iyi temsil eden yaşayan kültürel miras olarak tanımlamak gerekir. Bu nedenledir ki, bu varlıklara atfedilen tüm değerlerinin sahipleri/koruyucuları ve kullanıcıları olan Rum Ortodoks kiliselerinin tüm paydaşlarının, belgeleme ihtiyaçlarının belirlenmesi ve sonrasında planlamanın her aşamasına katılması elzemdir. Bu yaklaşım, çokkültürlülüğün getirdiği zenginlik ve kültürlerarası, dinler arası diyaloğun gelişmesini destekleyen bilgiye, saygıya, katılımcılığa ve anlayışa dayalı önemli bir diyalog alanı oluşturacaktır.Yayın Türkiye’de bölgesel işsizliğin belirleyicilerinin mekânsal panel veri modelleriyle analizi(TÜİK, 2024-12-31) Demirci, Beyda; Yerdelen Tatoğlu, Ferdaİşsizlik, ekonomik kalkınmanın önünde büyük bir engel olup, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sorundur. İşgücü piyasasındaki dengesizlikler, yetersiz istihdam olanakları ve bölgesel farklılıklar, işsizlik oranının dalgalanmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, bölgesel düzeyde işsizliği etkileyen sosyo-ekonomik faktörlerin belirlenmesi, işgücü piyasasında etkili politikalar geliştirmek için önemlidir. Bu çalışmada, Türkiye’nin İBBS Düzey 2’deki 26 bölgesi için 2014-2022 yıllarına ait verilerle işsizlik oranında mekânsal etkilerin olup olmadığı ve işsizlik oranını açıklayan faktörler mekânsal panel veri modelleri yardımıyla incelenmiştir. Test sonuçlarına göre, mekânsal hata modeli (SEM) uygun model olarak belirlenmiş ve bu modelin tahmin sonuçlarına göre bölgesel büyüme oranı, girişim sayısı ve genç nüfustaki artışın bölgesel işsizliği azalttığı; diğer yandan üniversite mezun sayısı ve yoksulluk oranındaki artışın işsizlik oranını arttırdığı tespit edilmiştir. Bu sonuçların, bölgesel işsizliği azaltmaya yönelik politikaların belirlenmesinde katkı sunacağı düşünülmektedir.Yayın Narsisizme dair bir inceleme: Peter Sellers’ın hayatı ve ölümü(Dünya Kongre, 2025-06-30) Güngör, AyşenurBu makalede, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gözlerini açmış ünlü İngiliz komedyen Peter Sellers’ın hayatı, kariyeri ve hayat verdiği karakterleri anlatan 2004 yapımı “Peter Sellers’ın Doğumu ve Ölümü” filmi, narsisizme dair çağının öncüsü kuramlar çerçevesinden ele alınmıştır. Tiyatro kökenli bir aileden gelen Peter Sellers’ın kariyeri BBC radyosunda, Britanya’nın politik tutumunu, diplomasiyi ve ekonomiyi gerçek üstü bir mizah ekseninde ele alan bir tür komedi-varyete programıyla başlamış, ardından sinemayla ve adından çokça bahsettiren filmlerle devam etmiştir. Ünlü Pembe Panter (Pink Panther) filminde sakarlıklarına rağmen olayları bir şekilde tesadüfen çözmeyi başarabilen Müfettiş Clouseau karakteriyle büyük bir şöhret yakalayan Sellers; bu başarısının ardından daha pek çok meşhur filmde rol almıştır. Bu makale temelde iki bölümden oluşmaktadır. Peter Sellers’ın kısa hayat hikayesi ardından, Freud sonrası Kohut, Kernberg, Winnicott ve Lacan gibi çağdaş kuramcıların narsisizme dair teorik perspektifine yer verilmiştir. Bu çalışmanın amacı Freud sonrası çağdaş kuramcıların narsisizm kuramlarından yola çıkarak betimleyici bir içerik analizi oluşturmaktır.Yayın Türkçe için biçimbirim temelli bir bileşen grameri yaklaşımı(Beykoz Üniversitesi, 2024-12-26) Özenç, Berke; Solak, ErcanDilin modellenmesi, dil çalışmalarında önemli bir temel olarak yer alır. Farklı modelleme yöntemleri, farklı diller için uyarlanabilir olsa da bu uyarlamalar, hedef dil için her zaman yeterli olmayabilir. Bu durumdan en çok biçimbirimsel açıdan zengin diller etkilenir. Böyle bir dil için hazırlanacak model kurgulanırken dilin evrensel olarak ortak olan özelliklerinin yanı sıra, dilin kendine özgü özelliklerine odaklanılmalıdır. Bu makalede, bağımlı biçimbirim bakımından zengin bir görünüm sunan Türkçe ele alınarak uyarlanan gramer sunulmuştur. Çalışmada açıklanan gramer temelleri geleneksel üretici gramer yönteminden uyarlanmıştır. Bununla birlikte, sunulan gramer, biçimbirimleri söz dizimi elemanı olarak geleneksel söz dizimi elemanlarıyla birlikte, söz dizimine olan etkilerini ele almasıyla ve kullanılan özel bileşen kümesiyle geleneksel üretici gramer yöntemden ayrılır. Geleneksel yöntemden farklı olarak önerilen gramerde, tümce çözümlemesine sözcüklerden değil, biçimbirim elemanları olan sözcük gövdeleri, ekler, biçimbirimler ve bu gibi elemanların oluşturduğu gruplardan başlanır. Buna ek olarak Türkçenin söz dizimsel ve birimbirimsel özelliklerine göre kurgulanan bir bileşen kümesi de sunulmuştur. Sunulan bileşen kümesi, tümce, ad öbeği, eylem öbeği, belirteç öbeği gibi geleneksel sözdizimsel bileşenleri, öbek gövdesi olarak adlandırılan ara bir yapıyı ve çoğul eki, durum eki, zaman çekimi eki gibi, biçimbirimleri veya biçimbirim gruplarını temsil eden bileşenleri içerir.












